MERMAID🧜♀️ retweeted
Geldi yattı osuruyor. Bir daha osurursan seni dışarı atarım dedim, yine osurdu.
Sonuç ben dışarıdayım o osssura osssura yatıyor.
Resmen nükleer gaz kaçağı var.
Timur Soykan: "Biliyorum, bazıları “Umut var mı?” diye bizi yolda görüp soruyorlar ya da “Küstüm” diyorlar. Hayır, asla!
O mavi gözlere bakın ve “küstüm” lafından vazgeçin. “Umudumu kaybettim” söyleminden, duygusundan vazgeçin.
Çünkü onlar sadece emperyalistleri bu topraklardan kovmadı, onlar devrimler yaptı. O devrimler hepimize emanet, bunun için canlarını, kanlarını verdiler, bunun için savaştılar, mücadele ettiler.
Şimdi birkaç seçim kaybetti diye, bazı hakları elinden alındı diye küsüp umutsuz olmak kimsenin hakkı değil.
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
Hatta inadına kutlu olsun!"
MERMAID🧜♀️ retweeted
Almanya'da fizyoterapist olarak çalışan bir Türk, hayatının şokunu yaşadı.
Düzenli olarak evine gidip tedavi ettiği yaşlı kadına her zamanki gibi masaj yaptı, egzersizler yaptırdı, hatta onunla sohbet etti. Yaklaşık 10 dakika sonra kadının eşinden duyduklarına inanamadı:
"Ya bugün gerçekten hayatımda ‘Bunu da mı yapacaktım?’ dedim yani. Şu Almanya ne garip memleket! Anlatayım, hep ben şok olacak değilim, biraz da siz şok olun, değil mi?
Biliyorsunuz ben fizyoterapistim. Karı koca iki Alman hastam var. Bunlara düzenli olarak ev ziyareti yapıyorum, tedavi ediyorum. Erkek olanın çok fazla problemi yok, sadece biraz sırt ağrısı var. Ona gevşeme egzersizleri yaptırıyorum, bazen masaj yapıyorum. Kadın ise daha çok yatalak, hiçbir şekilde bilinci yok. Dümdüz yatıyor, gözleri kapalı.
Biz de babadan öyle görmüşüz. Ben düzenli olarak önce kadından başlıyorum, onu tedavi ediyorum, sonra erkeğe geçiyorum. Bugün de her zamanki gibi eve girdim. Kadın yatıyor, adam da üst katta işlerle uğraşıyor. Benim geleceğim saati bildikleri için kapıyı açık bırakıyorlar. Ben de doğrudan içeri girdim, tedaviye başladım.
Kadını tedavi ederken bilinci yok diye hiç konuşmadan işimi yapıp gitmiyorum. Bayağı sohbet ediyorum. Kadın cevap vermiyor ama ben ‘Şimdi kollarınızı kaldıracağız, şimdi ayaklarınızı kaldıracağız. Bugün nasıl geçti?’ diye soruyorum. Kendi kendime konuşuyormuşum gibi ama kadının duyduğunu düşünerek onunla konuşuyorum yani.
Neyse, yaklaşık 10 dakika kadını tedavi ettim. Bir anda adam aşağıya geldi. ‘Ne yapıyorsun? Nein! Hayır!’ diye bana parladı. Dedim, ‘Ne oldu? Her zamanki gibi kadını tedavi ediyorum. Konuşmamdan falan mı rahatsız oldunuz?’
‘Hayır, o üç gün önce öldü’ dedi.
Ne? Ben 10 dakikadır ölü bir kadını tedavi ediyormuşum ve onunla konuşuyormuşum! Allah rahmet eylesin, çok severim de üç gündür burada ne işi var? Bir de kadına ‘Bugün çok güzel kokuyorsunuz’ falan diyorum. Gerçekten çok güzel bir koku geliyor. ‘Ne kadar güzel kokuyorsunuz’ diyorum. Kadın üç gündür ölüymüş!
