Pinned Tweet
On yılda meydana geldi. İkinci roman eleştirisi kitabım: Mavi Sakal’ın Hayat Ağacı. Romanı ve roman üzerinden meseleleri düşünmeye yönelik bir davet. Yayımlanmasında büyük emeği olan Aykut Ertuğrul’a ve editörüm Ali Oturaklı’ya minnettarım. @ketebe
Ömer Yalçınova retweeted
İki yönü olan bir dosya. Bir tartışma aslında.
Emeği geçenlere teşekkürler. 🌿
📌İfade mi kavram mı? Şiir şairin sesinin, deneyiminin ve duygusunun dile dönüşmesi mi, yoksa fikir, yöntem ve bağlam üzerinden yeniden kurulan bir yapı mı?
Buzdokuz 32'nin “İfadeci Şiir - Kavramsal Şiir” dosyası, modern şiirin bu iki güçlü yönelimini yan yana koyuyor; imkânlarını da sınırlarını da tartışmaya açıyor.
Dosya editörü Ertuğrul Rast’ın sunuş yazısıyla açılan dosya, ifade ile kavram arasındaki gerilimi farklı kuşaklardan şair, eleştirmen ve kuramcıların imzalarıyla düşünüyor: Ertuğrul Rast, Ömer Yalçınova, M. Bilgehan Gültekin, Furkan Katuç, Ali Bircan, Barış Tahtakesen, Ayşe Nur Biçer, Nergihan Yeşilyurt, Hakan Şarkdemir
Kavramsal yazımın iki kurucu sesi Kenneth Goldsmith ve Marjorie Perloff’un metinleri de dosyada. Çeviriler: Hasan Bozdaş, Barış Tahtakesen.
Dosyaya katkı veren tüm şair, yazar ve çevirmenlerimize teşekkür ederiz.
#Buzdokuz32 #kavramsalşiir #ifadecişiir
Ömer Yalçınova retweeted
📌İfade mi kavram mı? Şiir şairin sesinin, deneyiminin ve duygusunun dile dönüşmesi mi, yoksa fikir, yöntem ve bağlam üzerinden yeniden kurulan bir yapı mı?
Buzdokuz 32'nin “İfadeci Şiir - Kavramsal Şiir” dosyası, modern şiirin bu iki güçlü yönelimini yan yana koyuyor; imkânlarını da sınırlarını da tartışmaya açıyor.
Dosya editörü Ertuğrul Rast’ın sunuş yazısıyla açılan dosya, ifade ile kavram arasındaki gerilimi farklı kuşaklardan şair, eleştirmen ve kuramcıların imzalarıyla düşünüyor: Ertuğrul Rast, Ömer Yalçınova, M. Bilgehan Gültekin, Furkan Katuç, Ali Bircan, Barış Tahtakesen, Ayşe Nur Biçer, Nergihan Yeşilyurt, Hakan Şarkdemir
Kavramsal yazımın iki kurucu sesi Kenneth Goldsmith ve Marjorie Perloff’un metinleri de dosyada. Çeviriler: Hasan Bozdaş, Barış Tahtakesen.
Dosyaya katkı veren tüm şair, yazar ve çevirmenlerimize teşekkür ederiz.
#Buzdokuz32 #kavramsalşiir #ifadecişiir
Ömer Yalçınova retweeted
Üç yıl aradan sonra 4. Şiir kitabım Belki Sonra Söylerim Muhit Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı. Başta Genel Yayın Yönetmenimiz @ibrahimtenekeci ağabey olmak üzere editörüm sevgili @yunuskaradaa ve kitaba emek veren herkese çok teşekkür ederim.
“Yaralı işçi, yoksul loğusa, hastalanan orospu, yüzüstü bırakılan çocuk, sakat yaşlı, kötü alışkanlıklar, giderek cinayet, sığınacak bir yer bulabiliyor, şefkat görebiliyor burada; ama bir şey keşfeden, düşünen insana karşı herkes acımasız.”
Balzac, “Louis Lambert”
Ömer Yalçınova retweeted
Sevgili @oyalcinova'nın Mavi Sakal'ın Hayat Ağacı'nı okuyorum. Ömerimle boğuşmak zor. Hayda bre!
1. Sezonun 5. Bölümünü izliyorum. Konusu ilginç: Lanetlenen insanlık. Yığınla tutarsızlık içinde yine de düşündürücü noktalara işaret ediyor. Konuya uygun atmosfer başarılı bir şekilde oluşturulmuş. Jason Momoa manyak oynuyor.
Brad Pitt için izledik. Eğlenceli film. O kadar. Murat Menteş romanları gibi: Aksilikler iyiler lehine oluyor. Kötü adamlar, mafya ölüyor.
Krzysztof Kieślowski bu filminde lirik takılmış. bu yüzden IMDB puanı yüksek. Üç Renk’teki bilgelik ve yoğunluk yok Krótki film o milosci’de (1988). O bilgeliğe doğru bir yürüyüş arayış diyebiliriz belki.
Christian Bale için izledik. @ovagunesli Jessie Buckley’in oyunculuğuna bayıldı. Tabi onu Hamnet’te izlediğini hatırlamadı. Filmde çok fazla Joker etkisi var. Onun kadar etkileyici değil. Yeni bir Frankeştayn hikayesi aslında bu. Aşk canavarlara kaldı mı denmek istenmiş? Evet.
Ekrana kilitliyor Krzysztof Kieślowski (1941 ‑ 1996). Seriyi birkaç defa izlemek lazım. Gösterdiğinden fazlasını anlatıyor.
Filmden ziyade İsa karakterini canlandıran Max von Sydow’un (1929 ‑ 2020) oyunculuğunu beğendim.
İncil konulu çok film izledim. Diğerlerine kıyasla The Greatest Story Ever Told (1965) iyi. Abartı yok hiç değilse, ajitasyon falan.
İyi insanlar zayıf ve güçsüz zannedilir. Bu bir yanılgıdır. Onlar iyiliğin büyük bedelini ödeyecek kadar güçlü ve sağlamdırlar. Siz onları küçümseyip kolayca gözden çıkardığınızı düşündüğünüz an aslında onlar bambaşka bir yaşam evresine girmiştir bile.
Hatun sen benim vatanımsın ezan da okunuyor bak
Bak bu benden terleyen Türkiye’dir
Bak bu misak-ı milli sınırlarını şiir çizmiştir
Ali Celep, Harp Çantası
Maraş talihsiz bir şehirdir. Bu yüzden edebiyat şehridir. İçinden çok edebiyat dehaları çıkmıştır, çıkmaya da devam ediyor. Çok katre uğramıştır. Haksızlığın dibini bulmuştur. Maraş’a üzülmek bile insanı şair yapar. Asalağı çoktur. Siyasetçileri ve yöneticileri tembeldir. Neyse.
Juliette Binoche hastasıyız. Krzysztof Kieślowski’nin elinde mücevhere dönüşmüş. #TroiscouleursBleu
























