Pinned Tweet
Yıllarca Beşiktaş Kulübü’nün tek sözcüsü gibi hareket etmesine rağmen, Şeref’in bir grup taraftarla stada girdiğini veya protokole kurulup hava attığını hiç görmedim. Maçlara izlenmek (gösteriş yapmak) için gelmez, izlemeye gelirdi. Kendi kurduğu taktiklerle kazandırdığı maçları bile takımına ve oyuncularına mal etmek için bir köşeye çekilir; Beşiktaş taraftarlarının kendisini kalabalıkta tebrik etmemesi için aralara karışırdı. Kendini manen kulübüne onun kadar adayan az insan vardır... #ŞerefBey
Beşiktaş Iğdır retweeted
Replying to @igdir1903
Beşiktaş'ın böyle bir forması var. Bende, Şeref Stadı'nda Hüsnü Savman'ın aynı formayla fotoğrafı var. Çok kısa bir süre kullanılmış bir forma ve nispeten arma diyebileceğimiz bir çalışma.
Beşiktaş Iğdır retweeted
Replying to @igdir1903
Bu bendeki fotoğraf. Mehmet Yüce'nin çalışmasında basıldı bu. Beşiktaş forması, çok kısa bir süre kullanılmış görünüyor.
Beşiktaş Iğdır retweeted
Afyonkarahisar’da silahla vurulan 8 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralandı
▪️ Ayazini ve Kıyır köyleri mevkilerinde 3'er kişinin cansız bedenine ulaşıldı
▪️ Yukarıtandır köyünde yaralı bulunan 2 kadın, kaldırıldıkları hastanelerde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı
▪️ Ağır yaralı halde bulunan bir kişinin tedavisi sürüyor
Afyonkarahisar Valiliği:
➖ Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi amacıyla devletimizin ilgili tüm kurumları, olayın ilk anından itibaren koordinasyon içerisinde hareket ederek gerekli çalışmaları titizlikle sürdürmektedirler
➖ Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinasyonunda adli süreç hassasiyetle yürütülmektedir
v.aa.com.tr/4113099
Beşiktaş Iğdır retweeted
Replying to @igdir1903
Tayma her girdigimde #BülentEcevit i
Her gördüğümde hele hele videoya denk gelip izledigimde göz yaşlarıma hakim olamıyorum 🥹
Ben Bülten Başkanı 7 yaşımda tanıdım
İyiki tanımışım gursağından haram lokma geçmeyen nadir İnsanlardandı
Allah Rahmet eylesin 🤲
🕊
Murat Ağırel cezaevinden gazetecilik yapmaya devam ediyor, Dosya'nın yeni bölümü yayında!
DEVLETİN MALI DENİZ! | Murat Ağırel ile Dosya | 5 Kasım Perşembe
youtu.be/ktg4TB6t7lI
Ataköy Beşiktaş’ın kalesidir.Büyük hata yapıldı bu salon seçilerek ama maça babalar maça.Hocanın hatrı için Beşiktaş için maça
Aklından çıkmıyorsa cuma günü buluşuyoruz. 🤝
Zalgiris Kaunas maçı için bilet satışları devam ediyor. 👇
passo.com.tr/tr/etkinlik/bes…
Beşiktaş Iğdır retweeted
Muhittin’i ailesi üzerinden yakalayıp Özgür Özel’e para verdirttiniz. Benzinlikte 10 milyon dolar!!!
Havlucuyu ahlaki zaafiyeti üzerinden kıstırıp Özgür Özel’e para verdirttiniz. Hem de poşet içerisinde bahçe duvarı üzerine koyarak.
Şimdi de Butlan şakşakçısı bir veledi kirli ilişkileri üzerinden kuyruğundan yakalayıp, Ağustos ayında atkı kutusunda, babasına para verdirttiniz.
İyi de nerde bu paralar? Özgür Özel’in, ailesinin veya yedi ceddinin hesaplarında delikli kuruş haram para hareketi olacak siz harekete geçip onu dünya aleme duyurmayacaksınız öyle mi?
Peki hesaplarda yoksa nerde? Özgür Özel’in babasının bağını mı kazarsınız, yok Spil Dağı’na sondaj mı vurursunuz sizin işiniz. Madem verdirttiniz o halde bu paraları bulmakla da mükellefsiniz!
Bulun kardeşim bu paraları!
Beşiktaş Iğdır retweeted
40 yıllık Ecevit'çiyim bu görüntüleri ilk defa görüyorum :)
Bülent Ecevit'in 1975 yılındaki Kıbrıs ziyareti...
