Feminist görünümlü örgüt mensuplarının sabah akşam karaladığı Türk Devrimi, 1933’de ilk kadın pilotunu, 1937’de de ilk kadın askeri pilotunu çıkarttı. Ruhları şad olsun.
Enflasyona ezilmeye devam. Yine yağma dosyasına 250 bin çektiğimiz müvekkil adayı “yapay zekaya sordum 86 binmiş” diyecek 🤦♂️
Ağır cezanın asgarisinin 120 bin’den aşağı olmaması lazım.
Sanayide ustaya “arabamı yap 5 sene bozulmazsa parasını ödeyeceğim” de kabul eden olursa gel beni bul bedavaya bakacağım davana
Avukatlar Tasfiye davalarının kazanılacağına o kadar emin ise tahsilat üzerinden ön ödemesiz vekalet alsınlar.
10 milyonumu kurtar 3 milyonu senin olsun, kazanamazsan param yok deyin, kabul etmiyorsa kazanacağına emin değil demektir.
Space odalarında hümanist iyilik perisi, mağdur dostu gibi takılıp iş paraya gelince mağdurların 150, 200 bin peşin ön ödeme yapmasını istemek oluyor mu hiç ?
13 yaşındaki bir çocuk, iki kardeşini öldürdü.
Yargıç, “Bebekleri öldürdüğü an çocukluğu bitti” diyerek, ‘100 yıl hapis cezasını’ açıklayınca… Çocuk hüngür hüngür ağlamaya başladı.
Yargıç yaşı nedeniyle biraz düşünse bile işlenen suçun vahşetinin ağır bastığını söyleyerek üvey abiyi yetişkin olarak yargılama kararı aldı.
Paranızı gidin fona yatırın demedik, paranız üçe beşe katlanmışken kar almayın ana paranızı çıkartmayın da demedik, şimdi neden gönüllü olmazsak cübbenin sorumluluğunu taşımayan avukat oluyoruz?
⚖️ CÜPPENİN SORUMLULUĞUNU TAŞIYAN AVUKATLARA AÇIK ÇAĞRIMIZDIR
Kimseden binlerce davayı ücretsiz üstlenmesini istemiyoruz. İstediğimiz, cübbenin yüklediği toplumsal sorumlulukla ortak bir hukuk aklı oluşturulmasıdır.
🔹 Sermaye piyasası, idare, ceza ve özel hukuk alanlarında uzman gönüllü avukatlar bir Hukuk Koordinasyon Kurulu oluştursun.
🔹 Avukatlar arasında kapalı bir çalışma grubu, mağdurlar için güvenli bir başvuru ve belge platformu kurulsun.
🔹 Yatırımcılar; fonu, satış talimatı, PBLK durumu, işlem tarihi ve zarar türüne göre hukuken benzer gruplara ayrılsın.
🔹 Her grup için süreleri, muhatapları, görevli mahkemeleri, gerekli delilleri ve olası riskleri gösteren ortak bir ön hukuk raporu yayımlansın.
🔹 Şartları uygun gruplarda ortak başvuru veya birlikte dava; diğerlerinde standart dilekçelerle koordineli bireysel başvuru ve emsal oluşturabilecek pilot dosyalar değerlendirilsin.
🔹 Mağdur temsilcilerinin de yer aldığı bağımsız bir platform veya derneğin kuruluşuna hukuki destek verilsin.
Bu çağrı, mağdurları bir müşteri havuzu olarak değil, hukuka erişmeye çalışan yurttaşlar olarak gören sosyal sorumluluk sahibi avukatlaradır.
Sayın @61ramazanbasak, ortak bir hukuki girişime hiçbir menfaat gözetmeden destek vereceğini açıkladı. Sayın @mruseng ise bu yaklaşımı “etiğin ete kemiğe bürünmüş hâli” olarak nitelendirdi.
@barolar ve ilgili baroların öncülüğünde, TBB’nin başlattığı çalışmanın artık somut bir koordinasyona ve uygulanabilir bir yol haritasına dönüşmesini bekliyoruz.
Önce ortak hukuk aklı, ardından doğru dosyada doğru başvuru.
@erincsagkan @istbarosu @ankarabarosu @izmir_barosu
Dolandırıcıya 12 milyon vermiş avukat dosyasına bedava baksın istiyor :) Numune bunlar :)
Avukat varmı yardımcı olacak benden para istemeyen kazanacağına inanan geri alırsak benden mahsup etsin ?
3 Eylül 12 milyonla girdim.
Hiç para kazanmadım.
#AkinGurlekiddiaArastirin
#JRCEurasiaArastirilsin
#TamAnaParayaOYUMUZ
Av. Barış Hocaoğlu retweeted
Replying to @OrhanMiroglu
Ahmet’in ailesi olarak, katillerin nereli olduğundan hiçbir yerde, hiçbir zaman söz etmedik.
Irkçı bir aile olsaydık, hâkimle katillerin aynı memleketten olduğunu öğrendiğimiz gün reddi hâkim talebinde bulunurduk. Bulunmadık. Çünkü bizim mücadelemiz insanların memleketleriyle değil, işlenen suçla ve adaletle ilgilidir.
Davamızın takipçileri arasında Kürt destekçilerimiz var. Kürt arkadaşlarımız, komşularımız; İtalyan damadımız, İranlı gelinimiz var. Biz insanları kökenlerine göre ayırmadık, ayırmayız.
İdam istemedik. Kana kan demedik. İntikam değil, adalet istedik.
Siz Birleşmiş Milletler’in arkasına sığındınız. Araştırdık; çocukların ağır suçlarda nasıl yargılanabileceğine ilişkin uluslararası hukuk düzenlemelerini inceledik. Ülkelerin kendi hukuk sistemleri çerçevesinde çocuklar hakkında nasıl hükümler uygulayabileceğini anlattık. Bu tartışmanın hukuki boyutunu dahi size biz anlatmak zorunda kaldık.
