∫musashi (@mnrigel) header
∫musashi (@mnrigel) profile picture

your mind finds tranquility within my grasp

hamlet'soul
Joined October 2024
Photo by ∫musashi (@mnrigel)Photo by ∫musashi (@mnrigel)Photo by ∫musashi (@mnrigel)Photo by ∫musashi (@mnrigel)Photo by ∫musashi (@mnrigel)Photo by ∫musashi (@mnrigel)Photo by ∫musashi (@mnrigel)Photo by ∫musashi (@mnrigel)Photo by ∫musashi (@mnrigel)Photo by ∫musashi (@mnrigel)
∫musashi retweeted
Sosyal medya fenomeni bir kadının paylaşımı: Tam düştüm derken yine sen tuttun elimden Atam
34
2,194
89,959
∫musashi retweeted
Kızlar(takipçi çok yok da yine yazayım) Kızlar bildiğiniz, güvendiğiniz, genç hanımlara yönelik islami eğitim veren veyahut islami sohbet tarzı da olabilir, kurum, grup vs. var mıdır katılım sağlayabileceğimizzz?
3
1
1
2
700
∫musashi retweeted
ٰ aşk'a talip olan tek varlık, hazreti insandır. ayrılığı göze alacak, sevdiğine sonunda ulaşamama var. "ulaşamam ben fakat o uğurda ölürüm sevdası bir tek insanda vardır."
This Post is from an account that no longer exists. Learn more
1
1
6
361
∫musashi retweeted
Hark! At last our souls have struck a harmonious chord, and I perceive thee clear as day! music.youtube.com/watch?v=FI…
1
1
4
202
#15Temmuz şehidlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.
174
4
678
14,011
Kendini Yetiştirmek Mi İstiyorsun? "Doğru din, doğru tarih ve doğru dil öğrenin. Cahilin mücadelesi kör dövüşü gibidir. İlimsiz mücadele olmaz. Peyami Safa ilkmektep mezunu ama Ord. Prof. Dr. Hilmi Ziya Ülken'i tarihi maddecilikten döndürmüştür. Bugün diploma bir şey ifade etmiyor, cehaleti tescil ediyor. Babam ilkmektep mezunuydu, Nabi'den, Şeyh Galip'ten istinsahları vardı. Mesele diploma değil kendini yetiştirmek. Siz siz olun, Osmanlı'yı ölçü alın, Cumhuriyeti değil! Bugünkü diplomalar şahadetname değil cehaletname. Diploma al ziyanı yok ancak sakın diploma ile insanları değerlendirme! Bugünün profesörü Osmanlı devrinde olsa ilkmektep talebesi zor olur. Osmanlı'yı ölçü alın, en azından Namık Kemal gibi olun. Renan Müdafaanamesi yazmış belki bugünün Diyanet İşleri Başkanı yazamaz. Zamanınızı boşa harcamayın. Ya anlayın ya anlatın ya da zikredin yolda giderken bile..." Üstad Kadir Mısıroğlu Sizler de Üstadımızın davasını gençlere ulaştırmamıza destek olabilirsiniz. Hesap Adı: Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı IBAN NO: TR11 0021 0000 0000 7292 5000 04 Online Bağış Yapmak İçin: bagis.osiv.org.tr -osiv.org.tr/hesap-numaralari… Telefon Numaramız: 0216 606 55 31 (Valilik Makamının 04-02-2026 tarih ve 1077235 Sayılı Olurları ile)
44
2
155
5,325
∫musashi retweeted
Replying to @hifzihadis
değil mi ama.. erkeğin asıl vazifesi kadınn kemale ulaşması için ona yardım etmektr. çünkü rab teala erkeği yalnız kadına hizmet etsin diye yaratmştr. erkek de ancak bir kadına hizmet etmekle kıymet bulur. en kıymetli erkek, kadını kemale erdirmekten mesut olmakla iktifa edendir.