Karaoğlan ve Rauf Denktaş buluşması.
Bu nasıl bir sevgi, Allah Rahmet eylesin...
Beşiktaş Iğdır retweeted
1974 Kıbrıs müdahelesi sonrası ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı ambargo ve NATO'nun ikiyüzlülüğü...
1978'te Ecevit ile yapılan röportaj...
1980 darbesini kim yaptı ? zemini kim hazırladı ?
Ecevit ABD'ye boyun eğmediği için olabilir mi ?
Kıbrıs’tan 12 Eylül’e: Bir Ambargonun ve Mühendislik Harikası Bir Kaosun Anatomisi
Giriş: Stratejik Bir Kırılma Olarak 1974
Türkiye Cumhuriyeti’nin 1974 yılında, Ada’daki soydaşlarının can güvenliğini korumak ve anayasal nizamı yeniden tesis etmek amacıyla başlattığı Kıbrıs Barış Harekâtı, modern Türk tarihinin en önemli egemenlik hamlelerinden biridir. Ancak bu harekat, sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda Türkiye’nin Batı bloku içindeki "sadık müttefik" rolünden sapmasının ve Washington ile olan ilişkilerinin geri dönülemez bir biçimde gerilmesinin başlangıcı olmuştur.
I. Aşama: Ekonomik Kıskaç ve Ambargo Silahı
Harekâtın hemen ardından ABD Kongresi tarafından yürürlüğe konulan silah ambargosu, Türkiye’yi sadece askeri alanda değil, ekonomik bir darboğaza sokarak diz çöktürmeyi hedeflemiştir. Bülent Ecevit liderliğindeki hükümetin haşhaş ekimi ve Kıbrıs konusundaki dik duruşu, Batılı servisler nezdinde "terbiye edilmesi gereken bir aktör" imajı oluşturmuştur.
Ekonomik Yıkım: Döviz kıtlığı, temel ihtiyaç maddelerinin karaborsaya düşmesi (yağ, tüp, benzin kuyrukları) üzerinden toplumsal huzursuzluk tetiklenmiştir.
Hedef: Ekonomik sıkıntılar vasıtasıyla halkın tepkisini doğrudan hükümete yöneltmek ve siyasi meşruiyeti sarsmak.
II. Aşama: Kaosun Sosyolojik Mühendisliği (Sağ-Sol Çatışması)
Ekonomik darboğazın tek başına yeterli olmayacağı anlaşıldığında, Türkiye iç savaş provokasyonlarının sahnesi haline getirilmiştir. CİA ve bağlantılı istihbarat ağları üzerinden yürütülen "stratejik kaos" operasyonu, ülkenin enerjisini kendi içinde tüketmesine yol açmıştır.
Silah ve Manipülasyon: Sokaklardaki çatışmalarda hem sağcı hem de solcu grupların elindeki silahların aynı illegal kanallardan beslendiği gerçeği, çatışmanın ideolojik değil, "üretilmiş" bir kriz olduğunu kanıtlar niteliktedir.
Toplumsal Cinnet: Öğrenci hareketleri ve sendikal grevlerin provoke edilmesiyle, devletin asayişi sağlama yetisi sistematik olarak zayıflatılmıştır.
III. Büyük Final: "Bizim Çocuklar" ve 12 Eylül
1974’te başlayan cezalandırma süreci, 1980 yılına gelindiğinde meyvesini vermiştir. 12 Eylül sabahı tankların sokağa çıkması, sadece bir iç güvenlik müdahalesi değil, Amerikan istihbarat servislerinin yıllardır ilmek ilmek ördüğü operasyonun başarıya ulaştığının ilanıdır.
Paul Henze’nin Beyaz Saray’a geçtiği "Bizim çocuklar başardı" mesajı, bu darbenin yerli bir ihtiyaçtan ziyade, bölgesel çıkarlarını korumak isteyen bir süper gücün tasfiyesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Sonuç: Bir Egemenlik Bedeli
Türkiye’nin Kıbrıs’ta attığı bağımsızlık adımı, on yıl süren bir istikrarsızlık, binlerce vatan evladının kaybı ve ağır bir ekonomik bedel ile ödetilmek istenmiştir. Bülent Ecevit’in şahsında temsil edilen "milli duruş", küresel güçlerin yerel işbirlikçileri ve istihbarat ağları vasıtasıyla bastırılmış olsa da; bu dönem, Türkiye’nin kendi savunma sanayiini kurma (ASELSAN, ROKETSAN vb.) ve dış politikada çok boyutluluğu arama zaruretini anlaması bakımından acı bir ders niteliğindedir.
