Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin) header
Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin) profile picture

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı | İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanı | Parêzer | Avukat

Türkiye
Joined June 2015
Photo by Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin)Photo by Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin)Photo by Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin)Photo by Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin)Photo by Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin)Photo by Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin)Photo by Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin)Photo by Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin)Photo by Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin)Photo by Mahmut Şahin (@AvMahmutSahin)
Leman Dergisi’nde yayımlanan ve Peygamber Efendimiz’e (S.A.V.) yönelik tepki çeken karikatürü protesto eden topluluğa hitaben yaptığı konuşma nedeniyle yargılanan Büyük Doğu Akıncıları İstanbul İl Başkanı Alper Kaan Aykut’un bugün İstanbul Adliyesi’nde görülen duruşmasını, Hukuk Komisyonu Üyesi avukatlarımız takip etti. Duruşma 26 Mart 2027 saat 10.00’a ertelendi. İnanç değerlerine yönelik saldırılara karşı gösterilen haklı ve barışçıl tepkilerin cezai soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaması gerektiğini bir kez daha vurguluyor, hukuki sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
1
122
240
3,045
İnfakın, sadakanın, yetimlere yapılan yardımın, kitap ve kıyafet alışverişinin terörün finansmanı suçlamasına gerekçe yapılması, hukukun en temel ilkelerini altüst eden bir yaklaşımdır! Bir kişinin hakkında soruşturma bulunması, kendisinden bağış veya yardım alanları suçlu hâline getirmez. Suç ve cezanın şahsiliği ilkesi hiçe sayılarak insanların insani yardım faaliyetleri ve meşru ticari işlemleri nedeniyle gözaltına alınması, özellikle tutuklanması asla kabul edilemez. Somut suç delilleri yerine varsayımlarla yürütülen soruşturmalar, adalete olan güveni derinden sarsmaktadır.
22
311
11
437
3,758
Mahmut Şahin retweeted
YOLUNU KAYBEDEN YARGI VE EMNİYET TEŞKİLATI, HUKUKUN İŞARET ETTİĞİ YOLA DÖNMELİDİR Türkiye’de gittikçe artan; Adil Yargılanma Hakkı ihlalleri, özellikle siyasi dosyalar ya da yargıya/iktidara yönelik eleştiriler karşısında kolluğun ve savcılıkların başvurduğu hukuksuz ve sert uygulamalar, bir kısım makbul vatandaş/siyasetçiye sunulan “masumiyet, lekelenmeme ve soruşturma gizliliği” gibi hukuk güvencelerinin sıradan vatandaşlardan ya da muhalif düşüncelere sahip kişi ve kurumlardan esirgenmesi gibi pratikler, apaçık bir şekilde yolunu kaybetmiş bir yargı düzenine işaret etmektedir. Yargı, düşünce ve ifade özgürlüğü açısından oldukça kullanışlı bir sopa haline getirilmiştir. Bu konularda daha önce defalarca hukuka dönüş çağrısı ve hukuksuzluklara dikkat çekmek amacıyla açıklamalar, raporlamalar ve protestolar yaptık ancak gelinen aşamada hukuksuzluk “yol” haline gelmiş durumdadır. Geçtiğimiz haftalarda Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen bir soruşturmayla alakalı eleştirilerimiz daha ortada dururken, Ankara ve Mersin'de devam etmekte olan birtakım soruşturma dosyalarına dair bazı bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Savcılık talepleri doğrultusunda Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliği ve Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği gibi hakimliklerin önceki tarihlerde aldıkları kararlar ile İslam dünyasının önemli mütefekkirlerinden Mısırlı düşünür ve aksiyon adamı Seyyid Kutub’un "Yoldaki İşaretler", "Cihad & Şehadet" ve "Davetin Temel Özelliği" eserlerinin suç unsuru olarak değerlendirildiği, bu kitaplar hakkında yasak ve toplatma kararı aldıkları ortaya çıkmıştır. Bahse konu soruşturma dosyaları kapsamında şüphelilere, Seyyid Kutub'un kitapları kastedilerek, "Kitapları nereden ve ne zaman temin ettiniz", "Kitapları temin etmekteki amacınız nedir", "Bu kitapların içeriğinde hangi hususlar anlatılmaktadır" gibi sorular sorulduğu öğrenilmiştir. Yasak kararlarının kamuoyuna yansıması üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bir açıklama yapılmış, "Yoldaki İşaretler" eserine ilişkin yasak ve toplatma