Eda Atalay (@eda_tly) header
Eda Atalay (@eda_tly) profile picture

Chemical Engineer | Fashion Designer

İzmir, Türkiye
Joined February 2017
Konserdeyim ve violinistin üzerinde benim tasarımım var. Daha keyifli bir konser olamazdı. Müzik, sahne ve emeğimin bir arada olması tarifsiz bir his..
8
3
1
191
68,743
Eda Atalay retweeted
24 YIL ÖNCE BUGÜN | Akp iktidara geldi. — 3 Kasım 2002
25
22
12
197
10,029
Saygı, sorumluluk ve duygusal derinlik ortadan kalktığı için geriye yalnızca dürtüleriyle hareket eden insanlar kaldı.
Artık ciddi ciddi Freud babanın “Aşk yoktur, libido vardır” teorisine ikna olmaya başladım. İnsanların birbirine yakınlık duyup bunu aşk sanması, arzu bitince de ortada kalakalması… Adamın teorisi yaş aldıkça mantıklı gelmeye başlıyor.
2
20
Eda Atalay retweeted
#Akp hükumeti; Tam 4 yıldır, 8 milyara aldığı doğalgazı vatandaşa 55milyata satıyor. 11 milyara aldığı petrolü 93 milyara satıyor. 7 milyara ürettiği elektriği 76 milyara satıyor @alibabacan @devapartisi
199
1,710
50
7,300
198,894
Sen ne anlatıyorsun ya hu? 2018-2021 yılları arasında aynı işten her ay 3 ev parası kazanırken, şu an kazandığımız parayla giderlerimizi zor karşılıyoruz. Algına s*çtırma.
İşte tam olarak bahsettiğim EKONOMİDE ALGI YÖNETİMİ budur… Bu mesajı atmaktaki amacım da buydu, neyi görmek isterseniz onu görürsünüz zira istatistik mini etek gibidir… Şimdi en baştan başlayalım, bedava olması gereken sosyal imkanlarda bir azalma var mı iddia edildiği gibi… 2000’li yılların başlarına kadar sözde BEDAVA ama gerçekte giydiğiniz galoş bile paralı olan ve ödeme yapmadan hastaneden çocuğunuzu bile alamadığınız SAĞLIK sistemi daha mı iyiye gitti yoksa daha mı kötüye gitti… Devam edelim eğitim sistemi 90’lı yıllardan daha mı iyi yoksa daha mı kötü. 90’lı yıllarda mesela dar gelirli için bırakın bir kitabı bir önlük bile sorun iken şimdi aynı sorundan bahsedebilir miyiz… Veya otoyol sisteminde neler değişti sayılar ile bir bakalım mı… 2000 yılında ÜCRETSİZ bölünmüş yol miktarı 4.387 km iken 2026 itibari ile bu miktar 26.253 km olarak 6 kat atmış iken ÜCRETLİ yollar ise 1.714 km’den sadece 2.2 kat artarak 3.796 km olmuştur… Şimdi bu tabloda ÜCRETLİ yol mu artmış yoksa ÜCRETSİZ yol mu… Daha bu örnekleri sayfalarca artırabilirim… Peki şu anda FON KRİZİ olarak pompalanan krizde kaç iş yeri battı bir veri sunabilecek olan var mı… Evet bir ekonomik sıkışma süreci tartışmasız olarak var ama ALGI ile OLGU arasındaki fark tam olarak budur… Şimdi ben bir soru sorayım, ekonomide OLUMSUZ BEKLENTİ POMPALAMAK kimin işine yarar… Ülkesini siyaset üstü sevenin mi yoksa zarar görsün de ne olursa olsun diyenin mi…
6
110
İnsanları korkutmayın. Nükleer bir çatışmanın göze alınamayacak sonuçları var. Atmosferik taşınım, radyoaktif serpinti, su kaynaklarının kirlenmesi, gıda zincirine geçiş ve endüstriyel tesislerde oluşabilecek ikincil kimyasal felaketler, etkileri yıllarca sürebilecek risklerdir.