1
1
4
424
∫musashi retweeted
attuned
1
1
7
1,003
∫musashi retweeted
Replying to @geliyoruzyehud
sen rengine kandığım dünya değil misin? karadır saçları, zülfü siyah değil misin? ben bir yare tutuldum ki imtihan, kalbi kapkara, kendi şah değil misin?
1
1
4
159
Tabi cahil olduğunuz için sevgili Musa. “Şeyhülislâmımızdan fetvâ aldık: Râfizî olduğunuz sabit oldu.” -Yavuz Sultan Selim
26
153
1
3,444
88,576
∫musashi retweeted
Humeyni denen kafir, imamların derecesinin nebilerden ve resullerden önce olduğunu söylemiş midir? Söylemiştir. Hamaney denen kafir Humeyni denen kafirin söylediklerini tasdik etmiş midir? Etmiştir. Humeyni denen kafir, Allah Azze ve Cellenin hâşâ ve kella Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer'in Kur'an-ı değiştireceğinden korktuğu için Hazreti Ali'nin İmametini Kur'an'a koymadığını söylemiş midir? Söylemiştir. Hamaney denen kafir bu görüşü tasdik etmiş midir etmiştir. Humeyni denen kafir pis ağzıyla müminlerin annesine, Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer'e (Allah hepsinden razı olsun) Ehli Sünnet ehli kıbleyi kafir ilan etmez sözünün arkasına saklanıp kolaycılık yapmayın. Ebu Hanife Rahimehullah döneminde daha Şiilik kurumsallaşmamış mesele sadece ehli beytin aşırı taraftarları bünyesinde. Bu mezhebin kurucu metinleri ortaya çıkmamış.
Şehitlik mezhebe değil, imana bağlıdır. İki gündür Hamaney şehid oldu dediğimiz için bize her türlü lafı söyleyenler, meselenin duygusal zeminde değil ilmi zeminde konuşulması gerektiğini bilmeliler. Ehl-i Sünnet’in temel kaidesi şudur: Kıble ehli tekfir edilmez. Şiîlerin büyük çoğunluğu (İmâmiyye, Zeydiyye vb.) İslam dairesi içinde kabul edilmiştir. Mezhebî hata, bid‘at veya siyasî ihtilaf kişiyi otomatik olarak küfre çıkarmaz. İran'ın geçmişte sünnilere yaptıklarından dolayı liderlerinin şehit olamayacağını söyleyenlere şunu hatırlatmak lazımdır: Tarihte sahâbîler arasında bile savaşlar yaşanmıştır, Müslümanlar birbirlerine kılıç çekmiş ve sahabiler birbirlerini öldürmüşlerdir. Buna rağmen Ehl-i Sünnet hiçbirini tekfir etmemiştir. Ayrıca bu durum onlardan birinin kafirler tarafından öldürüldüklerinde şehit olmalarına mani bir gerekçe olarak gösterilmemiştir. Demek ki Müslümanın Müslümanla savaşması, tek başına küfür sebebi değildir. Büyük günahtır; ama imanı ortadan kaldırmaz. O hâlde şu hüküm nettir: Eğer bir Şiî, İslam dairesi içinde bir Müslüman ise ve kâfirler tarafından Allah yolunda öldürülmüşse, şehittir. Hamaney'in ve diğer Şii liderlerin durumuna gelecek olursak; Bu isimler ABD ve İsrail füzeleriyle öldürülmüşlerdir. Böyle bir insanın şehit olmadığını söylemek en hafif tabirle cehalettir. Çünkü şehitliğin şartı mezhep değil, iman üzere ölmektir. Masum kanı dökmek haramdır. İran'ın geçmişte yaptığı zulümleri savunuyor değiliz. Buna ek olarak İran'ın desteklediği Esad'ın da geçmişte yaptığı zulümleri lanetliyoruz. Ama buna karşılık Mezhep taassubu ise ayrı bir hastalıktır. Sırf Şii olduğu için ABD-İsrail füzeleriyle öldürülen bir Müslümanı, mezhebinden dolayı şehitlikten mahrum görmek; Ehl-i Sünnet usûlüyle bağdaşmaz. Hüküm verirken ölçümüz Kur’an, Sünnet ve sahih akaid geleneği olsun; öfke ve tarafgirlik değil. Son olarak ABD ve İsrail'in bir sonraki hedefi Türkiye olacaktır. Kafirler vururken Şii-Sünni ayrımı yapmıyor. Müslüman olduğu için vuruyor. Böyle zamanlarda mezhepsel farklılıkları tartışmak düşmanın tuzağına düşmektir. Burada Şia propagandası yapacak değiliz. Biz Ehli Sünnetiz. Ama kafirlerin tuzağını göremeyecek kadar da kör değiliz. Rabbim Müslümanlara basiret versin...
