Fatih Tunç retweeted
Nisab miktarı 80 gr altındır
Şimdiki değeri 480.000 TL kadardır
İslam nizamında 480.000 tl değerinde bir malı veya parayı çalanın eli kesilir
Bu günün Türkiye'sinde bu hükmün tatbikini istemiyecek tek bir adam çıkarmı dersiniz
Fatih Tunç retweeted
Hz.Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi’(ra)nin vefat ettiğinde bıraktığı mal varlığı…
Fatih Tunç retweeted
Selamunaleykum makam ı feyzi ra sahil i selamed den cümleten mübarek cumanızı tebrik ederiz
Fatih Tunç retweeted
🔴 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildikten sonra yaşananlar:
1923: İstiklal Mahkemeleri
1924: Hilafet ve Şeriat mahkemeleri kaldırıldı. Medreseler kapatıldı. Şer‘iyye ve Evkaf Vekâleti kaldırıldı.
1926: Aile ve miras hukuku gibi alanlarda Şeriat kanunları yerine İsviçre’den alınmış Türk Medeni Kanunu getirildi.
1928: “Devletin dini İslam’dır” hükmü anayasadan çıkarıldı.
1932: Ezan yasaklandı
1937: Laiklik anayasaya açıkça yazıldı.
Fatih Tunç retweeted
Zulüm, başına adalet külahını geçirmiş; hıyanet, hamiyet libasını giymiş; cihada bağy ismi takılmış, esarete hürriyet namı verilmiş. Ezdad, suretlerini mübadele etmişler.
Mektubat - 471
Fatih Tunç retweeted
4 Mart 1924 günü ortalığı ilhad kapladı
Dinsizlik ahlaksızlık kanun teminatı altına alındı
Nur ve bereket fışkıran Anadolu bataklık haline getirildi
Bolca şiş göbek kravatlı lafazan mahluklar yetişmeye başladı
Nesli mahv'dan kurtarmanın tek çaresi 1924 kanunlarını yok etmektir
Fatih Tunç retweeted
İngilizler Mustafa Kemal’in hilafeti kaldıracağını nereden biliyorlarlardı?
İktidara gelirse Hilafeti kaldıracağını İngilizler’e Pera Palas Otel’de mi söyledi?
Bu yüzden mi İngilizler Mustafa Kemal’i desteklediler?
Bizim tarih kitaplarımız bunları neden yazmaz?
Aşağıdaki bilgiler Kadir Mısıroğlu’nun değil, 1974 -77 CHP Milletvekili Sebahattin Selek’in Anadolu İhtilali kitabından…
Birçok Müslüman memleketlere hakim emperyalist bir devlet olarak, İngiltere , hilafet müessesesini her devletten fazla düşünmek zorundaydı. Bu müessesenin devamı , halife İngilizlerin elinde bulunsa bile, İngiltere’nin işine elvermezdi. Devamlı olarak halifeyi elde bulundurmak çabası yerine , halifeyi tasfiye edeceği muhakkak olan Mustafa Kemal Paşayı desteklemek İngiliz politikası bakımından uygun düşüyordu.
Mustafa Kemal Paşa , İstanbul’da bazı yabancılarla da görüşmüş. Bunlardan en önemlisi, İngiliz rahibi Mister Frew ile olanıdır. Perapalas Oteli müdürü Mösyö Martin aracılığı ile tanıştığı Frew ile Mustafa Kemal Paşa birkaç defa görüşmüştür. Uzun zamandır Türkiye’de yaşayan Rahip Frew bir İngiliz ajanı idi. İleride büyük ölçüde zararlı faaliyetleri görülecek olan Rahip ile Mustafa Kemal Paşa’nın neler konuştuklarını bilmiyoruz. Fakat olayın önemi ortadadır.Görüşmenin birkaç defa tekrarlanması , iki tarafın da bu buluşmalardan bir şeyler umduğunu gösteriyor.
Sebahattin Selek - Anadolu İhtilali
Fatih Tunç retweeted
Tesri'-i ihtizazı. Tahrib-i medeniyet, deniyet-i hazıra sureti değişecek, sistemi bozulacak; zuhur edecek o vakit,
İslâmî medeniyet. Müslümanlar bil'ihtiyar elbet evvel girecek.
İman küfür muvazenelerini
Fatih Tunç retweeted
🗣️ Aczmendi lideri Müslim Gündüz:
Hüdayi Vakfı çürümüşlüğü yazdı, aynen iştirak ediyorum.
Lakin çürüteni yazmamış, bataklığın esası yüz senelik kemalist rejimdir.
Mevcut idare suçluymuş gibi bir sonuç çıkmış.
Halbuki 1924'te kurulan kemalizm ahlaksız insan yetiştirme fabrikasıdır.
Kabahat fabrikadadır mamulatında değil.
Fatih Tunç retweeted
Bir islam süfyanı çıkacak hilafeti kaldıracak
İslamı tahrip edecek
Ona karşı mehdiyet hareketi başlayacak
Müteakip 3 devrede süfyaniyeti yıkacak hilafet-i ihya edecek ve ittihad-ı islamı kuracak
İşte bu vazifeleri hz Bediüzzaman yapacak
Bundan başka anlatılanlar hedef saptırmadır
Başına varil bombası yiyen, çocuklarının parçalanmasından, eşinin tecavüze uğramasından korkup bulduğu en yakın sınıra sığınan insanlara yıllarca en hafifi “niye vatanın için savaşmadın” olan cümlelerle hakaretler eden adamlar, “mal varlığım yok, ondan bu ülke için hiçbir şeyimi feda edemem” diyor. Tıynetinizin de kofti vatanseverliğinizin de böyle olduğunu biliyorduk da sizin 10 katı adam gibi adam olan, aileleri için her şeyi göze almış, sonunda da ülkelerini zalim bir diktatörden kurtaran insanlara niye yıllarca sövdünüz?
Bir adam, kendisini ülkeye bağlayan herhangi bir mal varlığı olmadığı için savaş çıkarsa kaçacağını paylaştı:
• Yarın bir gün bir savaş çıksa ben savaşmam, kaçarım. Kaçarım abi.
• Yani ben ev sahiplerinin evini korumak için, araba sahiplerinin arabalarını korumak için, arsa sahiplerinin arsalarını korumak için ölemem.
• Benim bu ülkede bir avuç dahi toprağım yok, hiçbir şeyim yok. Yani ben kendim bildim bileli kiracıyım.
• Neyini savunacağım ki yani? Neyi, kimin için yani? Yok ya, kaçarım yani mümkünse eğer. Kaçarım veya teslim olurum.
• Teslim olmak gibi bir seçenek varsa teslim olurum. Yani belki bu söylediğim şeyler size çok aykırı.
• "Hadi ya korkak! İnsan vatanı için yaşar, vatanı için ölür" diyebilirsiniz.
• Hayır, ben pragmatistim bu konuda. Ben bu dünyada yaşayan herhangi bir canlı türünden biriyim.
• Yani öyle bir şey yapamam. Kaçabiliyorsam kaçarım. Benim asli amacım zaten hayatta kalmak, tıpkı diğer canlı türleri gibi.
• Ben işte hiçbir ideoloji uğruna, hiçbir şey uğruna ben ölmem. Hayır, ben sadece kendi uğruma ölürüm.
• Yani benim ölmeye değer bir şeyim varsa bu hayatta, mesela kedim için ölürüm. Mesela kedilerim var, çok tatlı. Onlar için ölürüm ama onun dışında yok.



















