Cumhuriyet ve Birlik Hareketi retweeted
PKK gerçeklerini açıklıyoruz, bölüm 2.
Sözde kadın haklarının arkasına sığınan örgüt, hem kadın hem çocuk katilidir.
Bölücü olmayan kadınları diri diri yakanlar kadın haklarından bahsedemezler.
12 çocuk ve 7 kadını bir saatte yok edenlerle masaya oturuyorlar.
Ülkemizde siyaset gün geçtikçe daha komik bir hal alıyor.
Neredeyse hiçbir parti artık tabanını dinlemiyor.
Bir partiyi ya da oluşumu asıl güçlü yapan şey tabanıdır, halktır.
Halkını umursamayan oluşumlar, gücünü muhakkak halktan değil başka yerlerden alırlar.
Bu hem iktidar için, hem de sözde muhalefet için geçerlidir.
Duyuru
PKK Gerçekleri projemizi hayata geçirmeye başladık. Önümüzdeki aylarda PKK ya da türevleriyle ilintili üniversite topluluklarını ve sözde medya kuruluşlarını, konum ve detaylarıyla görebileceğiniz interaktif bir harita hazırlıyoruz.
PKK'yı ne kadar "demokratik", ne kadar "barışçı" göstermeye çalışırlarsa çalışsınlar, PKK eli kanlı bir terör örgütüdür.
@pkkgercekleri_
Terörü gerçekten tanıyor musunuz?
PKK ve türevlerinin çalışmaları yalnızca dağlarda değil, zaman zaman mecliste, üniversitelerde, televizyonlarda, medyada ve hatta futbolda sürmekte. Türkiye Cumhuriyeti'nin savaşarak yenilemeyeceğini bilen, ABD ve İsrail'in maşası olan bu örgüt artık hiç olmadığı kadar sivil hayatta sözde sivil çalışmalar yapmakta.
Yıllarca akıttıkları kan hiç akmamışçasına bugün milletimize demokrasi pazarlayan bu örgüt, milletimizin algılarını değişmek için sanıldığından çok daha kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Örgüt bazen bir üniversite topluluğunun masasında, bazen bir sözde ressamın şiirinde, bazen kendi cihazlarımızın ekranlarından zehirli düşüncelerini zihinlerimize oturtmaya çalışıyor.
Anayasamızın da net bir şekilde tartışmaya kapadığı bölücü fikirler, bazen "Atatürk'ün partisiyiz" diyenlerin ağzından, bazen iktidardakilerin ağzından çıkıyor ve eskisi kadar garipsemiyoruz. Sadece bu söylemlerini değil, örgütün şehirlerimizde PKK'lılar için düzenlediği taziyeler bile eskisi kadar tepki görmüyor. Başta belirttiğimiz gibi, terör örgütü artık bu suçları ve kötülükleri normalleştirmek için elinden geleni yapıyor.
Bilindiği üzere normalde terör örgütüyle Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer emniyet birimleri mücadele ederler, ancak şu anda böyle bir durum yok. Dün çatışmaya girilen örgüt mensupları, şehirlerimizde övgülerle anılıyor. Bir yandan da bahsettiğimiz psikolojik savaş söz konusu. O halde bu durumda "terörle kim mücadele ediyor?" sorunusu sormamız gerekmektedir.
Görülebileceği üzere, terör örgütüyle olması gerektiği gibi bir mücadele yoktur. Ancak terörle mücadele yalnızca silahlarla da yapılmaz, bizim görüşümüze göre teröre en büyük darbe ideolojik darbedir. Psikolojik üstünlüğü olan, çarpık ideolojisini çeşitli maskelerin arkasından halka aktarmaya çalışan örgüt mensuplarını ve sempatizanlarını engellemek de bir terörle mücadele operasyonudur.
Yakın zamanda detaylarını paylaşacağımız projemizde PKK'nın bugüne kadar işlediği suçlardan tutun, günümüzde ne gibi propaganda faaliyetleri yürüttüğünü, bunu hangi vasıtalarla yürüttüğünü kapsamlı ve nesnel bir biçimde kamuoyuna aktaracağız.
Okullarımızda yaşanan hazin olaylara mı üzülelim,
milletin milyonlarını alenen çalıp tutuklanmayanlara mı kızalım,
iktidarın milleti ikna edemeyince seçilmişleri devşirmesine mi sitem edelim,
iktidara hizmet eden sahte muhalefete mi kızalım..
Artık ülkemizdeki siyaset ciddiye alınması güç bir skeçe dönüştü.
Anahtar Parti'nin simgesindeki anahtar bir gün Maybach'ta, bir gün Maserati'de.
