Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
Kıymetli arkadaşım Mehmet Canbeyli, pazar günü yapılan Olağanüstü Genel Kurul’da yeniden Şanlıurfa 1 No.lu Şube Başkanlığına seçilerek kaldığı yerden mücadeleye devam ediyor.
Mehmet Canbeyli’nin haksızlığa uğradığı dönemde başkanlık görevini üstlenen Mehmet Uluğ başta olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerimize, Genel Sekreterimiz Ömer Özyavuz’a, 2 No.lu Şube Başkanımız Bekir Arslan’a ve yönetimine emekleri ve dayanışmaları için şükranlarımı sunuyorum.
Mehmet Canbeyli’ye ve yönetimine başarılar diliyorum.
Biz bir aileyiz. Zor günde birbirimize sahip çıkar, omuz omuza mücadele ederiz.
@Mehmetcanbeyli @OmerOzyavuz06 @mehmetulug63 @bozkurt10711071
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
Son zamanlarda çokça yazılıp çizilen konulara ilişkin söylenecek sözlerden ziyade, insanların bu denli nasıl seviyesizleşebildiğini düşünmekten kendini alamıyor insan.
Seçimlere girilir; kazanılır ya da kaybedilir. Her iki sonuç da demokratik teamüllerin doğal bir gereğidir. Ancak bu sonuçlara saygı duymayanlar, yalnızca demokrasiye değil; birlikte yol yürüdükleri insanlara, geçmişlerini emanet ettikleri arkadaşlarına, çıktıkları yolda savundukları değerlere ve en önemlisi kendilerine olan saygılarını da kaybetmişlerdir.
Zaman geçer, yaşanan pek çok şey unutulur. Ancak atılan iftiraların, söylenen yalanların ve bilinçli şekilde yürütülen itibarsızlaştırma çabalarının bıraktığı izler kolay kolay silinmez.
“Edep yahu!” dediğimiz anlar oldu. “Bu kadarı da olmaz!” diye hayret ettiğimiz zamanlar da… Ne yazık ki bugün, artık hiçbir şeye şaşırmadığımız bir noktaya geldik.
İnsan, öfkelendiğinde de kaybettiğinde de hayal kırıklığına uğradığında da karakterinden ödün vermemelidir. Çünkü asıl mesele kazanırken nasıl davrandığınız değil, kaybettiğinizde nasıl bir duruş sergilediğinizdir.
Unutulmamalıdır ki herkes söyledikleriyle, yazdıklarıyla ve yaptıklarıyla kendi karakterini ortaya koyar. İftira atan, karşısındakinin itibarını değil, kendi ahlakını tartışmaya açar.
Günün sonunda makamlar, unvanlar, seçimler ve tartışmalar geride kalır. Geriye yalnızca insanın duruşu, ahlakı ve bıraktığı iz kalır.
Edep, her şeyden önce insanın kendisine duyduğu saygıdır…
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
YENİ SINAV SİSTEMİNDE AÇIK UÇLU SORULAR AÇIK UÇLU BİR ANGARYAYA DÖNÜŞMEMELİ!
Sınavlara 2-3 hafta kala "Ben yaptım oldu" anlayışıyla Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne (OYSS) geçilemez! Zümrelerin planları ve öğretmenlerin emeği yok sayılamaz.
Rakamlar ortadadır, tablo son derece vahimdir:
Bireysel Yük: 6 sınıfa giren bir öğretmen, 180 öğrenci için e-Okul'a 1.800 ayrı veri girecektir. Her cevabı değerlendirip sisteme işlemek tek bir sınav döneminde 60 saate (kesintisiz 2,5 güne) mal olmaktadır!
Okul Geneli Yük: 20 öğretmenli ortalama bir okulda, tek bir sınav döneminde e-Okul'a tam 36.000 VERİ GİRİŞİ yapılacaktır! Yılda 4 sınav döneminde bu sayı 144.000'e ulaşmaktadır. Öğretmenler eğitimci mi, yoksa veri kayıt memuru mu?
Sınavdan sadece 24 saat önce açılacak soru havuzunda sistem kilitlenirse bu kaosu kim üstlenecektir? Mesleki birikimine güvendiğinizi söylediğiniz öğretmenin soru değiştirme hakkını neden 2 soruyla sınırlıyorsunuz?
