Building spatial data products for the physical world.

Joined May 2026
Spatial Notebook olarak İstanbul genelinde marketlerin nüfusa erişimini ve yeni mağaza yatırımları açısından değerlendirilebilecek bölgeleri analiz ettik. Çalışma kapsamında 15,6 milyon kişinin bina bazındaki nüfus dağılımını,19.191 marketin konumuyla ilişkilendirdik. Kuş uçuşu mesafe yerine mevcut yol ağı üzerinden 10 dakikalık yürüme erişimini esas aldık. Yaklaşık 967 bin kişi, veri setimizdeki hiçbir markete 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde bulunmuyor. Erişim dışında kalan nüfusun ilçelere göre dağılımını belirledik. Mevcut mağaza ağındaki kapsama boşluklarını nüfus yoğunluğuyla birlikte değerlendirdik. Tuzla'da tespit ettiğimiz aday konumlardan birinin yaklaşık 11.700 kişiye ilk kez 10 dakikalık market erişimi sağlayabileceğini hesapladık. Bu sonuçlar, bir bölgede kaç market bulunduğunun tek başına yeterli bir değerlendirme olmadığını gösteriyor. Marketlerin nüfusa göre konumu ve yürüme ağı üzerinden erişilebilirliği, mevcut ağın değerlendirilmesinde ve yeni mağaza yatırımlarının planlanmasında dikkate alınması gereken önemli değişkenler arasında bulunuyor. Spatial Notebook olarak perakende şirketlerine mevcut mağaza ağlarının analizi, erişim ve rekabet değerlendirmesi ile yeni lokasyonların belirlenmesi konularında coğrafi veri temelli çözümler geliştiriyoruz.
1
1
1
10
616
İstanbul'da metrobüs ve raylı sistemlere 15 dakikada kaç kişi ulaşabiliyor? Bir ulaşım hattının uzunluğu veya istasyon sayısı, o hattın şehir nüfusuna ne ölçüde erişim sağladığını tek başına açıklamıyor. Bunun için istasyonların çevresindeki yürünebilir alanların ve bu alanlarda yaşayan nüfusun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Spatial Notebook Research kapsamında İstanbul'daki 25 ulaşım hattının yaya erişilebilirliğini analiz ettik. Metrobüs, metro, Marmaray, banliyö, tramvay, füniküler ve teleferik sistemlerini kapsayan çalışmamızda her istasyonun 15 dakikalık yürüme mesafesinde kalan bölgelerini belirledik. Ardından TÜİK'in 2025 nüfus ızgarasını bina düzeyinde dağıtarak bu bölgelerde yaşayan nüfusu hesapladık. Analizin temel bulguları: - Toplam erişim alanı: 379,71 km² - Erişim alanında yaşayan nüfus: 7.543.801 kişi - İstanbul nüfusuna oranı: %48,0 - İstanbul il alanına oranı: %7,0 Ulaşım hatlarının erişim alanları birbirleriyle örtüştüğü için toplam hesaplamada kesişen bölgeleri tekilleştirdik. Çalışma, mevcut ulaşım altyapısının nüfusla olan coğrafi ilişkisini ortaya koyarken, erişimin yoğunlaştığı bölgelerin ve mevcut ağın dışında kalan yerleşim alanlarının incelenmesine de imkân sağlıyor. Spatial Notebook olarak coğrafi verileri nüfus, yapılaşma ve ulaşım altyapısıyla birlikte değerlendirerek şehirlerin ve fiziksel hizmet ağlarının erişilebilirliğini analiz ediyoruz.
2
1
1
23
1,016
Bir şehirde bisiklet altyapısının gelişmişliğini yalnızca bisiklet yollarının toplam uzunluğuyla değerlendirmek yeterli mi? Spatial Notebook Research kapsamında İstanbul ve Kopenhag'ın bisiklet ağlarını coğrafi olarak karşılaştırdık. Çalışmada OpenStreetMap verilerinden oluşturulan bisiklet yolu ağlarını, GHSL kentsel alan sınırları ve nüfus dağılımıyla birlikte analiz ettik. İki şehir için aynı metodolojiyi kullanarak üç temel konuya odaklandık: altyapının büyüklüğü, nüfusun erişimi ve ağın bağlantılılığı. İstanbul'da 343 kilometre olan bisiklet yolu uzunluğu, Kopenhag'da 1.353 kilometreye ulaşıyor. Ancak nüfus erişimi açısından fark çok daha belirgin. İstanbul nüfusunun %28'i bir bisiklet yolunun 500 metre yakınında yaşarken Kopenhag'da bu oran %99,8. Ağ bağlantılılığını incelediğimizde ise İstanbul'daki en büyük kesintisiz bisiklet yolu bileşeninin toplam ağın yaklaşık %5'ini, Kopenhag'dakinin ise %92'sini oluşturduğunu görüyoruz. Ayrıca bisiklet yollarının kıyı bölgeleriyle ve nüfusun yoğunlaştığı yerleşim alanlarıyla ilişkisini de değerlendirdik. Bu çalışma, ulaşım altyapısının yalnızca ne kadar inşa edildiğine değil, coğrafi olarak nasıl dağıldığına ve mevcut parçaların nasıl bir ağ oluşturduğuna da bakılması gerektiğini gösteriyor. Araştırmanın haritalarını ve karşılaştırmalı sonuçlarını videoda paylaştık.
