Sekiz asır önce Magna Carta, kralların sınırsız yetkilerine karşı hukukun üstünlüğünün ve adaletin yolunu açtı. Bugün Türkiye’de ise hala iktidarın denetlenmesini, kamu kaynaklarının hesabının verilmesini ve adaletin tesis edilmesini konuşuyoruz.
187 milyar 653 milyon liralık fon vurgunu iddiası, yalnızca bir mali skandal değil; denetim mekanizmalarındaki çöküşün ve yönetim krizinin de göstergesidir.
Devletin kurumları denetlenemiyor, kamu kaynaklarının hesabı sorulamıyorsa ortada ciddi bir yönetim sorunu vardır.
Hukukun üstünlüğünün, bağımsız denetimin ve hesap verebilirliğin olmadığı yerde ne adaletten ne de milletin bütçe hakkından söz edilebilir.
Türkiye’nin kendi Magna Carta’sını hayata geçirmesinin zamanı gelmiştir!
Vergi sisteminin yükünü omuzlayan mali müşavirler, yıllardır kendi sorunlarının çözülmesini bekliyor.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçe görüşmelerinde yaklaşık 150 bin meslek mensubunun yaşadığı sorunları gündeme taşıdım.
Enflasyon karşısında eriyen emeklerinin, ölçüsüz cezaların, sınırsız sorumlulukların ve 37 yıldır çağın gerisinde kalan meslek yasasının artık çözüme kavuşturulması gerekiyor.
Mali müşavirlerin talepleri ayrıcalık değil; adil ücret, orantılı ceza ve hakkaniyetli çalışma koşulları talebidir.
#MaliMüşavir #SMMM
Siyasette dürüstlüğü, yaşamında mütevazılığı, mücadelesinde ise her zaman halkı ön planda tuttu.
İnandığı değerlerden ödün vermeden, emeğin ve emekçinin yanında durdu. Ardında yalnızca siyasi bir miras değil, milyonların gönlünde silinmeyecek bir iz bıraktı.
Bülent Ecevit’i aramızdan ayrılışının 20. yılında saygı ve rahmet anıyorum.
Cumhuriyet; yalnızca bir yönetim biçimi değil, eşitliğin, özgürlüğün, adaletin ve bağımsızlığın güvencesidir.
Kadınların eşit haklarla var olduğu, işçinin ve emekçinin alın terinin karşılığını bulduğu, hukukun üstünlüğünün ve laikliğin korunduğu bir Türkiye, Cumhuriyetimizin bize bıraktığı en büyük sorumluluktur.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, minnet ve özlemle anıyor; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum.
Yaşasın Cumhuriyet!
Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağından gelen acı haber yüreğimizi yaktı.
Yaşamını yitiren madencilerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve yakınlarına sabır, yaralı işçilerimize acil şifalar diliyorum.
Maden ocaklarından yükselen acı haberlerin son bulmasını istiyoruz. Emekçilerimizin evlerine sağ salim dönebilmesi bir temenni değil, devletin yerine getirmesi gereken en temel sorumluluklardan biridir.
Hiçbir ihmalin yeni acılara neden olmasına izin verilmemelidir.
#Zonguldak
Cumhuriyet, demokrasi ve laiklik değerlerine bağlılığıyla iz bırakan Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı katledilişinin 27. yılında saygı ve özlemle anıyorum.
Aradan geçen yıllara rağmen düşünceleri ve savunduğu değerler önemini korumaya devam ediyor.
O gün Ankara’da yalnızca 103 canımızı değil, bu ülkenin barış içinde yaşama umudunu da hedef aldılar.
11 yıl geçti… Ne acımız hafifledi ne de adalet arayışımız son buldu.
10 Ekim Ankara Gar Katliamı, yalnızca kaybettiklerimizin değil, korunamayan yaşamların ve hesabı hâlâ sorulan sorumlulukların da acısıdır.
Barış isteyenlerin sesini susturamadınız, adalet isteyenlerin sesini de susturamayacaksınız.
