Dr. Meriç Demir (@de_meric) header
Dr. Meriç Demir (@de_meric) profile picture

Şehir Plancı, Doktora | @kabatas_erkek @YildizEdu @itu1773

İstanbul, Türkiye
Joined November 2012
Photo by Dr. Meriç Demir (@de_meric)Photo by Dr. Meriç Demir (@de_meric)Photo by Dr. Meriç Demir (@de_meric)Photo by Dr. Meriç Demir (@de_meric)Photo by Dr. Meriç Demir (@de_meric)Photo by Dr. Meriç Demir (@de_meric)Photo by Dr. Meriç Demir (@de_meric)Photo by Dr. Meriç Demir (@de_meric)Photo by Dr. Meriç Demir (@de_meric)Photo by Dr. Meriç Demir (@de_meric)
“Ben bu çarkın yarın tersine dönmesini istemiyorum. Ben bu çarkın kırılmasını istiyorum.” 👇🏻
Bana isnat edilen rüşvetin tamamı belediyenin garajında duruyor, üzerinde Şişli Belediyesi yazıyor ve her sabah çıkıp vatandaşın çöpünü topluyor. Ben 67 kamyonun hesabını veririm. Ama birileri de şu suçlamanın delilini versin. İnsanlar yaptığı iş doğruysa devletin arkasında duracağını yeniden hissetsin. Çünkü bugün benim ayağıma bağlanan taş, yarın bir başkasının ayağında olabilir. Ben bu çarkın yarın tersine dönmesini istemiyorum. Ben bu çarkın kırılmasını istiyorum. Cumhuriyet Gazetesi’nin sorularını yanıtladım. Okumanızı dilerim.
40
274
4,831
Maalesef sonunda beklenen oldu. Hasta ve yaşlı mahpus Abdullah Tırpan amcayı, Çam ve Sakura Hastanesi yoğun bakımında kaybettik. Onlara tek bir soru soruyorum: Bunu kendi babalarına yapsalardı ne derlerdi? Başka hiçbir soruya cevap vermesinler. Önce bu soruya cevap versinler. Allah rahmet eylesin, ailesine ve yakınlarına sabır versin. Bu kadar ağır ihmalin, göz göre göre sürdürülen duyarsızlığın sonucu ancak ölüm olur. Abdullah Tırpan’ın ölümünden sorumlu olanlar bunun hesabını vermelidir. @adalet_bakanlik @abakingurlek , @ctekurumsal @saglikbakanligi @camsakurasehir ve ilgili makamlar derhal açıklama yapmalıdır. Bu yaşananlar sıradan bir ihmal değildir. Ağır bir sorumluluk ve vicdan meselesidir.
693
3,429
266
6,884
428,487
Dr. Meriç Demir retweeted
Masum olmasına ve ağır hastalığına rağmen yıllardır cezaevinde tutulan Abdullah Tırpan amcanın yoğun bakımda vefat ettiğini öğrendim. Çok üzgünüm. Ona yaşatılanlar hepimizin vicdanında ağır bir yük olarak kalacak. Allah rahmet eylesin. Yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Metris Cezaevi’nde 73 yaşındaki Abdullah Amca’yı ziyaret ettim. Ayağa kalkamıyor. Tekerlekli sandalyede. Ayağında kangren ve açık yaralar var. Buna rağmen hakkında “cezaevinde kalmasında sakınca yoktur” raporu düzenlenmiş. Asıl soru ise şu: Devletin ruhsat verdiği okul, lisans verdiği banka, izin verdiği gazete üzerinden kurulan bir mahkûmiyet hangi hukuk anlayışıyla açıklanabilir? Abdullah Tırpan’ın dosyasını ve yaşadıklarını yazdım. serbestiyet.com/gunun-yazila…
128
1,174
34
2,884
84,229
Dr. Meriç Demir retweeted
'Bu kadar milyonun rüyasına nasıl kıyıldı? Elde avuçta olan çürüdü, oksitlendi. Anızla beraber harman da yandı. Ben sana daha açık söyleyeyim de sen kimseye söyleme. Celep davayı sattı. Yeni bir rüzgâr lâzım Süleyman.' perspektif.online/bizi-cerey…
2
23
93
6,225
Dr. Meriç Demir retweeted
“Neden bu memleketin kendisi kocaman bir Kırklar Meclisi olmasın?” Bizim evde sofraya sonradan gelen için hep yana kayılır, yer açılırdı. Kimdir, nerelidir, neye inanır diye bakılmazdı. Ben galiba birlikte yaşamayı önce o sofrada öğrendim. Bugün de mesele çok başka değil. Kimsenin kapıda kalmadığı bir memleket. Acısı da, sözü de, sofrası da, geleceği de hepimizin. Medyascope için yazdım, okumanızı dilerim 🌿
5
74
518
6,568
Dr. Meriç Demir retweeted
On iki gün önce, Metris Cezaevi'nde ziyaret ettiğim Abdullah Tırpan'ın durumunu yazmıştım. Sol bacağında kangren çok ilerlemişti, ileri derecede morarma ve iki büyük açık yara vardı. Böyle devam ederse bacağının kesilmesi gerekeceği söyleniyordu. Bugün hastaneye yatırılmış. Bacağı kesilecekmiş. Doktorlar ameliyat için ailesinden onay almış. Yetmiş üç yaşında bir insandan söz ediyoruz. Suç olmayan fiiller yüzünden verilmiş bir mahkûmiyet yetmiyormuş gibi, bir insana ve bir aileye bu eziyet neden çektirilir? Artık bu eziyete son verilmeli, cezasının infazı ertelenmelidir.
