HuniliNaylon (@Hunilaylayli) header
HuniliNaylon (@Hunilaylayli) profile picture

Sanat sevici ev ünlüsü Naylon'un resmi hesabıdır.

Joined December 2014
Photo by HuniliNaylon (@Hunilaylayli)Photo by HuniliNaylon (@Hunilaylayli)Photo by HuniliNaylon (@Hunilaylayli)Photo by HuniliNaylon (@Hunilaylayli)Photo by HuniliNaylon (@Hunilaylayli)Photo by HuniliNaylon (@Hunilaylayli)Photo by HuniliNaylon (@Hunilaylayli)Photo by HuniliNaylon (@Hunilaylayli)Photo by HuniliNaylon (@Hunilaylayli)Photo by HuniliNaylon (@Hunilaylayli)
(Genel)
3
9
4,124
Dizi oyuncularından bahsettiğimiz yeter, biraz da kişisel dramlarımızı konuşalım. (Kışlıkları çıkardı.)
1
Setleri deneyimlemiş ve tam olarak bu konu üstüne tez yazmış biri olarak ahkâm kesme hakkım olduğunu düşünüyorum. Son günlerde böyle açıklamaları linçlemeye doyamasanız da kadın haklı. "Biz şartları değiştirmeyelim, siz kaşe düşürün" bir çözüm değil. Kadın haklı yani.
Burcu Biricik'ten televizyon sektöründe yaşanan reklam kriziyle ilgili açıklama: "Milyonlar kazanan 3-5 oyuncu var o yüzden oyunculardan kısılacak parayla bu sektör kurtulmaz..."
9
8
2
231
216,476
Hülya Koçyiğit'in 7 bölüm parası içerde olduğu için sete çıkmayı reddettiğinde aynı gün senaryo değiştirilerek diziden çıkarıldığını gördü bu gözler. Yönetmene de aynısı yapıldı bu arada.Ben o sette zaten parasız çalışıyordum. Patronların işine gelmediğinde hepimiz biriz yani
1
141
Günlerdir kendi cebinden çıkmayan paralar için oyuncu linçleyen halkımıza kapitalizme giriş101'i anlatmaya çalışıyoruz. Patronlar için her sektördeki her çalışanın birer aparat olduğunu ve günün sonunda aynı tarafta durmazsak hepimizin öğütüleceğini anlasak keşke...
2
92
Birini insan yerine koyup yorumuma laf çaktığı paylaşımına cevap yazdım. Kendi paylaşımını silip tekrar paylaşmış cevabım görünmesin diye. Akıllı uslu yazacağıma "Senin ağzını yırtarım" fln deseydim mağduriyet kasmak için çarşaf çarşaf sergilerdi oysa. Bilin bakalım sektörü ne?🤗
2
147
HuniliNaylon retweeted
Yirmi yıla yakın zamandır uzak durduğum dizi sektöründe yaşanan krizle ilgili yapılan uzun uzun analizlerin hiçbirinin gerçekte neler olduğunu anlatmaması beni şaşırtmadı. Bir iki değerli dostum dikkate değer değerlendirmelerde bulundu. Ancak onların işaret ettiği sorunlar da Türk dizilerinin yıllardır var olan, artık kronikleşmiş problemleriydi. Bunlar bugünkü krizi ortaya çıkaran nedenler değil. Asıl sorunun ne olduğunu anlatayım. Krizin iki boyutu var. Biri yurt dışı, diğeri yurt içi. 1. YURT DIŞI BOYUTU Bugün sanayicilerin ve bütün ihracatçıların yaşadığı sorun neyse Türk dizi sektörünün yaşadığı sorun da aynı: Yüksek TL, düşük kur politikası. Türk lirasının reel olarak değerlenmesi, üretim maliyetlerinin döviz karşısında yükselmesi ve ihracatın giderek sürdürülemez hale gelmesi. Diziler de bir ihracat kalemi. Dolayısıyla fabrikalar nasıl bu politikanın altında eziliyorsa dizi sektörü de aynı nedenle kazan kaldırmış durumda. Fakat medyanın iktidar yanlısı yapısı nedeniyle kimse çıkıp da meselenin bu boyutunu açıkça dile getiremiyor. Aşağıda paylaştığım tabloya bakın. Türkiye’de dizi sektörü, dünya ölçeğinde düpedüz bir maden işçiliği. Dünyadaki emsallerine kıyasla içerikleri dakika başına yaklaşık 19 ila 130 kat daha ucuza üretiyor. Bu içeriklerin özellikle üçüncü