"Öğretmenin işini kolaylaştırıyoruz" demekle bu yük ortadan kalkmıyor. Bütün yükü öğretmenin omzuna yıkarak, öğrencinin eksiklerini öğretmenin fedakârlığına havale ederek eğitim yönetilemez!
#HürriyetçiEğitimSen #MEB #OYSS #ÖğretmenYükü @tcmeb
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
İYİ Parti’nin; işçi ve memur konfederasyonlarını, sendikaları, emekli örgütlerini, STK’ları, akademisyenleri ve siyasi parti temsilcilerini Emek Çalıştayı’nda bir araya getirerek çalışma hayatının sorunlarını ve emeğin hakkını tartışmaya açmasını önemli bir adım olarak görüyorum.
Bu çalıştayı düzenleyen, Hür-Sen’i davet ederek görüş ve çözüm önerilerimizi ifade etme imkânı sağlayan İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu’na ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Selçuk Türkoğlu’na teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum.
@MDervisogluTR
@YS_Turkoglu
@iyiparti
İşçimizin, memurumuzun, emeklimizin; üretenin, alın teri dökenin, emeğiyle bu ülkeye değer katanın hakkını teslim etmek için, ''İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı''mızı gerçekleştiriyoruz.
Bu anlamlı buluşmada emekleri bulunan Genel Başkan Yardımcımız Sayın Selçuk Türkoğlu’na,
Çalıştayımıza katılarak güç katan;
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Sayın Ergün Atalay’a,
HAK-İŞ Genel Başkanı Sayın Mahmut Arslan’a,
Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Sayın Orhan Yıldırım’a,
Hür-Sen Genel Başkanı Sayın Levent Kuruoğlu’na ve siyasi partilerimizin kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum.
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
MEMUR-SEN VE KAMU-SEN: BARAJINIZ SALTANATINIZI KURTARAMAYACAK!
Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen sendikal baraj istiyor. Anlaşılan o ki sendika ağaları saltanatlarının bozulmasını istemiyor.
Rekabet etmek istemiyorlar. Hesap vermek istemiyorlar. Yıllardır kurdukları iş birliği düzeninin bozulmasını istemiyorlar. Konforlarından taviz vermeyecekleri de açık.
Memurun sorununu çözemeyen, derdiyle dertlenemeyen bu anlayış belli ki memuru köleleştirmek istiyor. Memuru kendine mahkûm etmek istiyor. Memuru üç kuruş dayanışma aidatıyla satın almak istiyor.
Sizin bu harami yaklaşımınızın hesabını elbette kamu çalışanları soracaktır. Onların gerçek temsilcisi olarak Hür-Sen de soracaktır.
Hukuk sizin oyuncağınız değildir. Anayasamız açıktır. Bu konuda geçmişte verilmiş kararlar bellidir.
Memurun yüzüne bakacak haliniz olmadığı için memuru zillete mahkûm etmeye çalışıyorsunuz.
Ama bilin ki biz bu oyunu bozarız!
Buradan Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen'e üye tüm kamu çalışanlarına sesleniyorum: Sizi istifaya, iradenize sahip çıkmaya ve bu harami düzenini birlikte bozmaya çağırıyorum.
İstifa et, iradene sahip çık, bu düzeni birlikte bozalım!
@MemurSenKonf @kamusen @csgbakanligi @tcbestepe
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
Hürriyetçi Eğitim Sen üyelerine özel ACT (Kabul ve Kararlılık Terapisi) Atölyesi başlıyor!
Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) yaklaşımıyla; değerlerimizi fark etmeyi, kararlı adımlar atmayı ve zorlayıcı düşünce ve duygularla daha sağlıklı başa çıkmayı keşfedeceğiz. Atölye kapsamında değerler ve kararlı eylem, temas ve anlamsal benlik konuları ele alınacak.
📅 9 – 12 – 14 – 16 – 19 – 21 – 23 Ekim 2026
🕗 20.00 – 22.00
🎓 E-Devlet sertifikası + Uluslararası ACT Sertifikası
🎁 Eğitim ücretsizdir. (Sertifika ücrete tabidir.)
