Denizz retweeted
Denizli’de karşıdan karşıya geçmek için orta refüjde bekleyen 32 yaşındaki Arzu Acunsöz, otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti.
“sürücü tam kusurlu, yayada kusur yok” tutanağına rağmen; 19 yaşındaki sürücü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. #arzuacunsöziçinadalet
Denizli’de karşıdan karşıya geçmek için orta refüjde bekleyen 32 yaşındaki Arzu Acunsöz, otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti.
“sürücü tam kusurlu, yayada kusur yok” tutanağına rağmen; 19 yaşındaki sürücü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. #arzuacunsöziçinadalet
Denizli’de karşıdan karşıya geçmek için orta refüjde bekleyen 32 yaşındaki Arzu Acunsöz, otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti.
“sürücü tam kusurlu, yayada kusur yok” tutanağına rağmen; 19 yaşındaki sürücü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. #arzuacunsöziçinadalet
Denizz retweeted
Denizli’de karşıdan karşıya geçmek için orta refüjde bekleyen 32 yaşındaki Arzu Acunsöz, otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti.
“sürücü tam kusurlu, yayada kusur yok” tutanağına rağmen; 19 yaşındaki sürücü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. #arzuacunsöziçinadalet
Denizz retweeted
İdarecilerin, öğretmenlerin elini kolunu bağlayıp, yetkileri ellerinden alınıp, şikayet ettirilip, gerçek sorunları ötelerseniz olacağı bu.
#GüvenliOkullarİstiyoruz
Denizz retweeted
Deprem bölgesi için yapılan organizayonda nasıl oluyor da 35 masum insanın hayatını kaybetmesine sebep olan yıkımda “Asli Kusurlu” bulunan şahısların şirketlerine ihale veriyorsunuz. Depremzedeleri mi kalkındırıyorsunuz deprem sanıklarını mı? Yazıklar olsun benim 3 masum yavrumun canının hiç kıymeti yok mu?
Denizz retweeted
Yere çöp bile attırmadım ben çocuğuma. Her yerde sırasını beklerdi, vatanını, dağını, taşını severdi. Öyle inandım, öyle yetiştirdim.
Depremde vefat etti. Kalan vergi borcunu bile ödedim.
Bu borçlar, bu milli değerler, kurallar sadece bizler için varmış.
Kolon kesenlere kural kaide yokmuş ki... Şehrin göbeğinde büyük kapsamlı tadilat yapabilmiş ve ruhsat alma ihtiyacı bile hissetmemiş. Küçük bir dükkanı kocaman bir restoranta dönüştürmüşler. Ama bağlı bulunduğu belediye gelip sormamış: "Siz ne yapıyorsunuz?" diye.
Masum insanları hayattan koparan suçlar işleseler bile ceza yokmuş.
Borç, ceza hep bize; zevk, sefa hep onlaraymış.
Hiç kıymeti yokmuş bizim çocuklarımızın...
Denizz retweeted
Tüm madenci kardeşlerimiz mevcutlu, bu gece nezarethanede kalacağız!
Bir değil bin gece de gözaltında kalsak yine geleceğiz. Yarın kaldığımız yerden devam edeceğiz. Genel Başkanımızın önceki gözaltında yaptığı konuşmayı paylaşıyoruz.
#MadenciMutlakaKazanacak
Denizz retweeted
Alparslan Bayraktar, madencinin yakasından düş!
Sabah 11.00’den beri ağustos sıcağında abluka altında tutuluyoruz. Muhatabımız da sözünü tutması gereken de Enerji Bakanlığıdır.
Gasp edilen haklarımızı almadan Ankara’dan ayrılmayacağız. Mutlaka kazanacağız.
#HoldingSoyuyorBakanBakıyor
#BayraktarSorumlusun
Denizz retweeted
Türkiye’nin yıllardır taşıdığı sorunların demokratik yollarla çözülmesini; silahların tamamen sustuğu, insanların kimlikleri ve düşünceleri nedeniyle ayrıştırılmadığı, herkesin kendisini eşit yurttaş hissettiği bir ülkeyi kim istemez ki?
Barışa kim karşı çıkabilir?
