Sema Maraşlı (@Semamarasli) header
Sema Maraşlı (@Semamarasli) profile picture

Yazar✏️ *Zayıfların hakkı, kuvvetlilerden alınmayan bir millet nasıl temizlenebilir. * Hz.Muhammed (s.a.v) [email protected]

İstanbul, Türkiye
Joined August 2010
Photo by Sema Maraşlı (@Semamarasli)Photo by Sema Maraşlı (@Semamarasli)Photo by Sema Maraşlı (@Semamarasli)Photo by Sema Maraşlı (@Semamarasli)Photo by Sema Maraşlı (@Semamarasli)Photo by Sema Maraşlı (@Semamarasli)Photo by Sema Maraşlı (@Semamarasli)Photo by Sema Maraşlı (@Semamarasli)Photo by Sema Maraşlı (@Semamarasli)Photo by Sema Maraşlı (@Semamarasli)
Hükümet, Paris İklim Sözleşmesi ile Siyonist Küresel Çeteye hangi sözleri verdi? 💥Hayvancılık ve tarım 2030'a kadar 6 yıl içerisinde yüzde elli, 2053'te tamamen bitirilecek. 💥Aynı şekilde kömür, doğalgaz ve petrol kullanımı 2030'a kadar yarı yarıya indirilecek 2053'te tamamen bitirilecek. Bu ne demek? İşsizlik, açlık ve kıtlık ve nefes vergisi demek... Karbon ayak izi demek... Şu anki hayat pahalılığının milyon mislini yaşamak demek Bunu nasıl yapacaklar? İklim Kanunu ile. Bu sektörler karbon üretiyor bahanesiyle, karbon emisyonu bu miktarda azaltılacak diye söz verildi. Yahudilerin, dünyayı kurtarma yalanı ile kurmak istedikleri "Yeni Dünya Düzeni" ve "Büyük Sıfırlama"nın yani kölelik düzerinin kurulmasına hizmet etmektir iklim kanunu. Şurada az bir zaman kaldı. Kanun çıktıktan sonra hiçbir şey yapamayız. Videoda konunun önemli detaylarını anlattım. Lütfen bu konuda bir bilinç oluşsun diye videoyu paylaşabildiğimiz kadar paylaşalım. Siyasetçilere ulaştıralım. Halkın adına, halka sormadan bu kadar önemli bir konuda karar veremezler. Milletvekilleri kanunu imzalamasınlar diye ulaşabildiğimiz kadarına ulaşalım. #İklimKanunu #1milyonİmza
823
4,368
428
7,573
1,287,466
Mekke Anlaşması Meclis'ten geçecek gibi duruyor. Sıkıntılı olan madde özellikle 2. madde. 2. maddenin kabul edilmemesi için milletvekillerine ulaşılabilir. Bu madde kaldırılır ve sözleşme içerisinde birlikte savaşa katılmaya da yorumlanabilecek cümleler düzeltilirse sadece ittifak anlaşması olur. İran'ın da anlaşmaya katılma ihtimali konuşuluyor. Başka ülkelerin katılması da hayırlı neticelere sebep olabilir. #İkinciMaddeDüzeltilsin Madde 2: "Taraflardan" herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm "Taraflara" yönelik bir saldırı olarak kabul edilir. "Taraflardan" birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, "Taraflar" saldırıya uğrayan "Tarafa" birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkanlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecektir." #Mekkeİttifakı
67
109
11
431
17,568
Tüm sosyal medya hesaplarımda kısıtlama olduğu için bazı mesajları silmek durumunda kaldım. Bazı paylaşımlarla ilgili de yeni bakış açımı sizlerle paylaşacağım. Paylaşım yapanlar kusura bakmasınlar. Cumanız mübarek olsun.
26
48
1
372
7,155
#MekkeAnlaşmasınıREDDET Milletin haberi olmadan, toplumun hassasiyetleri dikkate alınmadan atılan adımlara itirazımız var! Meclis şeffaf olmalı, millet bilgilendirilmeli! @MDervisogluTR @Dogu_Perincek @eczozgurozel @kilicdarogluk @muratemir_dr
13
35
1,255
Şu Fransız kadar aklınız yok içimizdeki İran düşmanları. Mezhepçi faşistler! İran, İsrail'den daha kötü, diyen onlarca yorum gördüm yazdıklarıma. İsrail tepenize çöktüğünde o zaman kimin daha kötü olduğunu görürsünüz. Gerçi İsrail Gazzei'de ne kadar kötü olabileceğini gösterdi ama sizler de onu anlayacak beyin yok, gözünüzün gördüğünü beyniniz algılamıyor o ayrı konu. #mekkeittifakı #savasistemiyoruz
🛑🛑🛑 Fransız Cumhurbaşkanı Adayı Jean-Luc Mélenchon: “İran, hükümeti hakkında ne düşünürseniz düşünün, gayrimeşru bir şekilde saldırıya uğradı. Bir hükümeti sevmiyor olmanız, size o ülkeyi kuşatma, her tarafını bombalama, okullarını, yollarını ve köprülerini yıkma hakkı vermez. Amerikalıların yaptığı tam olarak buydu.”