🚨#SONDAKIKA Pentagon, askerî üslerin dışarıdan hiçbir destek alamadan 90 gün boyunca faaliyetlerini sürdürebilmesini hedefleyen FORTRESS America Nükleer savaş planını devreye soktu
2
19
2,621
Siber saldırı ve sabotaj riskine karşı önlemler olduğunu düşünüyorum, böyle bir saldırı küçük nükleer reaktörleri etkileyecektir ve büyük nükleer tesisleri de.
1
2
256
Her gün bir züğürdün kendisini teselli edişini izliyoruz. Eşiniz bir başkasına aşık olduğunda ya da öldüğünde ne yapacağınızı biliyor olmanız gerekir. Kendi hayatının sorumluluğunu alamayan, başkasının hayatına bağımlı yaşayan biri güçlü olamaz. Sonunu düşünmeyen kahraman olamaz.
Evliliklerinde herkese garip gelen durumları sıralayan kadın: • İlki ve en çok şaşırılanı, eşimin maaşını asla bilmiyor olmam. Yaklaşık 4 yıldır evliyiz ve sevgiliyken de böyleydim. • ⁠Sadece kazançlar değil, gider veya faturalar hakkında da bilgim yok; hepsiyle eşim ilgileniyor. • ⁠Bu herkese çok garip geliyor ama gerçekten mükemmel bir şey. Bilmediğiniz bir şeyden sorumlu olamazsınız ve her zaman aynı düzlemde devam edersiniz.  • ⁠İkinci olarak, bazen sosyal medyada eşlerin birbirine hakaret ettiğini görüyorum. • ⁠Bırakın hakareti, birbirimize kırıcı sayılabilecek sözleri bile söylemeyiz. Bu bir kural değil, zaten böyle olması gerektiğini düşünüyorum. • Bir şeyi istiyorsam sadece istiyorumdur; nasıl alınacağıyla ya da nasıl yapılacağıyla hiçbir zaman ilgilenmedim. • ⁠Hatta ben herhangi bir konuda endişe duyduğumda eşim bana “Sen bunları neden düşünüyorsun? Keyfine bak” der her zaman.  • ⁠Herkes istediği kişiyle görüşebilir. Karşılıklı olarak nerede ve ne yaptığımızı bilmemiz yeterlidir.  • ⁠Her ay yaptığım düzenli kıyafet veya bakım harcamalarım vardır; eşim bunların hiçbirine karışmaz ve nereye harcandığını sorgulamaz.
7
762
Eda Atalay retweeted
Bi tag açmışlar. “Ana para gelmeden oy yok” diye. Arkadaş siz kafayı mı yediniz? Yani ana paranızı alırsanız oy vereceksiniz öyle mi? Devleti dolandırmak sizin için normal mi? Allah size akıl fikir ve vicdan versin.