👤 Klinik Psikolog Hikmet Yıldız
Hürriyetçi Eğitim Sen üyelerine özel bu eğitim fırsatından yararlanmak için siz de yerinizi alın.
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
Sendika yöneticimiz Sayın İsmail Akdağ ile birlikte Millî Eğitim Bakan Danışmanı Sayın Prof. Dr. İbrahim Sarıtaş’ı makamında ziyaret ettik.
Görüşmemizde eğitim çalışanlarının güncel sorunları ve eğitim camiasının gündeminde yer alan başlıca konuları ele aldık.
Sayın Prof. Dr. İbrahim Sarıtaş’a misafirperverliği ve eğitim gündemine ilişkin değerlendirmeleri için teşekkür ediyorum.
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
İFTİRA İÇEREN SUÇ DUYURUSUNDAN BİR ŞEY ÇIKMADI, İTİRAZDAN DA BİR ŞEY ÇIKMADI…
BARİ ZURNADAN SES ÇIKSIN! 😂😂
SAVCILIK “YER YOK”, HÂKİMLİK “İTİRAZA DA YER YOK” DEDİ…
BİZ DE “O ZAMAN HALAYA YER AÇIN!” DEDİK!😂
@leventkuruoglu
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
TOPLU SÖZLEŞME MASASINDA OTURAN KONFEDERASYONLAR NEREDE?
Ağustos ayı enflasyonu TÜİK’e göre %1,84, yıllık %31,51 oldu. ENAG’a göre ise enflasyon aylık %2,24, yıllık %49,03 olarak açıklandı.
İki aylık kümülatif enflasyon %3,65’e ulaştı. Bu şu demek: Memura verilen %7’lik zammın yarısı sadece iki ayda eridi.
Üstelik vatandaşın gerçek hayatını ilgilendiren rakamlar çok daha ağır: Gıda %33,79, ulaştırma %35,08, konut-su-elektrik-gaz ve diğer yakıtlar %39,77 arttı. 174 alt sınıfın 134’ünde fiyatlar yükseldi.
2025’te 2026 enflasyonunu %16 öngören Merkez Bankası, beklentisini %28’e revize etti. Sene başında memura reva görülen zam oranı neydi? Yalnızca %11 + %7.
Şimdi soruyorum:
Toplu sözleşme masasında oturan konfederasyonlar nerede?
Genel zam oranları Hakem Kurulu kararıyla kesinleşmiş olsa da toplu sözleşme masasında kamu çalışanlarını temsil eden yetkili konfederasyonlar siyasi ve sendikal sorumluluktan kaçamaz.
Memurun yaşadığı bu kayıp karşısında etkili bir mücadele ortaya koyamayanlar, bugün bu tablonun hesabını nasıl soracaktır?
Kayıpları telafi etmek için memurlara acilen, tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde seyyanen zam yapılmalıdır!
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
25 yıllık arkadaşım, dostum; İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, haklarını arayan gazilerimize ve şehit yakınlarımıza destek olmak için bulunduğu Kurtuluş Parkı’nda polis müdahalesi sırasında yaralanmış, kalp spazmı geçirerek hastaneye kaldırılmıştır.
Gazilerimizin hak arayışına polis müdahalesiyle karşılık verilmesi başlı başına kabul edilemezken, onlara destek veren bir milletvekilinin fiziki müdahaleye maruz kalması olayın vahametini daha da artırmıştır.
Selçuk Türkoğlu’na geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını diliyorum.
Devletin gücü; gazisine, şehit yakınına ve onların yanında duranlara karşı değil, onların hakkını teslim etmek için kullanılmalıdır.
Olay bütün yönleriyle derhâl soruşturulmalı, sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmalıdır.
Bu hadisenin üzeri örtülemez!
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
Bazı insanlar dünyaya yalnızca bir ömür yaşamaya gelir; bazıları ise yaşadığı ömrü bir milletin hafızasına, bir mücadelenin tarihine ve binlerce insanın umuduna dönüştürür.