Neyse, adamı sakinleştirdik. Ben de şok olduğum için hiçbir şey diyemedim. Adam dedi ki ‘Kızlarımı bekliyorum, Kanada'dan gelecekler.’ Kadının başında konuşma mı yapacaklarmış neymiş...
Ya abiciğim, üç gündür ölü bir kadın niye yatakta bekler? Bana niye haber vermediniz? Ben niye ölü biriyle 10-15 dakika konuşmak zorundayım?
Bir de üstüne bana ‘Sen de konuşmak ister misin?’ diyor. ‘Yok’ dedim, ‘Ben 10 dakikadır konuşuyorum zaten. Gayet hâlini hatırını sordum, teşekkür ediyorum.’
Sonra hiçbir şey olmamış gibi kadını bıraktım, adamı tedavi etmeye başladım. Adamın sırtını tedavi ederken bir yandan da kadın kenarda yatıyor. Çaktırmadan Fatiha okuyorum, dua ediyorum. Bari bir hayra girelim diyorum.
Neyse, tedaviyi bitirdik. Ben hala şokun içindeyim. Biraz da Türklüğüm tuttu. Kadına döndüm, ‘Bir sonraki görüşmemizde görüşürüz, nächstes Mal’ dedim. Çıktım ama sabahtan beri gerçekten şoktayım.
Her zaman diyorum abi, bunlar garip insanlar. Biz böyle yapamayız yani. Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum. Hani derler ya ‘Bir ölüyü tedavi etmediğin kaldı.’ Vallahi onu da yaptım yani."
KY: IG / muratlamiri
MERMAID🧜♀️ retweeted
Konuşma engelli bir kadın, bir süredir işaret dilini öğretmeye çalıştığı köpeğinin kendisini anladığını fark edince paha biçilemez bir mutluluk yaşıyor.
MERMAID🧜♀️ retweeted
Bir genç kız, metroda bir şahsın kendisine ayet yazılı bir kağıt vererek giyim tarzına müdahale ettiğini anlattı:
• Daha önce hiç aranızda metroda ayet alan oldu mu?
• Elime ayet tutuşturuldu ve böyle hani bana bir verişi var.
• "Al senin” dedi. “Hayır bana ait değil” diyorum. "Al ayet. Senin bu, sana yazıldı” diyor.
• "Mümin kadınlara da söyle. Gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar. İffet ve namuslarını korusunlar. Mecburen görünen kısımları müstesna, güzelliklerini ve süs süslerini teşhir etmesinler."
• Teşhir... Bana neden bunu yaptın ki ya? Yani o kadar psikolojimi bozdu ki yaşı başı da var yani.
• Bir şey de diyemedim, sesim içime kaçtı. Yanımdaki adam benden daha çok sinirlendi.
• Bunun bana bir uzatışı var. Hani böyle şey gibi, tiksinir gibi.
• Kulaklık vardı, o hareketlerini anlamadım. Böyle karşından uzatıyor.
• "Al senin" üç kere falan "Senin" dedi, “Benim değil”diyorum. "Senin” diyor.
• Peki bu kibiri nasıl açıklayacaksın ey iman eden?
MERMAID🧜♀️ retweeted
Huzurevinde çalışan temizlik personelinin, şok eden ilişki hayatını anlatan hemşire:
• Şimdi ben bir huzurevine girdim. O huzurevinde alışmaya çalışıyorum, böyle daha 2 gün oldu.
• Oradakilerle yavaş yavaş tanışmaya başlıyorum. Sonra bir ablayla tanıştım. Ben gece nöbetindeydim, bu abla da oranın temizlik personeli.
• Onunla tanışıyorum. Hani böyle “Abla kaç yaşındasın, kaç çocuğun var, evli misin?” falan filan.
• Abla “Ben boşandım” dedi. Çocukları da benimle yaş, hani benden büyük bir oğlu falan da var.
• Ben de “Abla ne zaman boşandın, neden boşandın?” diye sordum. Sebebini söyledi falan.
