can erol (@canerol) profile picture
İstanbul
Joined May 2009
Photo by can erol (@canerol)Photo by can erol (@canerol)
Boşuna efsane olmayanlarda bugün.
Sırbistan seçimlerinde öğrencilerin milletvekili adayı, Yugoslav basketbolunun efsanesi, eski NBA oyuncusu ve EuroLeague Başkanı Dejan Bodiroga: “Sırbistan özgürlüğü için mücadele ediyor. Hedefimiz, halkın elinden alınan devleti yeniden halka vermek.”
1
79
Mod 💛❤️
Gözümün biri açık kafada alem buysa kral Cimbom çalıyor. Güne böyle başladık
2
154
Hıncal’ı nakavt ettiğinde spor medyası için herkesi mutlu eden bir figür olarak çıkmıştı. Yıllar içinde gizli holiganlığıyla olmaması gereken yerlerde yıllarca tutarsız ahkamlarda bulundu. Bu açıklama da pastanın üstündeki çilek seviyesi.
Mehmet Demirkol, Türkiye’de statünün iş hayatındaki etkisini Porsche örneğiyle anlattı: “Orta kademe beyaz yakalı bir yönetici işten atılıyor. Krizin ortasında iş bulması neredeyse imkânsız. Adam kooperatiften aldığı evini satıyor. O parayla gidip Porsche alıyor. Sonra kulüp kulüp dolaşmaya başlıyor ve bu sayede yeniden iş buluyor. Evinde otursa o işi bulamayacak. Bazen insanlar bir saatlik yola Business uçuyor, portakal suyu içmek için değil; o insanlarla aynı yerde görünmek için. O sınıfa ait olmasan da araç sana etiket taşıyor.”
1
245
Ağlattın be dedem. Ruhu şad olsun 🌹
Turcan Bolayır: "Ben biraz kederliyim, hüzünlüyüm... 45 gün önce Galatasaray Lisesi'nin emekli öğretmenlerinden canım eşimi kaybettim. Onun acısı hala gitmedi..."
303
Okan Buruk bilmez, yanındakiler bilmez. Bok gibi sesi olan adamı profil fotosu yapan fenomen bilir futbolu. Onu takip edin.
30 milyon €’luk Singo yok, 25 milyon €’luk Batrakov yok. hala aynı adamlarla, aynı tatsızlık ve formsuzlukla sahaya çıkıyoruz. Okan Buruk başarılı ancak bir o kadar da savruk. bu paralara alınan adamlar dahi oynamayacaksa Galatasaray’ı bir felaket bekler. korkunç bir yıkım.
344
Okan Buruk eleştiren embesildir. Nokta.
1
177
Boyhood 🥲
Fiorentina kulübü 100. kuruluş yıldönümünde kulübe hizmet etmiş önemli isimleri davet etmiş. En büyük iki efsane Batistuta ve Rui Costa tribünde yıllar sonra buluşmuş. Bu adamları büyük bir zevkle izledik şimdi yaşlandıklarını görünce hüzünleniyor insan. Zaman çok çabuk geçiyor.
243
Edemezsin. Edememenin en büyük sebebi senin hiçbir vasfın olmamasına rağmen o koltukta oturman. Galatasaray taraftarı olarak suyun öteki yakasıyla futbol konuşmuyorum artık.
Oğuz Çetin: "Bir hafta içinde üçüncü maçımıza çıktık. Takım mücadele açısından maksimum seviyede oynadı. Ancak oyunsal anlamda daha etken olmamız için takımın kat etmesi gereken bir süre var. Fizik kondisyonumuzu daha üst seviyeye çıkarmamız gerekiyor. Üçüncü bölgede daha etken olmamız gerekiyor. Bu tip maçlarda da skoru elde etmemiz gerekiyor."
388
Durduğumuz nokta bu. Suyun karşı tarafına pozitif en ufak bir şey yaşatılmamalı. Son 5 senede geldiğim nokta bu. Daha da kötü günler görmeleri gerekiyor. Eşyanın tabiatı dediğimiz hadise.
