Gorkem Koseoglu retweeted
🟥 Bu pozisyona “ayağını sürtüyor, sınırda” vb itirazlar oldu.
Savic jilet gibi geliyor, bu hareket dünyanın her yerinde, maçın her dakikasında, amasız fakatsız direkt kırmızı kart.
Batuhan Kolak’ın buna direkt kırmızı vermemesi büyük eksi.
#TSvGS teapawt.net/Golizle85/status/21013…
Gorkem Koseoglu retweeted
Bu fotoğrafları bilerek AI ile düzeltmedim.
Çözünürlük kötü ama görselin mahiyeti net.
1. Görsel:
Top gelirken Adil topu görüyor ve sıçrarken iki kolunu da açabildiği kadar, yere paralel şekilde 180 derece açıyor.
2. Görsel:
Adil sol kolunu kapatıyor ama sağ kolu hala açık ve top o açık kola geliyor.
Bu benim için asla doğal bir konum değil.
1- Kafaya böyle çıkmak zorunda değil, her futbolcu kafaya çıkarken böyle kollarını tamamen açarak uçak gibi davranmıyor.
2- Sol kolunu kapatıyor, sağ kolunu da kapatabilir ama top çarptıktan sonra kapatıyor. Kolunu burada tutması oyuncunun aldığı bir risk.
Eğer 2. görseldeki kolun konumu doğal konumsa, ligimizde bugüne kadar verilen ve doğru denilen elle oynama ihlallerinin yarıya yakını yalanlanmış olur.
#FBvKON
Vahdettin yaverini İstanbul'daki İşgal Orduları Başkomutanı İngiliz General Harington'a gönderip ülkeden kaçmak için yardım istedi. Harington "Onu zorla kaçırdığımın sanılmaması için talebini yazıyla bildirsin" diye cevapladı. Bunun üzerine Vahdettin'in Harington'a yazdığı mektup
Gorkem Koseoglu retweeted
Madımak katliamının ardından, Cumhuriyet'teki yazısında şöyle yazmıştı Rıfat Ilgaz: "Yaşamla ölümün bir anlamı kalmadı artık, herşey yalama oldu. Asım öldü, Nesimi öldü!"
Ve dayanamadı bu ateşe koca yüreği; katliamdan beş gün sonra madımak‘ın ateşi Rıfat Ilgaz‘ı da yaktı; aldı bizden!
Rıfat Ilgaz’ın bugün ölüm yıldönümü. Saygıyla sevgiyle anıyoruz. Devri daim, ruhu şad olsun.
Gorkem Koseoglu retweeted
Nike spent millions on “Breaking2,” an attempt to break the 2 hour marathon by Eliud Kipchoge.
Kipchoge did it in Nikes in 2019, but it was with lazers and pacemakers. It didn’t count.
Today, 2 men do it officially. Both in adidas. The hits keep coming.
1-3 Nisan 1953 tarihinde yapılan BLUE SEA tatbikatına katılan TCG I.İnönü ve TCG Dumlupınar denizaltılarımız tatbikat dönüşü Gölcük'e intikal seyrinde, önde TCG Dumlupınar arkasında TCG I.İnönü olduğu halde 4 Nisan 1953 tarihinde gece 00:01'de Çanakkale Boğazı'na girmişlerdi. +
Gorkem Koseoglu retweeted
Karpathy accidentally shipped the org chart for every AI-augmented company in 2030.
Three files. program.md is the human writing strategy in plain English. train.py is the agent executing, iterating, and shipping code. prepare.py is the locked evaluation layer that neither the human nor the agent can touch mid-run.
That third file is the one worth studying.
In most companies deploying AI agents today, the person who sets the goal also controls how success is measured. The marketing team picks the KPI, runs the campaign, and reports the results. The PM defines the metric, ships the feature, and presents the dashboard. The incentive to subtly shift the goalposts is built into the structure.
Karpathy separated goal-setting from evaluation by making prepare.py immutable. The agent optimizes val_bpb. The agent cannot redefine val_bpb. The agent cannot swap in a friendlier dataset. The agent cannot adjust the tokenizer to make its numbers look better. It either improved on the locked metric or it gets reverted. No narrative. No context. No "well, if you look at it this way."
That's why the results held. 700 experiments, 20 kept, and when Karpathy applied those 20 improvements to a model twice the size, every single one transferred. The gains were real because the agent had zero ability to make fake gains look real.
Shopify's CEO ran the same architecture overnight. 37 experiments, 19% quality improvement, smaller model beating a larger one. The pattern transferred because the evaluation was trustworthy.
