Aziz Ergen (@AzizErgen60) profile picture

“Tam Bağımsızlık ve Kuva-yı Milliye ruhuna sahip” Türk Devrimlerine gönülden bağlı, Mustafa Kemalin askeri

Joined April 2022
Photo by Aziz Ergen (@AzizErgen60)Photo by Aziz Ergen (@AzizErgen60)Photo by Aziz Ergen (@AzizErgen60)Photo by Aziz Ergen (@AzizErgen60)Photo by Aziz Ergen (@AzizErgen60)Photo by Aziz Ergen (@AzizErgen60)Photo by Aziz Ergen (@AzizErgen60)Photo by Aziz Ergen (@AzizErgen60)Photo by Aziz Ergen (@AzizErgen60)Photo by Aziz Ergen (@AzizErgen60)
Neden Türk İstiklal Hareketi? 🩸Türkiye Cumhuriyeti devleti ile Türk milletinin bazı yenilikleri kendi bünyesinde oluşturarak, aşağıdaki önerileri acilen yerine getirmesi gerekmektedir: 📍1-6 ok olarak benimsenen ATATÜRK ilkeleri yeniden uygulamaya getirilmelidir. 📍2-Türk parasını koruma kanunu yeniden çıkartılmalıdır. 📍3-Devletin babalık yapması için kamu hizmetleri devletleştirilmelidir. 📍4-Yabancılara verilen her tür teşvik ve destek kaldırılmalıdır. 📍5 -Gümrükler yeniden eskisi gibi devletin denetiminde düzenlenmelidir. 📍6-Bütün madenler devletleştirilmeli ve kontrol altına alınmalıdır. 📍7-Bir insan hakkı olan suyun özelleştirilmesi önlenmelidir. Su hayattır. 📍8-Türk vatandaşı olmak için en az 100 yıl ailece Türkiye’de yaşanmalıdır. 📍9-Son yıllarda Türkiye’ye zorla getirilen göçmenlerin hepsi geri gönderilmelidir. 📍10-Emperyalist yabancı misyonerlik okulları kapatılmalıdır. 📍11-Türkiye kendi güvenliği için NATO dışında alternatifler üretmelidir. 📍12-Ödemeler dengesinde Türk parasına öncelik verilmelidir. 📍13-Yeni kurulmakta olan savunma sanayii yatırımları desteklenmelidir. 📍14-Siber güvenlik merkezleri bir an önce kurulmalıdır. 📍15-Tarımsal üretim devlet desteği ile genişletilmelidir. Yerli tohum üretimi yapılmalıdır. 📍16-Biyolojik savaşa karşı koyma kurumu acilen kurulmalıdır. 📍17- Milli bilimsel koordinasyon kurulu oluşturulmalıdır. 📍18-Milli Güvenlik kurulu yeniden eski sisteme benzer biçimde kurulmalıdır. 📍19-Kuvvetler Ayrılığı sistemi yeniden getirilmelidir. 📍20-Küresel sermaye kuruluşlarına karşı ulusal sermaye kuruluşları güçlendirilmelidir. 📍21-Ulusal hukuk düzeni yeniden öncelikli olarak uygulanmalıdır. 📍22-Uluslararası hukuk uygulamaları ikinci planda yer almalıdır. 📍23-Devlet ve toplum yeniden laiklik ilkelerine göre düzene konulmalıdır. 📍24- Devlet Deprem Kurumu acilen öncelikli olarak kurulmalıdır. 📍25-Devletin bozulan kadroları Devlet Liyakat Enstitüsünce yeniden düzenlenmelidir. Yazar: Prof.Dr.Anıl Çeçen Türk İstiklal Derneği Bilim Kurulu Başkanı #ProfDrAnılÇeçen @IstiklalDernegi @ZahideUcar @ilay_aksoy @ilknurcaduceus @AYLA_ESES @semraas90389291 @ayseucar5 @tonyukuk222 @Celikveli1 @YusufElmas @yusufkrc70 @yenalsaral @OsmanKosa @iri_halit @AzizErgen60 istiklalhareketidernegi.org ankaenstitusu.com/neden-turk…
147
107
5
344
21,272
