TİTRA TEKNOLOJİ, YERLİ SAVUNMA SİSTEMLERİYLE TATBİKATLARA DAMGA VURDU! 🇹🇷
Pasifik Teknoloji’nin savunma sanayii iştiraki TİTRA Teknoloji, ekim ayında katıldığı ulusal ve uluslararası tatbikatlarda geliştirdiği insansız hava sistemlerinin kabiliyetlerini sergiledi.
DELİ-S Kamikaze İHA, NATO teknoloji gösteriminde uçuş gerçekleştirirken, 8 kamikaze dron taşıyabilen MERKÜT Şarjör ilk kez Ateş Serbest Tatbikatı’nda kullanıma sunuldu.
DUMRUL İnsansız Helikopteri ise Portekiz’deki NATO REPMUS 2026 organizasyonunun ardından Türkiye’de düzenlenen TURNAs-2026 Tatbikatı’nda yeteneklerini ortaya koydu.
Yerli mühendislik gücüyle geliştirilen bu sistemler, Türk savunma sanayiinin otonom teknolojilerdeki ilerleyişini ulusal ve uluslararası arenada gözler önüne serdi.
Bu ülkenin en büyük gücü, güçlü bir lider ve görevinin başında sorumluluklarını yerine getiren bakanlardır.
Mustafa Çiftçi de bu anlayışın temsilcilerinden biridir. Açıklaması son derece yerinde.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi:
(Fon soruşturması hakkında)
Yaşadıkça görüyoruz, isimler gündeme geliyor.
Devletimiz her zaman 18 yaşında.
Kimsenin hiçbir zaman yapanın yaptığı yanına kâr kalmamıştır. Yarına kalmıştır ama yanına kalmamıştır.
Onun için mutlaka sorumlular eninde sonunda bu işin hesabını verecekler. Kimler bulaştıysa...
Toplumun en temel yapı taşı olan hanımların mutfakta, evde bizzat tecrübe ettiği su ve gıda meselesi artık dünyanın ortak gündemi. Antalya’da tarihi bir adıma 5 gün kaldı.
#COP31 herkesin dilinde…
Hanımların gününde, dünyanın gündeminde.
9-20 Kasım’da Antalya’da buluşuyoruz.
@turkiyecop31
Bu ülkenin Meclisi'nde bile bu topraklara ait olana çemkirip batının cadılar bayramına medeniye diyenler var. Vatandaşa kimse bir şey demesin, balık baştan kokar!
Bu iklim değişikliği konusunu inekler, yapay et vs diye sulandırıyorlar ama asıl mevzu doğaya, havaya en çok zarar veren dünyanın en büyük üretici ve tüketicisi olan ABD ve Çin'in kısıtlanması... Yani aslında "boşverin iklimi, yalan bunlar" vs diyerek böyle gelmiş böyle gitsin diyen olan. Bu konuya bu açıdan da bakın!
Ya doğru bilgiyle, yalansız, adam gibi muhalefet edecek tek bir kişi bile yok,
Ya da hükümetin muhalefet edilecek bir şeyi yok!
Neresini düzelteyim bilemedim ama deneyeyim;
Bursa'da dört değil iki hastane kapandı. Binaları depreme dayanıklı olmadığı için.
Kapanan hastanelerden 805 yatak eksildi, yeni hastaneyle 1315 yatak eklendi. Yani kapasite arttı.
Leş gibi, çürük hastane binalarını kapatıp yerine yepyeni, modern hastane yapılıyor, çapsız muhalefet buradan malzeme çıkarmaya çalışıyor.
Oğlum bu alan hükümete en son vurabileceğiniz alan, sizin hiç mi kafanız çalışmıyor!
Türk televizyonlarındaki son dönem dizilerin hemen hepsinin senaryosu düşük zeka seviyesine göre...
Ya haftalık olması ve uzun bölüm sürelerinden dolayı kısıtlı zamanda bu kadarını yapabiliyorlar,
Ya da gerçekten bu dizileri izleyenlerin düşük zekalı olduğunu düşünüp senaryoları ona göre yazıyorlar.
Dijitaldekiler daha derli toplu ama televizyon dizilerinde mantıksız, gerekçesiz, bir önceki sahneyle uyumsuz yığınla sahne var.
Hele diyaloglar felaket. Görseli kaldır, diyaloğa odaklan, "bunu ilkokul çocuğu yazmış" dersin!
Eğitimde çok şeyi kaçırdık ama dijital çağı yakaladık!
EBA, Avrupa’nın en büyük ve dünyanın ilk 3 dijital eğitim platformundan biri olmuş.
#EBABiradımönde
Bugün bir resmi dairede işim vardı.
Kapıdaki güvenlikten gişedeki memura kadar herkesin surat beş karış, tavırlar atarlı, ortam kasvetli.
Aynı işi, hatta daha yoğununu yapan özel sektör çalışanları bunu yapamaz.
Onlar da her gün binlerce insanlar uğraşıyor ama işin yaparken gülümsemek, karşısındakini insan gibi karşılamak zorunda.
Yoksa işlerini iyi yapmamış olurlar ve kovulurlar.
Peki devlet memurunun bu zorunluluğu neden yok?
Biz hizmet almaya gidiyoruz ama devletten; o güvenlikçiden ya da memurdan değil.
Onlar özel sektörde çalışan bir güvenlikçi ya da gişe memurunun iki katı maaşını alıyor zaten.
Benim ona bir minnetim yok ki, neden beş karış suratlarını, atarlı giderli tavırlarını çekiyorum?
Sizce bu normal mi?