Unutmadık. Unutturmayacağız.
İzmir’in hikayesi böyle bitmez,
Dayan güzel İzmir.!
Hiçbir bahane, hiçbir gerekçe İzmirlinin iradesini yok saymanın sebebi olamaz.
Yetki, kaynak, daha çok hizmet iddiaları da asla meşruiyet getirmez. Sihirli değnek hayalleri de kimseyi kandırmaz.
Çünkü bir işi yapmanın bir, yapmamanın bin sebebi vardır.
Başkanlar, o sebebe inandıkları için başkanlık yaparlar. O da her koşulda hizmettir. Depremlerde yıkılmamak, krizlerde geri basmamaktır başkanlık.
Elimden geleni yapmaya gayret ettiğimi bildikleri için 15 aydır çocuklarım bana gururla bakıyor. Bu gururun sırrının haysiyet ve vicdan olduğunu biliyorum. Her şey geçiyor ama geriye haysiyetli olup olmadığınız miras kalıyor.
İzmir Duruşu hepimize miras çünkü;
İzmir Cumhuriyet’tir, Mustafa Kemal’dir, ilk kurşundur.
İzmir Kurtuluşun ve Kuruluşun şehridir.
İzmir “karşı yaka”, “al sancak”, “kadife kale”dir.
İzmir yaşam sevinci, heyecanı, coşkusu, neşesidir.
İzmir emek, dayanışma, hoşgörü, mücadele demektir.
İzmirli olmak onurla, cesaretle bunlara sahip çıkmak için dik durmaktır.
İzmir Duruşu işte bu kararlı iradeyle teslim olmamaktır.
Başın öne eğilmesin güzel İzmir.
Yaşasın İzmir.!
Yaşasın İzmir Duruşu.!
#İzmirDuruşu
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli, Ceza İnfaz Kurumu - Koğuş B/63, Buca - Kırklar
Rıfat T. Nalbantoğlu retweeted
İzmir’in hikayesi böyle bitmez,
Dayan güzel İzmir.!
Hiçbir bahane, hiçbir gerekçe İzmirlinin iradesini yok saymanın sebebi olamaz.
Yetki, kaynak, daha çok hizmet iddiaları da asla meşruiyet getirmez. Sihirli değnek hayalleri de kimseyi kandırmaz.
Çünkü bir işi yapmanın bir, yapmamanın bin sebebi vardır.
Başkanlar, o sebebe inandıkları için başkanlık yaparlar. O da her koşulda hizmettir. Depremlerde yıkılmamak, krizlerde geri basmamaktır başkanlık.
Elimden geleni yapmaya gayret ettiğimi bildikleri için 15 aydır çocuklarım bana gururla bakıyor. Bu gururun sırrının haysiyet ve vicdan olduğunu biliyorum. Her şey geçiyor ama geriye haysiyetli olup olmadığınız miras kalıyor.
İzmir Duruşu hepimize miras çünkü;
İzmir Cumhuriyet’tir, Mustafa Kemal’dir, ilk kurşundur.
İzmir Kurtuluşun ve Kuruluşun şehridir.
İzmir “karşı yaka”, “al sancak”, “kadife kale”dir.
İzmir yaşam sevinci, heyecanı, coşkusu, neşesidir.
İzmir emek, dayanışma, hoşgörü, mücadele demektir.
İzmirli olmak onurla, cesaretle bunlara sahip çıkmak için dik durmaktır.
İzmir Duruşu işte bu kararlı iradeyle teslim olmamaktır.
Başın öne eğilmesin güzel İzmir.
Yaşasın İzmir.!
Yaşasın İzmir Duruşu.!
#İzmirDuruşu
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli, Ceza İnfaz Kurumu - Koğuş B/63, Buca - Kırklar
Rıfat T. Nalbantoğlu retweeted
Türkiye’de artık her gün yüzlerce sosyal medya hesabına, habere ve internet sitesine erişim engeli getiriliyor.