♦️Halil İnalcık (7 Eylül 1916, İstanbul – 25 Temmuz 2016, Ankara), Osmanlı ve Türk tarihi alanındaki öncü çalışmalarıyla dünya çapında tanınan Türk tarihçi, yazar ve akademisyendir. ♦️Bilimsel katkıları ve yetiştirdiği öğrencilerden dolayı kamuoyunda ve akademik çevrelerde "Tarihçilerin Kutbu" ve "Şeyhü'l-Müverrihin" unvanlarıyla anılmıştır. ♦️Hayatı ve Eğitim Kariyeri 📌Doğumu ve Ailesi: 7 Eylül 1916'da İstanbul'da, Kırım göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 📌Eğitimi: Balıkesir Muallim Mektebi ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) Tarih Bölümünden mezun oldu (1940). 📌Akademik Yükselişi: 1942 yılında "Tanzimat ve Bulgar Meselesi" adlı teziyle doktorasını tamamladı. 1943'te doçent, 1952'de profesör oldu. 📌Görev Yerleri: Ankara Üniversitesi'nde uzun yıllar ders verdi. 1972'de emekli olduktan sonra ABD'deki Chicago Üniversitesinde Osmanlı Tarihi Kürsüsü'nü kurdu. 1993 yılında Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü'nü kurdu ve vefatına kadar burada çalıştı. 📌Vefatı: 25 Temmuz 2016'da Ankara'da çoklu organ yetmezliği nedeniyle 100 yaşında vefat etti; naaşı İstanbul'da Fatih Camii Haziresi'ne defnedildi. Öne Çıkan Özellikleri ve Katkıları 📌Sosyal ve Ekonomik Tarih: Osmanlı tarihini yalnızca siyasi olaylar ve padişahlar üzerinden değil; arşiv belgelerine, tahrir defterlerine, hukuk ve iktisat yapısına dayalı olarak inceledi. 📌Uluslararası Başarılar: Harvard, Columbia ve Princeton gibi dünyaca ünlü üniversitelerde konuk profesör olarak dersler verdi. 22 fahri doktora unvanı aldı. Türk, Amerikan, İngiliz, Sırp ve Arnavutluk akademilerine üye seçildi. istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @Celikveli1 @AzizErgen60 @AYLA_ESES @semraas90389291 @___SaNaNe_____
2
5
18
710
Arkadaşlar, Türk milleti çok büyük olaylarla ispat etti ki, yenileyici ve inkılâpçı bir millettir. Son senelerden önceki zamanda da milletimiz yenilik yolları üzerinde yürümüş, sosyal inkılâba girmemiş değildir. Fakat gerçek verimler görülemedi. Bunun nedenini araştırdınız mı? Bence neden işe temelinden başlanmamış olmasıdır. Bu konuda açık söyleyelim. Bir sosyal toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan oluşmuştur. Kabul edilebilir mi ki, bir kitlenin bir parçasını yükselttirelim. Diğerini görmezlikten gelelim de, kitlenin tamamı yükselebilsin? Olabilir mi ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin? Şüphe yok, yükselme adımları, dediğim gibi iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak ve yükselme ve yenilenme alanında birlikte aşama kaydetmek gereklidir. Böyle olursa inkılâp başarılı olur. Mutlulukla gözle görülmektedir ki, bugünkü hareketimiz gerçek amaca yaklaşmaktadır. Her halde daha korkusuz olmak gerektiği açıktır. #MustafaKemalOlmak 📍Atatürk’ün Kastamonu da İkinci Konuşması’dan Bir Kesit 📍Hâkimiyet-i Milliye:01.09.1925 istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @AzizErgen60
1
5
18
506
Cumhuriyet, egemenliğin şahıslara veya zümrelere değil, doğrudan millete ait olduğunu ilan eden ve tüm vatandaşları kanun önünde eşit sayan en çağdaş yönetim biçimidir. Türk toplumu için bir yönetim şekli olmanın çok ötesine geçen Cumhuriyet, tebaa kültüründen özgür yurttaşlığa geçişin ve modernleşmenin en büyük teminatıdır. istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @AzizErgen60 @AYLA_ESES @___SaNaNe_____ @semraas90389291 @yasemin_c_koc @zlemzbe38187765 @Sine_miSinem
2
18
50
2,985
Kıymetli hemşehrilerim, hepinizi Cumhuriyet coşkusunu birlikte yaşamaya davet ediyorum. 29 Ekim’de Zafer Meydanı’ndan 2. Meclis’e yürüyoruz. Haydi Ankara! Hep beraber “Yaşasın Cumhuriyet!” diyelim. 🇹🇷
184
388
15
4,185
155,804
Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet ! ♦️Türk edebiyatı ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden Attilâ İlhan’a göre Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet birbirinin devamı olan kronolojik bir zincir değildir; aksine Cumhuriyet, Tanzimat ve Meşrutiyet çizgisine indirilmiş sert bir tokat ve bir başkaldırıdır. ♦️Klasik tarih anlatısının aksine Attilâ İlhan, Tanzimat ile Meşrutiyet’i birbirinin devamı olarak görürken, Cumhuriyet’i bu ikisinin tam karşısına konumlandırır. ♦️İlhan'ın perspektifinden bu üç dönem arasındaki temel farklar şunlardır: 1. Karakter ve Öz (Teslimiyet vs. Başkaldırı) 📌Tanzimat ve Meşrutiyet: Attilâ İlhan’a göre bu iki dönem birer "teslimiyet" sürecidir. Batı karşısında ezilen Osmanlı aydın ve yöneticilerinin, kurtuluşu Batı'ya teslim olmakta ve onların reçetelerini aynen uygulamakta aradığı dönemlerdir. 📌Cumhuriyet: Tanzimat ve Meşrutiyet'in yarattığı teslimiyetçi sürecin Sevr'de iflas etmesi üzerine doğmuş bir "başkaldırı" hareketidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki Cumhuriyet, Batı emperyalizmine karşı verilmiş anti-emperyalist bir mücadele (Müdafaa-i Hukuk) üzerine kurulmuştur. 2. Merkez ve Tababan (Payitaht vs. Anadolu) 📌Tanzimat ve Meşrutiyet: Birer Payitaht (İstanbul) hareketidir. Genç Osmanlılar ve Jön Türkler gibi aydınlar Avrupa’ya gitmiş, oradaki fikirleri İstanbul merkezli olarak yukarıdan aşağıya uygulamaya çalışmışlardır. Halkın bu süreçlerde doğrudan bir rolü ya da talebi yoktur. 📌Cumhuriyet: Öz be öz bir **"Anadolu hareketi"**dir. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkmasıyla başlayan, gücünü İstanbul’daki saraydan değil, Anadolu halkından ve kongrelerden alan kitlesel bir harekettir. 3. İdeolojik Altyapı (Batıcılık vs. Çağdaşlık ve Türkçülük) 📌Tanzimat ve Meşrutiyet: Attilâ İlhan'ın deyimiyle "Batıcı" hareketlerdir. Çağdaşlaşmayı Batı'nın kültürünü, yaşam tarzını ve boyunduruğunu aynen kabul etmek (taklitçilik) olarak görmüşlerdir. 📌Cumhuriyet: “Türkçü" ve milli bir harekettir. İlhan'a göre Cumhuriyet, Batı taklitçiliği (Batıcılık) değil; kendi milli kimliğini koruyarak muasır medeniyet seviyesine ulaşma (Çağdaşlık) çabasıdır. istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @AzizErgen60
2
5
18
593
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Ziya Gökalp’e Telgrafı.! İstanbul’da Fransız Hastahânesi’nde ağır hasta yatan büyük Türk düşünürü Ziya Gökalp’a ölümünden dört gün önce (Gazi Mustafa Kemâl) imzasıyla çekilen 21 Ekim 1921 târihli telgraf (Türk Kültürü, Kasım 1965, Sayı: 37, s. 59): “Muhterem Ziya Gökalp Beyefendi’ye Rahatsızlığınızdan çok teessürle haberdâr oldum. Sıhhat-ü âfiyetiniz haberine memleketçe intizar olunmaktadır. Sür’atle iâde-i âfiyetiniz için Avrupa’da tedaviye ihtiyâcınız varsa icab eden her şeyin tahsisini tekeffül ediyorum. Sıhhatiniz ve mahall-i tedaviniz hakkında iş’arınızı bekler, muhabbetkâr selâmlarımı beyan ederim.” 21 Ekim 1921 Reisicumhur Gazi M. Kemâl 🇹🇷🇹🇷🇹🇷 #GaziMustafaKemalPaşa #ZiyaGökalp istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @AzizErgen60
7
28
646