kararının 16 Ekim 2026 tarihinde kaldırıldığı ifade edilmiştir. Ancak bu açıklama, bahse konu kitaplar yönünden yasaklama ve toplatma kararları alındığını, soruşturma şüphelilerinin bu kitaplar sebebiyle töhmet altında bırakıldığını, bazı kolluk ve savcılık makamları ile sorgu hakimliklerinin bakış açısının bu yönde olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Bu örnekler basına ve kamuoyuna yansıyan çarpıcı örnekler olmakla beraber, benzer nitelikte genel bir tutumun varlığı da gözden kaçırılmamalıdır. Farklı mütefekkirlerin kitapları hakkında da benzer bir yaklaşım bulunduğu, başka şehirlerde de benzer uygulamalar olduğu, bahse konu kitapların ya da genel olarak çeşitli mütefekkirlere ait kitapların soruşturma dosyalarında hala suç unsuru olarak yer aldığı göz ardı edilmemelidir. Yaklaşık 70 yıldır Türkiye’de pek çok farklı yayınevi tarafından defalarca basılan, akademik çalışmalara konu olan ve geniş bir okur kitlesine ulaşan bu eserlerin ya da farklı mütefekkirlere ait eserlerin yasaklanması, suç delili addedilerek şüpheli ifadelerinde gündem edilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğünün apaçık ihlalidir. Türkiye’nin darbe dönemlerinde sıkça şahit olduğu "kitap toplatma ve yasaklama" garabetinin yeniden hortlatılması, "cihad", "tevhid", "infak" gibi Kur’ani kavramların ideolojik takıntılar, cehalet ve art niyetle kriminalize edilmesi kabul edilemez. Belirtmek gerekir ki bu bir ilk değildir ve uzun yıllardır süregelen, değişmeyen bir zihniyetin tezahürüdür. Daha önce de "terör" adı altında yapılan operasyonlarda dini kitaplar "örgüt materyali" gibi dizilerek emniyet mensuplarınca teşhir edilmiş, İslam düşüncesine dair yazılan eserler suç unsuru gibi gösterilmiştir. Fikirler yasaklarla, sansürle veya toplatma kararlarıyla ortadan kaldırılamaz. Yargı organlarının düşünceyi denetleyen, topluma neyi okuyup neyi okuyamayacağını dikte eden bir sansür ve tahakküm mekanizmasına dönüşmesi, hukuk devleti ilkesi yönünden kabul edilemezdir. Maalesef Türkiye değişen iktidarlara ve geçen onlarca yıla rağmen bu baskıcı zihniyeti aşamamıştır. Hayattayken fikirleri yüzünden sansüre uğramış, tutuklanmış ve idam edilmiş bir düşünce adamının eserlerinin bugünün Türkiye'sinde de sansüre tabi tutulması ve suç unsuru olarak gösterilmesi son derece vahim ve utanç verici bir gelişmedir. MAZLUMDER olarak; - Düşünce özgürlüğünü hedef alan, darbe dönemlerinin baskıcı ve yasakçı zihniyetini çağrıştıran kolluk ve yargı uygulamalarını kınıyor, - Kolluk ve yargı görevlilerinin entelektüel kapasitesini ve ifade özgürlüğü açısından vizyonlarını geliştirecek eğitim tedbirlerinin alınmasını bekliyor, - Yargı mercilerini ve idari makamları, düşünce ve ifade özgürlüğünü daraltan keyfi uygulamalara son vererek hukuka uygun hareket etmeye davet ediyoruz. @tcbestepe @adalet_bakanlik @TC_icisleri
4
97
4
136
2,686
Mahmut Şahin retweeted
Bugüne dek yüzlerce, binlerce insan ‘terörün finansmanı’ yasasına muhalefet gerekçesiyle somut bir delil olmadan ve niyet asla gözetilmeksizin mahkum ve mağdur edildi. Bu konudaki itirazlar, uyarılar yetkililerce umursanmadı, görmezden gelindi. Bu son hadise herkesi düşündürtmeli, uyandırmalı! Adalet Bakanlığı artık bu feryadı ciddiye almalı. @adalet_bakanlik
Mersin ve Ankara’da “terörizmin finansmanı” iddiasıyla gerçekleştirilen operasyonlar ve tutuklama kararları ciddi hukuki ve vicdani soru işaretlerini beraberinde getirmiştir. Kadınların gündelik alışverişleri, telefon görüşmeleri ve ailevi buluşmalarının suçlamalara dayanak gösterildiği iddiaları açıklığa kavuşturulmalıdır. Sıradan ticari ve insani ilişkiler, somut suç delilleri olmaksızın terör faaliyeti olarak değerlendirilemez. Şafak operasyonları, ters kelepçe iddiaları ve özellikle riskli gebelik geçiren 7 aylık hamile kadın ile 8 aylık bebeğini emziren annenin tutuklanması hangi zorunlulukla açıklanabilir? Ağır ekonomik suçlarda dahi tutuksuz yargılama mümkün görülürken, bu kadınlar hakkında adli kontrol neden yeterli görülmemiştir? Tutuklama istisnai bir koruma tedbiridir, peşin cezalandırma yöntemi değildir. Yetkili makamları masumiyet karinesine, ölçülülük ilkesine, insan haysiyetine, hayat ve sağlık hakkına riayet etmeye; tüm soruşturma ve yargılama işlemlerinde hukukun sınırları içerisinde hareket etmeye davet ediyoruz.