Now scale the principle. A sales team where the AI agent writes outbound sequences, an independent system scores reply quality, and a human sets the targeting criteria. A product team where the agent ships variants, a locked analytics pipeline measures retention, and a PM writes the experiment brief. A recruiting team where the agent screens candidates, a calibrated rubric scores them, and a hiring manager defines the role.
The separation Karpathy built into 630 lines of Python is the same separation every company will need when agents do the execution. Whoever controls the eval controls the outcome. Lock it down or the agent will find the shortest path to a number that means nothing.
For $25 and a single GPU, you can now run 100 experiments overnight without designing any of them.
Karpathy open-sourced autoresearch. 42,000 GitHub stars in a week. Fortune called it "The Karpathy Loop."
Every article about it focused on the ML angle. They all missed the bigger story. The pattern underneath works on anything you can score with a number. Ad copy, cold emails, video scripts, job posts, skill files.
Three files. One the agent edits. One it can never touch. One instruction file from you. Each cycle takes 5 minutes. Score went up? Git commit. Score went down? Git reset. Twelve cycles per hour. A hundred overnight.
Karpathy ran it on code he'd already optimized by hand for months. The agent found 20 improvements he'd missed. 11% faster. Tobi Lutke pointed it at Shopify's Liquid templating engine. 53% faster rendering from 93 automated commits.
I spent two weeks pulling the system apart. Today's guide shows you how to use it on the things you actually make every day. Six use cases, the three-step setup, and the eval mistakes that kill runs before they start.
Full guide: aibyaakash.com/p/autoresearc…
Gorkem Koseoglu retweeted
2 kere İstanbul’a geldiler en güzel şekilde ağırlandılar, bir kere deplasmana gittik başımıza gelmeyen kalmadı. Arne Slot denen sosyopat herif de hala atmosferden falan bahsetsin, gün yüzü görmeyin ya Van Dijk’ı da hak etmiyorsunuz bize verin
Gorkem Koseoglu retweeted
Mentionları açmaya cesaretiniz yok. Eh oda seçimleri yaklaşıyor o zaman tekno girişimcilerin size söyleyeceği bazı şeyler olacak. Rakam da veremiyorsunuz ben yardım edeyim:
"Yerli üretim koruması" diyorsunuz. Rakamlarla konuşalım.
2024'te sizin temsil ettiğiniz firmaların Çin'den ithalatı: 45 milyar dolar. Temu'nun Türkiye'deki toplam hacmi: 1.3 milyar dolar.
Siz 45 milyar dolarlık ithalatı yapıyorsunuz, sonra Temu'nun 1.3 milyar dolarina "yerli üretimi tehdit ediyor" diyorsunuz. Temu sizin ithalatınızın %3'ü bile değil. Tek farkı: Temu aracısız satıyordu, siz aracısınız. Simdi aracı olmadan ürün alamıyoruz, diyeceğim ürünleri ihtiyaca değil sürüm ve kara göre getirdiğiniz için ihtiyaç olabilecek şeylerin çoğunu alamayacağız bile.
"Büyük tehdit" dediğiniz YYP'den Türkiye'ye günlük 150.000 paket geliyordu. Yıllık 55 milyon paket. 85 milyon nüfusa bölün: Kişi başı yıllık 0.65 paket. Ortalama vatandaş yılda 1 paket bile almıyordu yurt dışından. Tüm bu düzenlemeler, vatandaşın yılda 1 kez bile yapmadığı alışveriş ama bir takım ithalatçıların tekelleşip karını maksimize etmesi için.
Alibaba'da 2 dolar telefon kılıfı, sizin "yerli markanızla" 500 TL. 1688.com'da 5 dolar ayakkabı, sizin "Türk markanizla" 2.500 TL. Ayni fabrika, ayni ürün, 20x fiyat farkı. Bu fark gümrük değil, vergi değil sizin tekel kariniz.
Muhafiyetler düşürülüp, gümrük kapandıktan sonra ne oldu? Hazır giyim ithalatı %18 artti. Üretim artmadı, kapasite %68'e düştü, 56.000 kişi issiz kaldı. Ayni ürünler geliyor sadece simdi sizin aracılığınızla, sizin fiyatınızla.
Katma değerden bahsediyorsunuz. Gerçek katma değer nedir biliyor musunuz?
Dream Games: 300 çalışanla 2 yılda 2.75 milyar dolar değer. Çalışan başı 9 milyon dolar.
Peak Games: 1.8 milyar dolarlık çıkış. Türkiye'ye net döviz girdisi.
Trendyol: 16.5 milyar dolar değerleme, 50.000 istihdam.
Sizin temsil ettiğiniz "yerli üreticiler"? Çin'den ithal et, etiket bas, 10x fiyatla sat. Çalışan başı değer: 50-100 bin dolar. 100 kat fark var. Teknoloji firmaları döviz kazandırıyor, siz döviz harcıyorsunuz. Onlar ihracat yapıyor, siz ithalat. Onlar değer üretiyor, siz rant.
