hEKTOR (@kefeli141) header
hEKTOR (@kefeli141) profile picture

Felsefe-Matematik-Edebiyat-Şiir-Spinoza-Ulus Baker-Oğuz Atay-Turgut Uyar-Arkadaş Z. 📚 Her kıymetli şey zahmetli olduğu kadar nadirdir de.

Joined July 2011
Photo by hEKTOR (@kefeli141)Photo by hEKTOR (@kefeli141)Photo by hEKTOR (@kefeli141)Photo by hEKTOR (@kefeli141)Photo by hEKTOR (@kefeli141)Photo by hEKTOR (@kefeli141)Photo by hEKTOR (@kefeli141)Photo by hEKTOR (@kefeli141)Photo by hEKTOR (@kefeli141)
Artık insanlara ne düşüneceklerini söylemeye bile gerek kalmıyor; neye öfkeleneceklerini, neden korkacaklarını, kimden nefret edeceklerini belirlemek yeterli. İktidarın en büyük başarısı, insanları susturması değil, onlara kendi düşünceleriymiş gibi konuşacakları bir dil vermesidir.
1
133
Hayat, elimizden akıp giden zaman değildir; bir kitabın kırışmış sayfasında, bir çocuğun gülüşünde, yüzyıllar önce yaşamış bir filozofun odasında bizi hala değiştirebilen karşılaşmalardır. Ve belki de insanın en büyük yanılgısı, yaşamaya vakit bulamadığını düşünürken, yaşamın çoktan kendisinde olup bitmekte olduğunu unutmasıdır.
1
4
246
🤖 Made with AI
1
13
3,110
Ulus Baker & Spinoza
1
3
24
3,141
Bazen bir yapının sınırını aşmak için ondan bir şey eksiltmek gerekmez; bağlantılarını yeniden kurmak yeterlidir.
9
302
Tutunamadığımızı sanıyoruz. Belki de tutunacak şeyleri fazla ciddiye alıyoruz.
6
230
İnsan hayatındaki büyük geçişleri toplum ritüelleştiriyor. Okula başlarız, mezun oluruz, evleniriz, emekli oluruz; vedalaşır, el sıkar, diploma verir, yüzük takar, cenaze kaldırırız. Çünkü hayatın kendisinde “burada çocukluk bitti”, “burada başka biri oldun”++
2
18
535
diye çizilmiş sınırlar yoktur. Sürekli akan zamana birtakım çizgiler çekip onlara başlangıç ve son diyoruz. Belki ritüeller, değişimi durdurmanın değil; durduramadığımız değişime bir biçim vermenin yoludur.
1
10
136
Sürekli öğrenci kalmak gibi kötü bir huy edindim. Bir şeyi öğreniyorum. Rahatlayacağımı sanıyorum. Tam tersine, bilmediğim üç şey daha ortaya çıkıyor. Bilgi dedikleri biraz da böyle bir felaket galiba: Cehaletiniz küçülmüyor. Sadece haritası ayrıntılanıyor.
3
16
516
Özgürlük, istediğim her şeyi yapabilmek değil belki; beni neyin harekete geçirdiğini biraz daha iyi anlayabilmek.
1
1
17
5,697
Hayata biraz geç kaldığımı düşündüğüm zamanlar oluyor. Sonra bakıyorum, hayat da pek zamanında gelmiş sayılmaz.
8
242
Olasılık hata yapmaz; olasılığı kullanan insanlar hata yapar.
5
211
Felsefe bir “kültürel seçkinlik” meselesi değildir. Ayran içerek de, tarhana çorbası eşliğinde de, kısa kollu gömlek giyerek de düşünülür. Asıl mesele ne tükettiğimiz değil; düşüncelerimizi, alışkanlıklarımızı ve hatta kendi beğenilerimizi sorgulayabilmemizdir. Bana kalırsa felsefeye en uzak olanlar, başkalarını zevkleri üzerinden sınıflandırıp düşünceyi bir kimlik göstergesine dönüştürenlerdir.
kimler felsefeye yatkın değillerdir: -çok kıllı olanlar -tarhana içenler -ayran sevenler -sitcom hayranları -tavuk döner yiyenler -teravih namazına gidenler -doldurma parfüm kullananlar -kısa kollu gömlek giyenler -nolan hayranları -flu tv fanları
4
292
İnsan, hangi yaşamın içinde daha çok kendisi olabilir?
1
2
212
Bir hayat ne zaman gerçekten kendi hayatımız olur?
1
5
252
Matematik gibi ispatlanabilen bir hayat mı isterdiniz, yoksa sürprizlerle dolu bir hayat mı?
1
3
479
Spinoza’nın diliyle söylersek, her şeyin bir etkileme ve etkilenme kudreti vardır. Bu kudret farklı yoğunluklarda ortaya çıkar. Virüsün kudreti hücrenin dışında neredeyse sıfıra iner. Hücrenin içinde ise olağanüstü artar. Prionun kudreti protein ağlarında işler. Kristalin kudreti ise moleküler düzenlenmede ortaya çıkar. Dolayısıyla “canlılık” belki de bir öz değildir. Belki bir yoğunluk, bir organizasyon biçimi, bir ilişki tarzıdır. Ve işte burada Deleuze’ün çok sevdiği fikir gelir. Biz sürekli dünyayı ikiliklerle bölüyoruz: canlı / cansız zihin / beden insan / hayvan doğa / kültür Oysa yaşam, bu sınırların arasındaki geçişlerde daha yaratıcıdır. Virüsler, prionlar, kristaller… Bunlar doğanın bize söylediği şudur: “Sandığınız kadar temiz sınırlar yok.” Doğa, tanımlarımızdan daha süreklidir.
5
1
27
5,943
İnsan çoğu zaman bir şeyi gördüğü için arzulamaz; arzuladığı için onu görmeye başlar.
1
16
384
Bugün fark ettim. Duygulanmakla daralmak aynı şey değilmiş. Boğazım düğümlendi ama içimde bir yer genişledi. Demek ki insan bazen mutluluktan değil, hakikate yaklaştığında da genişliyormuş.
1
20
472