1
88
275
3,982
Mahmut Şahin retweeted
TBMM KİT Komisyonu olarak TCDD Genel Müdürlüğü (TCDD Taşımacılık A.Ş.), TCDD Teknik Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş.’nin 2023 ve 2024 yıllarına ait hesap ve işlemlerine ilişkin üst komisyon denetim toplantılarımızı gerçekleştirdik. 
Toplantıda emeği geçenlere teşekkür ederken, yatırımların ağırlıklı olarak batıya yönelik olduğuna dikkat çektim. Asrın felaketinde Adıyaman gibi illerimize ulaşımda yaşanan sıkıntılar, demiryolu yatırımlarının tüm Anadolu’ya yayılması gerektiğini bir kez daha gösterdi. 
Habur, Diyarbakır, Van ve Kars hatlarında hem yük hem yolcu taşımacılığı için 5-10 yıl içinde hayata geçecek bir hızlı tren planı olup olmadığını sordum. 20-30 yıl sonra yapılacak yatırımlar çok geç kalır. Bütün memleket bizim.
74
149
2,251
Mahmut Şahin retweeted
"13. Yargı Paketi, sorunların bir kez daha ertelendiği değil; adaletin güçlendiği, mağduriyetlerin giderildiği ve kalıcı çözümlerin üretildiği bir reform paketi olmalıdır. 📌 Yargının hızlı, etkin ve adil işlemesini sağlayacak köklü idari, teknik ve yapısal düzenlemeler hayata geçirilmelidir. 📌 Nafakada makul süre ve ölçülülük esasına dayanan adil bir düzenleme yapılmalıdır. 📌 Hükümlüler arasında eşitsizlikleri gideren adil bir infaz sistemine geçilmelidir. 📌 Aile hakemliği mekanizması hayata geçirilmelidir." Faruk Dinç | Mersin Milletvekilimiz
129
270
14
567
17,038
Mahmut Şahin retweeted
Memleket meseleleri…
6
44
1,092
⭕️ Özel || Önemli Ateşkes Anlaşmanın Üzerinden 1 SENE'nin Geçmesine [11.Ekim.2025] Rağmen; 🔸️1593'ten fazla insanımızı öldürdüler. 🔸️5700'den fazla masum yaralandı. 🔸️Günlük en az 16 - 24 kanlı ihlal yaşanıyor. Ateşkes sürecinde bugüne kadar 6000'den fazla ihlal kayda geçirildi. 🔸️215'ten fazla insan esir alındı. 🔸️Ateşkesin 1. yılında Gazze Şeridi'nin acil ve hayati ihtiyacının yalnızca %33.3'ü gibi düşük ve tehlikeli bir oranda kalınarak; talep edilen ve üzerinde anlaşmaya varılan 232.800 tırın içinden yalnızca 77.657 tırın girişine izin verildi. (Yarısından fazlası yardım değil ticari tırlardır. Gazze'de açık bir şekilde açlıktan bahsedilmeye başlandı. 🔸️Günlük sadece 200 .. 220 tır giriş yapıldı; yarısından fazlası yardım değil ticari tırlardır. (Geçen ay boyunca girmesi lazım olan sayı 18.600'den yalnızca 3.777 tır Gazze'ye girmiştir. Gazze'de açık bir şekilde açlıktan bahsedilmeye başlandı.) 🔸️Gazze'nin yüzde 70'i işgal altına alındı. 🔸️Üniversitelerin, okulların ve camilerin %98'i hâlâ tamamen yıkılmış durumdadır. 🔸️Sadece geçen ay <Ekim - 2026> içerisinde 14 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kadın akademisyen ve 3 Üniversite görevlisi işgalci israil tarafından öldürüldü. 🔸️Geçen ay boyunca <Ekim - 2026> işgal güçleri, günlük ortalama 24,3 ihlal olmak üzere toplam 753 ihlal kayda geçirdi. İhlaller şu şekilde dağılım gösterdi: (346 ateş açma vakası, 310 bombardıman saldırısı, evlerin patlatılarak yıkıldığı 64 olay, askeri araçların katıldığı 21 karadan ilerleme [saldırı] ve 12 sivilin alıkonulması). ⛺️ ​Halkın neredeyse tamamı <2.000.000 insan> ateş, kuşatma ve ağır şartlar altında derme çatma çadırlarda ve geçici barınma merkezlerinde, kışın dondurucu soğuğundan, rüzgardan ve yağmurdan korunma imkanından yoksun bir şekilde yaşam mücadelesi veriyor. 