
PhD @InterpolAber, Lecturer @warstudies_wlv, FHEA, Fellow @unibirmingham,Tutor @citylit, Country Expert @vdeminstitute, Associate Editor at Open Theology
Joined January 2011
- Tweets6.7K
- Following431
- Followers4.6K
- Likes2.6K
Pinned Tweet
Babam emekli annem ev hanımı. Üst sınıf/elitligin kıyısından geçmedim. 1929 yılında Ata'nın çıkardığı kanunla yurtdışında okudum ve o sayede akademisyen oldum.
Hiç torpilim olmadı,kendim geldim her yere. Ama masamdan kalbime her yerde tek rehberim var:Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Oxford'dun bilmem kaç yüzyıllık kolejlerinde ders verdim vermesine ama sonra döndüm ve kendi kendime (malum sebepten ötürü kendi kendime diyebildim maalesef) dedim ki;
Sen kendini kimlerle mukayese ediyorsun İbrahim...
Bu yazı University of Oxford'un kolejlerinde bitirdik ve kürkçü dükkanına döndük. 2 ay boyunca Brezilya, Romanya, İspanya, Çekya, Avusturya, Fransa, Danimarka, Yunanistan, Hindistan dünyanın dört bir yanından lise, üniversite, master her seviyeden öğrencilerim oldu. Keyifli ve verimli bir yaz dönemiydi.
Bu da geçen haftaki son ders sonrası, bir Oxford hatırası...
Çağlar Ezikoğlu retweeted
Bize yapılanları anlattık şurada teapawt.net/caglarezikoglu/status/… ama bu olaya da girelim gelen alıntı ve yorumlarda eksikler var.
Çankırı'da Taş Mescid olarak bilinen Darüşşifa ve Dar-ül hadis binalarının önceden üniversite ile falan ilgisi yoktu. 2019'da binalar üniversiteye devrildi, ama iki ex rektörün bu taraklarda pek bezi yoktu ilgilenmedi. Sonrasında gelen hırsız FETÖ'cü ex rektör bunu bir fırsat olarak gördü ve birçok etkinliği buraya taşıyıp siyasileri davet edip reklam için kullandı.
Az çok kimin fikir verdiğini de tahmin ediyorum da neyse o bende kalsın, bir zihni sinir yüksek ihtimal bu yeni rektöre 'ya hocam aha bunun kurulduğu tarihi üniversite kuruluşu yapalım, reklamını da yaparız siyasiler de destekler ikinci döneminizi şimdiden garantilersiniz' falan dedi de yüksek ihtimal bu garabet ortaya çıktı. Yoksa bu binaların ne hikayesi ne de kullanım amacı ile üniversite arasında bir bağ yok.
Buradan işte bu üniversite zaten lüzumsuz ne iş yapıyorlar falan goygoyu da çok. İş yapıyorduk, hem de güzel işler yapıyorduk benim gibi taşrada bazı yurtdışı bursiyerler de çok güzel işler yapıyordu ama netice mobbing sürgün kovulma vs. oldu. Çünkü istedikleri akademik üretim değil biat edecek emir erleri.
Şimdi bunla bağlantılı yorumlardaki diğer yanlışı da söyleyeyim. İşte bunlar akademisyen değildir kimbilir nereden mezundur falan filan. Senatoda ve resimde benim gibi yurtdışı bursiyerler de var yurtdışında iyi okullarda kariyeri olanlar da. Ama ne dedik, maksat emir eri olabilmek, biat etmek. Rektöre ve üst yönetime biat ettiğin sürece bu komikliklere ses çıkarmazsın hatta böyle neşeyle desteklersin. Benim gibi biat etmeyenlere de eziyet edilmesini sessizce izlersin. Çünkü bu işin kuralı kaidesi bu...
Çankırı Karatekin Üniversitesi Senatosu, Rektörümüz Prof. Dr. Mevlüt Karataş başkanlığında gerçekleştirdiği toplantıda, 1235 yılını üniversitemizin tarihî kuruluş yılı olarak oy birliğiyle kabul etti.