80
146
7
477
12,382
Madde 13: "Taraflar", işbu Anlaşma kapsamında elde edecekleri gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin mahremiyetine riayet ederler ve milli mevzuatlara saygı gösterirler. Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, "Taraflar" dışındaki bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılmaz. Gizlilik dereceli bilgi ve belgelere erişimin "bilmesi gereken" prensibiyle ve sadece uygun seviyede güvenlik yetkisine sahip kişilere sağlanması temin edilir. Madde 13: "Taraflar", işbu Anlaşma kapsamında elde edecekleri gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin mahremiyetine riayet ederler ve milli mevzuatlara saygı gösterirler. Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, "Taraflar" dışındaki bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılmaz. Gizlilik dereceli bilgi ve belgelere erişimin "bilmesi gereken" prensibiyle ve sadece uygun seviyede güvenlik yetkisine sahip kişilere sağlanması temin edilir. Madde 14: İşbu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından doğacak herhangi bir anlaşmazlık, "Taraflar" arasında istişareler ve görüşmeler vasıtasıyla dostane bir şekilde çözülür. Madde 15: İşbu Anlaşma "çekirdek Taraflar" arasında istişareler ve oybirliğiyle tadil edilebilir. Madde 16: İşbu Anlaşma, her bir "Tarafın" tabi olduğu usuller uyarınca onaylanacak ve son onay belgesinin "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" Sekretaryasına tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecektir. 10 yıl sözleşmeden çıkılamaması da büyük bir tuzak.
7
17
1,415
Madde 6: Savaşta ve barışta "Taraflar", savunma yeteneklerini geliştirmek maksadıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile "Tarafların" Silahlı Kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik, konuşlanma ve faaliyetleri teşvik ederler. Madde 7: Savunma yeteneklerini güçlendirmek maksadıyla "Taraflar" karşılıklı mutabakat temelinde aşağıdaki alanlarda savunma sanayii kurumları arasında teknoloji paylaşımını, ortak teknoloji geliştirilmesini, ortak üretimi ve savunma sanayii kuruluşları arasındaki işbirliğini desteklerler: a) Savunma alanında ortak üretimin teşvik edilmesi, b) Uzmanlık gerektiren teknolojilerde ortak Ar-Ge projeleri ile savunma inovasyonunun hayata geçirilmesi, c) "Tarafların" topraklarında, herhangi bir "Tarafın" uzmanları vasıtasıyla insan kaynağının yetiştirilmesi ve askeri sanayinin desteklenmesi, d) Savunma sanayii ile savunma Ar-Ge ve inovasyonu alanlarında uzmanlık ve edinilen derslerin paylaşılması, e) "Tarafların" karşılıklı mutabakata varacağı diğer işbirliği alanları. Madde 8: "Çekirdek Taraflar", ortak savunmaya stratejik yön vermek, "Taraflar" arasındaki savunma ve güvenlik işbirliğini geliştirmek ve işbu Anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek engelleri ele almak maksadıyla, "Tarafların" Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi"ni kurar. Komite "Taraflar" arasında dönüşümlü evsahipliğiyle yılda iki defa toplanır. "Tarafların" Liderleri, gerekli görüldüğü takdirde, yılda bir kez toplanabilir. "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi", gerekli gördüğü takdirde, alt komiteler kurabilir. İşbu Anlaşmada öngörülen işbirliği alanlarının uygulanmasına yönelik işbirliği alanlarının uygulanması maksadıyla, gerektiğinde "Taraflar" arasında anlaşmalar veya protokoller müzakere edilir. "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi", "Çekirdek Tarafların" oydaşmasıyla, bu Anlaşmaya diğer "Tarafların" katılımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve onaylamaya yetkilidir. "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi"ne hizmet vermek üzere, merkezi Suudi Arabistan Krallığı'nda bulunan bir