Barbarossa (@pagrup) header
Barbarossa (@pagrup) profile picture

Önemli gördüğüm haberleri sunarım. Sert polemikler hariç, ara ara siyasete girebilirim. Hayat felsefem Türkçülüktür. İletişim için: [email protected]

Joined May 2019
Photo by Barbarossa (@pagrup)Photo by Barbarossa (@pagrup)Photo by Barbarossa (@pagrup)Photo by Barbarossa (@pagrup)Photo by Barbarossa (@pagrup)Photo by Barbarossa (@pagrup)Photo by Barbarossa (@pagrup)Photo by Barbarossa (@pagrup)Photo by Barbarossa (@pagrup)
Bu Zamana kadar yazdığım ve yazacağım tüm Bilgiselleri bu tweet altında topluyorum,keyifli okumalar.
50
212
6
1,962
Kesinlikle miço, yıllardır size anlatmak istediğimiz mesele de bu idi..
Η γεωγραφία δεν μπορεί να ξαναγραφτεί. Και τα κυριαρχικά δικαιώματα δεν μπορούν να διαγραφούν με το να χαράσσονται αυθαίρετες γραμμές σε έναν χάρτη.
12
21
1
477
11,090
Bu önemli başarıda emeği geçenleri kutluyorum. Mavi Vatan şüphe yok ki suyun altında daha güçlü ve etkili deniz gücüne ihtiyaç duyuyor. Bu alanda yaşanan her gelişme geleceğimizin sürdürülebilir başarılarına imkan tanıyacaktır.
DATUM’UN LÜFER Tel Güdümlü Sualtı Keşif ve Taarruz Aracı, SAT Komandoları tarafından başarıyla kullanıldı 19-27 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya Deniz Komutanlığı’nda düzenlenen İnsansız Deniz Sistemleri Tatbikatı TURNAs-2026 ve Datum AŞ’nin Türk Deniz Kuvvetleri’nin Deniz Komandoları için geliştirdiği LÜFER Tel Güdümlü Sualtı Keşif ve Taarruz Aracı, SAT Komandoları tarafından başarıyla kullanıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi merkezli bir savunma sanayii şirketi olan Datum Denizaltı Teknolojileri Uygulama ve Mühendislik AŞ (datum-subs.com), LÜFER Tel Güdümlü Sualtı Keşif ve Taarruz Aracı’nı ilk kez Teknofest 2026 Mavi Vatan’da duyurmuştu. Bir kişi tarafından rahatlıkla taşınabilecek boyutlarda tasarlanan bir mini torpido görünümlü insansız sualtı aracı (İSA) patlayıcısı hariç 1.2m boya ve sadece 13kg ağırlığa sahip. İçerisinde 15km’ye kadar fiber optik kablo makarası bulunan araç deniz komandoları tarafından karadan, lastik bottan, helikopterden ve hatta sualtından kumanda edilebilecek şekilde geliştirildi. Operatör ve Lüfer arasındaki bağlantı fiber optik kablo ile sağlanmakta olduğu için yoğun elektronik harbin olduğu kablosuz haberleşmenin mümkün olmadığı koşullarda dahi sağlıklı bir iletişimi sağlayabilmekte, uzaktan kumanda edilebilmekte ve HD kamera görüntüsü iletebilmektedir. Bu özelliği ile deniz komandoları kendilerini riske atmadan güvenli bir mesafeden keşif gözetleme faaliyetleri yürütebilmekte ve istenirse Lüfer’i bir patlayıcı başlık ile kamikaze olarak kullanabilmektedir. Sahip olduğu patlayıcı, özellikle kamera görüntüsü ile takip edilerek geminin pervane şaftı, dümeni gibi hassas bölgelerinde patlatılarak büyük gemileri dahi harekattan sakıt bırakabilecek şekilde tasarlanmıştır. 19-27 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya Deniz Komutanlığı’nda düzenlenen İnsansız Deniz Sistemleri Tatbikatı TURNAs-2026 seçkin gözlemci günü senaryoları, SAT Komandolarının lastik bot ile çıkartma yapılacak sahile güvenli bir mesafeden Lüfer’i indirmeleri ve onu kullanarak uzaktan keşif faaliyeti yürütmeleri ve sahilde saptanan hedeflere dron saldırıları gerçekleştirmeleri ile başlamıştır. Tatbikat'ta Datum AŞ, Lüfer Tel Güdümlü Sualtı Keşif ve Taarruz Aracı’nın yanı sıra, Lüfer ile aynı yazılımı ve fiber optik teknolojisini kullanan 80km menzile sahip Kofana Tel Güdümlü Mayın Taşıyıcı ve Taarruz Aracı’nı da sergiledi. Kofana, gövdesinde bir adet Malaman mayını taşımak ve bu patlayıcı ile istenirse sualtı kamikaze görevleri üstlenmek, istenilen bölgede sualtında yatırılıp bekletilmek yahut Malaman Mayını’nı dökerek üsse geri dönmek üzere tasarlanan büyük ölçekli bir insansız sualtı aracıdır. Lüfer ve Kofana İnsansız Sualtı Araçları, DATUM AŞ'nin özsermayesi ile geliştirilmektedir. #datum #trnavy #satkomando #denizkomando #navyseal #torpedo #uuv #lufer
85
2
759
24,415
Sayın Amiralime bir ek de ben yapayım, Libya anlaşması sonucu elde ettiğimiz deniz alanını kapsayan 26-28. Meridyenler arasında niçin henüz hiç sismik/sondaj çalışmaları yapılmamıştır ?