Üniversitemizin 2007 yılındaki kanuni kuruluşu ve hukuki statüsü saklı kalmak kaydıyla alınan bu karar, Çankırı’nın yaklaşık sekiz asırlık bilim, eğitim ve sağlık mirasını kurumsal kimliğimizle buluşturdu.
Anadolu Selçuklu döneminde 1235 yılında inşa edilen Darüşşifa ve 1242 yılında kurulan Darülhadis ile şekillenen köklü ilim geleneğimiz, bugün üniversitemizin çatısı altında geleceğe taşınacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Mevlüt Karataş, kararın tarihî önemini şu sözlerle ifade etti:
“Sekiz asır öncesiyle günümüzü, bu Senato toplantısıyla bilim ve eğitim anlamında ilk defa bu kadar güçlü bir şekilde buluşturduk. Bugün üniversitemiz adına tarihî bir ana tanıklık ediyoruz.”
Bilimsel ve akademik çalışmalarla temellendirilen Senato kararının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunulması kararlaştırıldı.
Köklerimiz 1235’te, yüzümüz gelecekte!
🔗 karatekin.edu.tr/haber/70756
Bize yapılanları anlattık şurada teapawt.net/caglarezikoglu/status/… ama bu olaya da girelim gelen alıntı ve yorumlarda eksikler var.
Çankırı'da Taş Mescid olarak bilinen Darüşşifa ve Dar-ül hadis binalarının önceden üniversite ile falan ilgisi yoktu. 2019'da binalar üniversiteye devrildi, ama iki ex rektörün bu taraklarda pek bezi yoktu ilgilenmedi. Sonrasında gelen hırsız FETÖ'cü ex rektör bunu bir fırsat olarak gördü ve birçok etkinliği buraya taşıyıp siyasileri davet edip reklam için kullandı.
Az çok kimin fikir verdiğini de tahmin ediyorum da neyse o bende kalsın, bir zihni sinir yüksek ihtimal bu yeni rektöre 'ya hocam aha bunun kurulduğu tarihi üniversite kuruluşu yapalım, reklamını da yaparız siyasiler de destekler ikinci döneminizi şimdiden garantilersiniz' falan dedi de yüksek ihtimal bu garabet ortaya çıktı. Yoksa bu binaların ne hikayesi ne de kullanım amacı ile üniversite arasında bir bağ yok.
Buradan işte bu üniversite zaten lüzumsuz ne iş yapıyorlar falan goygoyu da çok. İş yapıyorduk, hem de güzel işler yapıyorduk benim gibi taşrada bazı yurtdışı bursiyerler de çok güzel işler yapıyordu ama netice mobbing sürgün kovulma vs. oldu. Çünkü istedikleri akademik üretim değil biat edecek emir erleri.
Şimdi bunla bağlantılı yorumlardaki diğer yanlışı da söyleyeyim. İşte bunlar akademisyen değildir kimbilir nereden mezundur falan filan. Senatoda ve resimde benim gibi yurtdışı bursiyerler de var yurtdışında iyi okullarda kariyeri olanlar da. Ama ne dedik, maksat emir eri olabilmek, biat etmek. Rektöre ve üst yönetime biat ettiğin sürece bu komikliklere ses çıkarmazsın hatta böyle neşeyle desteklersin. Benim gibi biat etmeyenlere de eziyet edilmesini sessizce izlersin. Çünkü bu işin kuralı kaidesi bu...
Çankırı Karatekin Üniversitesi Senatosu, Rektörümüz Prof. Dr. Mevlüt Karataş başkanlığında gerçekleştirdiği toplantıda, 1235 yılını üniversitemizin tarihî kuruluş yılı olarak oy birliğiyle kabul etti.
Üniversitemizin 2007 yılındaki kanuni kuruluşu ve hukuki statüsü saklı kalmak kaydıyla alınan bu karar, Çankırı’nın yaklaşık sekiz asırlık bilim, eğitim ve sağlık mirasını kurumsal kimliğimizle buluşturdu.