Sadece son birkaç haftada, 30 yıllık Evrensel Gazetesi’nin hesabı engellendi.
Kısa Dalga’nın hesabı engellendi.
Uluslararası Af Örgütü’nün hesabı engellendi.
Ali İsmail Korkmaz Vakfı’nın hesabı engellendi.
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya’nın hesabı engellendi.
Kırmızı Kedi Yayınevi’nin kurucusu Haluk Hepkon’un hesabı engellendi.
Ve daha trajikomik olanı; yıllardır Türkiye’deki erişim engellerini takip eden Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in hesabı bile erişime engellendi.
Son olarak da yine bulunan anlamsız bir gerekçeyle, Türkiye’nin en büyük internet haber sitelerinden T24 toptan kapatıldı.
Erişim engeli artık istisnai bir hukuki tedbir olmaktan çıktı.
Son günlerde ise bu sansür mekanizmasının özellikle bir konuda çalıştırıldığını görüyoruz:
Fon skandalı.
Yüz binlerce vatandaşın parasını ilgilendiren, milyarlarca liralık bir skandaldan söz ediyoruz.
Bu skandaldan sadece muhalifler rahatsız değil.
AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımız da rahatsız.
Çünkü burada ideoloji yok.
Burada insanların alın teriyle biriktirdiği para var.
Kimler kazandı?
Kimler önceden biliyordu?
Kimlerin siyasi ve bürokratik bağlantıları vardı?
Kimler denetlemekle görevliydi?
Kimler görevini yapmadı?
Bunları sormak suç değildir.
Bunları araştırmak gazetecinin görevidir.
Eğer gerçekten bu fon skandalının üzerine gitmek istiyorsanız, önce gazetecilerin önünden çekilin.
Haberleri engellemeyin.
Gazetecileri susturmayın.
Hesapları kapatmayın.
Çünkü bugün bu erişim engelleri yalnızca basın özgürlüğünün önünde bir engel değildir.
Bu soruşturmanın önünde de bir engeldir.
Şimdi iktidara açıkça soruyorum:
Siz gerçekten bu fon skandalının bütün bağlantılarının ortaya çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
Kim kazandı?
Kim önceden biliyordu?
Kim, hangi fonlardan milyonlar, milyarlar kazandı?
Kimlerin siyasi bağlantıları vardı?
Kimlerin bürokraside akrabaları, yakınları vardı?
Kimler, bunları denetlemekle görevliyken görmedi?
Bütün bunların ortaya çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
İstiyorsanız, gazetecilerin önünden çekileceksiniz.
Bu ülkenin interneti, kendisi hakkında çıkan haberleri kapatabileceği özel bir vana değildir.
İnternetin vanasının başında oturanlara sesleniyorum:
Ne yaptığınızı, niye yaptığınızı görüyorum ve biliyorum.
Çekin elinizi oradan.
Suçlarınızı böyle kapatamazsınız.
Soma’da 5 maden emekçimizi daha kaybettik.
301 madencimizi toprağa verdiğimiz Soma’da, acılı bir maden işçisinin yerde tekmelendiği o görüntüyü unutmadık. Çünkü o tekme, bu iktidarın emeğe ve emekçiye bakışının hafızalara kazınan simgelerinden biri oldu. Aradan geçen yıllara rağmen değişmeyen ise madencinin payına düşen: ağır çalışma koşulları, güvencesizlik ve ölüm.
İşçinin ölümü kader de değildir, fıtrat da. İktidarın görevi patronun kârını değil, emekçinin canını korumaktır. Soma’da yaşamını yitiren maden emekçilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve madenci kardeşlerimize başsağlığı diliyorum. Bu ülkenin emekçileri ölmeden çalışabilecekleri bir düzeni hak ediyor.
Başımız sağ olsun.
Milyarlarca liralık fon skandalının hesabı hâlâ ortada yok. Ama iktidarın hukuku, konu muhalefet olunca sabahın erken saatlerinde kapıya dayanmakta hiç gecikmiyor.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit ile Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in gözaltına alınması, artık gizlenemeyen bir gerçeği bir kez daha ortaya koymuştur:
Bu ülkede hukuk herkese aynı işlemiyor.