Genel Başkanım Levent KURUOĞLU, yarım asırlık ömrünü yalnızca kendisi için yaşayanlardan değil; haksızlığa uğrayanın yanında duran, sesi kısılanın sesi olan, herkes sustuğunda konuşmanın bedelini göze alan insanlardan biridir.
Onu yalnızca eğitim çalışanlarının hak mücadelesinde tanımadık. Öğretmenin itibarı örselendiğinde, kamu çalışanı ve emekli yoksulluğa mahkûm edildiğinde, liyakat yerini sadakate bıraktığında nasıl ayağa kalktığını gördük. Fakat onun mücadelesi hiçbir zaman maaş bordrolarına, toplu sözleşme masalarına ya da sendika duvarlarına sığmadı.
Şehit öğretmenlerimizin aziz hatırasına uzanan her girişimin karşısında durdu. Şehit askerimizin, polisimizin ve masum vatandaşlarımızın hukukunun siyasi hesaplara kurban edilmesine itiraz etti. Gazilerimiz meydanlarda yalnız bırakıldığında onların yanına koştu; şehit yakınlarının devlete duyduğu güvenin hiçbir pazarlığın konusu yapılamayacağını haykırdı. Terör karşısında kelimelerini eğip bükmeden, “Acaba kim ne der?” hesabına girmeden, milletin vicdanının söylemesi gerekeni söyledi.
Cumhuriyet’e, Atatürk’e, millî egemenliğe ve vatanın bölünmez bütünlüğüne yönelen her tehdidin karşısında safını açıkça belli etti. Kadınların ve çocukların uğradığı şiddet karşısında susmadı; bütün siyasi partileri ortak bir vicdanda buluşmaya çağırdı. Depremin yaralarını hâlâ taşıyan Hatay’a giderek yaşanan sıkıntıları yerinde gördü, unutulanların unutulmasına razı olmadı. Çünkü onun için sendikacılık yalnızca üyelerinin hakkını savunmak değil; memleketin acısını kendi acısı, milletin meselesini kendi meselesi bilmektir.
Bütün bunları yaparken hayat, onu kendi evinde de en ağır imtihanlardan biriyle sınadı. Eşinin rahatsızlığı nedeniyle yüreği tarifsiz bir endişenin içindeyken bile mücadeleden vazgeçmedi. Kendi acısını sessizce omuzladı; fakat milletin derdi karşısında sesini kısmadı. Bir yanı sevdiği insanın başucundayken, diğer yanı hakkını arayanların yanında dimdik durdu.
İşte insanın gerçek büyüklüğü de burada belli olur: Her şey yolundayken güçlü görünmekte değil, kendi dünyası sarsılırken başkalarına umut olabilmektedir.
Levent KURUOĞLU, bugün eğitim çalışanları başta olmak üzere bütün kamu çalışanları için bir umut; şehit aileleri ve gaziler için güven veren bir ses; Cumhuriyet’e ve Türk milletinin değerlerine gönülden bağlı insanlar için dimdik bir duruştur. Onun yürüyüşü bir makamın, bir unvanın ya da bir koltuğun yürüyüşü değildir. Bu yürüyüş; hürriyetin, adaletin, liyakatin, vatan sevgisinin ve millet vicdanının yürüyüşüdür.
Ben size olan inancımı hiçbir zaman kaybetmedim Genel Başkanım. Çünkü sizin mücadelenizin arkasında hesap değil inanç, gösteriş değil cesaret, menfaat değil memleket sevdası olduğunu biliyorum.
Bugün yalnızca doğum gününüzü değil; yarım asır boyunca biriktirdiğiniz onurlu duruşu, dokunduğunuz hayatları ve karanlığın içinden çıkardığınız umutları kutluyoruz.
İyi ki doğdunuz Genel Başkanım.
İyi ki yorulduğunuz hâlde durmadınız.
İyi ki en ağır günlerinizde bile eğilmediniz.
İyi ki şehidin, gazinin, öğretmenin, memurun, emeklinin ve bu aziz milletin hakkını kendi hakkınız bildiniz.
Yeni yaşınız; eşiniz, çocuklarınız ve sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk içinde geçsin. Rabbim size, uğrunda mücadele ettiğiniz bütün güzelliklerin gerçekleştiğini göreceğiniz uzun ve onurlu bir ömür nasip etsin.