Metris Cezaevi’nde 73 yaşındaki Abdullah Amca’yı ziyaret ettim. Ayağa kalkamıyor. Tekerlekli sandalyede. Ayağında kangren ve açık yaralar var. Buna rağmen hakkında “cezaevinde kalmasında sakınca yoktur” raporu düzenlenmiş. Asıl soru ise şu: Devletin ruhsat verdiği okul, lisans verdiği banka, izin verdiği gazete üzerinden kurulan bir mahkûmiyet hangi hukuk anlayışıyla açıklanabilir? Abdullah Tırpan’ın dosyasını ve yaşadıklarını yazdım. serbestiyet.com/gunun-yazila…
76
1,015
23
1,981
53,173
Dr. Meriç Demir retweeted
ABD tarihin en büyük dönüşümlerinden biri olan AI devrimini tamamen kar amacı güden şirketlerin insafına bırakmış durumda. Şu anda, beğenin beğenmeyin, AB, Canada, Avustralya ve İngiltere algoritma şirketlerine karşı halkın çıkarlarını ortaya koyan tek global güç odağını temsil ediyor. O nedenle, sosyal medyada özellikle bu dönemde pompalanan çoğu yapay zekayla üretilmiş “Avrupa bitiyor”, “Londra çöktü”, “Araplar bastı”, “Afrikalılar ele geçirdi”, “Müslümanlar halifelik ilan etti” haberlerine biraz da buradan bakmak gerekiyor. Avrupa’yı kuralsız teknoloji devlerine karşı durduğu için hedef alan bu paylaşımların kimlerin işine yaradığını sorgulamak gerekiyor. Bu haberlerin bizde karşılık bulması ise sadece ironik değil, aynı zamanda trajik.
34
150
20
1,049
70,877
Dr. Meriç Demir retweeted
Son günlerde dindar camiadan "toplumsal çürüme" uyarıları geliyor. Ama yolsuzluğun cezasız kaldığı, hukukun güçlüye işlemediği, kamu görevlerinin sadakate göre dağıtıldığı bir düzende çürüme toplumdan başlamaz. Yukarıda başlar, aşağıya yayılır. Bu sebeple ahlak çağrısı, ancak güç sahiplerinden hesap sorabildiğinde inandırıcı olur. Özellikle de yakınlık duyduğu ve desteklediği kişilerden. serbestiyet.com/gunun-yazila…
31
150
10
502
14,718
Dr. Meriç Demir retweeted
'Her koşulda iktidarı desteklemiş kesimleri bile ses çıkarmak zorunda bırakan tabandan yükselen rahatsızlık ve basınç. Kimseyi ikna etmiyor finansal Susurluk olan bu fon skandalına fon krizi muamelesi yapmak. Ve bu kez suçlanacak bir dış güç de yok. Bu fonlar Türkiye’de kuruldu. Hisseler Türkiye’de şişirildi. Denetim kurumlarının başında iktidarın atadığı yöneticiler vardı. Şirketlerin çevresinde iktidarla ilişkili insanlar bulunuyordu.'
