Müçteba CAN retweeted
Dr. Rumeysa Berin Şen’i, 36 saatlik nöbetin ardından evine dönerken kaybedişimizin üzerinden beş yıl geçti.
Annesinin bana söylediği “Kızımı unutmayın.” sözü hâlâ aklımda.
Unutmadık Rumeysa, unutmayacağız. Adını ve hatıranı yaşatırken hekimlerin dinlenme hakkını, güvenli çalışma koşullarını ve evlerine sağ salim dönebildikleri bir yaşamı savunmaya devam edeceğiz.
Seni rahmetle anıyoruz.
Müçteba CAN retweeted
Regarding the Memorandum of Understanding on the Delimitation of Maritime Jurisdiction Areas between Türkiye and Libya mfa.gov.tr/no_-202_-turkiye-…
Müçteba CAN retweeted
Bu yıl hayatını kaybeden çocukların %88’i İsrail devleti tarafından Gazze’de katledilmiştir.
Müçteba CAN retweeted
İSTANBUL’DA BÜYÜK DÖNÜŞÜM | 1.642 BAĞIMSIZ BÖLÜM KURA ÇEKİM TÖRENİ teapawt.net/i/broadcasts/1pKkOXmkQ…
Müçteba CAN retweeted
Yaklaşık bir hafta süren Doğu Türkistan seyahatimiz sona erdi.
Gulca, Kaşgar ve Urumçi’de pek çok yeri gezme ve görme imkanı bulduk. Tamamen kendi imkanlarımızla gerçekleştirdiğimiz bu geziye dair notlar ise şu şekilde ++
Müçteba CAN retweeted
🔴 Kendi imkanlarıyla Doğu Türkistan’a seyahat eden akademisyen Doç.Dr. Ahmet Özkan, izlenimlerini aktardı:
- Dil, din ve ibadet özgürlüğü noktasında olumlu hiçbir şey göremedik
- Camilerin tamamı ibadete kapalı. Bazı camilerin giriş kapıları belirli saatlerde açılsa da girişe izin verilmiyor
- Gulca (Yining) şehrindeki Beytullah Cami’nin etrafı kapatılmıştı. Restorasyon dediler.
- Kaşgar’daki İdygâh Cami belirli saatlerde turistik ziyarete açık. Ancak içeride namaz kılmak gibi bir durum söz konusu değil
- Abdülkerim Satuk Buğra Han’ın türbesine girişimize izin verilmedi
- İnsanların son teknoloji araçlarla (kamera, ses kaydı, telefon uygulamaları ve internet kısıtı) gözetim altında tutulduğunu gözlemledik
- Urumçi’de pek çok cami gördük ancak hepsi kapalı ve kaderine terk edilmiş
Müçteba CAN retweeted
SİZE ÇOK ÖNEMLİ BİR MESAJIM VAR:
Hasidik Yahudiler’in siyonist kolu Chabad’lar ile ilgili yayınladığımız belgeselimiz 2 haftada 69 milyon kez izlendi. Bu bizim için bir rekor.
Bu konu daha önce defalarca kez başkaları tarafından çekilmiş olsa da, bizim belgeselimize gösterdiğiniz özel ilgi için teşekkürler.
Ancak geçmiş yıllara ait bazı görüntüler sanki bu belgeselde yaşanmış ve yeni olaylarmış gibi her yerde paylaşılıyor.
Yine bu etkileşimin neticesinde toplumumuzdaki bazı kesimler tarafından adeta abartılarak kahramanlaştırıldığımı da görüyorum.
Ve tüm bunların çok daha önemli bir gerçeği gölgede bırakmasından rahatsızlık duyuyorum.
Bu yüzden şu an sahip olduğum popülerliği işte bu önemli gerçeğe dikkat çekmek için değerlendirmek istiyorum; dünyanın en büyük hapishanesine dönüşen Gazze’ye.
Sadece İstanbul’daki Beykoz ilçesi kadar küçültülmüş bir alanda 2.000.000 milyondan fazla insan yaşam mücadelesi veriyor. Ve ne mizah akımının, ne sahte Amerika karıştı görüntülerinin, ne de benim abartılmamın bu insanlara hiçbir faydası yok.
Bugün daha önce hiç olmadığım kadar gündemdeyim.
Eğer bu kadar büyük bir ilginin, milyonlarca görüntülenmenin ve sosyal medyada oluşan bu enerjinin bir anlamı olacaksa size çağrım şudur.
Filistin’de kaderine terk edilmiş ve yardıma muhtaç yüzbinlerce insan var. Size bir bağış linki vermiyorum. Ama siz de eğer benim gibi düşünüyorsanız, güvendiğiniz yardım kuruluşları aracılığıyla bu insanlara yardım edin. Özellikle çocuklar. Bazıları evini, bazıları ailesini, bazıları geleceğini kaybetti. Bu çocukların sesi yeteri kadar duyulmuyor.
En azından, gündemin ürettiği bu enerjiyi sosyal medyada doğru paylaşımlar yaparak bu çocukların sesi olmaya dönüştürün. Türk Aklını kullanın.
Müçteba CAN retweeted
Tolstoy’un eserlerinde sıkça hissettirdiği gibi, ölüm insana hayatın ne kadar kırılgan olduğunu ve sevgimizin aslında ne kadar büyük bir bedel taşıdığını hatırlatır.
Fakat bazı ayrılıklar vardır ki insan onları anlamlandırmakta bile zorlanır.
Bir evladın ardından bakmak da böyledir; kelimelerin teselli etmeye yetmediği, zamanın bile tam olarak iyileştiremediği bir acıdır.
Belki de hayatın en ağır tersliği ve sınavı; çocukların babalarını uğurlaması yerine; babaların çocuklarını uğurlamasıdır.
Hayat, terk edemediğimiz bir sınav gibi. Boş kâğıt verip çıkamıyoruz. Doğrularımız yanlışlarımızdan fazla olmalı; bazı yanlışların ise telafisi yok. Başkalarının kâğıtlarını teslim edip çıktığını gördükçe, insan kendi sınavının da bitmesini istiyor.
Ama herkes kendi kâğıdını, kendisine ayrılan sürede doldurmak zorunda. Ne başkasının kâğıdını doldurabiliyoruz ne de kendi süremizi değiştirebiliyoruz. #mustafacan #mstfcn





