Yarım asır geride kaldı…
Fakat inanıyorum ki milletin vicdanında yazılacak asıl destan daha yeni başlıyor.
Nice yaşlara Genel Başkanım Levent KURUOĞLU…
@leventkuruoglu
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
EĞİTİMİ SİYASİ SÜREÇLERİN UYGULAMA ALANINA ÇEVİRMEYİN!
Millî Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde, iktidarın yürüttüğü siyasi bir sürecin eğitim kurumlarına taşınmasına zemin hazırlayan düzenlemeyi doğru bulmuyoruz.
Türkiye’nin terörden tamamen kurtulmasını elbette herkesten çok isteriz. Ancak şehit ailelerinin, gazilerimizin ve milletimizin vicdanında derin yaralar açan; içeriği, sınırları ve varacağı nokta belirsiz siyasi bir sürecin okullara taşınması, öğrencilere anlatılması ve öğretmenlerimizin bu sürecin uygulayıcısı olmaya zorlanması kabul edilemez.
PKK terör örgütü tarafından 157 meslektaşı katledilmiş öğretmenlerimize, terörün yol açtığı acıları gölgeleyebilecek bir siyasi süreci öğrencilere anlatma sorumluluğu yüklenemez. Şehit öğretmenlerimizin hatırasını incitecek, terör örgütünün işlediği cinayetleri unutturacak veya milletimize yaşattığı acıları önemsizleştirecek hiçbir yaklaşım, eğitim faaliyeti adı altında okullara sokulamaz.
Öğretmenin görevi, iktidarın siyasi politikalarını öğrencilere açıklamak veya benimsetmek değildir. Eğitim çalışanları, hiçbir siyasi projenin anlatıcısı ya da uygulayıcısı değildir.
Bakanlık; siyasi gündemi okullara taşımak yerine öğretmen açığını kapatmalı, kalabalık sınıfları azaltmalı, eğitimde niteliği yükseltmeli ve okullarımızın gerçek sorunlarına çözüm üretmelidir.
Eğitim sistemimizin ihtiyacı siyasi yönlendirme değil; bilim, liyakat, adalet ve millî değerlerdir.
Okullar milletindir; hiçbir iktidarın siyasi faaliyet ve propaganda alanı değildir!
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
Bu vatan uğruna canını ortaya koymuş gazilerimizin hak arayışına verilecek cevap polis müdahalesi olamaz!
Vatan savunmasında omuz omuza mücadele etmiş gaziler arasındaki hak ve statü adaletsizliğinin giderilmesini isteyen er gazilerimiz ve şehit yakınlarımız, haftalardır Güvenpark’ta seslerini duyurmaya çalışıyor.
Devletin görevi bu haklı sesi bastırmak değil; duymak, muhatap almak ve çözüm üretmektir.
Sabaha karşı yüzlerce polisle yapılan müdahale kabul edilemez.
Gazilerimizin yeri polis çemberi değil, devletin başköşesidir.
Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere tüm yetkilileri, er gazilerimizin ve şehit ailelerimizin haklı taleplerini karşılamaya davet ediyoruz.
#GazileriminYanındayım
#GazilerimizinHakkınıVerin
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
Öğretmenlerimizin talebi açık, beklentisi haklıdır: İkinci İl Dışı Atama!
MEB, mağduriyetleri giderecek şekilde yeterli kontenjan açmalı; öğretmenlerimize yeni bir umut ve ikinci bir fırsat sunmalıdır.
Talep öğretmenimizin, çözüm Bakanlığın elindedir.
#MEB2ildışınaBolKontenjan
@Yusuf__Tekin @tcmeb
HÜR-SEN Genel Başkanı Levent Kuruoğlu:
“Biz terörün sona ermesine karşı değiliz. Bu ülkede hiçbir askerimizin, polisimizin, korucumuzun, öğretmenimizin veya vatandaşımızın bir daha terör saldırısında hayatını kaybetmemesini herkesten çok isteriz.
Terör örgütü bütün silahlarını teslim etmeli, örgütsel yapısını dağıtmalı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukuna koşulsuz biçimde teslim olmalıdır.