Sekretarya ihdas edilir. Sekretarya, Suudi Arabistan Krallığı ile bir merkez anlaşması akdeder. Sekretaryanın işleyişi, teşkilat yapısı ve kuruluşuna ilişkin usul ve esaslar, "Çekirdek Tarafların" oydaşmasıyla bilahare kararlaştırılır. Sekretaryaya, "Çekirdek Taraflar" arasında dönüşümlü olarak üç yıllık bir süre için görevlendirilen bir Genel Sekreter başkanlık eder. İlk Genel Sekreter Pakistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olacaktır. Bu maddenin hükümleri, "Taraflar" arasında mevcut askeri işbirliği komitelerinin çalışmalarına halel getirmez. Madde 9: İstihbarat alanındaki işbirliğini derinleştirmek ve bu doğrultuda gerekli eşgüdümü sağlamak amacıyla "Taraflar", bilgi güvenliği verilerin korunması ve gizliliğe riayet ederek, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacaktır. Madde 10: "Taraflar", lojistik destek hizmetlerinin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı olarak, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda, silah mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlar. Madde 11: Uluslararası hukuk ve "Tarafların" ilgili iç hukukları saklı kalmak kaydıyla, "Taraflar", bu Anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasında işbu Anlaşmayı hukuki dayanak olarak kabul edecek ve ihtiyaç halinde ilave yasal düzenlemeler önerecektir. Madde 12: İşbu Anlaşma, "Tarafların" daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmez.
10
29
1,546
Sema Maraşlı retweeted
Suudi Arabistan 11 yılda Yemen'e 2177 saldırı düzenlemiş. Bir günde 119 saldırı düzenlemiş. Binlerce Yemenliyi öldürmüş, milyonlarca Müslüman kardeşini de aç bırakmış. Kendileri saraylarda tıkanırken. Mazlumun yanında mısın, Zalimin yanında mı? #Yemen
41
302
16
704
10,575
Sema Maraşlı retweeted
Yemen ve Ensarullah hakkında doğru bilgiler. Fakat siz Siyonist medyanın kalemşörlerine inanmak isterseniz devam edin. Müslüman kardeşlerinizi tekfir etmeye devam edin. Hesap sorucu olarak Allah Yeter. #Yemen
44
140
9
445
10,572
Sizce İsrail'in elindeki en büyük silah nedir?
1,094
30
48
226
49,597
* Yemen veya Husiler ülkemizi tehdit ediyor mu? Hayır. * Kaynaklarımıza göz dikmiş durumdalar mı? Hayır. * Bölgeyi tehdit eden İsrail ile iş birliği yapıyorlar mı? Hayır. * Sınırlarımızı ve adalarımızı uluslararası hukuku hiçe sayarak silahlandıran Yunanistan ile bir ortaklıkları var mı? Hayır. Bu coğrafyada İsrail gibi açık ve somut bir tehdit varken, Müslümanların birbirine silah çekmesi kabul edilemez bir akıl tutulmasıdır" Bin Yıllık Devlet Aklı Göreve: Ortadoğu’da Kardeş Kavgasına Son Vermek" İbrahim Özacar moradergisi.com/yazarlar/ibr…
69
369
4
1,060
12,285
Sema Maraşlı retweeted
"Suudi Arabistan aynaya baksın. Yemen'i bu hale kimler getirdi? Yemen şuan ne durumda? On binlerce insan Yemen'de ölmedi mi? Ey Suudi! Siz önce bunun hesabını verin!!" Şu an Yemen fakru zaruret içerisinde, her tarafı yerle yeksan ettiniz." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2019'da yaptığı konuşma. Bugün ne değişti ki Erdoğan Suudi Arabistan'ın yanında?
166
695
101
1,924
147,898
TRT haberin devamı.
2
7
40
1,657
Yemen ve Ensarullah hakkında doğru bilgiler. Fakat siz Siyonist medyanın kalemşörlerine inanmak isterseniz devam edin. Müslüman kardeşlerinizi tekfir etmeye devam edin. Hesap sorucu olarak Allah Yeter. #Yemen
44
140
9
445
10,572
"Yemen’deki savaş, Sünniler ile Şiiler arasındaki kadim düşmanlığın sonucudur." Yanlış. @shireen818 Doğrusu: Yemen’de Zeydîler ve Şafiî Sünniler uzun bir birlikte yaşama geçmişine sahip. Ensarullah’ın mücadele ettiği Salih de Zeydîydi. Hareketin yönetiminde ve ittifaklarında Sünniler bulunuyor. Mücadeleyi anlamak için mezhep etiketlerinden önce siyasi iktidara, ekonomik koşullara ve dış müdahaleye bakmak gerekiyor.
