
Yedek hesaplarım: @arifsworte @ariftemps
Berlin, Deutschland
Joined March 2026
- Tweets730
- Following5
- Followers50.1K
- Likes238
Gözlerini kapatan her zaman karanlık değildir. İnsan, görmek istediği geleceğe gereğinden fazla baktığında da körleşebilir.
Sabah Afyonkarahisar'da Arif adında birinin kontrolden çıkıp gördüğü herkesi öldürdüğü haberi geliyor. Akşamına ABD'de yapay zekanın kontrolden çıktığı ve dünya borsalarından 2 trilyon dolardan fazla parayı sildiği söyleniyor. Sabah insan, akşam teknoloji.
ABD'de yapay zeka kontrolden çıkmış ve dünya borsalarından trilyonlarca dolar parayı silmiş. Yapay zekanın fişinin çekilmesi konuşuluyor. Ama bunu yapamazlar. San Francisco'nun da kellesi gidecek. Onun da kafasını onu bu dünyaya gönderenler koparacak. Görevini yapamadı, başarısız oldu çünkü. Ankara ve Roma gibi iki leşle, üç kuruş adamlarla iş yaparsan böyle olur. Senin de kellen gidecek. Diğerleri gibi.
Fatma Betül Sayan tutuklanma talebiyle mahkemeye sevkedilmiş AKP'nin dağılışı bundan sonra hızlanacak. AKP'nin bugünlerini Erdoğan'ın gözyaşlarında görmüştüm.
Azerbaycan'ın Türkiye'ye karşı hakaretlerinden sonra Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Türkiye'ye geleceğini duyurmuş. Benden sonra hayatı Master Yoda, Usta Kenobi gibi okuyacaksınız.
Bir insanın bugün yapamadığı bir şeyi yarın da yapamayacağını düşünüyorsan, zamanın yalnızca takvimleri değiştirdiğini sanıyorsun demektir. Oysa insanın hayatındaki en büyük değişimler, bir zamanlar yapamadığı şeyleri yapmaya başladığında ortaya çıkar.
Arif'in fiyatı Ankara'daki, İstanbul'daki Özgelerin sahiplerinin kellesi. Arif olan bu kadar ucuza, üç kuruşluk adamların ve eskort kadınların kellesine gider mi? Arif olan böyledir. Önce kendisine bir fiyat biçiyor. Fakat hemen ardından o fiyatı küçümsüyor.
İnsan gençliğinde geleceğini hayalleriyle doldurur. Yıllar geçtikçe o hayallerin bazıları gerçekleşir, bazıları unutulur. Sonunda insan şunu fark eder. Hayat, yalnızca istediği şeylere ulaşmasının hikayesi değildir. Bir zamanlar vazgeçilmez sandığı şeyler olmadan da yaşayabildiğini öğrenmesinin hikayesidir.
Zamanın insana verdiği en büyük hediyelerden biri, geçmişteki bütün acılarını aynı şiddetle hatırlayamamasıdır. Çünkü insan yaşadığı her üzüntüyü ilk günkü ağırlığıyla taşımak zorunda kalsaydı, geleceğe doğru yürümek çok daha zor olurdu.
Unutmak her zaman hafızanın zayıflığı değildir. İnsan bazı şeyleri artık taşımak zorunda olmadığı için de hatırlamaz. Bir zamanlar bütün dünyasını dolduran bir insanın, yıllar sonra zihninden sessizce çıkıp gitmesi, hayatın en garip özgürlüklerinden biridir.
İnsan geçmişini hatırladığında kim olduğunu anladığını sanır. Oysa bugün kim olduğunu belirleyen şeylerin bir kısmını çoktan unutmuştur. Demek ki insan, hatırlamadığı bir hayatın da sonucudur.
İnsan yıllarca kendisini tanımaya çalışır. Kitaplar okur, ibadet eder, tefekkür eder, başka yerlere yolculuk yapar. Fakat bütün bu arayışların kendisinde neye dönüştüğünü, bir kedi gibi çaresiz bir canlının gözlerine baktığında öğrenir. Çünkü insanın kim olduğunu yalnızca bildikleri değil, hiçbir karşılık beklemeden başkaları için yapabildikleri de gösterir. Belki de insanın kendisini tanımasının en derin yollarından biri de budur. Kendisini unutacak kadar başka bir canlının hayatını önemseyebilmesidir.
Bir insan başkasının acısına baktığında yalnızca o acıyı görmez. Kendisinin o acı karşısında nasıl bir insan olduğunu da keşfeder. Çünkü merhamet, başkasının yaşadığı acıyı anlamaktan daha fazlasıdır. O acının karşısında kendi rahatından, zamanından ve imkanlarından ne kadar vazgeçebildiğini de gösterir.
Kırk evliyanın önünde kendime bir şeyler katmaya çalıştım. Bir kedinin önünde ise kendimden bir şeyler vermeyi öğrendim. İşte o zaman anladım ki insanın en büyük yükselişi, başkalarının üzerinde bir makama ulaşması değil, küçücük bir canlının hayatına dokunabilecek kadar alçalabilmesidir.
Kırk evliyanın nazarından geçtim, arif olamadım. Bir kedinin nazarından geçtim, arifliğin ötesine geçtim. Çünkü kırk evliyanın karşısında hakikati öğrenmeye çalışırken bir kedinin karşısında hakikatin benden ne istediğini öğrendim.
Cinlerle, uzaylılarla ilgilenenler, medyumları ve falcıları bir şey sananlar, astral yolculuk yapmak isteyenler gerçekte dünyanın en boş işleriyle uğraşıyor. Oysa bir kedinin hayatını kurtarmanın insana kazandıracağı olgunluk ve bilgelik, bütün bunların kazandırabileceğinden çok daha değerli ve kıymetlidir.
İnsan, cinlerin ve bilmediği alemlerin sırlarını çözmeye çalışırken kendi zihninin sırlarını unutur. Oysa henüz keşfetmediği yeteneklerini anlayabilmesi için önce kendisini başkalarından aşağı görmeyi bırakması gerekir. Çünkü insanın en büyük yanılgısı, anlayamadığı şeyleri kendisinden üstün sanmasıdır.
Cinlerle, uzaylılarla konuştuğunu, astrala çıktığını söyleyen insanların bu iddiaları, onları başkalarından üstün kılmaz. Çünkü insanın büyüklüğü, görünmeyen varlıklar üzerinde güç sahibi olmasından gelmez. Kendi aklını ve iradesini geliştirebilmesinden gelir. Asıl keşfedilmesi gereken, insanın kendisidir.