♦️Türkiye’de kadınlar, 5 Aralık 1934 tarihinde Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan değişiklikle seçme ve seçilme hakkı kazandı. Tarihsel Süreç ve İlk Meclis 📌Seçme ve Seçilme Hakkı: 5 Aralık 1934'te kanun değişikliğiyle kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı. 📌İlk Genel Seçim: Kadınlar ilk kez 8 Şubat 1935 tarihinde yapılan TBMM 5. Dönem genel seçimlerinde oy kullandı. 📌Meclise Giren İlk Kadınlar: Bu seçimlerde 17 kadın milletvekili meclise girdi. 1936 yılındaki ara seçimlerde Hatı Çıtır (Hatı Alper) gibi yeni bir ismin katılımıyla meclksteki kadın milletvekili sayısı 18'e yükseldi. 📌Oran: 1935 yılında meclise giren 17 kadın milletvekilinin toplam milletvekili sayısına oranı %4.5 idi. istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @Celikveli1 @AzizErgen60
1
7
21
580
Siyaset bilimci, eski bakan ve gazeteci-yazar Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı; Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve daha pek çok aydınımız gibi yeri doldurulamaz aydınlardan biriydi. 21 Ekim 1999 günü evinin önünde karanlık güçler tarafından uğradığı hain saldırıyla katledilene kadar Türkiye Cumhuriyeti'nin birliğini, bütünlüğünü savundu, ülkemizin laiklik, çağdaşlık yolunda ilerlemesi adına mücadelesinden asla vazgeçmedi. Fikirleri ve eserleri halen günümüze ışık tutmaktadır, onların mücadelesi bizlere güç vermektedir. Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen bugünde Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı ve diğer demokrasi şehitlerimizi saygı ve özlemle anıyor, ailesine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @AzizErgen60
1
8
184
DUYURU İstiklal Hareketi Derneği’mizin Türk Patent Enstitüsünden Marka Tescil Belgesi 10 yıl süreyle alınmıştır. Kamuoyuna duyurulur. Saygılarımızla @istiklalder1919 @Celikveli1 @AYLA_ESES @___SaNaNe_____ @semraas90389291 @yasemin_c_koc @ArzuAvAnimus33Q
3
8
1
28
914
♦️Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe'de Büyük Taarruz öncesinde söylediği tarihi sözdür: "Vakit tamam. İnşallah zafer bizimdir." 🔺”Vakit tamam": Uzun süren hazırlıkların, stratejik planlamaların ve askeri yığınağın sona erdiğini, taarruz için en doğru ve kararlaştırılan anın geldiğini ifade eder. 🔺”İnşallah zafer bizimdir": Liderin hem kendi ordusuna hem de Türk milletine olan inancını, azmini ve ilahi takdire olan teslimiyetini simgeleyen umut vekarı dolu bir sestir. 📌Dönüm Noktası: Kurtuluş Savaşı’nın kaderini değiştiren Büyük Taarruz’un ilk dakikalarında, Türk ordusunun taarruz emriyle harekete geçtiği anın simgesidir. 📌Liderlik ve Kararlılık: Atatürk’ün soğukkanlılığını, askeri dehasını ve zafere olan mutlak inancını gözler önüne serer. 📌Milletin Bağımsızlığı: Bu sözle başlayan muharebe, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin zaferle taçlanmasına ve ardından İzmir'in kurtuluşuna giden yolu açmıştır. istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @Celikveli1 @AzizErgen60
4
8
28
690
Ankara'nın Başkent Oluşunun 103. Yılı Resepsiyonundayız. teapawt.net/i/broadcasts/1MJgNbeej…
21
85
1
991
99,003
♦️Atatürk, Nutuk eserini Millî Mücadele'yi birinci elden anlatmak, yapılan inkılapların hesabını millete vermek ve gelecek nesillere rehber olmak amacıyla yazmıştır. 🔺Yazılış Amaçları ve Kapsamı 📌Tarihî Gerçekleri Kayda Geçirmek: 1919 yılında Samsun'a çıkışından 1927 yılına kadar geçen süreçte yaşananları kendi perspektifinden ve belgelerle belgelemiştir. 🔺Kamuoyu ve Millet Önünde Hesap Vermek: Kurtuluş Savaşı'nın nasıl kazanıldığını, Türkiye Cumhuriyeti'nin hangi şartlarda kurulduğunu halka ve partisine anlatmıştır. 🔺Gelecek Nesillere Uyarı ve Rehber Olmak: 📌Gençliğe Hitabe ile sonlanan eser, ülkenin karşı karşıya kalabileceği tehlikelere karşı gelecek kuşaklara bir uyarı niteliği taşımaktadır. istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @Celikveli1 @AzizErgen60 @AYLA_ESES @semraas90389291 @___SaNaNe_____