🎙| Hükümet Medya Ofisi, Gazze Şeridi'ndeki ihlallere ve mevcut duruma ilişkin tarafımıza şu değerlendirmede bulundu: ​📍İşgalci 'İsrail'i ve soykırımı destekleyen ülkeleri (başta ABD yönetimi olmak üzere), bu derinleşen insanî trajedinin sürdürülmesinin, yaşam ve sağlık sisteminin çöküşünün tam yasal, ahlaki ve tarihi sorumlusu tutuyoruz. 📍Şiddetle kınayarak soruyoruz: Bu açık ihlaller karşısında arabulucuların ve ateşkes anlaşmasının garantörü olan uluslararası tarafların rolü nerededir? 📍​Uluslararası toplumu ve arabulucuları bu şüpheli sessizliklerini bozmaya; devam eden soykırımı durdurmak, saldırıları derhal sonlandırmak, tüm sınır kapılarını hiçbir şart ve kısıtlama olmaksızın açmak; yüz binlerce sivilin, hastanın ve yaralının hayatını kurtarmak adına acil insani yardım, tıbbi malzeme ve yakıt girişini sağlamak üzere işgalci 'İsrail' üzerinde gerçek ve fiilî bir baskı uygulamaya çağırıyoruz.
3
31
5
44
3,273
Tam bir akıl tutulması! Yıllardır basılan, kitapçılarda satılan, kütüphanelerde okunan Seyyid Kutub’un “Yoldaki İşaretler” adlı eseri şimdi yasaklanıyor! Kitapları yasaklayan bu anlayış; hukukla, adaletle ve temel hak ve özgürlüklerle bağdaşmaz! #SeyyidKutupSorgulanıyor
26
334
9
597
9,806
Mahmut Şahin retweeted
Dar gelirli vatandaşlarımızın ev sahibi olabilmelerini kolaylaştırmak istiyoruz. Evet vatandaş, devlete karşı vazifesini yerine getirip vergisini zaten veriyor. Yeri gelince devlet de sosyal devlet olduğunu ortaya koymalı, dar gelirli lehine vergisinden vazgeçebilmelidir.
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu ve milletvekillerimizin imzasıyla; adına kayıtlı herhangi bir mesken bulunmayan vatandaşların konut edinimde tapu harcından muaf tutulmasına dair kanun teklifimiz TBMM Başkanlığına sunuldu.
109
1
195
1,642
Elazığ’ımızın kıymetli isimlerinden, Yeniden Refah Partisi MKYK Üyesi Mehmet Tan’ın vefatını derin bir teessürle öğrendim. Merhum Mehmet Tan’a Cenab-ı Allah’tan gani gani rahmet; ailesine, dostlarına, sevenlerine ve Yeniden Refah Partisi camiasına sabr-ı cemil diliyorum. Rabbim rahmetiyle kuşatsın, mekânını cennet eylesin inşallah.
2
22
89
1,284
Mahmut Şahin retweeted
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Sayın Av. Mahmut Şahin ve beraberindeki kıymetli meslektaşlarımız Baro Başkanlığımızı ziyaret ettiler. Gerçekleştirilen ziyarette; savunma makamının güçlendirilmesi, meslektaşlarımızın sahadaki beklentileri ve yargı gündemine ilişkin verimli bir istişarede bulunulmuştur. Ziyaret kapsamında ayrıca meslektaşlarımızın İstanbul 2 Nolu Barosu levhasına toplu nakil işlemleri ikmal edilmiştir. "Nakil için bir dilekçeniz yeter" anlayışıyla her geçen gün büyüyen ve güçlenen Baromuz ailesine katılan tüm meslektaşlarımıza "Aramıza hoş geldiniz" der, Baromuz çatısı altında yürütecekleri mesleki faaliyetlerinde muvaffakiyetler dilerim.