dünya ülkelerinde çok sevilmesi, hatta bazı süper güçlerde bile fanatiklerinin bulunması, onların nitelikli eserler olduğu anlamına gelmiyor. O ülkelerdeki fanatiklerinin profiline bakın. Bizim Esenler’in, Bağcılar’ın karşılığı olan varoşlardan çıkmış, sonradan para bulmuş, görgüsüz zenginlerin (Kardashian vesaire ekolü) ve benzer kültürel çevrelerin rağbet ettiği işler bunlar. Çünkü niteliksiz de olsa bir içeriği, ucuz olduğu için dünya piyasalarına sürekli ve baskın biçimde dağıtırsanız, bir süre sonra seyirci onu ortalama kalite olarak kabul etmeye başlar. İzler, alışır ve izlemeye devam eder. Bu, o dizilerin kaliteli olduğunu göstermez. Ucuz malın bütün dünyaya dayatılmasıyla yaratılmış bir tüketim alışkanlığını gösterir. Ben ucuz olan her şeyi Çin işi plastiğe benzetirim. Ucuzdur, avantajlıdır ama kanserojendir. Yaklaşık 10-15 yıl önce dizi sektörüyle ilgili yaptığım tespit de bu kadar basit ve yalındı. 2. YURT İÇİ BOYUTU Bunu uzun uzun anlatmaya gerek yok: Fon krizi. Fon krizinin piyasada ciddi bir nakit sıkışıklığına yol açtığı herkesin dilinde. Bu sıkışıklığın Türkiye’de pek çok sektörü etkilerken reklam verenleri, yapımcıları ve televizyon sektörünü etkilememesi düşünülemez. Reklam verenler temkinli, yapımcılar ihtiyatlı, piyasada para sıkıntısı var. Ama meselenin bu boyutu da açıkça konuşulamıyor. PEKİ, ŞİMDİ NE OLUYOR? Aslında yaşanan, ekonomik bir isyanın dolaylı biçimde dile gelmesi. Fakat gerçek nedenler yerine, en yüksek kaşeleri alan oyuncular halkın önüne atılıyor. Bu da kırk yıllık hikaye. Yeşilçam’dan beri süregelen star sistemi. Elbette star sisteminin, sinemanın kolektif üretimine katılan diğer bütün emekçilerden katbekat fazla para kazanan isimleri, bir kriz anında ilk hedef haline geliyor. Ancak bu sistem yeni ortaya çıkmadı. On yıllardır var. Bugünkü krizin sebebiymiş gibi öne sürülmesi, meselenin gerçek ekonomik nedenlerini görünmez kılıyor. Tam bir cambaza bak hikayesi! Büyük ihtimalle bundan sonra bütçeler küçülecek ve herkesten aynı işi daha az paraya yapması istenecek. Mesela ortada bir laf dolaşıyor: Dizi bütçeleri 25-30 milyon liraya çıkmış! Bu rakamlar doğru olabilir ama yaklaşık iki buçuk saatlik bir yapımın 400-600 bin dolara mal edilmesi zaten akıl alır gibi değil. Çok yüksekmiş gibi telaffuz edilen bu bütçeler aslında hiç de yüksek değil. Bugün iki buçuk saatlik bir sinema filmi çekmeye kalktığınızda 1,5-2 milyon dolarlık bütçelerden söz ediyorsunuz. Elbette filmin ölçeğine göre bu rakam değişir. Dolayısıyla Türk dizileri TL bazında pahalı görünse de gerçekte leş paralara çekiliyor. Oyuncuların kaşeleri de +++
25
49
13
257
55,100
Odayı gene çıfıt çarşısına çevirmişim. Tam benlik hareket.
gpt ye şunu yazın Bu odayı benim hakkımda bildiğin her şeyle doldur
1
437
Dev kaşeli 3-5 etiket oyuncuyu oynatıp diğer tüm oyuncuları ve ekibi süründüren bu sistemin sorumlusu yapımcı ve kanallardır. Ayşe Barım'ı günah keşisi ilan ettiklerinde de söyledik bunu. Ama siz yine elinizde tuzla koşun tabii. Öylesi daha havalı. 😌
2
3
1
84
9,884
Rüyamda Tarkan, İzmir Acıbadem Hastanesi'nde çok kötü bir saç ektirme operasyonu geçirip bana dert yanıyordu. Benimse derdim iki kedimi İstanbul'a götürmek olduğu için "Gel bi vip minibüse doluşup İstanbul'a gidelim, yolda bana her şeyi anlatırsın" diyordum.