19
80
6
445
28,172
Jeffrey Epstein e-postaları üzerinden kamuoyunun dikkati genelde siyasetçiler, akademisyenler veya kraliyet mensuplarına odaklandı. Oysa dosyalarda adı geçen en kritik figürlerden biri ne bir senatör ne de bir aristokrat. O bir "lojistikçi". İsmi Sultan Ahmed bin Sulayem. Dünyanın en büyük liman ve konteyner operatörlerinden DPWorld'ün CEO'su olarak küresel ticaretin fiziksel omurgasını yöneten biri. Malumunuz mallar, silahlar, hammaddeler, insani yardımlar ve devletler arası ticaretin görünmeyen yükleri bu sektörün içinden geçiyor. Tam da bu nedenle, Bin Sulayem'in Jeffrey Epstein postalarında yer alması basit bir tanışıklık olarak geçiştirilemez. 2009 tarihli bir Epstein e-postasında geçen "Nerdesin, iyi misin? İşkence videosuna bayıldım" ifadesi, dosyaların en karanlık satırlarından biri olarak duruyor. Epstein'in bu cümleyi kurduğu alıcı kişi, ABD Adalet Bakanlığı tarafından uzun süre redakte edilen kayıtlarda Sultan Ahmed bin Sulayem olarak görünüyor. Bu, sosyal medyada dolaşan bir söylenti değil; resmi dosyaların içinde yer alan bir yazışma. “İşkence videosu"nun ne olduğu, kimleri kapsadığı, hangi bağlamda üretildiği hâlâ açıklanmış değil. Ancak muhatabın çocuk kaçakçılığından cinsel istismara "marifetleri" dünyaca bilinen Epstein olduğu düşünülünce soruşturulması gereken bir durum olduğu açık. Bin Sulayem, bir bankacı ya da finans spekülatörü değil; o bir konteyner imparatoru. Bu noktada şu kaçınılmaz soru da ortaya çıkıyor: Epstein gibi bir figür neden dünyanın en büyük lojistik ağlarından birinin patronuyla sürekli ve samimi bir temas hâlindeydi? Çünkü lojistik yalnızca taşımacılık değildir; kimin neyi, nereden nereye, hangi denetimlerden geçerek taşıdığını belirleyen stratejik bir güç alanıdır. Konteynerler kapalıdır, içindekiler çoğu zaman sadece kâğıt üzerindedir ve küresel sistem, konteynerlerin içini kurcalamayı sevmez. Epstein'in dünyasında taşınan şeylerin yalnızca para değil, insanlar da olduğu düşünülünce sorulacak her soru meşrudur. Kaldı ki ilginçtir, Bin Sulayem'in kamuya açık bir başka kimliği daha var. Kendisi UNICEF bağışçısı olarak geçiyor ve çocuklara yönelik insani projeleri destekleyen bir profili kendisi ilan etmiş durumda. Çocuk istismarıyla özdeşleşmiş bir suç ağının merkezindeki bir isimle yazışmaları bulunan bir figürün aynı anda çocuk hakları alanında saygın bir bağışçı olarak sunulmasından şüphelenmemeli miyiz? Kişisel hayırseverlik paravanının, küresel elitlerin bağış yoluyla dokunulmazlık zırhı elde etme aracı olarak da kullanıldığından bihabermiş gibi mi davranmalıyız? Size Bin Sulayem'in, kankası Epstein'e bir diğer e-postasını daha tercüme etmek ve yorumu size