Fenerbahce Sampiyonlar Ligi’ne katilmali, bu Galatasaray’a yarar diyen cok Galatasarayli goruyorum. Asla katilmiyorum. Hala rakiplerini tam anlamamislar. Fenerbahce ruzgarla yelkenini dolduran bir camia. Ama ayni zamanda ruzgar kesildigi anda da kirilganligi yuksek bir olusum. O yuzden simdi Sampiyonlar Ligi’ne girerlerse, onun getirecegi ozguven, o platformda var olmanin psikolojik olarak stadi, taraftari cekecegi seviye, bir anda Ismail Kartal’a olan elestirilen azalmasi vs itibariyle muthis pozitif etkisini goreceklerdir. Yok iste orda mac oynarlarsa yorulurlar lige yansir filan cok soyut bir degerlendirme, zira aksine oynadiklarinda alacaklari 1-2 galibiyetle kazandiklari moral ve guc atfiyeti ile Anadolu maclarini kolaylikla gecebilirler. Unutmayin Fenerliler kac senedir dua etti biz devam edelim de onlara yardimi olsun ligde diye, ama olmadi. O yuzden siz baby-Leminacilara bakmayin, Fener Sampiyonlar Ligi’ne giremez insallah.
315
“Bana göre” yazıyor orada nal gibi ama hayır kimse kendi iradesiyle bir şeyi sevemiyor bu sitede. Yönetmen de olsan haddini bil Zeki, Güney’in sevdiklerinden seçeceksin!
Tarkovski'nin Stalker'ı, Fellini'nin Sekiz Buçuk’u, Bergman’ın Persona'sı, Yedinci Mühür'ü varken bile mi?
1
1,254
Uzak ara en iyi Fleabag editi.
1
201
Çocuklarını kontrol edemeyen, her hareketiyle anormal gürültü çıkaran embesil aile modelleri var ve her yerdeler. Yanınızda belirip gününüzü piç etmesi için birkaç dakika yeterli. Sessizlik gerçek lüks oldu bu şehirde. Kaçamıyorsun!
1
146
“Bizim ekmeğimiz kuru” der hep annem. Bu döngüyü değiştirmenin zamanı. Yine nezaketle. Kırılan zaten kendi yaptığının farkındadır.
1
132
En güzeli senin kadar sevilmedi 💛❤️
Şampiyon. Taraftarın aşkı. Ve bir Galatasaray efsanesi. Türk futbolundan bir Mauro Icardi geçti.
1
379
Kendini bu kadar şahane ifade eden insanların hayatını, iki kelimeyi bir araya getiremeyen amiplerin hassasiyetleri belirliyor.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım. Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın. Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler. Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş. Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın. Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum. Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım. Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı. Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN. Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
334
İnsan odaklı, geleceğe odaklı bir ülkede nasıl bir hayatımız olurdu acaba?
Dil bariyeri açılınca Brezilyalıların Norveç maçı tepkilerini görmek muazzam. Bize benzeyen yorumlardan birisi de bu kişinin siyasi yorumu. Brezilya, 2006’da Atlantik Okyanusu’nda, kalın bir tuz tabakasının altında dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birini bulmuş. Dönemin hükümeti Brezilya'nın geleceği kurtuldu, bu parayla eğitim sağlık şahlanacak diye açıklamalar yapmış. Sonrasında bu petrol gelirleri ve devlet şirketi Petrobras, Brezilya tarihinin en büyük yolsuzluk skandalına (Lava Jato) karışmış. Milyarlarca dolar siyasetçilere, gizli ödeneklere aktarılmış; Abreu e Lima gibi devasa rafinerilerin maliyetleri milyarlarca dolar şişirilerek para hortumlanmış. Norveç’le karşılaştırmasının sebebi, Norveç 1960'larda petrol bulduğunda bu parayı hemen harcayıp ekonomiyi şişirmek yerine, gelecekte petrol bittiğinde torunları refah içinde yaşasın diye Norveç Petrol Fonu" (Government Pension Fund Global) kurmuş. Bugün gerçekten de yaklaşık 1,6 - 1,7 trilyon dolar büyüklüğe sahip ve dünyadaki tüm borsaların toplam hisselerinin kabaca %1,5'ini tek başına elinde tutan. dünyanın en iyi yönetilen fonlarından biriymiş. Özetle sahada futbolcularımız Norveç'e yenilebilir, bu dert değil. Ama petrol gibi bir zenginliği bulup, elin 5,5 milyonluk ülkesi torunlarına trilyon dolarlık miras bırakırken; bizim siyasetçilerimiz bu zenginliği yolsuzlukla yedi. Bizim asıl ezildiğimiz yer futbol sahası değil, devlet yönetme ahlakıdır”.
3
262