• “Evlenmeyi düşünmüyor musun tekrardan?” dedim. “Asla düşünmüyorum” dedi.
• “Nasıl yani? Tekrardan barışma ihtimaliniz yok mu yani?” dedim. “Yok, istemiyorum. Benim zaten başka konuştuklarım da var” dedi.
• Bak olaya bak! Ben böyle bir kaldım tamam mı, şok oldum. Hani ne diyeceğimi bilemedim. “Nasıl yani abla?” dedim. Hani hiç öyle utanma falan da yok, direkt anlatıyor.
• “Benim oturduğum apartmanda bir üst kat var, arkadaşım var. Sık sık bir gün onlar bize gelirler, bir gün biz ona gideriz.”
• Neyse, “O arkadaşımın kocasıyla konuşuyorum” dedi.
• “Abla senin arkadaşının kocası! Nasıl yapabiliyorsun?” dedim.
• “Sahip çıksaydı kocasına” dedi! Ben böyle şok içinde dinledim, cevap falan veremedim.
• “Zaten ilgiyi seviyorum ben. Evliyken adam belli bir zaman sonra sana ilgi göstermeyi keser, çok fazla ilgi göstermez.
• Böyle olduğu zaman o kadar kıymetli oluyorsun ki adam sana sürekli ilgi gösteriyor, çok hoşuma gidiyor” dedi.
• “Aynı zamanda da sürekli hediyeler alıyor, beni işten almaya geliyor. Karısına yapmadığı harcamaları bana yapıyor, parasal anlamda da çok rahat ediyorum” dedi.
• Ben böyle tabii gariban ağzım açık dinliyorum.
• Bir yandan da şunu da söyleyeyim altını çizerek: Bu ablamız benim annemden bile büyük yaşlarda, belki 50'ye yakın. Tesettürlü, böyle üstüne upuzun pardesü giyiyor...
MERMAID🧜♀️ retweeted
Bir pilotla yaptığı pişmanlık dolu buluşmasını anlatan kadın:
• Bir pilotla buluşacağım ve beni evden almaya geldi. Arabaya yaklaşık bir dakika geç bindim.
• Hava rüzgarlı olduğu için saçlarım uçuşuyordu. Biner binmez “Özensizliği sevmem” dedi.
• O anda çocuk kafamda bitti ama kızlara anlatıp güleriz diye devam ettim.
• Bu arada araba son model, tipi jilet gibi, yüzü yakışıklı ve konuşması çok efendiydi.
• Kahvaltı için bir mekana gittik. Oturmak istediği masa rezerve olduğu için sinirlendi ve oradan çıktık.
• Başka bir mekana gittik. Yumurta istedi. Yumurtası istediği gibi gelmediği için ona da sinirlendi.
• Sonra beni eve bıraktı. Arabadan inince hemen engelledim.
MERMAID🧜♀️ retweeted
Şehir hastanesindeki sağlık çalışanlarının tavrına isyan eden vatandaş:
🔺 “Hastanede herkes birbirine o kadar kötü davranıyor ki, randevu fişini veren görevliler resmen köpek gibi azarlıyor.”
🔺 “Doktor beni randevu vermeye gönderdi, görevli kadın ‘Yanlış odadan randevu almışsınız’ diyerek tersledi.”
🔺 “Başka bir doktora yönlendirildim, yüzüme bakıp ‘Ben doluyum, başka doktora git, kapıyı da kapat’ dedi.”
🔺 “Hastanede bütün hastalar azarlanıyor ve kimse sesini çıkarmıyor, sinirden elim ayağım titredi.”
🔺 “Siz bu işi hayrınıza yapmıyorsunuz, maaş alıyorsunuz; hastanın derdini dinlemeden odadan kovamazsınız.”
(TT - zeynebbce)
MERMAID🧜♀️ retweeted
Bir adam, doğdukları günden itibaren büyüttüğü papağanlarla güçlü bir bağ kurdu. Papağanlar, kendilerini büyüten adama son derece bağlı hale geldi.