120
Kadın eliyle yardım istiyor, ağzıyla şikayetçi değilim diyorsa o polisin görevi o kadını oradan götürüp can güvenliğini sağlamaktır. Kocanın olmadığı bir ortamda ŞÖNİM'den bahsedip onu koruyacaklarına ikna etmek de onların görevi.
1
1
148
El işaretiyle yardım isteme meselesi nerden çıktı sanıyorsunuz? Açık açık yardım isteyebilen neden bu yönteme başvursun? Şikayetini geri almışmış. "Devlet babası" erkek evlatlarını her koşulda kayırdığı ve kadını ortada bıraktığı için olabilir mi acaba?!
1
31
Çocuklarına daha söylememişler. Vedalaşma haklarını ellerinden mi almış oldular, psikolojleri için doğru olanı mı yaptılar bilmiyorum. Ben kimim ki yargılayacağım zaten, konu o değil de kafamda dönüp duruyor işte. Kararı verenleri tam olarak anlayacak sınav görmesin kimse...
1
111
Çoluğunu çocuğunu büyütmüş, evini yazlığını yapmış, ay sonunu rahat getiren bir yaşlıyı söylenirken gördüğümde hep genç gidenleri düşünüyorum. Yaşlılığa bağlı nedenlerle ölebilmek bile tek başına şükür sebebi oysa.
3
138
Arkadaşımızın eşi entübe edilmiş. Bugün muhtemelen kaybederiz dendiği için yarına cenaze organizasyonu yapmışlar. "İnşallah bugün ölür de tekrar tekrar bugünü yaşamak zorunda kalmazlar" diye düşünürken buldum kendimi. O bekleyişin ağırlığını yaşayan bilir çünkü...
2
78
18,060
Ve haber geldi... Şimdi duam kabul olmuş mu oldu? Bilemiyorum, hiç bilemiyorum...
1
613
HuniliNaylon retweeted
Dede’ye rahat edeceği bir bahçe arıyorum. Dede hayato boyunca şiddet görmüş 12 senelik hayatında bir kere bile başı okşanmamış bir köpek. sevmem için elini uzattığında kaçıp saklanıyor 2 büklüm. hatta koca adam başlıyor ağlamaya. Bahçemdeki diğer 2 köpekten hem aşırı huzursuz hem de çok korkuyor. dedeme hayatının kalanını geçireceği bağlı tutulmadan yaşayacağı güvenli bir bahçeniz çıkar mı? naklini ben sağlayacağım sadece ona tekrar güven ve sevgiyi öğreten bir yuvası olsun istiyorum kedilerle hatta tavuklarla bile anlaşıyor. yayabilir misiniz?
6
442
7
610
11,469
Avm'de yemek yerken bir adam yanımıza geldi. Bir şey soracak sanıp bomboş baktım. Aile hekimimizmiş meğer. Adamın bin hastası varsa benim 1 doktorum var ama beynim adamı kaydetmemiş resmen. Yüz körlüğü mü desem, beyni rölantide kullanmak mı desem... Düz mal da olabilirim tabi.😏
3
837
HuniliNaylon retweeted
Şu ürkeklik içimi burktu:') Albenili bir video çekemedik ama Nevşehir'de 1 yaşlarında minnoş dişi köpeğimize geçici kalıcı yuva arıyoruz. Mama ve aşılara destek olurum, soğuklarda sokakta kalmasın. Pansiyon günlük 800 lira istiyor ama kendi başıma karşılayamam tamamını.
5
128
1
136
4,245
Çocuk sahibi kız kardeşlerime sorumdur: Evde bir erkek birey varken nasıl cesaret ettiniz de çocuk yaptınız acaba? Kendileri zaten arada bıngıldağı sertleşmemiş bebeler gibi başlarını belaya sokarken bir tane de gerçek yumuşak bıngıldaklıya sahip olmak delilik çünkü.
3
1
461
Eşim beyi çalışmaya odasına yolladım. Abartmıyorum 2 dakika sonra "Ben elimi kestim" diye bağırdı. Parmağında kapakçık açmış resmen. Elim ayağım titreye titreye pansuman yaptım. Dikişsiz atlatırız umarım. Şimdi müsaadenizle kan görme fenalaşmamı şurada yaşayacağım.
1
1
374