DOĞU AKDENİZ ! Libya - Türkiye Anlaşmasının onaylanması önemli ve olumlu bir gelişmedir. Ancak denizlerdeki hak ve menfaatlerimizin korunmasına ilişkin sorulması gereken sorular da vardır ! ⚓️ Doğu Akdeniz’de münhasıran haklarımız bulunan alanlarda Aralık 2020’den bugüne kadar neden arama / sondaj yapılmıyor ? ⚓️ Çok önemli olduğu aylarca önce açıklanan “Deniz Yetki Alanları Yasa Tasarısı” neden ikinci defa ertelenmiştir ?
2
6
190
9,003
YUNANİSTAN VE GKRY’NİN DOĞU AKDENİZ’DE GERGİNLİĞİ ARTIRABİLECEK HAMLESİ! Girit–GKRY denizaltı elektrik bağlantı projesi (Great Sea Interconnector) kapsamında araştırma yapacak Fransız bayraklı Abeille Marengo gemisi, Girit Adası’ndaki Kandiye Limanı’na ulaşmıştır. Araştırma faaliyetlerine ilişkin NAVTEX’in kısa süre içerisinde yayımlanacağı belirtilmektedir. Projenin ana yüklenicisi Fransız Nexans şirketidir. Ayrıca Fransız Meridiam şirketi de projenin çoğunluk hissedarıdır. Bu gelişme, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı hakları ve deniz yetki alanlarına ilişkin menfaatleri açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Öncelikle Fransa ve Yunanistan nezdinde gerekli diplomatik girişimler gecikmeksizin gerçekleştirilmeli; araştırma faaliyetlerinin Türkiye’nin ilan ettiği kıta sahanlığı sınırlarıyla örtüşen alanları kapsayıp kapsamadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimizin korunması, gelişmelerin gerisinden gidilmesini değil, önceden hazırlıklı olunmasını gerektirmektedir. Türkiye’nin deniz yetki alanlarından kaynaklanan haklarından taviz verilmeden, uluslararası hukuka uygun kararlı ve öngörülü bir yaklaşım benimsenmelidir. @TC_Disisleri @tcsavunma
19
46
3
179
12,114
DENİZ YETKİ ALANLARI KANUNU DAHA FAZLA ERTELENMEMELİ ⚓️🇹🇷 Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini korumak, uluslararası hukuktan doğan yetkilerinin kullanılmasını güçlü ve bütüncül bir iç hukuk düzenlemesine kavuşturmak stratejik bir gerekliliktir. Haziran ve ekim aylarında TBMM’ye sunulması beklenen Deniz Yetki Alanları Kanun Teklifi’nin bir kez daha ertelenmesi önemli bir eksikliktir. Kanunda şu hususlar öncelikle ele alınmalıdır: • Deniz altı kablo ve boru hatları: GSI gibi projelerde uluslararası hukuka uygun bildirim, koordinasyon, denetim ve koruma usulleri, • Deniz koruma alanları: Ege ve Akdeniz’deki deniz parklarının ilanı, yönetimi ve denetimi işlemleri, • Bilimsel araştırma ve enerji faaliyetleri: Kıta sahanlığındaki araştırma, sondaj ve doğal kaynak faaliyetlerine ilişkin hak ve yetkiler, • Balıkçılık: Karasularımızın ötesindeki deniz alanlarında canlı kaynakların korunması, yabancı balıkçı gemilerinin faaliyetlerinin düzenlenmesi ve uluslararası hukuka uygun balıkçılık yetki alanlarının oluşturulması, • Kritik deniz altyapısı: Deniz altı kabloları, boru hatları ve açık deniz enerji tesislerinin güvenliği, • EGAYDAAK: Ege’de egemenliği antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıklar konusundaki ihtilafların, ada isimleri belirtilmeden ve Türkiye’nin hukuki tezlerine halel getirmeden ele alınması, • İdari ve hukuki mekanizmalar: Kurumların yetki ve sorumlulukları ile denetim ve yaptırım usulleri. Kanunun yasalaşmasının ardından Doğu Akdeniz’de MEB ilanı ve “önce ilan, sonra müzakere ve anlaşmalar” yaklaşımı tüm boyut ve sonuçları ile değerlendirilmelidir.