3
12
33
933
♦️Bahsettiğimiz zekice plan, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin para ve döviz bulmakta zorlandığı 1930'lu yıllarda uygulanan "Barter" (Takas) Sistemi ve Mal Karşılığı Ödeme yöntemidir. ♦️Halk arasında "domates", "portakal" veya "narenciye verip fabrika açmak" olarak sembolleşen bu strateji, Mustafa Kemal Atatürk’ün tarımsal kalkınma ile sanayileşmeyi birleştiren dehasını gösterir. 🔺Sistemin işleyişi ve hikayesi kısaca şöyledir: 📌1. Üretimin Başlatılması (Turuncu Altın) Atatürk, 1930'lu yıllarda İtalya'dan getirttiği kaliteli portakal fidanlarını Ege ve Akdeniz (Antalya, Mersin, Aydın vb.) bölgelerine aşılattı. Kurulan narenciye istasyonları sayesinde Türkiye kısa sürede büyük bir narenciye üreticisi haline geldi. Aynı hamle Rize'de çay, Ordu ve Giresun'da fındık için de uygulandı. 📌2. Sovyetler Birliği ile "Mal Karşılığı" Anlaşma 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın ardından sanayi hamlesi başlatmak isteyen Türkiye'nin kasasında yeterli döviz yoktu. Atatürk, 1934 yılında Sovyetler Birliği ile tarihi bir sanayi ve kredi anlaşması imzaladı. 🔺Sovyetler Birliği, Türkiye'de kurulacak dev fabrikaların makinelerini, montajını ve teknik altyapısını sağladı. 🔺Yapılan anlaşmaya göre bu fabrikaların borçları para olarak değil, Türkiye'nin ürettiği tarım ürünleriyle (portakal, mandalina, narenciye, yaş sebze vb.) ödenecekti. 📌3. Bu Sistemle Kurulan Fabrikalar: Devletin kasasından nakit döviz çıkmadan, tamamen Türk köylüsünün ürettiği sebze ve meyvelerle finanse edilen önemli fabrikalar şunlardır: 🔺Nazilli Basma Fabrikası: 📌Tamamen portakal ve tarım ürünleri karşılığında kurulmuş, açıldığında binlerce kişiye istihdam sağlamıştır. 🔺Kayseri Sümerbank Tekstil Fabrikası: 📌Kredisi yine mal karşılığı ödenen dönemin en büyük sanayi tesislerindendir. ♦️İskenderun Demir Çelik, Seydişehir Alüminyum ve Aliağa Rafinerisi gibi tesisler de benzer bir takas/mal karşılığı mantığıyla Ruslarla inşa edilmiş ancak bunlar sonraki dönemlerde hayata geçirilmiştir. ♦️Atatürk döneminde atılan bu temel vizyon, sonraki hükümetler tarafından da bir sanayi modeli olarak sürdürülmüştür. ♦️Cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan bu takas yöntemi sayesinde hem Türk çiftçisinin elindeki ürün dünya pazarına satılmış hem de Türkiye tek bir kuruş döviz krizi yaşamadan kendi ağır sanayisini kurmayı başarmıştır. istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @Celikveli1 @___SaNaNe_____ @AYLA_ESES @semraas90389291 @yasemin_c_koc @yenersaban4306
6
17
1
51
1,942