1
2
1
14
983
Fenerbahçe'nin olası stadyum taşınmasını coğrafi verilerle değerlendirdik. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nun Kadıköy'den Maltepe sahiline taşınması ihtimali, yalnızca sportif veya mimari açıdan değil, kentsel planlama ve ulaşım açısından da değerlendirilmesi gereken bir konu. Spatial Notebook Research kapsamında mevcut stadyum ile Maltepe sahilinde gündeme gelen potansiyel konumu karşılaştıran bir coğrafi analiz gerçekleştirdik. Çalışmada dört temel başlığa odaklandık: - Her iki konumun çevresindeki nüfus dağılımı - Marmaray, metro ve metrobüs üzerinden toplu taşıma erişilebilirliği - İstasyonlardan stadyumlara yaya ulaşım süreleri - Maç günü çevredeki ticari faaliyetlerle ilişkili olabilecek işletme yoğunluğu Analizimizde dikkat çeken bulgulardan biri, her iki konumun 3 kilometre çevresinde yaklaşık aynı büyüklükte nüfus bulunmasına rağmen toplu taşıma erişilebilirliğinin ve ticari çevrelerinin belirgin biçimde farklılaşması oldu. Örneğin, mevcut stadyumun 15 dakika yürüyüş mesafesinde işletme kayıtlarına göre 955 restoran, kafe ve benzeri işletme bulunurken, potansiyel Maltepe konumunda bu sayı 40. Bu karşılaştırma tek başına bir konumun diğerinden daha uygun olduğunu göstermiyor. Ancak büyük ölçekli yatırımlarda çevresel nüfus, ulaşım altyapısı ve mevcut kentsel dokunun neden birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Spatial Notebook olarak coğrafi verileri farklı kaynaklarla bir araya getirerek konumların erişilebilirliğini, çevresel özelliklerini ve potansiyel etkilerini analiz ediyoruz. Bu çalışmada da gündemdeki bir stadyum projesini aynı yaklaşımla ele aldık.
22
24
6
317
95,384
Mevcut satış bölgeleriniz, yeni pazarlara açılırken önemli bir referans noktası olabilir. FMCG ve perakende sektörlerinde yeni bir satış bölgesi belirlenirken nüfus büyüklüğü, demografik yapı, sosyoekonomik özellikler ve ticari çevre gibi birçok değişkenin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Peki, mevcut bir bölgenin özelliklerinden hareketle farklı şehirlerde benzer bölgeleri tespit etmek mümkün mü? Spatial Notebook olarak hazırladığımız bu çalışmada İstanbul'un Caferağa mahallesini başlangıç noktası olarak ele aldık. Bölgenin nüfus ve demografi yapısını, eğitim düzeyini, sosyoekonomik özelliklerini ve yürüme mesafesindeki ticari noktaları analiz ettik. Ardından benzer coğrafi ve demografik özelliklere sahip alternatif bölgeleri araştırdık. Ankara ve İzmir'den seçtiğimiz örnekler üzerinden bu bölgelerin benzerliklerini ve farklılıklarını karşılaştırdık. Bu yaklaşımın şirketler açısından kullanım alanları oldukça geniş: - Mevcut satış bölgelerine benzer potansiyel pazarların belirlenmesi - Yeni dağıtım ve satış noktaları için ön değerlendirme yapılması - Farklı şehirlerdeki bölgelerin karşılaştırılabilir göstergelerle analiz edilmesi - Satış ağı genişleme kararlarının coğrafi verilerle desteklenmesi Bölgesel benzerlik tek başına satış performansını garanti etmiyor. Ancak şirketlerin kendi satış verileriyle birlikte değerlendirildiğinde, yeni pazarlara ilişkin daha anlamlı kararlar alınmasına yardımcı olabiliyor. Spatial Notebook olarak coğrafi verileri şirketlerin iş süreçlerinde kullanabilecekleri analizlere ve ürünlere dönüştürüyoruz. Mevcut satış ağınızdan hareketle yeni pazar fırsatlarını birlikte değerlendirebiliriz
1
9
757