bırakmak istiyorum: "Moldovalı ve Ukraynalı geldi. Moldovalı hayal kırıklığı ama Ukraynalı çok güzel..." Epstein dosyalarında adı geçen pek çok isim manşetlere taşındı, kamuoyu önünde tartışıldı. Buna karşın Bin Sulayem hattının ısrarla düşük profilde tutulması dikkat çekici. Küreselticaretin fiziksel akışını yöneten, devletler arası lojistiğin merkezinde duran ve aynı anda insani yardım kimliği taşıyan bir figürün Epstein'le ilişkisi, dosyanın enstratejik başlıklarından biri olmalıydı. Çünkü bu dosyada mesele yalnızca ahlaki sapmalar değil; erişim, dolaşım ve dokunulmazlık ilişkileridir. Epstein dosyaları, küresel sistemde kimin sorgulandığını ve kimin sessizce korunduğunu gösteren bir turnusol işlevi görüyor. Bir lojistikçinin bu dosyada bu kadar merkezi bir yerde durması tesadüf değil. Belki de artık şu soruyu yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir: Dünyayı taşıyan konteynerleriniçinde, kimsenin bakmadığı başka neler vardı?
Siyonist sapık Epstein'in kan donduran yazışmaları "Basit bir tanışıklık olarak geçiştirilemez" ✍️@hilal_kaplan kaleme aldı sabah.com.tr/yazarlar/hilalk…
355
10
726
90,367
HAYTAP başkanı Av. Kemal Şenpolat kendi X hesabından yaptığı paylaşımda HAYTAP’ın açılımını “Hayvan Tanrıya Tapanlar” olarak yazıyor. Ülkede inanç özgürlüğü var madem; Kemal Şenpolat isterse ite, ister bite tapar, ister ineğe, ister maymuna tapar. Kimse onun hangi hayvana taptığına, bilhassa köpeklerle nasıl bir ilişkisi olduğuna karışmıyor. Ama bu esfel-i sâfilîn, İslam dinine ve Peygamber (sav)’e o pis dilini uzatamaz, hakaret edemez! Bu ülkede kimse sizin, çocuk nefretinize, köpekleri kutsallaştırmanıza ses çıkarmıyor. Peki siz kim oluyorsunuz da Hz.Peygamber’e dil uzatabiliyorsunuz be alçaklar! Bu bir avuç köpek tapara yol veren, onların ülkeyi terörize etmesine göz yuman, yeri geldiğinde bunları baş köşelerde ağırlayanlara da yazıklar olsun! Her kim bunların marjinal eylemlerine göz yumuyor veya destek veriyorsa, bu lağım çukuru tiplerin bütün cürümlerine ortak sayılır! Yetti artık! Bu kadar hoşgörü olmaz! Bu kadar karnı genişlik olmaz! Bu kadar eziklik olmaz!
109
928
54
2,125
153,000
Müslümanlar (siz bunu “Osmanlı” diye okuyun) tarih sahnesinden çekildikten sonra gelinen nokta, gırtlağına kadar günaha, zulme, münkere, ahlaksızlığa batmış bir dünya. Ya Rabbi bize eski izzetimizi iade et; bizi o izzete layık eyle..
4
623
29
3,729
53,887
∫musashi retweeted
Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık der Dostoyevski; bugün Türkiye'nin tüm aksiyoner, koltuklu, kalemli Müslümanları senin Fesinden çıktı diyorum bende. Reis-i Cumhurumuzun başöğretmeni Üstad Kadir Mısıroğlu, ilelebet senciyiz.
8
16
130
8,826