2
17
1
100
7,127
İstanbul 2 Nolu Baro Başkanlığına seçilen Av. Rıza Saka’yı, genç meslektaşlarımızdan oluşan bir heyetle ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerimizi ilettik. Ziyaretimizde; savunma makamının güçlendirilmesi, avukatlık mesleğinin sorunları, baro komisyonlarının çalışmaları ve ülkemizin hukuk gündemine ilişkin verimli bir istişarede bulunduk. Özellikle Terörsüz Türkiye Sürecinde baroların aktif rol üstlenmesi, sürecin hukuki boyutlarına katkı sunulması konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Ziyaretimiz vesilesiyle bazı meslektaşlarımızın İstanbul 2 Nolu Baroya nakil işlemlerini de gerçekleştirdik. Sıcak ev sahipliği ve samimi sohbetleri dolayısıyla Sayın Başkan’a teşekkür ediyor, yeni görevinde muvaffakiyetler diliyoruz.
1
75
221
3,010
Mahmut Şahin retweeted
İl Başkanımız Sayın Av. Hakan Özbay ve beraberindeki heyet, Valimiz Sayın Tahir Şahin’i ziyaret ederek şehrimizde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Nazik ev sahipliği ve misafirperverliği dolayısıyla Sayın Valimize teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dileriz. – at Trabzon, Türkiye
1
51
153
2,331
Mersin ve Ankara’da “terörizmin finansmanı” iddiasıyla gerçekleştirilen operasyonlar ve tutuklama kararları ciddi hukuki ve vicdani soru işaretlerini beraberinde getirmiştir. Kadınların gündelik alışverişleri, telefon görüşmeleri ve ailevi buluşmalarının suçlamalara dayanak gösterildiği iddiaları açıklığa kavuşturulmalıdır. Sıradan ticari ve insani ilişkiler, somut suç delilleri olmaksızın terör faaliyeti olarak değerlendirilemez. Şafak operasyonları, ters kelepçe iddiaları ve özellikle riskli gebelik geçiren 7 aylık hamile kadın ile 8 aylık bebeğini emziren annenin tutuklanması hangi zorunlulukla açıklanabilir? Ağır ekonomik suçlarda dahi tutuksuz yargılama mümkün görülürken, bu kadınlar hakkında adli kontrol neden yeterli görülmemiştir? Tutuklama istisnai bir koruma tedbiridir, peşin cezalandırma yöntemi değildir. Yetkili makamları masumiyet karinesine, ölçülülük ilkesine, insan haysiyetine, hayat ve sağlık hakkına riayet etmeye; tüm soruşturma ve yargılama işlemlerinde hukukun sınırları içerisinde hareket etmeye davet ediyoruz.
4
194
3
394
9,610
Mahmut Şahin retweeted
Milletvekilimiz ve parti sözcümüz Sayın Serkan Ramanlı (@AvSerkanRamanli) il teşkilatımız ile beraber sevenlerimiz ve gönüllülerimiz ile bir araya geldi. #HÜDAPAR #SAMSUN Zaman sevdamıza gebe, asla bükülme, Elbet bu yol düze çıkar, sakın dökülme, Dönüp hakka yürüyünce, yol mu dayanır Yiğit yiğide yanaşmak, yine kâr oldu, Gönül gönüle değince, yol mu dayanır. Arif olan söylemişti, bu yol çetindir, Omuz omuza verince, yol mu dayanır...
41
150
1,899
Mahmut Şahin retweeted
'...Cumhuriyet ki, adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir... ...Hulefâ-i Râşidîn, herbiri hem halife, hem reis-i cumhur idi. Sıddîk-ı Ekber (r.a.), Aşere-i Mübeşşere ve Sahabe-i Kirama elbette reis-i cumhur hükmünde idi. Fakat mânâsız isim ve resim değil, belki hakikat-i adaleti ve hürriyet-i şer’iyeyi taşıyan mânâ-yı dindar cumhuriyetin reisleri idiler...” — Bediüzzaman Said-i Nursî-
4
67
122
1,294