Siz konteynerle Çin'den mal getirince "dış ticaret." Vatandaş kargoyla sipariş verince "vatan hainliği." Siz %1000 karla satınca "katma değer." Temu %50 karla satınca "haksız rekabet."
15 yıldır koruma üstüne koruma aldınız: 1.500 Euro, 150 Euro, 30 Euro, simdi sıfır. Her seferinde "yerli üretici, rekabet" dediniz. Sonuç: Hala net bir rakam ortaya koyamıyorsunuz, sadece fiyatları arttırıyorsunuz.
Türkiye'nin gerçek katma değer üreten teknoloji firmaları devlet desteği olmadan milyar dolarlık şirketler çıkarırken, sizin 100 yıllık ithalat/rant iş modeliniz sübvansiyonla, gümrük duvarıyla, korumacılıkla hala ayakta duramıyor.
"Yerli üretimi koruyoruz" demeyin, "ithalat tekelimizi koruyoruz" deyin. En azından dürüst olur.
30 Euro limitinin kaldırılmasını yerli üretim için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz.
İş dünyası olarak uzun süredir gündemde tuttuğumuz ve yerli üretici ve üretimi himaye bakımından önemsediğimiz yurt dışından posta veya kargonun 30 Euro limit olmadan gümrük işlemlerine tabi tutulması yönündeki Cumhurbaşkanı Kararı’nı memnuniyetle karşılıyoruz. Bu süreçte yerli üretimin korunması ve adil rekabet ortamının güçlendirilmesine yönelik yaklaşımları dolayısıyla Ticaret Bakanlığımıza ve Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat'a teşekkür ederiz. AB’nin de 150 Euroluk gümrüksüz alışveriş muafiyetini kaldırmasının gündemde olduğunu biliyoruz. Resmi Gazete’de bugün yayınlanan kararı, bu yönüyle küresel ölçekte korumacı ticaret reflekslerini yansıtan ve uluslararası eğilimlerle eşgüdüm içinde değerlendirilmesi gereken bir adım olarak görüyoruz.
Bu düzenleme, orta ve uzun vadede Türkiye’nin üretim kapasitesini, istihdamını ve ticari dengelerini güçlendirecek bir fırsata dönüşebilir. Bu nedenle markalaşma, ölçek ekonomisi, tasarım alanlarında atılacak yeni adımlar ve Türkiye’nin e-ihracatta dünya markası olması için devletin desteğiyle birlikte yerli üreticilerimizin atacağı adımlara odaklanmalıyız.
Bu kararla birlikte yerli üreticilerimize tüketicimizin mağduriyet yaşamasını önlemede önemli sorumluluklar düşüyor. En başta üreticilerimiz ve markalarımız, üretimde kazanacağı maliyet avantajlarını tüketiciye daha çok yansıtmalıdır. Yerli üreticilerimizin fiyat-kalite dengesi tutturup, erişilebilir ürün gamını genişleterek, kararın amacının hasıl olması için tüm gücünü göstereceğine inanıyorum.
@ticaret
Readers added context they thought people might want to know
Söz konusu düzenlemenin yerli üretimi artırmayacağı açıktır. Rekabeti bitiren bu durum son kullanıcıya daha düşük kaliteli ürünlerin daha yüksek fiyattan satılmasına sebep olacaktır. Bu tür uygulamalar hep son tüketiciyi vurmuş ve bu montaj sanayicilerine rant sağlamıştır. mercatus.org/research/worki…
Gorkem Koseoglu retweeted
Bir üniversitenin çöküşü (2): Paralel vakıf, şirketler ve ticari kuşatma kisadalga.net/haber/ozel-hab… via @kisadalgamedya
Gorkem Koseoglu retweeted
1991 yılında bugün, bu saatlerde PKK'lı katil sürüsü, Bakırköy'de Çetinkaya Mağazasına attıkları molotof kokteyliyle 12 insanın yanarak can vermesine sebep olmuşlardı.
Bunlardan biri henüz 2 yaşındaki Merve idi (yukarıda sağda).
Onu yanarak acıyla çığlıklar atarak can vermesine sebep olan Çetin Arkaş adlı cani geçen ay tahliye oldu ve il il konferans veriyor ve devlete hakaret ediyor!
Merve yaşasaydı 36 yaşında olacaktı, onun çığlıklarında kahrolacaksınız!
Ha bunlarla barışalım diyenler, Merve sizin kızınız olsaydı ne yapardınız?




