401
807
28
10,328
123,812
Eda Atalay retweeted
2023’ten beri yazıyorum, tekrar yazıyorum. İlk domino taşı 2023’te düştü. Tekstil battı çünkü. İnsanlar tekstil sektörünü eleştirmeyi sever fakat tek başına LCW’nin 2022 ihracatı tüm ülkenin 2022 turizm gelirinden daha yüksekti. teapawt.net/yerlibiryabanci/status… Bizim nispeten küçük bir fabrikamız vardı 180 kişilik. 2023’te kapattık erkenden problemleri gördüğümüz için. Ne oldu? 180 kişi işsiz kaldı. Ama bununla sınırlı kalmadı. -) 15 tane servis aracının işi azaldı. Dolaylı olarak 15 şoför ve ailesinin geliri azaldı. -) Fabrikanın yanında ki bakkal kapattı. 4-5 kişilik bir ailenin geçim kaynağı olan bir iş battı dolaylı olarak. -) 8 tane yüksek gelirli yönetici vardı. Bunlar işsiz kaldı. Çocuklarını gönderdikleri özel okuldan tutun, Pazar günü kahve içmeye gittikleri kafeye kadar etkileniyor. -) Tekstil ihracatında üretiminde cironun neredeyse %80 maliyettir. Personel giderleri, kira ve malzeme gideri. O bina 3 yıldır boş, sahibi bir kaç defa kira indirimi yaptı ama hala tutulmadı. Kumaşçının işi azaldı, atölyelerin işi azaldı, nakliye işleri azaldı, aksesuarcıların işleri azaldı. Türkiye’de bu kadar dev bir sektör 3 yılda tamamen bitti ve biterken yanında 15-20 sektörü daha götürdü. Şuanda iş yok diye ağlayan galericilere bir sorun, müşterilerinin yüzde kaçı tekstilciydi diye. İstisnalar dışında neredeyse hepsi “çoğu” der. Bunun üstüne yıllardır yüksek faiz politikası ve kredi musluklarının kapalı olması esnafı tamamen batırdı. Üzerine Fon konuları gelince bu sefer beyaz yakalı ve memurlarda etkilendi. Ailem 600 daireli düşük katlı binalardan oluşan bir sitede oturuyor. 600 daire için 2,200 araç otoparkı var. Sanayicilerin oturduğu bir site yani. 2022 yılında park kavgası çıkıyordu, yer yoktu. Geçenlerde ailemin yanına gittim, otopark bomboş. Akşam yürüyüşü sitenin parkurunda yapmak yerine otoparkta yapardım çünkü G kasalar, orijinal M’ler, Porschelar’ı falan geçtim Bentley ve Rolls Royce’lar yan yana dizilirdi. Site şuanda öyle bir hal almış ki otoparkta ki en lüks araba X1 olmuş. Birde kuytu köşede plakası sökülmüş üstü örtülmüş icradan kaçırılan teminat gösterilen araçlar var.
Önceki gün konuştuğum işadamı işlerin bıçak gibi kesildiğini anlatıyor. Pazar günleri full olan balıkçıya geldim masalar bomboş, ‘böyle bir kriz görmedik’ diyorlar…Bir başka arkadaşım kaç kişiyi işten çıkartmak zorunda olduğunu anlatıyor… Artık iş fon krizinden çıkmış bambaşka bir yere gidiyor!
73
130
19
1,452
235,137
Ölücem 😭
O mano tá crente que ele controla sua comida por sensor
1
12
1,046
Eda Atalay retweeted
Soracak hesabı olanlar için! tkp.org.tr/gonullu
216
2,129
163
11,493
1,257,981
Neden kadınlar hayatın içinde var olmak için iş hayatını değil de böyle bir yerde var olmayı seçiyorlar? Demek ki işin içinde ciddi menfaatler var.
AKP'ye sövüyorsunuz ama AKP esaslı bir kadın hareketidir. Bu görüntüyü aşağılamak yerine anlamak gerekiyor. AKP'ye kızıyoruz lakin bu kadınları hayatın içine onlar soktu. Normal şartlar altında kocalarının izni olmadan evden çıkamayacak kadınlara unvanlar verdiler. Mesela kendini daha önce güçsüz hisseden bir kadın mahalle başkanı oldu. Sonra o mahalle başkanlığı unvanıyla ona etkinlik düzenleme izni verdiler. Aldı ilçesiyle birlikte vapurla mehtap turu yaptılar. Edirne'ye, Bursa'ya eski Osmanlı şehirlerini ziyaret ettiler. Evinin önüne çıksa kıskanılan kadın hayata dahil oldu. Böylece o kadın için bu siyasi parti bir parti olmaktan çıktı hayatın kendisi haline geldi. üstüne bir de çocuğunu bağlantılarıyla iş sahibi yaptı. Hatta eşine ticari hayata soktu... Bu kadına şimdi sen diyorsun ki, "yolsuzluklar var..." O kadında etki etmez bu. Kadının hayatını reddetmesini istiyorsun. Kadın hayatını veremez çünkü artık siyasi parti içinde değil hikâyesi olan bir yolda hizmet ediyor. Böyle motive oluyorlar. Bir tür zombi gibi ama gerçek. Bunu anlayamazsanız aşağılar durursunuz.