♦️Kıbrıs adası, 4 Haziran 1878 tarihli Kıbrıs Sözleşmesi ile mülkiyeti Osmanlı Devleti'nde kalmak şartıyla geçici olarak İngiltere'ye kiralanmıştır. ♦️Süreç ve Nedenleri 🔺93 Harbi ve Berlin Antlaşması: 📌Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında imzalanan ağır şartlı Ayastefanos Antlaşması'nı hafifletmek ve Rusya'ya karşı destek bulmak amacıyla İngiltere ile anlaşıldı. 🔺Geçici Devir ve Kira: 📌Padişah II. Abdülhamid, adanın idaresini İngiltere'ye "emaneten" bıraktı. İngiltere, adaya karşılık her yıl Osmanlı'ya vergi ödemeyi kabul etti. 🔺İlhak: 📌I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti ile İngiltere'nin savaş durumuna gelmesi üzerine İngiltere, 5 Kasım 1914'te adayı resmen ilhak ettiğini açıkladı. istiklalhareketidernegi.org/ @istiklalder1919 @Celikveli1 @AzizErgen60 @AYLA_ESES @semraas90389291 @___SaNaNe_____ @yasemin_c_koc
2
15
40
1,054
Bunalıyorum Çocuk! “Bunalıyorum çocuk, büyük bir acı içinde bunalıyorum…” Bu sözler cumhuriyetimizin kurucusu ve Türk Devrimi’nin büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk’e ait. Peki, Atatürk’ü bu sözleri söylemesine iten sebep neydi? 0 yıl süren bir savaş sonucunda Anadolu yıkıntıya dönmüş, halkı ve doğal kaynakları sömürülmüş, insanları cahil bıraktırılmıştı. Elbette, bitkin ve yorgun bir ülkede savaşı kazanmış olmak yetmeyecekti, ülkeyi kalkındırmak ve ilerletmek gerekiyordu. Üstelik yatırım yapacak para yokken, Osmanlı’nın borçları da ödeniyordu. Bu da yetmezmiş gibi, dünya ekonomik bunalımı çıkageldi. Bunalım, bir şeyler üreterek satmaya çabalayanları da yiyip bitirecekti. İşte bu koşullar altında kıvranan halkının sıkıntılarını doğrudan ondan dinlemek için, Gazi yurt gezisine çıktı. Yol boyunca dura dura, halkı dinleye dinleye 6 Mart 1930 günü Isparta üzerinden Antalya’ya ulaştı. Gazi, kaldığı evin bir odasına Hasan Rıza Soyak’la birlikte çekilerek, kapıyı kapatır ve bir koltuğa oturur: Bunalıyorum Çocuk Çok yorgun ve sinirlidir. Elleri titreyerek sigarasını yakar ve şöyle konuşur: Bunalıyorum çocuk, büyük bir acı içinde bunalıyorum. Görüyorsun ya, gittiğimiz her yerde devamlı dert, şikâyet dinliyoruz… Her taraf derin bir yokluk, maddi, manevi bir perişanlık içinde… Ferahlatıcı pek az şeye rastlıyoruz; memleketin hakiki durumu bu işte. Bunda bizim bir günahımız yoktur; uzun yıllar hatta asırlarca dünyanın gidişinden aymaz, birtakım şuursuz idarecilerin elinde kalan bu cennet memleket; düşe düşe şu acınacak hale düşmüş. Bu arada beni en çok üzen şey nedir bilir misin? Halkımızın aklında kökleştirilmiş olan, her şeyi başta bulunandan beklemek alışkanlığıdır. İşte bu zihniyetle; herkes, her şeyi Allah’tan bekleyiş ve rahatlık içinde, bütün iyilikleri bir şahıstan, yani şimdi benden istiyor, benden bekliyor; ama nihayetinde ben de bir insanım be birader, sihirli bir gücüm yok ki… İleri milletler seviyesine erişmek işini; bir yılda, beş yılda, hatta bir nesilde tamamlamak da imkânsızdır. Biz şimdi o yol üzerindeyiz; kafileyi hedefe doğru yürütmek için, insan gücünün üstünde, gayret sarf ediyoruz; başka ne yapabiliriz ki? 21.05.2024-Şerafettin GÜÇ-Karamanoğulları Tarihi Araştırmacısı Eğitimci Yazar Kaynak: Atatürk’ün özel kalem müdürlüğünü yapan, en yakınındaki isimlerden Hasan Rıza Soyak’ın “Atatürk’ten Hatıralar” kitabından alıntıdır. (1) Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2019. (2) Atatürk’ün Eskişehir-İzmit Konuşmaları, Kaynak Yayınları, İstanbul, 1995. (3) Yalçın Kaya, Bozkırdan Doğan Uygarlık-Köy Enstitüleri, Cilt 2, Tiglat Matbaacılık, 2001. @istiklalder1919 @Celikveli1 @AzizErgen60 @semraas90389291 @___SaNaNe_____ @AYLA_ESES
4
21
1
56
1,604