Terör örgütünün silah bırakması Türk milletine yapılmış bir iyilik değildir. Bu devlete sunulmuş bir lütuf değildir. Pazarlık kozu hiç değildir. Suç işlemeyi bırakmak, işlenen suçları ortadan kaldırmaz.
Silah bıraktığını söyleyenlerin geçmişte işledikleri suçlar, şehitlerimizin mezarları ve ailelerinin acıları olduğu yerde durmaktadır.
Biz el kanlı PKK terör örgütüne açık veya üstü kapalı af getiren düzenlemede, şehit öğretmenler adına tarafız.”
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
HÜR-SEN Genel Başkanı Levent Kuruoğlu:
“Biz terörün sona ermesine karşı değiliz. Bu ülkede hiçbir askerimizin, polisimizin, korucumuzun, öğretmenimizin veya vatandaşımızın bir daha terör saldırısında hayatını kaybetmemesini herkesten çok isteriz.
Terör örgütü bütün silahlarını teslim etmeli, örgütsel yapısını dağıtmalı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukuna koşulsuz biçimde teslim olmalıdır.
Terör örgütünün silah bırakması Türk milletine yapılmış bir iyilik değildir. Bu devlete sunulmuş bir lütuf değildir. Pazarlık kozu hiç değildir. Suç işlemeyi bırakmak, işlenen suçları ortadan kaldırmaz.
Silah bıraktığını söyleyenlerin geçmişte işledikleri suçlar, şehitlerimizin mezarları ve ailelerinin acıları olduğu yerde durmaktadır.
Biz el kanlı PKK terör örgütüne açık veya üstü kapalı af getiren düzenlemede, şehit öğretmenler adına tarafız.”
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
Kararlı duruş ve emek karşılıksız kalmıyor!
En başından beri mülakata karşı olduğumuzu ifade edip bu konuda mağduriyet yaşayan arkadaşlarımızın yanında mücadele verdik. Arkadaşlarımızın ve bizlerin mücadelesi karşılığını buluyor.
Mülakat mağduru 1611+50 öğretmenimiz kadrosuna kavuşurken; sınıflarda alın teri döken PİKTES öğretmenlerimizin de kadro müjdesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Mücadele eden tüm meslektaşlarımıza selam olsun.
#1611Artı50 #PIKTESeKadro #ÖğretmeneKadro
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
Hürriyetçi Eğitim Sen, eğitim çalışanlarının sendikasıdır. Biz eli kanlı PKK terör örgütüne açık veya üstü kapalı af getiren düzenlemede şehit öğretmenler adına tarafız.
TBMM’de çerçeve yasanın görüşüleceği komisyona sesleniyoruz. Bebek katili Apo’nun fikrinin alındığı kanun teklifinin görüşmelerinde bir eğitim sendikası olarak bize söz hakkı verin!
Terör bitsin; fakat terörist ödüllendirilmesin. Silahlar sussun; fakat şehitlerimizin gazilerimizin sesi susturulmasın.
Şehit öğretmenlerimizin, askerlerimizin, polislerimizin vatandaşlarımızın aziz hatıralarını hiçbir siyasi hesabın ve pazarlığın konusu yaptırmayacağız.
Bir kez daha altını çizerek Türkiye Büyük Millet Meclisine sesleniyoruz.
Hürriyetçi Eğitim Sen’e komisyonda söz hakkı verin.
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
Hürriyetçi Eğitim Sen, eğitim çalışanlarının sendikasıdır. Eli kanlı terör örgütü PKK’ya ve teröristbaşına af getirecek her türlü girişimin karşısında; şehit öğretmenlerimizin aziz hatıralarının yanındadır.
Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen teklifin TBMM’deki komisyon görüşmelerinde, şehit meslektaşlarımız adına sözümüzü söylemek ve görüşlerimizi ortaya koymak için gerekli tüm girişimlerde bulunacağız.