1
27
69
3,599
Tebrik ederim Ümit Bey 🇹🇷
İstanbul Barosu geleneksel çizgisine dönmüştür. Müdafaa-i Cumhuriyet, Müdafaa-i Vatan, Müdafaa-i Hukuk, Müdafaa-i Avukat için buradayız.
1
107
4,809
ALTAY TANKI ! Dünyada çok az devletin başarabildiği, çok uluslu ortaklıkların dahi ciddi güçlüklerle karşılaştığı, bazılarının ise başarısız olduğu yeni nesil savaş uçağı geliştirme alanında KAAN, Türkiye’nin gurur verici bir başarısıdır. Yeni prototipinin uçuşa hazırlanması da önemli bir aşamadır. Ancak böylesine ileri teknolojiye sahip bir savaş uçağı geliştirirken, çok uzun süredir millî ana muharebe tankımızın taahhütlere rağmen seri teslimatlarını sağlayamamamız üzücü ve sorgulanması gereken bir durumdur. ALTAY üretim tesisi 28 Ekim 2025’te açıldı. O dönemde üretim hattındaki 12 tank gövdesi haberleştirildi. Aradan yaklaşık bir yıl geçti. 2026’da teslimi taahhüt edilen 11 tanktan kaçı TSK’ya teslim edildi? Kalanlar ne zaman teslim edilecek? Gecikme varsa gerekçeleri nelerdir? ALTAY ve en az onun kadar kritik 20 yıllık TF-2000 projelerinde gecikmeler ve öngörü eksikliği sorgulanmalıdır. Hatalar önceki yönetimlere ait olabilir; ancak kurumsal süreklilik ve hesap verebilirlik esastır. Her alanda olduğu gibi savunma sanayiinde de başarının temeli; etkin kurumsal yönetim, adil ve denetlenebilir proje yönetimi ile liyakate dayalı personel sistemidir. Bu ilkeler; gerçekçi hedefler, taahhütlere bağlılık, kamuoyunun şeffaf biçimde bilgilendirilmesi, hatalardan ders çıkarılması, kurumsal özeleştiri ve düzeltici tedbirlerle tamamlanmalıdır. Aksi takdirde kurumlarımızın güvenilirliği ve savunma sanayiimize duyulan güven zedelenir.
27
41
3
280
21,059
Beş yüz yıl önce Batı, Asya’nın zenginliğine ulaşmak için okyanuslara açıldı ve dünya hâkimiyetini Atlantik’e taşıdı. Bugün Çin’in üretim gücü, başta donanması, tersaneleri ve ticaret filoları olmak üzere denizcilik gücü; Rusya’nın Arktik açılımı ve yeni teknolojiler bu tarihsel düzenin temellerini sarsıyor. Peki, beş yüz yıl önce rüzgârın kervanı yenmesiyle başlayan Atlantik Çağı, bugün Asya’nın yükselişiyle sona mı eriyor? Yeni Substack makalemde beş yüz yıllık deniz jeopolitiğinin büyük dönüşümünü ele aldım. mavivatan.substack.com/p/ruz…
92
10
349
18,376
Barbarossa retweeted
Replying to @pagrup
Bunları @cemgurdeniznet amiralimize borçluyuz. Bir nesli uyandırdı. Bu ülkede vatan evlatları bitmez.
1
3
17
3,277
Mısır’ın bizimle anlaşma yapması durumunda sahip olacağı avantaj devlet katında ilk defa dile getiriliyor sanırım. Sosyal medyada bunu hep dillendirdik, bazı etkilerin altında kalan mısırlı sosyal medya kullanıcılarını düzelttik ancak bürokraside bunun dillendirilmesi Mısır hükümetine doğrudan baskıya dönüşür ve etkiyi artırır.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: “Mısır ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin bir anlaşma imzalamaya hazırız. Mısır'ın Türkiye ile böyle bir anlaşma imzalaması halinde, Yunanistan ile yapabileceği muhtemel bir anlaşmaya kıyasla yaklaşık 15 bin kilometrekare daha fazla deniz yetki alanına sahip olacaktır.”