Anadolu Selçuklu döneminde 1235 yılında inşa edilen Darüşşifa ve 1242 yılında kurulan Darülhadis ile şekillenen köklü ilim geleneğimiz, bugün üniversitemizin çatısı altında geleceğe taşınacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Mevlüt Karataş, kararın tarihî önemini şu sözlerle ifade etti:
“Sekiz asır öncesiyle günümüzü, bu Senato toplantısıyla bilim ve eğitim anlamında ilk defa bu kadar güçlü bir şekilde buluşturduk. Bugün üniversitemiz adına tarihî bir ana tanıklık ediyoruz.”
Bilimsel ve akademik çalışmalarla temellendirilen Senato kararının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunulması kararlaştırıldı.
Köklerimiz 1235’te, yüzümüz gelecekte!
🔗 karatekin.edu.tr/haber/70756
Çağlar Ezikoğlu retweeted
(Okunması, RT edilmesi, toplum nezdinde daha çok görünür kılınması istek ve dileğiyle)
Öyle oluyor mu ya :)
Neyse şimdi biraz da taşra üniversitesi ile alakalı bazı gerçeklere dönelim.
teapawt.net/caglarezikoglu/status/…
teapawt.net/caglarezikoglu/status/…
Detayları bu postlardan okursunuz uzatmayayım. Ilim bilim irfan derken, üniversitesine 5 yıl hizmet etmiş, türlü konferans düzenlemiş, konuşmacı getirtmiş, taşrada hiçbir yerde olmayan İngilizce yüksek lisans programını kurmuş, yüzlerce öğrenci mezun etmiş, uluslararası yayın yapıp görünürlülüğe katkı sağlamış personelinin hakkına hukukuna, özgürlüğüne ve dahi canına kast etmiş olanların uğraştığı akademik işler bunlar.
Daha trajiği, o fotoğrafta benimle mesai yapmış beni tanımış görmüş bilmiş şahısların bu yapılan absürt ötesi saçmalığa bile büyük bir şevk ve neşe ile imza atarken, bana yapılanlara gık etmemesi bir geçmiş olsun bile diyememesidir.
Her zaman dediğim gibi, ama bu dünyada ama öte dünyada, ama bugün ama yarın elbet bir gün...
Çankırı Karatekin Üniversitesi Senatosu, Rektörümüz Prof. Dr. Mevlüt Karataş başkanlığında gerçekleştirdiği toplantıda, 1235 yılını üniversitemizin tarihî kuruluş yılı olarak oy birliğiyle kabul etti.
Üniversitemizin 2007 yılındaki kanuni kuruluşu ve hukuki statüsü saklı kalmak kaydıyla alınan bu karar, Çankırı’nın yaklaşık sekiz asırlık bilim, eğitim ve sağlık mirasını kurumsal kimliğimizle buluşturdu.
Anadolu Selçuklu döneminde 1235 yılında inşa edilen Darüşşifa ve 1242 yılında kurulan Darülhadis ile şekillenen köklü ilim geleneğimiz, bugün üniversitemizin çatısı altında geleceğe taşınacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Mevlüt Karataş, kararın tarihî önemini şu sözlerle ifade etti:
“Sekiz asır öncesiyle günümüzü, bu Senato toplantısıyla bilim ve eğitim anlamında ilk defa bu kadar güçlü bir şekilde buluşturduk. Bugün üniversitemiz adına tarihî bir ana tanıklık ediyoruz.”
Bilimsel ve akademik çalışmalarla temellendirilen Senato kararının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunulması kararlaştırıldı.
Köklerimiz 1235’te, yüzümüz gelecekte!