Hürriyetçi Eğitim Sen TV retweeted
BİRLİKTE HÜRRİYETİZ
İlkenin, Ülkünün, Emeğin, Vefanın ve Geleceğin Büyük Yürüyüşü
Tarihte bazı yürüyüşler vardır; başladığı günle değil, taşıdığı ruhla anlam kazanır. Bazı kurumlar vardır; tabelasıyla değil, ona emek veren insanların inancı, fedakârlığı ve ahlakıyla ayakta kalır. Bazı mücadeleler de vardır ki ilk bakışta yalnızca bir sendikal hareket gibi görünür; zamanla anlaşılır ki o mücadele, aslında bir haysiyet iddiasıdır.
Hürriyetçi Eğitim Sen’in hikâyesi de tam olarak böyledir.
Bu hikâye yalnızca bir sendikanın kuruluş hikâyesi değildir. Bu hikâye, "Ben varım; emeğim var, hakkım var, iradem var, haysiyetim var." diyen eğitim çalışanlarının ortak vicdanından doğmuş bir yürüyüştür.
13 Aralık 2021’de atılan adım, sıradan bir teşkilatlanma hamlesi değildi. O gün; eğitim çalışanının iradesinin kimsenin arka bahçesi olmayacağı, emeğinin pazarlık konusu yapılamayacağı, onurunun hiçbir makamın, hiçbir siyasi hesabın ve hiçbir dar kadro çıkarının gölgesine terk edilmeyeceği ilan edildi.
Biz bu yolu kolay olduğu için seçmedik.
Kolay olan susmaktı. Kolay olan beklemekti. Kolay olan güçlü görünenlerin yanında yer alıp haklı olanların yalnızlığına sırt çevirmekti. Kolay olan, haksızlık karşısında "böyle gelmiş, böyle gider" diyerek günü kurtarmaktı.
Biz zor olanı seçtik.
Çünkü hürriyet, kolay insanların omzunda taşınacak bir emanet değildir.
Bugün geldiğimiz noktayı anlamak isteyen herkes, önce nereden geldiğimizi hatırlamalıdır. Bizim kökümüzde yokluk vardır; fakat o yokluğun içinde asalet vardır. Kuruluş hikâyemizde imkânsızlık vardır; fakat o imkânsızlığı mazeret değil mücadele sebebi yapan bir karakter vardır.
Hürriyetçi Eğitim Sen, şahısların kurumu değildir.
Bu yapı; kişisel kariyerlerin basamağı, geçici makamların sığınağı ya da dar kadro hesaplarının sahnesi olamaz. Hürriyetçi Eğitim Sen; ilkenin, emeğin, alın terinin, ortak aklın ve hür iradenin kurumsallaşmış adıdır.
Kişiler değerlidir; fakat hiçbir kişi ilkeden büyük değildir. Makamlar önemlidir; fakat hiçbir makam kurumun ahlaki omurgasından üstün değildir. Unvanlar ve görevler değişir; emek, vefa, ilke ve kurucu ruh kalır.
Bizim milliyetçiliğimiz hamaset değil; adalet, emek, liyakat ve sorumluluk ahlakıdır. Türk milletini sevmek, bu milletin çocuklarını yetiştiren öğretmenin hakkını savunmaktan ayrı düşünülemez. Devleti sevmek, kamu düzeninde liyakat ve adalet istemekten ayrı düşünülemez. Cumhuriyet’e bağlılık; eğitimin niteliğini, öğretmenin itibarını ve kamu çalışanının onurunu savunmaktan bağımsız görülemez.
Çünkü eğitim meselesi yalnızca bir meslek grubunun meselesi değildir; milletin geleceğidir. Öğretmen itibarsızlaştırılırsa devletin yarınları zayıflar. Liyakat terk edilirse kurumlar çürür. Adalet susarsa emek sahipsiz kalır. Eğitim çalışanının emeği görülmezse, milletin istikbalini taşıyan omurga incinir.
Bu yüzden bizim mücadelemiz yalnızca sendikal değil; aynı zamanda ahlaki, mesleki ve millî bir mücadeledir. Bir öğretmenin sınıfa huzurla girmesini, bir memurun adalet duygusuyla çalışmasını, bir akademisyenin emeğinin değer görmesini ve idari personelin görünmeyen yükünün fark edilmesini önemsiyoruz.