Beğenmediğiniz, ırkçı ilan ettiğiniz Yasemin, tek başına Türkiye’nin gelecek elli yılını etkileyecek bir hukuk mücadelesi verdi.
Şimdi alkışlayacaksınız!
Adını yazarken de büyük harfle yazacaksınız: YASEMİN.
Trabzonspor bir dayanışma akımı başlattı. Spor kulüpleri ve Türkiye’nin dört bir yanından insanlar Ahmet için destek verirken Amedspor neden bu dayanışmanın yanında yer almadı?
DEM Parti ve bazı barolar neden davamızda sanıklar lehine gözlemci vekil gönderdi?
DEM Parti açıklamalarında nasıl oldu da “mezardaki çocuk, hapishanedeki çocuk” söylemini kullanabildi?
Bazı barolar, bir evladını toprağa vermiş ailenin mücadelesini hedef alırken nasıl “pamuklara sarıp sarmaladığınız çocuklar” ifadesini kullanabildi?
Neredeydiniz?
Yasemin’in anlatmaya çalıştığı meseleyi bilimsel ve hukuki içeriği üzerinden değerlendirmek yerine ırkçılık tartışmasına sıkıştırmaya çalışmanız, Yasemin’i de ailemizi de ırkçı yapmaz.
Bir annenin adalet mücadelesini ırkçılık etiketiyle susturamazsınız. Bir ailenin acısını siyasi tartışmalarınıza malzeme edemezsiniz.
Bizim meselemiz bir halkla, bir memleketle, bir kimlikle değil; işlenen suçla, hukukun uygulanmasıyla ve çocukların geleceğiyle ilgilidir.
Ahmet için çıktığımız bu yoldan da kimsenin yaftalamasıyla dönmeyeceğiz.
‘Türk Buğdayı’ ifadesiyle alıp veremediğiniz nedir? @BarillaTurkiye
This quoted post is unavailable.
Böyle durumlarda kusur %100 şöfördedir. Türkiye mevzuatı otonom sistemleri desteklemez. Sorumluluk her zaman şöfördedir. Bu tarz özellikler sadece destekleyicidir. Ayakların pedalda olmadığı beyanı da “ikrar” niteliğindedir. Kaskosu yoksa geçmiş olsun.
This quoted post is unavailable.
Ne dediği gayet açık. Gürültüye kulak asmayın. Gerçekten AKP’ye geçene kadar yargısız infaz yapmaya çok hevesleniyorsunuz. Verilen iki fotoğraf üzerinden başkanı linçlemenin kimseye faydası yok.
Malesef iktidar yanlılarından Mansur başkanın AKP’ye geçmesini isteyenler kadar muhaliflerin bır kısmında da “ANAP’lı müteahhitten kurtulduk, bir an önce şu ülkücü de gitse de kurtulsak” kafasında çok adam var.
Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun.
Bizim nesil en havalı, en baba Atatürk fotoğrafını Google’dan bulup kopyala yapıştırla mücadele ediyormuş gibi poz kesmeye devam etsin, malesef gerçekler ortadadır, neslimiz biricik Cumhuriyetimize hakettiği gibi sahip çıkma konusunda sınıfta kalmıştır.
Klişe olacak belki ama umudum gerçekten gençlikte. Atatürkçü, cumhuriyetçi bir nesil gümbür gümbür geliyor.
‘İlelebet payidar’ sözünün lafta kalmayacağı bir gelecek umuduyla…
Cezaevinde eli kolu bağlı canıyla boğuşan adama vuruyor. Tabi doğrudan Ekrem İmamoğlu demeye cesaret edemediği için Murat Ongun’u hedef almış. Bir de bunlarla uğraşıyoruz.
You’re unable to view this Post because this account owner limits who can view their Posts. Learn more
Yapılması gereken çok basittir: Merkezde adil, modern, cumhuriyetçi bir çizgiyi savunmak. Neredeyse sıfır emekle garanti seçim kazanmanın yolu catch-all’dan geçiyor.
‘Sayın Öcalan’, ‘Önder Apo’ diyenlerle Baro size göre hak arayabildiyse yeni yönetimdeki altı üstü 1-2 ülkücüyle de arar fazla dert etmeyin. Baroya bişey olmaz, 2 yıl çabuk geçer. Bir dahakine Avukatların Genç, Atatürkçü, Cumhuriyetçi aday isteğine kulak tıkamazsınız.
Dünkü seçim sonucuyla birlikte, İstanbul Barosu tarihinde ilk defa ülkücüler Yönetime girdi, bozkurt işaretlerinin gölgesinde ve Türkçü sloganlarla seçim galibiyeti kutlandı.
Bu gelişme, Baromuzun tarihi ve çizgisi açısından önemli bir kırılmaya işaret ediyor.
Demokrasi, eşitlik, adalet, temel hak ve özgürlükler mücadelesinde İstanbul Barosunun artık bir aktör olmayacağı yeni bir döneme giriyoruz.
Diğer bir deyişle; iktidara açık veya örtülü rıza mekanizmalarıyla bağlı, ‘makul’ ve ‘makbul’ bir yeni İstanbul Barosu.
Ancak umutsuzluğa yer yok. İstanbul Barosunun ilerici, demokrat, yurtsever, sosyalist damarı hala kuvvetli.
Bizlere düşen; buradan güç alarak saray rejimi ve yargısına karşı mücadeleyi ve faşizme karşı birleşik savunma cephesini büyütmektir. Bu halde İstanbul Barosunun yeniden çağdaş avukatlık geleneğine, kendi çizgisine dönmesi kaçınılmazdır.





