🔗 karatekin.edu.tr/haber/70756
(Okunması, RT edilmesi, toplum nezdinde daha çok görünür kılınması istek ve dileğiyle)
Öyle oluyor mu ya :)
Neyse şimdi biraz da taşra üniversitesi ile alakalı bazı gerçeklere dönelim.
teapawt.net/caglarezikoglu/status/…
teapawt.net/caglarezikoglu/status/…
Detayları bu postlardan okursunuz uzatmayayım. Ilim bilim irfan derken, üniversitesine 5 yıl hizmet etmiş, türlü konferans düzenlemiş, konuşmacı getirtmiş, taşrada hiçbir yerde olmayan İngilizce yüksek lisans programını kurmuş, yüzlerce öğrenci mezun etmiş, uluslararası yayın yapıp görünürlülüğe katkı sağlamış personelinin hakkına hukukuna, özgürlüğüne ve dahi canına kast etmiş olanların uğraştığı akademik işler bunlar.
Daha trajiği, o fotoğrafta benimle mesai yapmış beni tanımış görmüş bilmiş şahısların bu yapılan absürt ötesi saçmalığa bile büyük bir şevk ve neşe ile imza atarken, bana yapılanlara gık etmemesi bir geçmiş olsun bile diyememesidir.
Her zaman dediğim gibi, ama bu dünyada ama öte dünyada, ama bugün ama yarın elbet bir gün...
Çankırı Karatekin Üniversitesi Senatosu, Rektörümüz Prof. Dr. Mevlüt Karataş başkanlığında gerçekleştirdiği toplantıda, 1235 yılını üniversitemizin tarihî kuruluş yılı olarak oy birliğiyle kabul etti.
Üniversitemizin 2007 yılındaki kanuni kuruluşu ve hukuki statüsü saklı kalmak kaydıyla alınan bu karar, Çankırı’nın yaklaşık sekiz asırlık bilim, eğitim ve sağlık mirasını kurumsal kimliğimizle buluşturdu.
Anadolu Selçuklu döneminde 1235 yılında inşa edilen Darüşşifa ve 1242 yılında kurulan Darülhadis ile şekillenen köklü ilim geleneğimiz, bugün üniversitemizin çatısı altında geleceğe taşınacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Mevlüt Karataş, kararın tarihî önemini şu sözlerle ifade etti:
“Sekiz asır öncesiyle günümüzü, bu Senato toplantısıyla bilim ve eğitim anlamında ilk defa bu kadar güçlü bir şekilde buluşturduk. Bugün üniversitemiz adına tarihî bir ana tanıklık ediyoruz.”
Bilimsel ve akademik çalışmalarla temellendirilen Senato kararının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunulması kararlaştırıldı.
Köklerimiz 1235’te, yüzümüz gelecekte!
🔗 karatekin.edu.tr/haber/70756
Yav daha üç beş gün evvelden dünya düzeni değişiyordu şimdi herkes dönmüş Demokratlar gelirse AKP ne olacak analizlerine :)
Öyle dandik bir kitle var ki burada ben öncesinde woke politikalar sayesinde aşırı sağın yükselişini anlattıgımda faşist ırkçı diyorlardı. Bunu yazdıgımda da bu sefer de wokecu diye saldırmışlardı. Halbuki nasıl aşırı sağın yükselişi bariz bir öngörü iken, şimdi de aşırı sağın yükselişinin durup insanların farklı alternatifler araması da bariz bir durum.
Ama size ya ANAP'lı deli, Kürt ROK gibi tipler müstehak ya da elinde müslüman sosyalist ölçer metresiyle milleti kahvaltıda veya Likya yolunda tokatlıcak tipler müstehak.
Bu sebeple pek yorumum yok dünya düzeninize dair, benim olduğum yerler üniversitelerin kürsüleri veya konferansların salonları, oradan anlatmaya devam...
Merak ettiğim bir husus var;
Oldu da Kasım 2026'da Trump topal ördek oldu, 2028'de seçimi kaybetti, Almanya'da AfD, Fransa'da Le Pen veya UK'de Farage istedikleri iktidara gelemedi, Amerika'da Demokratlar eskiye döndü sonra bir baktık ki TR'deki rejim S500 almış, Nebati ekonomisine dönmüş ve aynı otoriterlikte devam ediyor.