Milyarlarca liranın hesabını sormakta ağırdan alanlar, muhalefetin seçilmiş belediye başkanlarına karşı bütün gücüyle harekete geçiyor.
Kimse soruşturulamaz değildir. Suç iddiası varsa araştırılır, delil varsa bağımsız yargı önünde hesabı sorulur. Ama adalet seçerek çalışmaz; siyasi kimliğe göre hızlanıp yavaşlamaz.
Hukuku siyasetin sopasına, yargıyı muhalefeti kuşatmanın aracına dönüştürerek adalet sağlayamazsınız.
Milyarların hesabı da sorulacak, hukuktaki bu çifte standardın hesabı da.
Hukuk, siyasi aidiyete göre farklı teraziler kullanamaz.
Adamına göre hiç olmaz!
“Adalet gerçekleşinceye kadar bu ülkede, bedeli ne olursa olsun, bu kardeşiniz o bedeli ödeyecektir, ödeyecektir!”
Kemal Kılıçdaroğlu
CHP Genel Başkanı
Rıfat T. Nalbantoğlu retweeted
📣Bugün AKP’ye geçmesi beklenen İzmir Çiğli Belediye Başkanı onur Emrah Yıldız, belediyenin resmi sitesindeki özgeçmişinden CHP’ye dair bölümleri çıkardı.
⚠️Çıkarılan bölümde şu ifadeler yer alıyordu:
“Gençliğimin ilk yıllarından başlayarak, özgürlük, eşitlik ve adalete dayanan bir siyaset anlayışım oldu. Duvarlarına “Bu düzen değişecek!” yazdığım ilçem için uçsuz bucaksız hayaller kurdum. Cumhuriyet’in tek güvencesi, halkın partisi CHP’nin ideallerinden hiç sapmadan bugünlere geldim. Emeğin ve örgütlü gücün her türlü engeli aşabileceğine olan inancımı hiç kaybetmedim. Bunu da sizlerden öğrendim.”
#İzmirinFetretDevri
#SebebiÖzgürÖzel
Rıfat T. Nalbantoğlu retweeted
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun dernek üyeliğinden ihraç edilmesini sosyal demokrasinin temel değerleriyle bağdaştıramıyorum. Farklı görüşlere saygı, çoğulculuk ve siyasi nezaket bu anlayışın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Bu değerlerin ve kurumsal tarafsızlığın zedelendiği bir yapıda yer alamayacağım için Sosyal Demokrasi Derneği’nden (SDD) e-Devlet üzerinden üyeliğimi sonlandırdım.
Saygılarımla.
TBMM Grubumuzun Değerlendirme Toplantısı Sonuç Bildirgesi | Abant, 27 Eylül 2026
“Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.”
Yangında alevlere, depremde enkaza, selde azgın sulara karşı kendi canını hiçe sayarak mücadele eden itfaiye emekçilerimiz, yalnızca alkışı değil, hak ettikleri özlük haklarını bekliyor.
Her şeyden önce İTFAİYECİLİK BİR MESLEK OLARAK KABUL EDİLMELİ itfaiye emekçilerinin mesleki statüsü yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
3600 ek gösterge, yıpranma payı, görev ve meslek hastalıklarına uygun düzenlemeler ile mali ve sosyal haklara ilişkin talepleri karşılanmalıdır.
Çünkü bunlar bir ayrıcalık değil; ateşin içine yürüyen, yaşam kurtaran insanların emeğinin ve fedakârlığının karşılığıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak itfaiye emekçilerimizin haklı taleplerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Görevi başında yaşamını yitiren itfaiyecilerimizi rahmet ve saygıyla anıyor; ülkemizin dört bir yanında fedakârca görev yapan tüm itfaiye emekçilerimizin İtfaiye Haftası’nı kutluyorum.

















