Pinned Tweet
历史周期主义,投资周期主义,宇宙循环主义,文艺当下主义
刻舟求剑,关于周期 xitter.cf/akaaa/status/173405223…
信息物质能源三要素 xitter.cf/akaaa/status/171950522…
大乘小乘和大我小我 xitter.cf/akaaa/status/175688280…
精神病神经病欢乐多 xitter.cf/akaaa/status/173440823…
推太碎,合并同类项
所以说,你要创业前,问下自己,我有多精神病😂
性格缺陷更有可能创业成功?
36kr.com/p/2556396226011273
“Agent利益最大化”,代理商利益最大化,尤其代理商的上游只有少数几家垄断,代理商和上游一起利益最大化,就是拿你的利益转移给他们。只有Crypto叠加AI成为基础设施才能解决这个问题。
听听这期Odd Lots,简直能颠覆认知。原来当前政治经济体系下,AI商业的终极发展方向只有一个,就是大数据杀熟。这是一个固定的标价将成为历史,平台利用不公平的信息优势攫取巨额利润的反乌托邦时代。
你的AI助手会从各种地方收集的所有关于你的数据里,给你做一个经济水平和人格的画像,并且精确计算出来你为一件商品愿意付的最高价格。另一个画像不同的人为同一件东西付的价格,可能只是你付的价格的三分之一。
AI判断你的需要越急迫,你的欲望水平就会被计算,你就得掏更高的价格。"fixed pricing is a public good",在大厂们建设的数字封建制里,信息的透明是一种对它们超额利润的障碍。关键问题在于,这件事无法指望大厂们的道德去阻止它:对AI已经进行的巨额投资如何收回?答案一定是把商业的底线以科技的名义降得更低。
所以Vitalik会说,“隐私是进步”。数字封建制贪欲的另一面,是去中心化法权体系的巨大需求和前途。在广泛运用ZK证明的以太坊链上支付与去中心化司法托管的场景里,AI做的事情,仅仅是链上可信性验证。
预言机问题在这里不仅不再是一个劣势,反而变成一个优势:链下的任何大数据计算都与链上的可信性验证工作间泾渭分明,而通过隐私协议付款则会彻底隔绝通过经济画像进行大数据杀熟的可能;分散的法权信任,保证了“AI为某一个平台利润服务”在定义上就是不可能的事。
这件事只要在商业依靠国家法权担保的情况下,就是做不到的。因为依赖国家法权担保的交易,数据必须集中处理和保存,那么平台就是这只割韭菜的手:它决定怎么保存你的数据,决定你的消费通路,定义你的消费价格。
但是在去中心化法权与商业生态中,不需要有人去提供这个公共品:隐私的公共品是现成的,随时可用的。AI只帮你核实你所进行的交易是否就是你所选择和信任的那份条款,仲裁者和商户,并且无门槛地成功促成一笔交易。
最终,平台对利润的贪婪会再次变成一次做嫁衣的行为:它们教会了人们用AI进行一切交易,然后人们拿着AI逃离分配不公平的平台,到他们自己建造的自由商业网络上去。这就是历史千百次重复的必然性。
《安全按下暂停键:当头部实验室第一次因「它可能会骗人」撤回旗舰模型》从重组 DNA 到核能、到民航,人类每一次把危险技术纳入准入框架,都伴随着一阵短暂的不确定。这一次,只不过轮到了人工智能。
mp.weixin.qq.com/s/AShgdhqpW…
《我们终于不需要同一种语言,就能把巴别塔建完》
是追求更彻底的统一,把协作推到极限,让一个目标、一套接口、少数几个基础设施,替几十亿人把「该想什么、该做什么」一并安排好;还是主动保留足够的差异、分散与相互制衡,免得那种越来越强的集体力量,最终失去约束。
akaaaa.substack.com/p/e6d
《当人人都能写长文:作者会消失吗?》长文完成了它的俗语化——表达不再被专业训练卡住。但这不等于思想被替掉。结构通顺,从来不等于有思想。提示词能帮你把话说顺,却不能替你决定要说一件什么事、要替谁说话。
mp.weixin.qq.com/s/CV5mTys9G…
aka老童 retweeted
Çinli Komünistlere Açık Mektup
Değerli arkadaşlar,
son Çin-Türk tartışmalarına ilişkin görüşlerimi kısa notlar halinde yazmak istiyorum.
1. 50 yıldır Çin hakkında okuyan ve yazan bir Türk Maocusuyum.
Bundan 14 yıl önce Sun Yat-sen hakkında bir kitap yazdım. Kitapta Sun Yat-Sen'in konuşma ve yazılarının yanı sıra 200 yıllık Çin tarihi, Lenin'in Çin hakkındaki birkaç makalesini de çevirerek yayımladım.
Yine Dünyayı Değiştiren Düşünürler kitabımın 1. cildinde Çin felsefesi ve bu felsefeyi mümkün kılan tarihsel koşullar hakkında çok uzun bir bölüm yazdım, Lao Tse ve Konfüçyüs'ın metinlerinden çeviriler yaptım.
