
@HacettepeComm'da Kültürel Çalışmalar çalışmaya çalışıyor (ve tarih-terk, SAU | daimî bellek-İşçisi, editör
Sakarya-Ankara
Joined April 2020
- Tweets11.9K
- Following1.2K
- Followers13.2K
- Likes44.1K
Pinned Tweet
Tarihçilik, tarihyazımı, metodoloji, sosyal teori gibi konuları içeren bazı yayınları aşağıya bırakacağım. Bir arşiv oluşturalım isterim, elbette kolektif katkıyla. Hazır dönem başlıyorken çalma listesi yapar dinlersiniz :)
Eren Yılmaz retweeted
Vaktiniz olursa 28 Ekim Çarşamba akşamı Cumhuriyetçilik ve Sol-Kemalizm üzerine beraber düşünüp tartışmaya bekliyoruz…
Eren Yılmaz retweeted
Uyduruk yapay zekâ metinleri her yerde.
Seçmeninden oy isteyenden avukatına, hocasından gazetecisi,ne, köşe yazarından siyasetçisine ve trolüne...
Üslup çeşitliliği ortadan kalkıyor ve yazılı metinler insani olmaktan çıkıyor.
“Bu yalnızca X değil, Y’dir” türü kalıplar, bol noktalı virgüller, uzatma çizgileri (—), iki nokta üst üste işaretinden sonra gelen sloganvari cümleler, Türkçede artikel olmadığı hâlde oraya buraya yerleştirilen “o” zamiri (“Gelelim o meşhur soruya”), sürekli bir abartma ve uçlaştırma eğilimi (“çok açık görüyor”, “cevap basittir:" vb. ), İngilizceden çevrilmiş kalıplar (“yeniden düşünmek”, “X hattı”, “Y ekseni”) mide bulandırıyor artık.
Görünen o ki yazarlar yapay zekâ kullandıklarının anlaşılmadığını sanıyor ve bu bakımdan sivri zekâlık yapıyor.
Kusurdan korkmayın. İnsan metinleri daha samimiler.
"...zulmü izah etmeyi bırakıp dayanışmayı büyüttüler."
Fransız gençliği her zaman Avrupa’daki fırtına öncesi sessizliği bozmuştur.
Yanis Varoufakis’in (@yanisvaroufakis) “Fransa’daki Protestoculara Bol Şans!” başlıklı yazısını Deniz Solak (@SolakVadov) çevirdi.
corpusdergi.com/2026/fransad…
Eren Yılmaz retweeted
Sayın Demirtaş için lise düzeyi bilgiler. Hakkında hiç düşünmediği kavramları hoyratça kullandığı için gerekli gördüm. (Keşke Milei sevdasıyla yaşamaya devam edip bilmediği konularda yorum yapmasa):
1. Komünizm ile sosyalizm farklıdır. Sosyalizm, komünizmin ön evresidir. bkz. Gotha Programının Eleştirisi.
(Sayın Demirtaş için ödev: "Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre" ilkesi araştırılacak.)
2. Bolluğu maddi zenginlik ya da mülkiyet üzerinden tanımlayacak kadar sığ olmamak lazım. Bolluk, isteklerin azlığı ve bunların karşılanmasıyla sağlanabilir. Ör. Avcı-toplayıcı toplumların maddi istekleri son derece sınırlı olduğu için bu ihtiyaçları rahatça karşılayabilirler. Modern insanla kıyaslandığında, bu toplumlardaki bireyler günlük geçim faaliyetlerine çok daha az zaman (günde sadece birkaç saat) ayırırlar. Yani bolluk daha az isteyerek de gerçekleşebilir.
(Sayın Demirtaş için ödev: "Taş Devri Ekonomisi" [M. Sahlins] okunacak.)
3. Küba'da lüks arabaya binemezsiniz ama eğitim, sağlık ya da barınma gibi bir sorununuz olmaz. Parası olmayan ölmez.
(Sayın Demirtaş için ödev: Küba ve SSCB'de sağlık, eğitim ve barınma konularına bakılacak.)
Not: Uzun süredir Milei sevdanızdan bahsetmiyorsunuz. Aranıza kara kedi mi girdi, bir ülke olarak Arjantin'e mi küstünüz? Umarım ciddi bir sorun yoktur. Nihayetinde yetişkin insanlarsınız, Milei ile konuşup anlaşamayacağınız bir şey olduğunu sanmıyorum.