Mevcut satış bölgeleriniz, yeni pazarlara açılırken önemli bir referans noktası olabilir. FMCG ve perakende sektörlerinde yeni bir satış bölgesi belirlenirken nüfus büyüklüğü, demografik yapı, sosyoekonomik özellikler ve ticari çevre gibi birçok değişkenin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Peki, mevcut bir bölgenin özelliklerinden hareketle farklı şehirlerde benzer bölgeleri tespit etmek mümkün mü? Spatial Notebook olarak hazırladığımız bu çalışmada İstanbul'un Caferağa mahallesini başlangıç noktası olarak ele aldık. Bölgenin nüfus ve demografi yapısını, eğitim düzeyini, sosyoekonomik özelliklerini ve yürüme mesafesindeki ticari noktaları analiz ettik. Ardından benzer coğrafi ve demografik özelliklere sahip alternatif bölgeleri araştırdık. Ankara ve İzmir'den seçtiğimiz örnekler üzerinden bu bölgelerin benzerliklerini ve farklılıklarını karşılaştırdık. Bu yaklaşımın şirketler açısından kullanım alanları oldukça geniş: - Mevcut satış bölgelerine benzer potansiyel pazarların belirlenmesi - Yeni dağıtım ve satış noktaları için ön değerlendirme yapılması - Farklı şehirlerdeki bölgelerin karşılaştırılabilir göstergelerle analiz edilmesi - Satış ağı genişleme kararlarının coğrafi verilerle desteklenmesi Bölgesel benzerlik tek başına satış performansını garanti etmiyor. Ancak şirketlerin kendi satış verileriyle birlikte değerlendirildiğinde, yeni pazarlara ilişkin daha anlamlı kararlar alınmasına yardımcı olabiliyor. Spatial Notebook olarak coğrafi verileri şirketlerin iş süreçlerinde kullanabilecekleri analizlere ve ürünlere dönüştürüyoruz. Mevcut satış ağınızdan hareketle yeni pazar fırsatlarını birlikte değerlendirebiliriz
3
320
Türkiye'deki 729 çağ kebapçısına uğrayan en kısa karayolu turu nasıl oluşturulur? Bu sorudan yola çıkarak Türkiye genelinde 54 ile dağılmış 729 çağ kebapçısının konumunu belirledik ve karayolu ağı üzerinde bir rota optimizasyonu çalışması gerçekleştirdik. Problemimiz, literatürde Gezgin Satıcı Problemi (Traveling Salesperson Problem) olarak bilinen optimizasyon problemine dayanıyor: Belirlenen bütün noktalara uğrayıp başlangıç noktasına dönen, toplam mesafesi olabildiğince kısa bir tur oluşturmak. Çalışmamızda elde ettiğimiz rota 10.169 kilometre uzunluğunda. İlk bakışta bir gastronomi rotası gibi görünen bu problem, lojistikten dağıtım ağı planlamasına, saha operasyonlarından servis güzergâhlarına kadar pek çok alanda karşımıza çıkıyor. Spatial Notebook olarak bu kez coğrafi veri analizini Türkiye'nin en sevilen lezzetlerinden biri üzerinden ele aldık. Veri kaynakları: OpenStreetMap katkıcıları ve Spatial Notebook konum taraması
1
3
1
14
942
Mağazaları aynı satış rakamına bakarak karşılaştırdığımızda hangi farkları gözden kaçırıyoruz? Eskişehir için hazırladığımız demo senaryoda, Cumhuriye ve Ihlamurkent’teki iki mağazanın aylık satışlarını eşit kabul ederek çevrelerini inceliyoruz. Karşılaştırmayı dört başlıkta kuruyoruz: • 10 dakikalık yürüyüşle erişilebilen tahmini yerleşik nüfus • Aynı alandaki marketlerin dağılımı • Markanın çevredeki diğer mağazaları • Çevre nüfusunun son üç yıldaki değişimi Cumhuriyet’in yürüme alanında yaklaşık 32 bin kişi ve 48 market bulunuyor. Ihlamurkent’te bu değerler yaklaşık 11 bin kişi ve 7 market. Nüfus değişimi ise iki çevrede farklı yönlerde ilerliyor. Bu bilgiler, mağaza performansını değerlendirirken araştırılacak soruları somutlaştırıyor. Rekabet yapısı nasıl farklılaşıyor? Aynı markanın mağazaları hangi çevrelerde birlikte bulunuyor? Nüfusun arttığı bölgeler ağ içinde nasıl temsil ediliyor? Spatial Notebook olarak şirketlerin satış ve mağaza verilerini coğrafi göstergelerle bir araya getiriyoruz. Mağaza karşılaştırmaları, bölgesel öncelikler ve genişleme araştırmaları için kullanılabilir analizlerhazırlıyoruz. Satış ağınızı birlikte incelemek için bize ulaşabilirsiniz.