Önümüzdeki birkaç hafta içinde yayımlanacak olan "Çin Yüzyılına Doğru" başlıklı 550 sayfalık kitabımda Çin'in 5000 yıllık tarihini, Xia, Shang, Chou devletlerinin kuruluşunu, felsefesini, mitolojisini, edebiyatını, savaş sanatını, mimarisini, coğrafyasını, savaşan devletler dönemini, imparatorluk altında birleşmesini, Tang ve Ming dönemini, Afyon Savaşlarını, Taiping Devrimini, Sun Yat-sen ve Çin halkçılığını, ÇKP ve Mao'nun devrimci savaş teorisini, sosyalizmin kuruluşunu, Kültür Devrimini ve Den Xiaping'ten günümüze kadar Çin'in gelişmesini, şu anda Çin'in neden ve nasıl yükseldiğini, insanlık tarihine katıklarını yazdım.
Kısacası bunlar Çin tarihini ve Mao'yu çocukluğundan bu yana okuyan ve araştıran bir Türk arkadaşınızın notlarıdır.
2. Çin bugün mevcut topraklarında herhangi bir ayrılıkçı harekete izin vermemesinde çok haklıdır. Hatta Tayvan'ın da barışçıl yollarla anavatan topraklarına katılması gerekir.
3. Eski Türk tarihinin Çin tarihiyle iç içe olduğu bazı dönemlerin olduğu doğrudur fakat, Turancılık üzerinden Uygurları Çin'den koparmak veya Çin'in iç işlerinde karışıklık çıkarmak ne yazık ki Batıcı ve komünizm düşmanı Türk hükümetlerinin politikaları olagelmiştir.
4. Türkiye'de Modern Cumhuriyet kurulduğunda Atatürk, Anadolu ve Trakya üzerinde yaşayan herkesi, etnik kökenine bakmadan Türk ulusundan saymış ve bunu tarihsel olarak da temellendirmek istemiştir.
Henüz yeni kurulmakta olan bir cumhuriyetin yöneticileri kendilerine kültürel açıdan tarihsel bir kök aramışlardır. Bu arayış kuşkusuz zikzaklı olmuştur. Bazen bu kök Orta Asya'da bazen de Anadolu'nun kadim kavimlerinde -Hititlerde, Sümerlerde, Troyalılarda- aranmıştır.
Hatta 1930'lu yıllarda henüz yeni gelişen canlılar biliminden (biyoloji) hareketle iskeletlerde boy, kafa tası vb bulgulardan hareketle Anadolu'da yerleşik halkın kökleri aranmıştır. DNA biliminin henüz gelişmediği dönemde, bu türden araştırmalara girişilmesi olağandır. Çinlilerin de kendi köklerini ararken arkeolojik bulguları, iskeletler üzerinden araştırması gayet doğaldır.
Atatürk bir süre sonra Türk ırkı temelinde tarihsel-kültürel bir kökenin mümkün olmadığını, eğer bir kök aranacaksa da bunun Anadolu topraklarında aranması gerektiğini söyleyerek konuya nokta koymuştur. Nitekim Atatürk konuşma ve yazılarında dil birliğine sahip olduğumuz halklarla yakınlaşmayı savunmakla birlikte, bunu bir Çin veya Rus düşmanlığına götürecek Turancılık akımı olarak düşünmemiş ve bu yüzden de hem Pan-İslamizmi hem de Pan-Türkizmi reddetmiştir.
Dünkü paylaşımımda Atatürk'ün bir konuşmasını aktarmıştım.
5. Türkiye, bir imparatorluk geleneğinden gelmektedir. Bu yüzden de bağrında birbirinden farklı inanç ve etnik yapıdaki birçok topluluklar barındırmaktadır. 1950'lerden sonra Türkiye'yi NATO'ya bağlayan gerici iktidarlar, etnikçilik ve İslamcılıkla oynayarak Türkiye'yi hem Amerika'nın dümen suyuna sokmuş hem de içte etnik ve mezhepsel çatışmaları ırkçılık ve mezhepçilik temelinde körüklemiştir. Bu politikanın sonucunda 1950'lerden sonra bazı acı olaylar yaşanmıştır. Bu acı olaylardan nasibini alanlardan biri de bir Kahramanmaraşlı olarak benim.
Batı hem gerici iktidarları desteklemiş hem de içteki bazı etnik milliyetçilikleri destekleyerek iç karışıklığı ve istikrarsızlığı körüklemiştir. Ermeni ve Kürt meselesi emperyalist Batı'nın bize dayattığı sorunların bir parçasıdır. Birleşik bir şekilde ülkemizi emperyalizmden kurtarıp, halkçı bir iktidar kurmaktansa içimizdeki bazı Türkçü, Kürtçü, Ermenici, İslamcı vb akımlar bu politikaların sonucunda ortaya çıkmış ve hala emperyalizmin dümen suyunda toplumu ayrıştırmaktadırlar.