Ercan Faraş retweeted
ÇAMURDAN KURTULDU, ADI ŞANSLI OLDU! 🐾
İzmir’in Buca ilçesinde çamur depolama alanına düşerek mahsur kalan can dostumuzun yardımına AFAD ekiplerimiz yetişti.
Ekiplerimizin özenli çalışmasıyla kurtarılan sevimli dostumuz, yıkanarak temizlendi ve kendisine “Şanslı” adı verildi. Veteriner hekimlerimiz tarafından tedavi altına alınan Şanslı’nın bakım ve tedavisi devam ediyor.
Yaradılan her can bizler için kıymetli, her can bize emanettir.
Can dostumuzun kurtarılması için başta AFAD olmak üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi ve veteriner ekiplerimize özverili çabalarından dolayı gönülden teşekkür ediyorum.
@AFADBaskanlik
@izmirbld
Ak partili başkanlar şehre hizmet etmek, daha fazlasını üretmek için canla başla çalışıyor.
Bir Bursalı olarak dibine kadar yaşıyorum. 6 ay oldu başkan geleli, hemen her alanda fark hissedildi.
Erdoğan etkisinin de payı var tabi, öyle çalışkan bir liderin altında kimse yatamaz. Ama kimse bundan şikayetçi değil.
Baksanıza videoya, hatta hesabına, adam sürekli çalışma, icraat videosu paylaşıyor.
Çankaya'da bir villa..
Bahçesine kaçak betonarme bina ve asansör kuyusu dikilmiş, çatısı iptal edilip 80 metrekare tam kata çevrilmiş.
Encümen yıkım kararı vermiş. Bölge İdare Mahkemesi de kararı onamış.
Ev sahibi de yıkılmasını istiyor ama yıkılamıyor!
Çünkü başkanı yolsuzluktan tutuklu belediyenin başkanvekili ve müdürleri, kiracının parti içi ilişkileri yüzünden kaçak villaya dokunamıyor.
Türkiye'nin en büyük ilçe belediyesi özgür özel ve veli ağbaba'nın elinde oyuncak olmuş!
Azerbaycan'ın Türkiye'de milyonlarca seveni, takip edeni olan 31 kişiyi kara listeye alıp giriş yasağı koymasından anlaşılıyor ki haklarında ne düşündüğümüz, ne düşüneceğiniz umurlarında değil. Sanki ellerine sopa almış ona buna ceza kesiyorlar. Kardeşlik tek taraflı olmaz. Çıkarlar örtüştükten sonra düşmanla bile ortaklık yapar, ortak hareket edersin. Biz farklı bir hukukumuz var diye düşünüyorduk ama anlaşılan öyle bir dertleri de yok!
Sabahları çocukları okula bırakıp işyerine gitmeden önce 2-3 çay iç içiyorum.
Yaklaşık 15 gündür yeni bir çay ocağında çay içiyorum.
15 gündür aynı genç veriyor çayı.
15 gündür 2 şekerli getiriyor.
15 gündür şekerin birini tabakta bırakıyorum.
Ama hala iki şekerli getiriyor.
Önemsiz gelebilir ama bu bir müşteri memnuniyeti ve aidiyeti hareketidir.
Devamlı müşterinin neyi nasıl istediğini bilir ve ona göre getirirsen müşteri orada tanındığını bilir, özel muamele gördüğünü düşünür ve kendini ayrıcalıklı hisseder.
Bu da onu oraya bağlar.
Çay buna iyi bir örnek ama her sektör için geçerli bir durum bu.
Eskiden çay ocaklarında buna çok önem verilirdi. İyi ocakçı niteliklerinin en başında bu gelirdi.
Şimdi bir genç, aksatmadan sabah ocağı açıyor, istiktarlı bir şekilde çalışıyorsa onu bulan işyeri sahibi öpüp başına koyıyor. Varsın müşteri o kadar da memnun olmasın diyor. O da haklı :)
Halk tv'ye kayyum atanmasıyla ilgili tüm süreç videoda var. Kimse muhalefeti susturmuyor. Muhalefet bataklığa batmış, çamur artık ağzına kadar gelince istese de sesi çıkmıyor!
Kendi belediye başkanları hamuduyla götürürken muhalefetten böyle bir tavır gördük mü? Tabi ki hayır... İşte bu yüzden bir bu adama "Reis" diyoruz!
Ercan Faraş retweeted
İSTANBUL’DA AFET BÖLGESİNDEYİZ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın @murat_kurum ile birlikte, İstanbul’da şiddetli yağışlardan etkilenen Sarıyer Ayazağa’da incelemelerde bulunduk.
Selin yol açtığı tahribatı yerinde gördük, bölgede yürütülen çalışmaların son durumuna ilişkin yetkililerimizden bilgi aldık.
Yağışların yer yer metrekareye 272,2 kilograma ulaştığı İstanbul’da, mahsur kalan 3 bin 57 vatandaşımız ekiplerimiz tarafından kurtarıldı.
Ülke genelinde 60 bin 395 personelimizle çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyor, yardıma ve desteğe ihtiyaç duyan her vatandaşımızın yanında olmaya devam ediyoruz.
Bizim için her şeyin başında insan hayatı gelir. Devletimizin bütün imkânlarını seferber ederek mağduriyetleri gidermek, afetin izlerini silmek ve hayatı yeniden normale döndürmek için gayret gösteriyoruz.
Afetten etkilenen bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, İstanbul’da hayatını kaybeden 3 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum.
Cenâb-ı Hak ülkemizi ve aziz milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin.