Kardeşliğe huzura özgürlüğe kim itiraz edebilir?
Ancak gerçek barış yalnızca bir kanun çıkarmakla kurulmaz. Barışın temeli adalettir, hukuktur, güvendir ve toplumsal mutabakattır.
Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi, vatandaşın devlete ve adalete duyduğu güvenin ağır biçimde zedelenmiş olmasıdır.
CHP’li belediyelere ve başkanlarına yönelik operasyonların gerçekleştirildiği; henüz yargılama süreçleri dahi tamamlanmadan seçilmiş belediye başkanlarının suçlu muamelesine maruz bırakıldığı bir dönemdeyiz.
Üstelik bununla da yetinilmiyor; belediye başkanları görev yaptıkları ve ailelerinin yaşadığı şehirlerden yüzlerce kilometre uzağa, ağır tecrit koşullarıyla anılan kuyu tipi cezaevlerine gönderiliyor. Adeta zulmeder gibi bir muameleye maruz bırakılmaları ise ayrıca sorgulanması gereken bir durumdur.
AYM kararlarının tartışıldığı, AİHM kararlarının uygulanmadığı, seçilmişlerin iradesinin yargı kararları ve kayyum uygulamalarıyla ortadan kaldırıldığı, insanların söyledikleri bir söz nedeniyle soruşturulma endişesi taşıdığı bir ortamda demokratikleşmeyi yalnızca belirli bir mesele üzerinden konuşamayız.
Böyle bir ortamda demokratikleşmeden söz ediyorsak önce şu temel gerçeği kabul etmek zorundayız:
Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir.
Hukuk herkes içindir ya da hukuk değildir.
Özgürlük herkes içindir ya da özgürlük değildir.
Bir taraftan demokratikleşmeden söz ederken diğer taraftan siyasi rakipleri yargı yoluyla tasfiye etmeye çalışmak, toplumun bir kesimine hukuk vaat ederken başka bir kesimini hukuksuzluğa mahkûm etmek gerçek bir huzur getirmez.
Kaldı ki TBMM’ye sunulan Çerçeve Yasa konusunda hukukçular tarafından son derece ciddi hukuki ve anayasal itirazlar dile getirilmektedir.
Hukukçuların Anayasa ve evrensel hukuk ilkeleri açısından ciddi sakıncalar gördüğü bir düzenlemenin, yeterince tartışılmadan ve toplumun bütün kesimlerinin kaygıları giderilmeden yasalaştırılması yeni sorunlar doğurur. Millet bilmeden, toplum tartışmadan, farklı kesimlerin kaygıları giderilmeden yapılan siyasi mutabakatlar, toplumsal mutabakatın yerine geçmez.
Benim demokrasi anlayışımda millet, sonucu kendisine açıklanan bir sürecin seyircisi değildir.
Millet bu ülkenin sahibidir.
Bu nedenle yapılması gereken bellidir:
Anayasa ve mahkeme kararlarını eksiksiz uygulamak, yargının bağımsızlığına ilişkin toplumdaki şüpheleri ortadan kaldırmak.
Seçilmişlerin iradesini güvence altına almak ve düşüncesini açıklayan hiç kimsenin korkmadığı bir ülke olmak. Tüm bunlar sağlandıktan sonra da milletin önüne hiçbir soru işaretine mahal vermeden çıkmak en doğru seçenek olacaktır.
Türkiye’nin Kürt meselesi dâhil hiçbir meselesi çözümsüz değildir.
Ancak Kürt meselesinin çözümünü bir dönem daha iktidarda kalmanın, bir seçim daha kazanmanın hesabına endekslerseniz; yıllarca cezaevinde tuttuğunuz siyasetçileri ve milletvekillerini seçim hesaplarının bir parçası hâline getirdiğiniz izlenimini güçlendirecek adımlar atarsanız, toplumun sürecin samimiyetini ve gerçek niyetini sorgulamasının önüne geçemezsiniz.
Türkiye’nin ihtiyacı kapalı kapılar ardındaki mutabakatlar değil, milletin önünde kurulmuş büyük bir toplumsal mutabakattır.
Ve milletin bu konuda vereceği yetki doğrultusunda da gerekli demokratik düzenlemeler, açık ve şeffaf bir biçimde, millet iradesinin tecelligâhı olan TBMM çatısı altında hayata geçirilmelidir.