Elbette her büyük yürüyüş kendi içinde imtihanlardan geçer. Seçimler de bu imtihanlardan biridir. Sandık, ayrışma zemini değil; kurumsal olgunluğun aynasıdır. Demokrasi yalnızca istediğimiz sonuç çıktığında alkışlamak değil, farklı bir irade tecelli ettiğinde de vakarla durabilmektir.
İnsanlar yarışır; fakat kurum yıpratılmamalıdır. Makamlar değişir; kardeşlik hukuku kalmalıdır. Kazanmak kibir, kaybetmek kırgınlık sebebi olmamalıdır. Asıl mesele, seçimden sonra aynı çatı altında birbirimizin yüzüne bakabilecek olgunluğu gösterebilmektir.
Vefa, bizim için sıradan bir nezaket cümlesi değildir; kurumsal ahlakın omurgasıdır. Bu davaya emek vermiş hiç kimsenin emeği yok sayılamaz. Bir hareketin büyüklüğü, yalnızca güçlü zamanlarında yanında olanları değil, zor zamanlarında yük taşıyanları da hatırlayabilmesiyle ölçülür.
Sözün de bir ahlakı vardır. Sendikacılığın da bir edebi, teşkilat hayatının da bir ölçüsü vardır. Kelime bazen köprü olur, bazen duvar; bazen gönül alır, bazen yara açar. Bu yüzden kurumsal meselelerimizi mecrasını kaybetmiş tartışmalara teslim edemeyiz. Sözü olan kurumsal zeminde konuşmalı, eleştirisi olan ortak akıl masasına getirmeli, itirazı olan teşkilat ahlakının sınırları içinde ifade etmelidir.
Bugün birbirimizle tüketilecek zamanımız yoktur.
Öğretmenin itibarı, okul güvenliği, liyakat ve adalet; mali ve özlük hakları, vergi yükü, ek ders ücretleri, norm kadro mağduriyetleri ve üniversite çalışanlarının sorunları çözüm beklemektedir. Bunların her biri yalnızca bir dosya başlığı değil; binlerce eğitim çalışanının hayatına, ailesine ve geleceğine dokunan gerçek meselelerdir.
Biz içe kapanacak bir hareket değiliz. Biz yalnızca tepki veren değil, teklif sunan; yalnızca itiraz eden değil, çözüm üreten; yalnızca meydanda konuşan değil, masaya dosya koyan bir sendikayız. Eğitim çalışanının derdini Türkiye’nin gündemine taşıma iddiasındayız. Bu iddianın gereği; daha çok çalışmak, daha çok sahaya inmek, daha çok okula, üniversiteye, kuruma ve gönle ulaşmaktır.
Bundan sonra bize düşen, "ben" anlayışını terk edip "biz" şuurunu büyütmektir.
Çünkü "ben" diyenler makam arar; "biz" diyenler emek verir. "Ben" diyenler kırgınlığı büyütür; "biz" diyenler kardeşliği onarır. "Ben" diyenler bugünün hesabını yapar; "biz" diyenler yarının tarihini yazar. Büyük hareketler, küçük hesaplarla değil; ortak akılla, ortak emekle ve ortak ülküyle büyür.
Şimdi vakit; kırgınlıkları değil kardeşliği, makamları değil emaneti, şahısları değil ilkeleri, geçmiş tartışmaları değil geleceğin büyük hedeflerini konuşma vaktidir. Kuruluşun ilk günündeki saf inancı bugünün kurumsal aklıyla buluşturma vaktidir.
Biz bu yola yalnızca bir sendika kurmak için çıkmadık. Eğitim çalışanının onurunu ayağa kaldırmak, emeği sahipsiz bırakmamak, hür düşünceyi ve bağımsız iradeyi sendikal hayatın merkezine yerleştirmek için çıktık.
İlk günkü inançla, daha büyük bir akılla, daha derin bir vefayla ve daha güçlü bir kurumsal iradeyle yolumuza devam ediyoruz.
Çünkü biz birlikte güçlüyüz.
Birlikte anlamlıyız.
Birlikte geleceğiz.
Biz birlikte Hürriyetiz.



