Şimdi çok iddialı çok büyük sözlerle dünya düzeni değişti, TR'de bundan faydalanıyor ABD'yi kanırttık dize getirdik dünya savaşı geldi gelecek olay Erdoğan tek adam rejimi falan değil diyenler ne yapacak? Sosyal medyasını mı kapatıp gidecek? Yoksa utanmadan sıkılmadan başka hikayeler mi anlatacak?
Kaldı ki yukardaki söylediklerim çok anormal durumlar değil, yıllardır popülizm far right çalışıyorum. Siz wokeun w sini demezken ben woke denen saçmalığın Batı'daki merkez partileri nasıl erozyona ugrattıgını yazıyordum. Ama durum aynı ivmede devam etmedi, wokedan halkın sorunlarına yönelmeyen partilerden bıkan bir kitle var ve bu kitle artık aşırı sağa da mesafeli bakmaya başladı Trump'a da. Ortada yine büyük bir boşluk var, Farage doğal sınırına ulaştı oyu artmıyor, AfD hala koparıp gidecek konumda değil. Trump eski popularitisinde değil.
Şimdi bu kadar bilinmezliğin olduğu bir tabloda sene 2023-2024 müş gibi konuşmak hem de bu kadar iddialı konuşmak niye? Rejimden beklentiniz olduğunun farkındayım ama hiç mi okumadınız otoriter rejimlerde bize de bir sakal düşer gibi bir durumun olamayacağını.
Cidden ibretle takip ediyorum...
Valla şu 40 yıllık hayatıma bin basar güzellikte bir serüven oldu, bir tek niye iki senede bir sigarayı bırakmaya çalışıp her defasında başarısız oldum onu anlamadım :)
Dünya üzerinde herhangi bir ülkede herhangi bir kişi olarak doğup verdiğiniz kararlarla hayatınızı şekillendirdiğiniz bir site. Bir yandan çok eğlenceli, bir yandan da hüzünlü. Ben Endonezya kırsalında doğup zar zor okuyarak şehre göç eden ve 97 yaşına kadar yaşayıp 2 çocuğu, 4 torunu olan bir kadın olarak vefat ettim.
1in8b.life/tr/
Asmışsınız kesmişsiniz yorumlarda da işte devran dönerse şöyle olur böyle olur diye.
Hiçbir b. k olmaz hatta daha ileri söyleyeyim dönmez ya döndü devran diyelim bu şahıs bir iki yıla kalmaz yine Halk TV'ye çıkar.
Çünkü öncelikle sizde kindarlık yok, intikam duygusu yok, sizin inandığınız ayılıp bayıldığınız muhalif aktörler de siyaset esnafı yani ekmeğinin peşinde.
Karşı cenah bunu dar-ül harb görürken siz hukuk dersiniz, demoookraaasi dersiniz, biz çok iyiyiz onlar gibi kötü değiliz dersiniz. Kendinizi böyle güzellerken de atı alan çoktan geçer her yeri.
Gördüğüm kadarıyla bazıları (ki ekseriyeti muhalif) ya gerçekleri reddediyor ya da gerçekleri ortaya çıkaran aktörlerin niyet ve planlarını.
17-25 Aralık buz gibi gerçek kayıtlar ve yolsuzluklar içerirken bu yolsuzluklara yıllarca ses çıkarmayıp sadece arşivleyen FETÖ militanlarının örgüt elebaşının talimatı ile devleti işgal amaçlı giriştiği güç mücadelesinin bir tezahürüydü.
Bugünkü fon meselesi de başta 1.50 olmak üzere iktidarın otoriterleşmesi sürecinde yağmacı bir anlayışla kamu kaynaklarını soyanların hikayesidir. Ama bu hikayeyi bugün temiz eller operasyonu diye anlatanlar da aslında bu soyguna yıllarca ses etmeyip bugün rejim tam otoriter bir istibdada dönüşüp kaynakların tek elde toplanması gereği yapılan mıntıka temizliğinin aktörleridir.