19
51
2
711
37,022
AB – NATO – KARADENİZ! 🔺 Karadeniz’de Romanya ve Bulgaristan açıklarında ticaret gemilerine yönelik saldırıların ardından NATO, bölgeye ilave gözetleme ve keşif desteği sağlayacağını açıkladı. 🔺 Avrupa Parlamentosu ise bugün (22 Ekim) 432 kabul oyuyla benimsediği kararda, ticaret gemilerinin korunması amacıyla “AB’nin Karadeniz’de deniz harekâtı başlatma seçeneğini” değerlendirmesi çağrısında bulundu. 🔺 Bu kapsamda; ⚠️ Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin hükümleri ve Türkiye’nin sözleşmeden kaynaklanan hak ve yetkileri hiçbir şekilde aşındırılmamalıdır. ⚠️ Karadeniz’e sahildar olmayan devletlere ait savaş gemileri ve askerî unsurların konuşlandırılmasının gerilimi artırabileceği, yanlış hesaplama ve çatışma riskini yükseltebileceği dikkate alınmalıdır. ⚠️ Karadeniz’in güvenliğinde kıyıdaş ülkelerin önceliği ve “bölgesel sahiplik” ilkesi korunmalı, mevcut iş birliği mekanizmaları güçlendirilmelidir. ⚠️ Deniz ticaretinin güvenliği sağlanırken savaşan devletlerle diplomatik kanallar sürekli açık tutulmalı, gerilimi azaltıcı tedbirlere öncelik verilmelidir.
The European Parliament has called on the EU to consider deploying a naval operation in the Black Sea to counter deadly Russian attacks on civilian merchant vessels off Romania and Bulgaria. rapporteur.com/news/european…
3
38
4
83
5,473
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve diğer üst düzey AB liderleri, açıklamalarında Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı hukuki açıdan değerlendirmemekte, bunun yerine Avrupa Birliği üyesi Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tezlerini koruma refleksiyle hareket etmektedir. Oysa söz konusu anlaşma, iki egemen devletin uluslararası hak ve hukuktan doğan yetkileri çerçevesinde attığı meşru bir adımdır. Uluslararası hukuk, yalnızca Avrupa Birliği üyelerinin haklarını koruyan bir ayrıcalıklar düzeni değildir ve Türkiye ile Libya, egemen devletler olarak kendi hak ve çıkarları doğrultusunda karar alma iradesine sahiptir. Hukukun üstünlüğü savunulacaksa, Avrupa Birliği yönetimi ve üye devletleri çifte standartlardan vazgeçmelidir.
We deeply regret the ratification today by the Libyan Parliament of the so-called Libyan-Türkiye Memorandum of Understanding on the delimitation of maritime jurisdictions in the Mediterranean Sea. We recall that the EU’s position on this matter was clearly stated by the European Council in 2019 and remains unchanged. This agreement infringes upon the sovereign rights of third states, it does not comply with the Law of the Sea, and is null and void. We reaffirm our solidarity with Greece and Cyprus. We reiterate the EU's well known position against any outside interference in Libya.
106
625
21
7,021
206,698
2019’da meşru Trablus hükümeti ile ilk Türkiye-Libya arası deniz yetki anlaşmasına bu kadar fazla tepki gelmemişti hatırlarsanız. Nasıl olsa Hafter Trablus merkezine tankıyla topuyla dayandı, 6 aya kalmaz Trablus düşer yaklaşımı vardı hepsinde o zaman. Hafter de Libya’yı kontrolü altına alır, anlaşma kadük olur diye hayal ediyorlardı. Başaramadılar tabii, 6 ayda düşer denilem Trablus düşmedi, Hafter de Sirte’ye kadar kovalandı. İlk tokadı o zaman yediler. Ama bu sefer ki tokat tam oturdu, çünkü medet umdukları Hafter’i de gün sonunda biz meşru kıldık. Masaya biz oturttuk. Buradan da dönüşü yok artık. Avrupa Birliği’nde Türkiye’den sonra en çok söz hakkına sahip ülke de İtalya’dır. Trablus savunmasına Türkiye gibi 7/24 esasıyla hava şemsiyesi kuran İtalyan firkateynleriydi..
5
46
2
966
64,425
Bilmediğiniz konulara girmeyin, tepki topluyorsunuz ve Mavi Vatan konusunu sulandırıyorsunuz. Yıllardır uğraş veriyoruz, emeklerimizi zedeliyorsunuz. Yıllardır bu platformda belirli algı ve tabuları yıkmaya çalışıyoruz. Susun, yerinde sessizlikte de bilgelik vardır. Cehaletinizi gizler örneğin.