5
420
Eda Atalay retweeted
Yetmişlerin, seksenlerin sıkıntılı dönemlerinde aile şirketimizde zorluklar yaşadık ama işleri sürdürdük. 1994 ve 2001 krizlerinde iş dünyasındaydım, zorlandık ama işler sürdü. Ancak bu dönemde yaşananlar sürdürülebilir değil, büyük batışlar yaşanacak ve ekonomi bitecek maalesef.
Önceki gün konuştuğum işadamı işlerin bıçak gibi kesildiğini anlatıyor. Pazar günleri full olan balıkçıya geldim masalar bomboş, ‘böyle bir kriz görmedik’ diyorlar…Bir başka arkadaşım kaç kişiyi işten çıkartmak zorunda olduğunu anlatıyor… Artık iş fon krizinden çıkmış bambaşka bir yere gidiyor!
11
39
2
405
24,822
4 firmayı neden icraya verdiniz?
Telekomünikasyon ürünleri toptancısıyım. Ekim ayı cirosu bir önceki 9 ayın ortalamasına göre net %36 düştü. Yıllardır açık hesap çalıştığım firmalara ürün göndermeye korkuyorum. 4 firmayı icraya vermek zorunda kaldım. Cüneyt Özdemir gibiler bile olayın vahametinden kaçamayacak duruma geldilerse piyasanın halini bir düşünün bakalım.
5
335
Kendi adamları mu komplo kurmuş? O halde neden kellelerini alamıyor?
Fon vurgununun 45. gününde izlediklerim ve okuduklarımdan vardığım sonuç kanaat: Fon vurgunu kesinlikle Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı kurulmuş bir komplodur. Bir siyasi hedef ve motivasyon unsuru olmadan bu çapta bir vurgunun yapılabilmesi mümkün değildir. Muhalefet ya bunu gözden kaçırıyor, ya da işine geldiği için olayın bu yönüyle ilgilenmiyor !
10
547
Eda Atalay retweeted
Bu ülke tarihinin en büyük depremlerinden biri yaşanırken, borsayı açık tuttular! Hayatını kaybedenlerin, ailelerinin ve onları kurtarmaya gidenlerin parasını çaldılar! Vicdanları sızlamadı! Bunu yapanlar, borsada milyonlarca insan parasını kaybetmiş diye dert eder mi!
66
977
20
5,546
72,320
Eda Atalay retweeted
Özet geçiyorum. Sayın Cumhurbaşkanım. Sayın Cumhurbaşkanım. Sayın Cumhurbaşkanım. Sayın Cumhurbaşkanım. Sayın Cumhurbaşkanım.Sayın Cumhurbaşkanım....