Mekânı cennet olsun...
Bülent Ecevit - 1978 Ambargo Üzerine...
"Hepinizin bildiği gibi Türkiye, dünyanın çok kritik bir bölgesinde yer alıyor ve bu nedenle güvenliğini ihmal etme lüksüne sahip değil.
Savunma düzenlemelerinin çok uzun süre askıda kalmasına izin veremez; ancak Amerikan ambargosu nedeniyle bu düzenlemeler zaten çok uzun süredir askıda kalmış durumda.
Ambargonun, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi'nin yaz tatilinden önce bir ara kaldırılabileceğine dair bazı umutlar vardı, ancak bu umutlar giderek azalıyor.
En azından ben, ambargonun kaldırılmama ihtimaline karşı kendimi zihinsel ve psikolojik olarak hazırladım.
Türkiye, dünyaya büyük sorunlar çıkarmadan kendi güvenliğini sağlamak için başka formüller bulabilecektir.
Ancak sanırım şu çok açık ki; ambargo devam ettiği ve Türkiye üzerinde bir baskı aracı olarak yorumlandığı sürece, korkarım ki Rum tarafı uzlaşmaz tavrını sürdürecek ve Kıbrıs sorununun çözümüne katkıda bulunmayacaktır."
Beşiktaş Iğdır retweeted
Özgür Özel:
“Fatma Hanım davet usulüyle gidecek, çayını kahvesini içecek, avukatlarıyla birlikte konforlu bir şekilde ifade verecek ve oradan ayrılacak.
Fatma Hanım’ın yaptığının binde birini yapmayanlar, birilerinin ‘Öyle gördüm, öyle duydum’ ifadeleriyle sabahleyin kapılarına gidilerek gözaltına alınıyor. Kapı açılmazsa kapılar kırılıyor, insanlar eşlerinin ve çocuklarının gözleri önünde, sabahın köründe evleri aranarak götürülüyorlar.
Eğer bu ülkede hukuk varsa herkese eşit işlemeli.”
Beşiktaş Iğdır retweeted
Mehmetçik'in kanı, başkasının savaşı için Yemen çöllerine dökülemez.
Trump'tan meşruiyet arayan iktidar, Mekke Anlaşması'yla Türk askerini yük paylaşımı planının taşeronu yapıyor.
Husilerle savaşmak İsrail'i rahatlatmak demektir. Bu, Filistin davasına ihanettir. Trump açıkça Erdoğan'ın kendisinden ne isterse yapacağını düşünüyor. Trump isteyecek, Erdoğan kabul edecek, siz de parmak kaldıracaksınız.
Anlaşmada 10 yıl çıkış yasağı var. İktidarın en fazla bir yılı kaldı, ama Türkiye kalan 9 yıl boyunca bu anlaşmadan çıkamayacak.
Neresinden baksanız ihanet dolu bir anlaşma. Kabul etmiyoruz!
Beşiktaş Iğdır retweeted
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin oluru ile bugün cezaevinde tarafıma tebliğ edilen yazı ile, iki ay daha meclis üyeliği görevinden uzaklaştırıldığım bildirildi.
Oysa, Eylül ayında yapılan Adalar Belediye Başkan Vekilliği seçiminde yedekten yerime gelecek üyenin oy kullanabilmesi için Adalar Belediye meclis üyeliği (Adalar Belediye Başkan yardımcılığı) ve İBB meclis üyeliği görevlerimden zaten istifa etmiştim.
Böylece İçişleri Bakanlığı tarafından olmadığım görevden bir kez daha uzaklaştırılmış oldum.
Gazeteciyi yapmadığı haberden tutuklayıp, meclis üyesini olmadığı görevden uzaklaştıranlar aynı zihniyetin tezahürüdür.
Garibanın son kuruşuna göz diken ve asrın yolsuzluğunu yapanlarla ilgili iki saat içerisinde tedbirleri kaldıran yargı, altıncı ayımıza girerken iddianamesiz olarak bizi cezaevinde tutuyor.
Foncuları tutuklamaya eli gitmeyenler muhalif belediyecilere ilişkin yedek tutuklama kararları veriyor.
Foncuları görevden alamayanlar bizi daha önce istifa ettiğimiz görevden alıyorlar.
Allah adalet versin.





