Von der Leyen maalesef haklı. Bana birisi bunun nasıl gülünç bir saçmalık olmadığını anlatabilir mi? Yunan adalarının dibininden Türk münhasır ekonomik bölgesi nasıl geçecek?
80
68
3
1,699
67,055
Türkiye-Libya anlaşması anamızın ak sütü gibi helaldir, tüm örnek Lahey davaları lehimizedir ve deniz hukukuna göre de hiçbir yunan adası Türk ana karasına engel teşkil edecek nüfus ve ekonomik büyüklüğe sahip değildir. Girit’in ötesinde Doğu Akdeniz’de Yunan’ın hiçbir hakkı yoktur
5
6
238
6,298
Today, merchant shipping faces unmanned systems, missiles, and drifting mines in the Blacksea. The war's consequences have already reached Türkiye’s maritime zones and coastline. Montreux safeguards the Turkish Straits. But who will protect merchant vessels, ports, and seafarers throughout the Black Sea? In my latest article, I propose a Türkiye-led Black Sea Maritime Security Architecture based on the primacy of littoral states rather than NATO-centered military arrangements. Türkiye successfully pioneered BLACKSEAFOR, Operation Black Sea Harmony, and regional coast guard cooperation. It can lead again. The immediate priority must be to halt Russian and Ukrainian attacks on civilian maritime commerce and establish coordinated mechanisms for mine countermeasures, maritime surveillance, early warning, and merchant shipping protection. Türkiye must be more than the guardian of the Turkish Straits. It must become a decisive force for maritime security throughout the Black Sea. Because the security of the Turkish Straits and the security of the Black Sea are strategically inseparable. mavivatan.substack.com/p/bla…
40
174
7,147
Savunma Sanayii Başkanlığına tekraren soruyoruz: 1️⃣ Başta Özata Tersanecilik ve BEST Grup olmak üzere, kritik savunma projelerinde görev alan şirketlere yönelik güncel risk analizleri yapıldı mı? 2️⃣ ALTAY tankının 2026 yılı teslimatları ne zaman gerçekleştirilecek? @SavunmaSanayii
1
23
78
4,702
Libya Anlaşması ve Akdeniz’deki Gelişmeler ⚓️
18
71
3,198
📍 DOĞU AKDENİZ’DE DİKKAT ÇEKEN İZİN TARTIŞMASI: AYNI GEMİYE TÜRKİYE VE YUNANİSTAN’DAN İZİN Mİ? 1️⃣ Doğu Akdeniz’de East to Med Data Corridor (EMC) denizaltı veri kablosu projesi kapsamında araştırma yapacak KOBI RUEGG gemisi, Türkiye ile Yunanistan arasında yeni bir yetki tartışmasının merkezinde. (Bu proje, Yunanistan-GKRY elektrik bağlantı projesinden farklıdır.) 2️⃣ Antalya NAVTEX İstasyonu, 1032/26 sayılı duyurusunda geminin 21 Ekim’den itibaren gerçekleştireceği jeofizik araştırmaların Türk makamlarıyla koordine edildiğini ve faaliyet izninin Türkiye tarafından verildiğini açıkladı. 3️⃣ Yunanistan’ın Girit/Iraklio NAVTEX İstasyonu ise 1337/26 sayılı karşı duyuruyla Türk NAVTEX’ini geçersiz ilan etti. Araştırmaların 2 Ekim tarihli Yunan iznine tabi olduğunu ve güzergâhın büyük bölümünün Yunan kıta sahanlığında bulunduğunu ileri sürdü. 4️⃣ Asıl dikkat çekici husus burada! Aynı geminin aynı araştırma faaliyeti için iki ülkenin de izin verdiğini açıklaması ciddi soru işaretleri doğuruyor. Geminin işletmecisi her iki ülkeden de izin mi istedi? Her iki ülkenin yetkisini ayrı ayrı kabul eden başvurular mı yapıldı? Bu sorular mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır. 5️⃣ Deniz yetki alanlarındaki ihtilaflardan yararlanarak faaliyet yürütülmesine ve Türkiye’nin kıta sahanlığındaki haklarını tartışmalı hâle getirebilecek uygulamalara müsamaha gösterilmemelidir. Türkiye, bu tür girişimlere karşı dikkatli olmalı; NAVTEX duyurularıyla ortaya koyduğu tutumunu kendi kıta sahanlığında fiilî araştırma ve sondaj faaliyetleriyle de desteklemelidir.
5
57
7
201
34,299