Erlik kim bilmem, çokça milliyetçi takip eder beni hepsi biliyordur tanıyordur da benim sikimde değil kim. İsmini bilmediğim hiç kimseye gram güvenmem. Videoda anlattıklarının büyük çoğunluğu da doğrudur. Lakin bu durum ortada rejimin bariz bir mıntıka temizliğine güle oynaya mayın eşekliği yapmanızı gerektirmez. Bu mayın eşekliğini en son iktidar survivalı için milliyetçilik rolü keserken İHA-SİHA 31 olarak yapıyordunuz sonuç terör örgütü elebaşı vilyasına çıkmış. Belli ki akıllanmaya kimsenin niyeti yok...
Bu haftayı güzel haberlerle tamamladık.
Birleşik Krallık Yükseköğretim Akademisi'ne üye olmaya hak kazandım, benim için 3 yıllık oldukça yoğun ve ve çeşitli teaching tecrübelerinin meyvesi bu fellowluk oldu.
Dün ders çıkışı bir baktım ki bütün binaya üniversitede yapılacak kitabımın tanıtım toplantısı afişleri asılmış, 11 Kasım'da ilk launch ama devamı da yine farklı platformlarda sürecek.
Haftayı da müthiş yakışıklı, aşkım, ruhum, birtanemle gezip tozup 10 bin adım atarak bitirdik :)
I am delighted to share that I have been awarded Fellowship of Advance HE (FHEA), recognising my achievement against the Professional Standards Framework (PSF) for teaching and supporting learning in higher education.
This fellowship represents an important milestone in my academic career and reflects my ongoing commitment to excellence in teaching, student engagement, inclusive learning, and academic development.
I am grateful to my colleagues, mentors, and students who have contributed to my professional journey. I look forward to continuing to develop my teaching practice and contribute to the higher education community.
#FHEA #AdvanceHE #HigherEducation #AcademicDevelopment #TeachingAndLearning
I am delighted to share that I have been awarded Fellowship of Advance HE (FHEA), recognising my achievement against the Professional Standards Framework (PSF) for teaching and supporting learning in higher education.
This fellowship represents an important milestone in my academic career and reflects my ongoing commitment to excellence in teaching, student engagement, inclusive learning, and academic development.
I am grateful to my colleagues, mentors, and students who have contributed to my professional journey. I look forward to continuing to develop my teaching practice and contribute to the higher education community.
#FHEA #AdvanceHE #HigherEducation #AcademicDevelopment #TeachingAndLearning
Çağlar Ezikoğlu retweeted
Babam emekli annem ev hanımı. Üst sınıf/elitligin kıyısından geçmedim. 1929 yılında Ata'nın çıkardığı kanunla yurtdışında okudum ve o sayede akademisyen oldum.
Hiç torpilim olmadı,kendim geldim her yere. Ama masamdan kalbime her yerde tek rehberim var:Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Çağlar Ezikoğlu retweeted
Gündeme dair duruşumuz ektedir.
Yaşasın Türk milleti, var olsun Cumhuriyet...
Türkiye 30’lu yılların fabrika ayarlarına geri dönüyor...
Geçen sene Slovenya'da Sırp gençlerle baya detaylı tartışmıştık, ben bizde muhalefetin sandığa indirgenmesi hatasından bahsettiğimde Sırbistan kıyaslamaları vardı. Ama o günde ifade ettiğim gibi Sırbistan-TR kıyasında Sırbistan farklı bir noktada. Demokrasinin sadece seçimlerden ibaret olmadığı, toplumsal hareket ve protesto kültürünün varlığı ile seçimlerin anlam kazanabileceğinden bahsettim.