Son cümle olarak şunu söylemek isterim:
Unutmamak üzere isimlerini köprülerimize, alt ve üst geçitlerimize kazıdığımız şehitlerimizin aziz hatıralarına haksızlık edildiği duygusuyla vicdanlarımızın sızlamasına izin vermemek, bu ülkenin vatandaşları olarak hepimizin en önemli sorumluluklarından biridir.
Denizz retweeted
Kamu malına kim göz diker, kim yolsuzluk yaparsa; parti, makam ve kişi ayrımı yapılmaksızın hesabı sorulmalıdır.
İBB davasında yüzlerce kişi rüşvet ve yolsuzluk iddiasıyla yargılanıyor. Bazı suçlamalar ise hâlâ “miş, mış” boyutundan ileri dahi gidebilmiş değil.
Seçilmiş Belediye başkanları hakkındaki iddialar henüz iddia düzeyindeyken tutuklandılar ve görevden alındılar.
AK Partili Kırıkkale Keskin Belediye Başkanı Ekrem Cönger, rüşvet suçlamasıyla yargılandığı davada dün 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Rüşvet iddiasıyla yargılanan müteahhit ise 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı.
Ekrem Cönger, tutuksuz yargılandığı gibi, hakkındaki iddiaları değerlendiren ağır ceza mahkemesi hapis cezası vermesine rağmen hâlen görevinin başında.
AK Partili Mesudiye Belediye Başkanı Cengiz Koçyiğit Cinsel saldırı suçundan 5 yıl hapis cezası aldı .Halen görevinin başında.
Adalet herkese eşit değil mi? İktidar partisinin temsilcileri mahkeme kararlarının sonuçlarından muaf mı?
Denizz retweeted
#TalebimizTahliye
Binlerce kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan deprem sanıkları bile tutuksuz yargılanırken, Gazeteci İsmail Arı neden tutuklu?
Denizz retweeted
Bu sistemin adı, Cumhurbaşkanlığı holding sistemidir. Bu düzen yıkılacak!
Sendikamızın eğitim örgütlenme uzmanı Başaran Aksu:
“İnsanlar ateş topuna dönmüş durumda Türkiye’de. Perşembe günü bütün Ankara’yı, yurdun dört bir yanından yurttaşlarımızı Yıldızlar Holding’in önünde olmaya çağırıyoruz.
İktidara da söylüyoruz: Sen işçiyi soyuyorsun, madenciyi soyuyorsun, çiftçiyi soyuyorsun, esnafı soyuyorsun. Millet borcunu ödeyemeyince memur gönderiyorsun ama holdinglerin önünde ön ilikliyorsun.
Perşembe günü hep birlikte Yıldızlar Holding’in önüne yürüyoruz. Çünkü bu sistemin adı holding sistemidir.
Ya holdingleri kapatacaksınız ya da işçilerin haklarını vereceksiniz. Ortada halk yok, işçi yok, sadece sizin düzeniniz var. Bu düzen yıkılacak.”
#MadencilerAyakta
Denizz retweeted
CHP Genel Merkezi’ne biber gazlı müdahalede bulunuldu.
“Baba ocağı” denilen yer; biber gazı, kalkanlar ve plastik mermiler eşliğinde polisin girdiği bir yere dönüştürüldü.
103 yıllık, dünyanın en eski partilerinden biri olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiye polisle girildi.
Yazık… Çok yazık.
Denizz retweeted
Londra'da mutlak butlan şoku: Yatırımcılar Şimşek ve Karahan'ı masada bıraktı
TBMM'de kabul edilen ve yabancı fonlara vergi avantajı sağlayan yeni düzenlemenin ardından Londra’ya giren Şimşek ve Karahan, toplantı esnasında CHP’ye yönelik "mutlak butlan" kararı haberlerinin düşmesiyle büyük bir şok yaşadı.
İngiliz ekonomist Timothy Ash, yargı kararı sonrası yabancı yatırımcıların görüşmeyi terk ederek ofislerine döndüğünü belirtti.