Mutlaka izlenilmesi gereken bir video: YEMEN HAKKINDA BEŞ YAYGIN MİT Yemen üzerine haberlerde tekrar edilen bazı tanımlar, ülkenin tarihini ve Yemenlilerin kendi siyasi iradesini gölgeliyor. Yemenli akademisyen @shireen818, bu söyleşide beş yaygın miti sorgulayarak ekonomik dışlanmayı, egemenlik arayışını ve dış müdahalelerin rolünü öne çıkarıyor. Birinci mit: “Husiler”, hareketi doğru tanımlayan bir isimdir. Hareketin kendi adı Ensarullah. “Husiler” ifadesi, öncü liderinin aile adından geliyor ve geniş bir toplumsal-siyasi hareketi tek bir aileye indirgeyebiliyor. Hareket, Saada’daki ekonomik mahrumiyet, merkezî yönetimin baskısı ve Suudi nüfuzuna karşı gelişti. İkinci mit: Yemen’deki savaş, Sünniler ile Şiiler arasındaki kadim düşmanlığın sonucudur. Yemen’de Zeydîler ve Şafiî Sünniler uzun bir birlikte yaşama geçmişine sahip. Ensarullah’ın mücadele ettiği Salih de Zeydîydi; hareketin yönetiminde ve ittifaklarında Sünniler bulunuyor. Al-Adeimi’ye göre mücadeleyi anlamak için mezhep etiketlerinden önce siyasi iktidara, ekonomik koşullara ve dış müdahaleye bakmak gerekiyor. Üçüncü mit: “Terör örgütü” tanımı, siyasi hesaplardan bağımsızdır. Al-Adeimi, ABD’nin Ensarullah’ı terör listelerine alıp çıkaran kararlarını ve bu kararların insani sonuçlarını sorguluyor. Suudi öncülüğündeki bombardıman ve ablukanın yarattığı yıkım arka plana itilirken Ensarullah’ın saldırıları bağlamından koparılıyor. Yaptırımlar ise bankacılık işlemlerini ve yardım faaliyetlerini zorlaştırarak sivilleri de etkiliyor. Dördüncü mit: Ensarullah, İran’ın emirleriyle hareket eden bir vekildir. İran’la özellikle 2015 sonrasında gelişen ilişkiler, hareketin Yemen’e özgü köklerini ortadan kaldırmıyor. Al-Adeimi’ye göre müttefiklik ile dışarıdan yönetilmek arasında ayrım yapılmalı. Gazze’ye destek için ekonomik rahatlama ihtimalini ve ateşkes kazanımlarını riske atması da hareketin tercihlerini basit bir dış talimatla açıklamayı güçleştiriyor. Beşinci mit: Uluslararası tanınma, Yemen halkının verdiği meşruiyetle aynıdır. Al-Adeimi, Suudi Arabistan ve BAE desteğine dayanan, kendi içinde farklı hedefler taşıyan yapıların “Yemen hükümeti” olarak sunulmasını sorguluyor. Buna karşılık Sana’yı ve nüfusun büyük bölümünün yaşadığı bölgeleri yöneten Ensarullah’ın fiilî konumu küçümseniyor. Dış devletlerin tanıması, halkın siyasi rızasının yerine geçmiyor. Söyleşinin temel çağrısı, Yemen’i hazır etiketlerle değerlendirmekten vazgeçmek. Yıllarca süren bombardıman, abluka ve dış destekli savaş ülkenin sorunlarını ağırlaştırdı. Kalıcı barışın yolu, müdahaleyi yeni ortaklarla genişletmekten değil; dış askerî desteğin sona ermesinden ve Yemenlilerin kendi geleceklerini belirleyebilmesinden geçiyor. youtu.be/r0GhqltrtXc?si=mH19…
25
34
1
158
5,035
Hükümetin içerisinde mevki ve makamını soygunculuk için kullananların yaptığı şey sadece fon dolandırıcı da değil elbette. Üst düzey herkesin öncesi ve sonrası mal varlıkları incelenmeli ve şüpheli olanlar hesap vermeli. Mesela AK Partili Savcı Sayan'ın Fatma Betül Sayan Kaya'ya sorduğu soru aslında bütün üst düzeydekilere sorulmalı gerekir. Eğer AK Parti'nin temiz siyaset iddiası varsa. "Bu kadar malı mülkü nasıl kazandın?" Bir evin kirasını ödeyemeyen bir kişi milletvekili maaşı ile bu kadar mülkü nasıl yaptı? Savcı Sayan'dan sorular: "Fatma Betül Sayan Kaya, Sen daha ilk bakan olduğunda Ümraniye’de 2+1 evde kiralık oturmaya başladığında, o zamanki Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can’ı arayıp ‘Ya abi bu 2+1 evin kirası çok yüksek. Firma sahibinden rica etsen de kirayı biraz aşağıya indirse’ dediğin bir noktada, bugün bu kadar mal varlığına nereden vardın? Sen Fethiye’de, Seyit Ömer’de binlerce dönüm araziyi nereden üzerine geçirdin Sen Ataşehir’de bu kadar arsayı nereden buldun?” Ataşehir’de, Üsküdar’da bu kadar daireyi senin ailen nereden buldu? Cevap geldi mi Hayır. Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı mı Hayır.
