İlişkide bir pürüz çıktığında "tartışmak istemiyorum" diyen taraf dolaylı yoldan "seni kaybetmekten korkmuyorum" demek istiyordur. Tartışacaksın ki kurtaracaksın... Sen kurtarmak istemiyorsun. İstemiyorsun çünkü karşı tarafın sevgisinden emin olmanın nankörlüğü içerisindesin...
Gittiği yeri örtpas etmek için tapuyu üzerime yapmış.
Yıkılan güvenin hesabını tapu fotokopisiyle kapatmaya çalışıyor. İnsanların gururunu parayla satın alabileceğinizi size kim öğretti?
Eniştem odadaki o buz gibi havayı ve kadının yüzündeki enkazın ağırlığından bahsetti . Genç kadın gözyaşları içinde devam etmiş: "Eşim ekmek parası için sabahın köründen gecenin bir yarısına kadar çalışırdı.Bazen başka şehire inşaat için giderdi aylarca gelmezdi. Ben o evde o adamla her gün cehennemi yaşadım. Utancımdan, korkumdan kimseye diyemedim ama artık canıma tak etti.kocam yokken zorla benimle birlikte olmaya çalışıyordu defalarca yaptı bunu bana. En son hamile bıraktı.Onu hem mahkemeye vereceğim hem de adalet önünde en ağır cezayı alması için ne gerekiyorsa yapacağım.
Eniştem hemen acil bir şekilde koruma tedbirlerini ve adli süreci devreye sokmuş. Bir insanın en güvendiği evin duvarları arasında, o maskenin arkasında yaşadığı bu kâbusu omuzlarında taşıması... İnsanın vicdanında ömür boyu kapanmayacak derin bir yara bırakıyor..
Avukat eniştem büroda yaşadığı bir olayı anlattı . Görüşme odasına tek başına, üstü başı dökülmüş, gözlerindeki ışığı tamamen sönmüş genç bir kadın girmiş. Kadın titreyen elleriyle çantasından çıkardığı dosyayı masaya bırakmış, uzun bir sessizliğin ardından sanki yıllardır boğazına tıkanan o zehri ilk kez dışarı akıtmak ister gibi konuşmaya başlamış:
Ben buraya boşanmak için değil, katil olmamak için geldim," demiş, sesi fısıltıdan biraz yüksek ama titrekti. "Kocamın babası... O adam bana evimde yıllardır zorla, tehditle her şeyi yaşattı. Sesimi çıkarsam 'oğluna söylerim seni kapıya koydururum, çocuğunu elinden alırım' diye kapıları üzerime kilitledi."+++
Odadaki herkes buz kesiyor. Kız devam ediyor:
"Ben bu bebeği doğurmak istemiyorum. O evden kaçtım, polise gidip ikisinden de şikayetçi olmak istiyorum . Adalet önünde ikisi de cezasını çeksin istiyorum.
Arkadaşım hemen adli süreci ve sosyal hizmetleri devreye sokuyor, kızı koruma altına aldırtıyor. Bir insanın öz evladına yapılan bu dehşete göz yumması... İnsanlığın bittiği yer dedikleri tam olarak burası galiba.
Doktor bir arkadaşım geçenlerde meslek hayatının en ağır günlerinden birini anlattı. Hastaneye bir anne ile kızı gelmiş.İkisi de hamile, bebeklerin arasında sadece bir aylık bir süre var. Kontroller yapılıyor fakat aralarındaki gerginlik odadaki havayı kesecek kadar ağır. Muayene biter bitmez kız annesine dönüyor, gözlerinde korkunç bir nefretle: "Hepsi senin yüzünden! Bundan sonra seni hiç görmek istemiyorum!" diye bağırıp çıkıyor.
Arkadaşım o günü genç bir kızın zamansız hamileliği ve aile içi bir kavga sanıyor. Anne susuyor, kız ağlıyor... Çıkıp gidiyorlar. Fakat olayın arka planı tahmin edilenden çok daha karanlık.+++
Aradan haftalar geçiyor. Kız sonraki kontrole bu sefer yapayalnız geliyor. Bitkin, gözlerinin altı morarmış, ruhu çekilmiş gibi. Arkadaşım sakin bir sesle "Annen nerede?" diye soruyor. Kızın elleri titremeye başlıyor, yutkunuyor ve o an her şeyi anlatıyor
O gün anneme o yüzdendir hırsım... Annem her gece lokantaya yemek yapmaya gidiyordu; ben gece üvey babamla evde kalıyordum. Annem bizi her gece bilerek ve isteyerek baş başa bırakıyordu. Üvey babam bana aylarca zorla sahip oldu. Annem her şeyi biliyordu ama sustu. Kendi bebeğine de bana olan nefretinden yaptı gözümün önünde"+++