Bu aşağıdaki eleman ne derse tersi geçerlidir, şaşmaz. Gençler bu gibi kapitalistlere korku salıyor. Titreyin korkunuzdan. Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış insanların cesaretinden ve öfkesinden titreyin.
Bu zenginlerin alışveriş yaptığı yerlerin yağmalanmasına çok sevinen bir grup saf insan olduğunu görüyorum. Bu Ekonomi biliminden anlamamanın bir sonucu.
Tane tane anlatayım:
1) Aşağıda adı geçen mağzaların bazılarında 100 Dolara mal edilen çantalar 50 Bin Dolara satılıyor.
2) Burası yağmalanınca, yağmalamayı yapanlar içlerinden büyük ihtimal ile OHH OHH iyi oldu diyorlar.
3) Halbuki burada 100 Çanta yağmalansa 5 Milyon Dolar mağaza başına mal zararı 5 Milyon da Mülk zararı olsa 10 Milyon Dolar zarar oluşuyor.
4) Ancak bu mağazaların hepsi sigortalı. Sigorta şirketleri mağaza sahiplerine aynen o ödemeyi geri yapıyor.
5) Peki o sigorta şirketleri o ödedikleri 10 Milyon Doları nereden "DE" çıkarıyor? DOĞRU BİLDİNİZ: Yağmalamayı yapan çocukların oturdukları evlerin sigortalarından. Peki o ek sigorta maliyeti nereye yansıyor? Yağmalamayı yapanların KİRASINA...
Aferin az önce mal sahibine SIFIR Dolar zarar vererek kendi kiranıza ZAM yaptırttınız...
Gerçekten büyük başarı !
teapawt.net/haskologlu/status/2111…
Hepimiz şu an bu sitede kamusal alanın nasıl kullanılması gerektiğini, tarih ve politik bilincin ne olduğunu, kolektif mücadelenin, yaşam uğruna sokağın nasıl kullanılması gerektiğini öğreniyoruz. Tarihe tanıklık etmenin dayanılır ağırlığı.
Eren Yılmaz retweeted
Somebody doesn’t know their history.
Aucune place pour la violence dans notre République.
Ceux qui ont cassé, attaqué les préfectures comme les commerces, pillé jusqu’à nos mairies, seront poursuivis et punis.
Aux forces de l’ordre, garantes du droit à manifester, je dis le soutien de la Nation.
Nous ferons tous bloc face aux semeurs de chaos, qui ne cherchent qu’à abattre nos institutions et empêchent ceux qui expriment pacifiquement leurs revendications de le faire.
Niye tarih okuyoruz ve tarih nedir diye sorulduğunda artık göstereceğim bir fotoğrafım var elimde:
"Biz, 17 Ekim 1961'de boğamadığınız Cezayirlilerin torunlarıyız."
Eren Yılmaz retweeted
« C’est une belle démonstration, mais il faut un plan pour la suite. On doit créer la jonction des jeunes et des ouvriers, sans attendre le 5 novembre. Le gouvernement est fragile, il peut reculer si on construit une grève générale ! » 📢 - Benjamin Sainty, syndicaliste
Piller, saccager, détruire, attaquer les forces de l’ordre : les émeutiers ont de nouveau pourri les manifestations du 17 octobre pour la défense du pouvoir d’achat.
Les revendications sociales légitimes ont une nouvelle fois été prises en otage par l’extrême gauche et les discours des députés de Jean-Luc Mélenchon qui, en légitimant la violence, en considérant l’ordre comme une oppression et le désordre comme un droit, cherchent à précipiter le pays dans le chaos.
Face à cette stratégie incendiaire, les Français qui n’en peuvent plus d’être pris en tenaille entre l’austérité et le matraquage fiscal du pouvoir et les activistes de l’insurrection doivent encore tenir quelques mois.
Nous les libérerons des politiques toxiques macronistes et les protégerons de la violence de l’extrême gauche.
"Sanırım herhangi bir şeyi böyle soluksuz bir heyecanla tüketmeyeli yıllar oldu."
Walter Benjamin
