Hatta gençlerden biri 'ne yani Vucic kaybedemez mi sandık anlamsız mı' diye sorduğunda ise senin ülkende halen anlamlı çünkü sen Novi Sad'da olduğu gibi yaşanan skandallardan hesap sorabilecek hareket inşa edebiliyorsun, bizde ise bırak hesabı twit atamıyorsun. İşte o zaman sandığın bir anlamı yok. Birincisi ben eşit şartlarda bir seçime sahip değilim, ikincisi senin karşındaki otorite başka bir şeye meyil ettiğinde karşısında nasıl bir resistance göreceğini iyi biliyor. Dolayısıyla burada mesele bu toplumsal hareketi sönümlenmeden bir siyasal harekete dönüştürmek. Bunu yaptığınız zaman iddialı olabilirsiniz ki Öğrenci Listesi de bunu başarmış gözüküyor. Tabi devamı soru işaretleri barındırsa da. Ha bizde bunun kırıntısı bile olmadı, yemişim devamını da diyebilirsiniz haklı olarak.
Haftasonu Sırbistanda olacaktım, kongre daveti vardı, hem de canlı canlı takip edecektik seçimleri ama sağolsun üniversite ani bir kararla bütün araştırma bütçelerini dondurunca gidemedik. Ama yine de tarihe geçecek bir örnek vaka oldu, gören gözler için nice ibretler mevcut...
Replying to @caglarezikoglu
+ Bu arada çok sayıda Sırp öğrenci ve akademisyen de olduğu için Sırbistan ile kıyaslamalar yapanlar oldu, discussion hep oraya kaydı. Ama gariplerim bilmiyorlar ki sizin ortalığı ayağa kaldırabildiğiniz Novi Sad istasyon çökmesinin 10 katı 100 katı olay her gün oluyor TR'de ama+
Daha önce yazmıştım ama tekrarlamış olayım, burada bir takım kliklere hizmet eden iktidar trollerini ve görünür bazı isimleri AKP ve Erdoğan'ın en yakınında zannetmek gibi oldukça aptalca bir anlayış var.
Oktay Saral diyorsunuz, ilçe belediye başkanlığı var ki o da Milli Görüş değil Faziletten başlıyor, sonra Trabzon lobisi sayesinde vekil oluyor olmasına ama 2015'de istediği sıradan bile aday gösterilmiyor yine Trabzon lobisi sayesinde dandik bir unvan veriliyor. Hikaye bundan ibaret, üstelik böyle Erdoğan'ın yakın circleı içinde olmaktan bu kadar uzak birisi dış politikada herkesten önce hele hele Erdoğan'dan önce bir açıklama yapacak ve ona hayırdır demeyecekler, komik.
Benzer durum Ertan Aydın için geçerli, sincap adam küçük eniştenin danışmanlığını yapmış, circlea dahil olamayacak birisi sırf Türkiye Yüzyılı'nı bulan adam diye en kilit adam muamelesi görüyor.
Peki kim circleın içinde, onu da yazdık asıp kesiyordunuz sonra bir anda hepsinin sesi kesildi o zaman da demiştim Hayati Yazıcı'ya diş geçiremezsiniz diye.
Buradaki trollerin aslında çoğunluğu kendine Erdoğan sonrası gelecek inşa eden aktörlerin emrinde üç beş kuruşa köpeklik yapan tipler. Ama rejimin doğası gereği son aşamada sadece lider ve circleı olur ayrıca dynasty inşası için de o diğer aktörler yavaş yavaş elimine edilir.
Peki bu anlatıyı neden görmezsiniz? Çünkü Milli Görüş-AKP serüvenini gerçekten bilen az sayıda insan var onları da çıkarmazlar. Peki kim konuşur, rejimin mayın eşekliğini yapmaya dünden razı muhalif hüstadlar. O yüzden bütün bunları da iktidar içi kavga diye okur durursunuz...
3 yılı devirdik, UK akademisinin ve genel olarak akademinin en kaotik döneminde sıfırdan başladım her şeye. Sıfır networkle Evliya Çelebi tarzı İngiltere'nin her yerinde birçok üniversitede ders verdim, 3 makale 1 kitap ve çokça konferans paperı yayınladım, workshoplar düzenledim vs.
