hayat beni vazgeçme ustasına çevirdi dostlar. herkesten ve her şeyden vazgeçmek, benim için rutin bir eylem haline geldi. sabahın erken saatleri ya da akşam, kalabalıkta veya yalnızken fark etmeksizin vazgeçiyorum. bazen muhatabın gözüne soka soka bazen de haberi olmadan.
şunu 1 kişi beğensinde 4k olsun çok canımı sıktı bunu bennim
bugün mavi kot gömleğimi giydim, bu gömleğimi ne zaman giysem kendimi eve ekmek getirmeyecek kadar yakışıklı hissederim. üstten bir düğme daha açsam kelebek etkisiyle afrikada kasırga kopacak zannerim. fakat ne yazık ki etrafta birçok ayna var ve kırarsam işten kovulurum..
kızlar kriterlerinizden asla vazgeçmeyin, uzun boylu erkek istemek ayıp değil, misal ben: tam 6 metreyim. zengin birini istemek de ayıp değil, misal ben: charles dickens'in dediği gibi "cebinde en az iki tane altın saat taşımayan aşçı"yı bile mutfağıma sokmayacak kadar zenginim++
oku dersin kitapla kafayı bozar, spor yap dersin davul gibi şişer, kendini geçindir muhtaç olma dersin dini imanı para olur. bunların dengesi yok, o yüzden ciddiye almayın. okusa iyi olur ama okumadan da iyi olabilir, kaldı ki okusa da iyi biri olmayabilir.
This quoted post is unavailable.