Sayın Cumhurbaşkanım, Size Anadolu’nun dört bir yanını gezen, sahada insanlarla konuşan, vatandaşın gündemini takip etme gayretinde olan biri olarak seslenmek istiyorum. Bugün Türkiye’de fon soruşturması yalnızca doğrudan mağdur olanların meselesi değil. Borsa üzerinden dolaylı olarak etkilenen, birikimi zarar gören, geleceğe dair güveni sarsılan binlerce insanın da gündeminde. Elbette siz de bu süreci yakından takip ediyorsunuzdur. Ancak size samimiyetle bir gözlemimi aktarmak isterim. Sizin öncülüğünüzde başlayan AK Parti hikâyesinde, sahada karşılaştığım insanların en büyük güvenceleri olarak gördükleri isim hâlâ sizsiniz. İnsanların size duyduğu güvenin, saygının ve sizden beklentilerinin ne kadar büyük olduğunu sahada görmek mümkün. Bu hikâyenin merkezinden siz çıktığınızda geriye ne kalacağı sorusu da tam burada önem kazanıyor. Sayın Cumhurbaşkanım, Son yirmi yılı aşkın sürede çok zor dönemlerden geçtiniz. Bu ülke de sizin siyasi yolculuğunuz da nice kritik virajlar gördü. Bugün ise vatandaşın beklentisi çok açık: Fon meselesinin bütün yönleriyle aydınlatılması, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi ve mağduriyetlerin giderilmesi. Çünkü geciken her çözüm, yalnızca mağdurların değil, siyasete ve kurumlara duyulan güvenin de yıpranmasına neden oluyor. Sayın Cumhurbaşkanım, Anadolu’da yaptığım görüşmelerde bu meselenin artık yalnızca maddi kayıplarla sınırlı olmadığını görüyorum. İnsanların yıllardır taşıdığı inanç, adalet beklentisi ve güven duygusu da zedeleniyor. Üstelik bu mesele, yıllardır yanınızda durmuş, size inanmış ve güvenmiş insanların da kendi aralarında en çok konuştuğu konulardan biri. Bu insanların yaşadığı hayal kırıklığını ve sessiz rahatsızlığı sahada açıkça hissediyorum. Maddi kayıplar zamanla telafi edilebilir ama insanların gönlünde açılan yaraları sarmak çok daha zor. Bu yüzden adaletin gecikmemesi burada yalnızca bir hukuk meselesi değil, aynı zamanda inancı ve güveni koruma meselesi. Anadolu’da gördüğüm tabloyu size aktarmak istedim. İnsanlar somut ve kararlı adımlar bekliyor. Devletin gerektiğinde en ağır sorumlulukları üstlenebildiğini, vatandaşının hakkını korumak için harekete geçebildiğini görmek istiyor. Sizin vatandaşla kurduğunuz gönül bağını, merhametinizi ve gerektiğinde hesap sorma konusundaki kararlılığınızı bilen insanların beklentisi de bundan kaynaklanıyor. İnanıyoruz ki bu mesele de hukuk ve adalet çerçevesinde çözüme kavuşacak. Ancak zaman geçtikçe mesele kendi bağlamından uzaklaşıyor ve AK Parti’nin yıllar içinde oluşan siyasi hikâyesine zarar verebilecek bir noktaya taşınıyor. Belki bu satırlar size hiç ulaşmayacak. Ama ben sahada gördüğümü, duyduğumu ve hissettiğimi paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördüm. Çünkü bazen bir vatandaşın devletinden beklediği en önemli şey, sesinin duyulduğunu ve hakkının sahipsiz kalmadığını bilmektir. Sayın Cumhurbaşkanım, bugün insanların beklediği tam da budur: Adaletin gecikmemesi, sorumluların hesap vermesi ve güvenin tesis edilmesi.
10
41
1,459
39,650
Hepimiz zor bir dönemden geçiyoruz. Esnafıyla, işvereniyle, çalışanıyla, emeklisiyle, maaşlısıyla toplumun neredeyse her kesimi ekonomik olarak ayakta kalmaya çalışıyor. Bu şartlarda birbirimize karşı daha anlayışlı, daha sabırlı ve daha hoşgörülü olmak zorundayız. Herkesin+
1
2
22
648
+kendince bir mücadelesi, görünmeyen bir yükü var. Birbirimizi yıpratmanın, öfkemizi birbirimizden çıkarmanın kimseye faydası yok. Tam tersine, bugün her zamankinden daha fazla dayanışmaya ihtiyacımız var. Çünkü artık çok açık ki sahipsiziz. Bizi bizden başka düşünen yok.+
1
10
167
+Bu düzen değişene kadar birbirimize sahip çıkmak, birbirimizin hayatını zorlaştırmak yerine kolaylaştırmak zorundayız. Zaten yeterince yorulduk. Bir de halk olarak birbirimizi yormayalım.
8
107