Bu konu eleştirilince "O arabalar aslında başka yöneticilerin arabası" deniyor. Sorun da bu değil mi? Demek ki her yönetici bu standartlarda yaşıyor.
Bu yalnızca Anahtar Parti ile alakalı bir durum da değil. Partilerin yöneticileri neden daima bu kadar zengindir? Parti yöneticisi oldukları için mi zenginlerdir, yoksa zengin oldukları için mi parti yöneticileridir? Halbuki partiler niçin vardır?
Bu gibi kötü niyetli siyasilerin olmasına şaşmak gülünç bir durumdur; asıl gülünç olan, kendi bedbaht yaşamlarına rağmen bir kısmını kendilerinin finanse ettiği siyasilerin bu lüks yaşamlarını savunanlardır.
Türkiye'de sadece Yusuf'un soyadı tekin. Başka hiçbir şey tekin değil.
Vatandaşların yatırımları tekinde değil,
insanların gelecekleri tekinde değil,
sağlığımız, geleceğimiz tekinde değil,
canımız tekinde değil.
Yaşanan sonsuz sorunun sorumlusu yönetimde değil, okullarda, eğitimde yaşanan sorunların sorumluluğu Tekin'de değil(!).
Türkiye'de çocukların okula gönderilmemesi bir suç,
ancak onları koruyamamanın bir suçu yok.
"Benim hatam" diye istifa edecek yöneticiler yok.
"Ailem güvende" diyenlerin idaresi, bir gün ekonomiyle, başka bir gün bu gibi olaylarla her aileye ateş düşürmeye devam ediyor.
Bu artık bir liyakat sorununun ötesine yönetilememe sorunu değilse nedir?
Yeni yayınımız yayında.
iltay.org.tr/yayin/eski-ve-y…
🤖 Made with AI
Bu şahsın ana muhalefet lideri olduğuna inanan insanlara satılacak köprüleri de maalesef iktidar sattı.
Demokratik Türkiye söylemlerindeki demokrasi, Amerika'nın sözde demokrasisidir.
Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir devlet olmasaydı, devletimizi yıkmaya çalışanlar meclise özgürce davet edilemezdi.
AKP ve MHP derhal Cemil Bayık için de bir villa yapmalıdır.
💥 Terör örgütü PKK’nın sözde yöneticisi Cemil Bayık’tan skandal sözler:
• Eğer süreç başarısız olursa, büyük bir savaş için de hazırız.
• Türkiye PKK'yı yenemedi. Bu adım, Kürtlerden ziyade Türkiye için daha gerekli, çünkü Türk devleti kötü bir durumda.
• Türk Parlamentosu'nda kabul edilen yasa taleplerimizi karşılamıyor. Bizim de kendi yasalarımız var.
• Apo serbest bırakılmadıkça silahlarımızı bırakmayacağız.
- AKP, yargı yoluyla genel başkanlığını aldı.
- Yargı yoluyla partinin adına bile müdahale etmenin peşindeler.
- Partisinden onlarca kişi ve yönetici cezaevinde.
Ama Özgür Özel hâlâ iktidarın ihanet sürecinde başrol olmaya gayret ediyor.
Ama Özgür Özel hâlâ Demirtaş'ın tutukluluğunu dert ediniyor.
Ama Özgür Özel hâlâ butlan Kemal'in elini sıkmaya gayret ediyor.
Öcalan'a villa yapanlara soruyoruz:
Kimin vergileriyle yaptınız?
Aynaya bakarken zorlanıyor musunuz?
Teröristlerle masaya oturmak nasıl bir his?
Belki de en önemlisi; o vergilerin içerisinde şehit ailelerinin de vergileri var mı?
"Şehitler üzerinden siyaset yapmak ahlaksızlık" diyen AKP yönetimi terör örgütüyle yan yana siyaset yapmayı ahlaka nasıl sığdırmaktadır?
Şehitlerin hakkını, onların ahını savunmak ahlaksızlık mıdır?
Bu sorulara AKP yönetiminin ya da bir AKP'li yöneticinin cevap veremeyeceğini ne yazık ki çok iyi biliyoruz.
Yaklaşık bir ay önce başlattığımız sehitlerimiz.org.tr projesinde mümkün mertebe tüm şehitlerimizi veritabanlarına eklemeye devam ediyoruz.
Bu gece veritabanı 105.000 şehit kaydına ulaşacak.
Süreç boyunca şehitlerimizin isimlerini ölümsüzleştirmek adına bizlere veri göndererek projeye destek olan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ederiz. 🇹🇷