160
1,292
42
4,254
95,141
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı'ndan medya, eğitim, fon krizi dahil toplumsal çürümeye özetleyen bir metin, yeter artık diyen çok yerinde bir bir ikaz: *TOPLUMSAL ÇÜRÜMEYİ KABULLENMİYORUZ!* *İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı* Bize emanet edilen dil, din, mahremiyet, aile ve istikbal göz göre göre eriyor. Susanlar bu vebalin ortağıdır. Bu metin bir rica değil, bir ikazdır. Toplumlar bir günde yıkılmaz. Önce utanma ölür, sonra kötülüğün adı değişir, en sonunda kötülük alkışlanır. Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz. Okullarımızda çocuklar, çocukları öldürüyor. Sebep çoktur, ama en mühimi bellidir: Talim var, terbiye yok. Sınav kazanmak, insan olmanın önüne geçiriliyor. Boş bırakılan kalpleri ekranlar dolduruyor. Gündüz kuşağı reyting uğruna aile kurumunu yok ediyor. Diziler; sadakatsizliği ve fuhşiyatı teşvik ediyor. Mafyayı kahraman, silahı itibar, zorbalığı erdem gibi sunuyor. Bunların hepsi herkesin gözü önünde, izinle, ruhsatla ve reklam geliri bahanesiyle yapılıyor. Fon krizi, çürümenin cüzdana da sıçradığını ilan etti. Helali haramı ayırmadan “köşeyi dönmek” marifet oldu. Uyuşturucu “yaşam tarzı”, sanal kumar “fırsat” diye pazarlanıyor. Evlerin ocağı sönüyor, aileler borç ve utanç içinde dağılıyor. Mahremiyet perdeleri tek tek yırtılıyor, beden metaya çevriliyor, insan beğeni sayısı uğruna onurunu kaybediyor. Bütün bunların ortak adı şudur: İnsan değersizleştiriliyor, kadim değerlerle bağı bilerek koparılıyor. Değerlerle bağı kalmayan insan orman kanununa tabi oluyor. Ama düşüş orada da durmuyor. Doymayan hırsı, onu hayvanlardan daha aşağı bir hâle düşürüyor. *Biz, bunu kabullenmiyoruz.* Eğitim, sadece zihni değil kalbi, sadece beceriyi değil, vicdanı da beslemelidir. Değer eğitimi müfredatın kenar notu değil, omurgasıdır. Ahlak eğitimi birkaç ders saatine ve ezberlenmiş öğütlere sığmaz. Öğretmenin tutumunda, okulun yönetiminde, sınavın adaletinde ve güçlü karşısında zayıfın nasıl korunduğunda karşılığını bulur. Denetim kurumlarının elindeki yetki süs değildir. Çocukların zihnine lağım akıtan, aileleri tarumar eden yapımlara göz yuman her sessizlik, o yayının ortaklığıdır. Ceza kesip reklam gelirini yerinde bırakmak denetim değil ruhsattır. Çürütücü ve saptırıcı içerikler engellenmelidir. Reyting uğruna nesiller heba ediliyor. Bu ticaretin kârını hanesine yazanlar, bedelini millete ödetiyor. Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez. Sanal kumar ve bağımlılık reklamları hâlâ serbestçe dolaşıyorsa, bu bir ihmal değil, tercihtir. Bu tercihin bedelini aileler ve nesiller ödüyor. Sadece şikâyet eden, alternatif üretmeyen, güçlünün yanlışına susup sadece zayıfın hatasını dile getiren bir ahlak söylemi, inandırıcılığını kaybetmeye mahkumdur. Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder. Türkiye'miz son çeyrek asırda pek çok alanda önemli mesafe katetti; bugün yakın coğrafyamızdan başlayarak tüm insanlığa ümit veren bir noktaya ulaştı. Bu kazanımların heba edilmesine, medeniyet köklerimizden güç alarak daha adil, daha huzurlu bir gelecek inşa etmeyi hedefleyen bu yürüyüşün sekteye uğratılmasına müsaade edemeyiz. Hiç kimsenin şahsi hırsı, menfaati ve sorumsuzluğu, bu yürüyüşün mimarlarının ve fedakâr neferlerinin sırtlarına yük, ayaklarına pranga olmamalıdır. O yüzden; *Çağrımızdır* Çocukları, gençleri ve aileyi koruyan yayın denetimi derhal ve tavizsiz uygulanmalıdır. Kumar ve bağımlılık reklamları tamamen yasaklanmalıdır. Aile danışmanlığı ve bağımlılık tedavisi her ailenin ulaşabileceği hâle getirilmelidir. Değerler eğitimi müfredatın omurgası yapılmalıdır. Fon krizinden imara, kamu kurumlarından belediyelere, iş dünyasından sivil topluma rüşvet ve yolsuzlukların suçluları ve sorumluları kim olursa olsun, hesap vermelidir. Devamı..
Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz!
24
159
6
540
8,885
Tarih, çürümeyi görüp susanları da çürütenlerle aynı sayfaya yazar. Çocuklarımızın neye alıştığı, yarın kim olacağımızı belirler. Haysiyetin incindiği, mahremiyetin satıldığı, şiddetin alkışlandığı yerde susmayacağız. Bu ihtarı duymayanlar, yarın çocuklarımızın sorusuna cevap veremeyecek. *İyiliği öğreteceğiz, yaşayacağız, yayacağız ve koruyacağız Geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız.* Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı
1
7
36
1,409
Suudi Arabistan 11 yılda Yemen'e 2177 saldırı düzenlemiş. Bir günde 119 saldırı düzenlemiş. Binlerce Yemenliyi öldürmüş, milyonlarca Müslüman kardeşini de aç bırakmış. Kendileri saraylarda tıkanırken. Mazlumun yanında mısın, Zalimin yanında mı? #Yemen
41
302
16
704
10,575
"Netanyahu, İran yenilmezse İsrail'in son günlerinin geldiğini kabul ediyor. Netanyahu, İran ile çatışmayı varoluşsal bir savaş olarak ilan ediyor. Netanyahu, nihai amacın İran rejimini "yeryüzünden silmek" olduğunu belirterek, şunları ekledi: "Ya onlar ya biz, ve kazanan bizim olmamız gerekiyor."
NEW: 🇮🇱🇮🇷 Netanyahu admits that unless Iran is defeated, Israel's days are over. Netanyahu declares the conflict with Iran an existential war. Netanyahu stated the ultimate goal is to ensure the Iranian regime is "wiped off the face of the earth," adding: "It's either them or us, and it must be us who wins."
33
83
8
237
6,717
"Yıllardır Türkleri bekliyoruz burada. Ama sizinkiler yanlış yere gidiyor. Yolunuzu şaşırdıysanız, watsaptan konum atalım size! Soykırımcı Siyonistler, Yemen'de değil Gazze'de."
KUDÜS'TEN GELEN SİTEM TELEFONU Az evvel Filistinli bir dostum gönderdi bu resmi. İsrail Kanal 14 televizyonu, Siyonistlere "müjdeli" bir haber vermiş. Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan'la birlik olup Husilere karşı savaşacağını anlatmış resimdeki sunucu. Filistinli abimiz büyük bir hayal kırıklığı eşliğinde şunları da söyledi: "Yıllardır Türkleri bekliyoruz burada. Ama sizinkiler yanlış yere gidiyor. Yolunuzu şaşırdıysanız, watsaptan konum atalım size! Soykırımcı Siyonistler, Yemen'de değil Gazze'de." "Suudi Selman ve Pakistanlı Şahbaz Şerif, bir Husi'nin terlikleri etmez" dedi son söz olarak. Elçiye zeval olmaz. Kudüs'ten henüz gelen sitemleri paylaştım. İnşallah TBMM, Yemen'de savaşa girmemizle ilgili tezkereyi reddeder.
10
45
2
164
5,413