6. Bazı kendini bilmez Türklerin ırkçılık yaparak Çinlileri küçümsemesi, aşağılaması, Uygur meselesini kışkırtması kabul edilemez, ama aynı şekilde bazı Çinlilerin de Türkleri aşağılayan, içteki Kürt ve Ermeni ayrılıkçılığını kışkırtan paylaşımları kabul edilemez. Her iki kesim de emperyalizmin dümen suyundadır.
6. Dikkat ederseniz son günlerde Türk düşmanı ne kadar insan varsa, bazı Çinlilerin hakaretlerine destek vermekte ama bu onların Çin'in dostu olduğunu veya sosyalizmi benimsemediklerinin kanıtı olamaz.
Bunlar, bizim bir deyimimizle "bulanık suda balık avlamaya çalışan" bilgisiz, cahil veya emperyalist ajanlardır. Bunların tuzaklarına düşmeminizi özellikle öneririm.
7. Asya'nın doğu ucundaki Çin ile batı ucundaki Türkiye dosttur, ortak çıkarları vardır ve ortak gelecekleri de parlaktır.
İlişkilerimizi dostluk temelinde derinleştirmeli ve emperyalist kışkırtmalara set çekmeliyiz. "Düşmanımın düşmanı dostumdur" ilkesinden hareket eden pragmatistler, en sonunda emperyalizmin oyununa gelmiş olurlar.
Bu konuda sizi aydınlatmak istedim.
Devrimci ve dostluk duygularımla...
“于是「想象的共同体」翻了个面。不是想象的同胞,是想象的敌人。你没读过对方的历史,没在那儿生活过一天,却能对那里的人产生一种清晰的、被精心投喂的愤怒。”
每一个群体,团体,集体,组织,国家,宗教,一旦碰到内部的危机,用想象的共同体,向想象的敌人投射出怒火,是分化危机最确定的方法。
《巴别塔原来是道防火墙:当翻译拆掉那堵墙》如果沟通能消除误解,为什么翻译越顺畅,跨文明的敌意反而越激烈?我们仍然不知道,一个没有摩擦的世界会稳定在什么状态。人类从没在完全连通的条件下降生过。眼下这些骂战,也许只是开场试验的噪音,也许是一种长期均衡的开始...
akaaaa.substack.com/p/faf
《巴别塔原来是道防火墙:当翻译拆掉那堵墙》如果沟通能消除误解,为什么翻译越顺畅,跨文明的敌意反而越激烈?我们仍然不知道,一个没有摩擦的世界会稳定在什么状态。人类从没在完全连通的条件下降生过。眼下这些骂战,也许只是开场试验的噪音,也许是一种长期均衡的开始...
akaaaa.substack.com/p/faf
《被技术关在门外的那代人,终于进来了》回看印刷术,有一个容易被忽略的结局:它最终没有让教会保住定义权,因为印刷机太容易分散,抄写室垄断一夜间瓦解。AI 会不会重演这一幕,不取决于模型多强,而取决于"印刷机"能不能同样分散到无数普通人手里。
mp.weixin.qq.com/s/TFRR_kka_…
贼喊捉贼是常态,有了能力就要权力阻止别人有能力也是常态。
理解人性,善恶一念间,但更多是同体同源,在于选择善恶不同,路径不同,结果不同。
最近看到《知识分子》对菲尔兹奖得主邓煜的采访,他有一段话我特别认同:
「对 AI 公司来讲,你不能在只有你蒸馏全人类的网络文献、全人类的知识的时候,就大大方方地去蒸馏;事实上没有人想要蒸馏你,大家只是想要了解一下思维链,然后你觉得别人想要蒸馏你,就开始说这个不行,那个不行。」
过去几年,这些公司从互联网上抓取了海量的人类知识,包括论文、书籍、代码以及无数创作者的作品。它们把这一切称为训练,称为技术进步。
等到自己拥有了领先的模型,其他公司想通过蒸馏学习它们的能力,蒸馏突然就成了一个带有道德污点的词,甚至被直接等同于偷窃。
AI 行业对蒸馏的污名化很荒谬。
当然,窃取商业机密、非法获取模型权重、违反协议都可以单独讨论。但如果一家公司的竞争优势建立在对全人类知识的吸收之上,它就不应该理直气壮地宣称,别人从自己的模型输出中学习是一件不道德的事。
《工业革命是蒸汽机驱动的?》没有对应的能源密度跃迁,再天才的发明也只是实验室里的摆设。蒸汽机烧的是煤炭,内燃机烧的是石油,信息时代烧的是电——每一次"改变世界"的背后,都先有一次"可用能源更密、更可得"的基底跃迁。分清"发明"和"燃料"…
mp.weixin.qq.com/s/77lmW3JUs…




