🎥 johandevenier
MERMAID🧜♀️ retweeted
🇬🇧 Yeni doğum yapan bir kadın, hastaneden bebeğiyle eve döndüğü gün partneriyle yaşadığı şiddet dolu anları kapı kamerasıyla kaydetti.
Kadının paylaştığı görüntülerde, doğumdan sonra hâlâ toparlanmaya çalışan ve kucağında yenidoğan bebeği bulunan anneyle yaşanan korkunç tartışma yer aldı. Kadın, bu olayın ardından ilişkisinin sona erdiğini belirtti.
Neyse ki anne artık güvende. Görüntüler, şiddetin insanın en savunmasız olduğu anlarda bile yaşanabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
MERMAID🧜♀️ retweeted
Sokakta hasta ve zor durumda buldukları kedinin, sevgiyle kavuştuğu yeni hayatındaki güzelliği görenleri hayran bıraktı.
MERMAID🧜♀️ retweeted
Yok etmeye çalıştığınız merhamet karşınıza bıçak, silah, kavga, can kaybı olarak çıkıyor.
Farkında değilsiniz.
Gelişmiş ülkelerde daha küçük yaşlarda çocukların empati duygusunu geliştirmek için evcil hayvanlar kullanılırken, bizim ülkemizde empati duygusu gelişmiş, merhametli bireylere polis eliyle zulüm reva görülüyor.
#egedekatliamvar
MERMAID🧜♀️ retweeted
Sevgili dostlar, bu fotoğraf üzerinden size bir şey anlatmak istiyorum.
Bundan 20 yıl önce Türkiye’de sokak köpeklerinin sayısı bugünkü kadar fazla değildi. Bir kanun çıkarıldı. Denildi ki: “Bu hayvanları aşılayalım, kısırlaştıralım, yaşadıkları yere geri bırakalım,çünkü dünya bu sorunu bu şekilde çözdü. Böylece zaman içinde popülasyonu kontrol altına alalım.”
Belediyelere bütçeler ayrıldı. Barınaklar yapın, kısırlaştırın, aşılayın denildi.
Aradan 20 küsur yıl geçti. Peki ne oldu? Belediyeler görevlerini yeterince yerine getirmedi. İktidar, muhalefet ayırmıyorum, hepsinden bahsediyorum! Hayvanlar da doğaları gereği çoğalmaya devam etti. Çünkü onlar nüfus planlaması yapamazlar. Bunu yapması gereken biz insanlardık!
Sonra ne dendi? “Bunlar çok çoğaldı, insanlara zarar veriyorlar!”
Bir de sosyal medyada, sohbet odalarında korkuyu körükleyen söylemler ortaya çıktı. Hatta şu korkunç sözler dile getirildi.
“BU OLAYI KÖPÜRTMEMİZ LAZIM. SOKAĞIN KÖŞESİNDE SAKİNCE YATAN KÖPEĞE BİLE TAŞ ATIP KIŞKIRTIN. KAMERAYA ÇEKİN. KUDUZ TEHLİKESİ VAR DİYE HER YERDE YAYIN!”
Ve sonunda bütün hayvanlar aynı kefeye konuldu.
Şimdi şu fotoğrafa bir daha bakın. Sağ tarafta, boynunu bükmüş o yavruyu görüyor musunuz?
Biz insanların yapmadıklarının bedelini bugün o masum canlılar canlarıyla ödüyorlar.
Peki bunun hiç mi vebali olmayacak?
Ben inanıyorum ki olacak. Hem de çok ağır olacak.
Çünkü benim inancımda hiçbir masumun ahı yerde kalmaz.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
MERMAID🧜♀️ retweeted
Dün gibi hatırlıyorum Fatih bey @fatihaltayli bunu söylediğinde, bizler altını çizdiğimizde (papağan gibi hep aynı sözlerle) bize saldıran hesapları… Bakin haberturkde yazdığım yazıyı lütfen vakit ayırıp okuyunuz:




