2025'de yani geldikten 2 yıl sonra full time lecturer oldum, birçok mülakat ve yüzlerce başarısız başvurudan sonra. Fixed term tabi 2027'de bitecek ne olacağı belli değil ortalık karışık redundancyler vs kara kara düşünüyorum.
Şimdilik ismini vermeyeceğim küçük şirin bir üniversite geçen ay permanent bir kadro için mülakata çağırdı, uzakta baya ve çağırmalarına dahi şaşırmıştım, neyse gittim ama sıfır umut nihayetinde öğrenmişim burda işler nasıl gidiyor networking vs.
Ama huy işte ne iş olursa hakkını vermeye çalışıyorum, ders verdirdiler öğrencileri çağırmışlar hocalar orda üstüne ayrıca 1 saat mülakat vs. yaptık her şeyi.
Neyse geçti iki üç gün ses yok, en sevmediğim şey de cevap alamamak bu konuda takıntılıyım yüzlerce red yediğim için o red yazısı gelecek arkadaş. Sitem dolu bir mail attım, yanıt ilk kez farklı oldu :) 2027 için bir post ve offerdı, gelecek sene official olarak da duyururuz.
Velhasıl 3 yılda hedeflerime baya baya yaklaştım, hala tam diyemem misal bu post tam değil, full time a yakın bir oran ve maaş öneriyor ama tabi permanent. Daha iyi teklifler olursa daha iyisine yürürüz. Ama neredeyse bütün üniversitelerin staffları tek tek işten çıkardığı vahşi rekabet ve networking ortamında yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalışıyorum.
Bana kızıyorlar herkese bir şey söylüyorsun diye ya da şaşırıyorlar falan. Benim rahatlığımın sebebi bu, her ne kadar başka hususlarda zor zamanlar geçirsek de akademik kariyer olarak kimseye dayanmadığım kimseye minnetim olmadığı için rahatım ve özgürüm, öyle de devam edecek...
Çağlar Ezikoğlu retweeted
Benim için özellikle yaz aylarından bu maddi-manevi-fiziksel-ruhsal açıdan hayatımın en zorlu zamanlarını geçiriyorum. Gerçi ömrümüz hep zorlukla geçti rahat yüzü göremedik pek ama neyse.
Herhalde bir tek mental açıdan yıkılmadım ayaktayım diyebilirim. Bu kadar zorluğa rağmen işimi mesleğimi layığıyla icra etmeye çalışıyorum.
2026'nın muhasebesini yaparız sonra ama bu alıntıdaki çentik çok önemliydi. BISA'da kurduğumuz çalışma grubu faaliyetlerine başladı, yakın zamanda birçok etkinlik olacak ve 2027 konferansı için paperları bekliyor; bisa.ac.uk/members/working-g…
PSA 2027 konferansı için de Uluslararası İlişkiler alanındaki çalışma grubumuza şu ana kadar 50 nin üzerinde paper ulaştı ve deadline 30 Ekim'e uzatıldı, geçen sene yeni kurulmasına rağmen en çok panel gerçekleştiren grup ünvanını bu sene de bırakmayacağız.
Kariyerim ile alakalı bir haberim daha var 2027 için nihai hedeflerimden birine yaklaştıran, onu da yarın yazarız...
Evet akademik kariyerim için bir çizgiye daha çentik attık, UK'de Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler alanında dünya çapında iki akademik dernek vardır, biri PSA diğeri BISA.
Önce PSA'nın Uluslararası İlişkiler (International Relations) Çalışma Grubu'nun kuruluşunda yer aldım, iki senedir convenorlardan birisiyim, workshop ve konferans panelleri düzenledik son iki yılda.
Şimdi ise BISA bünyesinde Religion and International Politics grubunu kurduk ve resmi onayla birlikte faaliyete geçiriyoruz, hayırlı uğurlu olsun...

