1
6
538
İstanbul'un Haritadan Silinen Dereleri: Tarihî Haritalardan Günümüz Nüfusuna 14 Ekim 2026'da İstanbul'da yaşanan şiddetli yağışlar, kentin geçmişteki dere yataklarını yeniden gündeme getirdi. Spatial Notebook olarak bu konuyu yalnızca tarihî dere güzergâhlarını görselleştirmekle sınırlı tutmadık. Sormak istediğimiz soru, bugün bu güzergâhların çevresinde ne kadar nüfus bulunduğuydu. Araştırmamızda 1908–1915 dönemine ait, 1:25.000 ölçekli beş tarihî İstanbul paftasını güncel coğrafi verilerle karşılaştırdık. Bu çalışma sonucunda bugün yüzeyde izlenemeyen 279 tarihî dere hattı ve toplam 177 kilometrelik bir akarsu ağı belirledik. Ardından belirlenen güzergâhların çevresinde 80 metrelik analiz şeritleri oluşturarak kendi bina ve dazimetrik nüfus verilerimiz üzerinden yerleşim dağılımını hesapladık. Araştırmanın temel bulgularıysa şu şekilde - 279 tarihî dere hattı - Toplam 177 kilometre - Yaklaşık 35.800 bina - Yaklaşık 628.000 kişilik tahmini nüfus İlçe düzeyinde en yüksek nüfus Bahçelievler'de bulunurken Şişli, Sarıyer, Eyüpsultan ve Küçükçekmece de öne çıkıyor. Bu çalışmanın temel farkı, tarihî harita analizini güncel bina ve nüfus verileriyle birleştirmesi. Böylece yalnızca bir derenin geçmişte nereden geçtiğini değil, bu tarihî güzergâhın çevresindeki bugünkü yerleşim yoğunluğunu da sayısal olarak inceleyebildik. Araştırmamızın kapsamı beş tarihî paftayla sınırlı. Hesaplanan nüfus, tarihî dere hatlarına coğrafi yakınlığı ifade ediyor; resmî taşkın tehlike alanlarını veya 14 Ekim'deki selden doğrudan etkilenen nüfusu göstermiyor.
1
1
7
787
Patent faaliyetlerinin coğrafi dağılımında kritik mesafe ne kadar? Teknolojik yeniliklerin belirli şehirlerde yoğunlaştığı biliniyor. Ancak bu merkezlerin birbirleriyle nasıl kümelendiği ve konumsal eşitsizliğin hangi ölçekte en yüksek seviyeye ulaştığı ayrı bir araştırma konusu. 2025 yılında npj Complexity dergisinde yayımlanan Fractal clusters and urban scaling shape spatial inequality in U.S. patenting başlıklı çalışma, ABD'deki 139.387 patent kaydını inceleyerek patent faaliyetlerinde yaklaşık 20 kilometrelik bir eşitsizlik eşiği tespit ediyor. Spatial Notebook Research kapsamında bu bulguyu yeniden analiz ettik. Sekiz teknoloji alanından haritalanabilen yaklaşık 87 bin patent kaydını kullanarak şehirler arasında farklı mesafe eşiklerinde bağlantılar oluşturduk. Bağlı kümelerin toplam patent sayılarını hesapladık ve kümeler arasındaki göreli değişkenliğin mesafeye göre nasıl farklılaştığını inceledik. Analizimizde üç sonuç öne çıktı: 1. Patent faaliyetleri az sayıda şehirde yoğunlaşıyor. En çok patent üreten 100 şehir, toplam patentlerin yaklaşık yarısını oluşturuyor. 2. Makalede yaklaşık 20 km olarak aktarılan eşitsizlik maksimumu, mesafeleri kilometre cinsinden yeniden hesapladığımızda 11-16 km aralığında ortaya çıkıyor. 3. Patentleri şehirlerin nüfuslarına göre dağıttığımız karşılaştırma senaryolarında gerçek verideki belirgin eşitsizlik maksimumu oluşmuyor. Bu bulgular, patent faaliyetlerinin coğrafi dağılımını anlamak için şehirlerin nüfuslarından daha fazlasını incelemek gerektiğine işaret ediyor. Yeni çalışmamızda patentlerin ABD genelindeki dağılımını, farklı mesafelerde oluşan kümeleri ve analiz sonuçlarımızı haritalar üzerinden aktarıyoruz. Kaynak: Duran-Nebreda, S. ve diğerleri (2025). *Fractal clusters and urban scaling shape spatial inequality in U.S. patenting.* npj Complexity. doi.org/10.1038/s44260-025-0…
1
7
536