Bugünkü yazı: Erişim engeli gelmeden lütfen okuyun Sayın Cumhurbaşkanı karar.com/yazarlar/yildiray-… Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün fon skandalıyla ilgili konuştu. Bugüne kadar ‘Cumhurbaşkanı bilmiyor, danışmanları yanlış yönlendiriyor’ türü tesellilere hiç itibar etmedim. Ama bu konuşmayı duyunca ‘acaba’ dedim. Bilmeme ihtimalini ortadan kaldırmak için de bu yazıyı yazmaya karar verdim. Galiba Cumhurbaşkanımız fon skandalının aslında nasıl bir dolandırıcılık olduğunun tam olarak farkında değil. Olsaydı böyle konuşmazdı. Buna ‘fon sayısının yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorun’ demez, sorunu ‘bazı insanların borsada üç lirasını otuz lira yaparak fahiş kazanç elde etmesi’ zannetmezdi. Hayır sayın Cumhurbaşkanı, keşke sorun bir finansal kriz ya da birilerinin açgözlülüğü olsa. Bu planlı, organize bir biçimde ve kamu gücü kullanılarak 500 bin kişinin dolandırılmasıdır. Umarım bu yazı önünüze kadar gelmeyi başarır. Çünkü maalesef bu hesaplaşmayı siz yapmadan hiçbir şey kontrol altında değil. Bir cerrah titizliğinden söz ediyorsunuz. Ama cerrah önce hastalığın nerede olduğunu teşhis eder. Herkes sizden neşteri elinize almanızı ve kanserli hücreleri kesip atmanızı bekliyor. Bunu ancak siz yapabilirsiniz. “Kızım Fatıma da olsa“ demenizi bekliyoruz…
32
241
3
893
20,944
Dr. Meriç Demir retweeted
Sevgili Halk Tv emekçileri…
91
2
986
11,766
Bugün Ayazağa’da kullandığım araçla selin ortasında kalanlardan biri de benim. Arkamda kalan arabaların sürüklendiğini gördüm ve çok büyük bir korku yaşadım. Ben kafamda sürekli eğimi, suyun akış yönünü düşünerek son anda da olsa felaketin içinden kaçabildim. Bir şehir plancı olarak söyleyeceğim şey yaşananın yağışın debisi ile direkt alakası olmadığı; Ayazağa’nın eğim haritasına bakın; yerleşik alanının, plan sınırının neredeyse tamamı su toplama alanı (yeşil lejand) içerindedir ve insanların mahsur kaldığı yol ise vadidin tabanındadır. Her şey göz göre göre yaşanıyor!
🤖 Made with AI
103
1,315
62
5,704
348,357
Dr. Meriç Demir retweeted
Kanser hastası olan Şair Ahmet Telli'nin sağlık durumunu anlatmak için Silivri hapishanesinde bulunan ÇHD Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı'ya yazdığı mektup yaklaşık 1,5 ayda ulaştı. Mektup, Kozağaçlı'ya ulaştığında Telli on gün önce yaşamını yitirmişti. buff.ly/CXZo1YF
1
32
2
254
8,883
Dr. Meriç Demir retweeted
Bu ülkede bir arada yaşamak hep siyasetin önünden gitti. Mesele, siyasetin artık ona yetişebilmesi. @kepenekevrimm ile Kent Uzlaşısı’nı, kayyumları, barış sürecini, yeni anayasa tartışmasını; hakkımdaki isnatları, dosyadaki “eylemleri” ve aylardır içinde olduğumuz yargı sürecini konuştuk. Bir de bütün bunların ortasında hala neye inandığımı: Vazgeçmeyin. Kenti de, siyaseti de, geleceğinizi de kimseye bırakmayın. Bianet söyleşisinin tamamı burada 👇🏻
🔴 Resul Emrah Şahan: Kent Uzlaşısı Türkiye’nin en somut yerel barış deneyimi 👉 Siyasetçi Şahan, “Yüzde 66,6 ile seçildik, Şişli’nin tarihindeki en yüksek oyu aldık. O rekorun ödülü de kayyum oldu” diyor ve ekliyor: “Şaşırmaya devam edin. Bir belediyeye kayyum atandığında, bir gazeteci tutuklandığında bunun normal olmadığını söylemekten vazgeçmeyin.” @kepenekevrimm'in söyleşisi buff.ly/CsoSTam
1
51
6
196
8,462
Dr. Meriç Demir retweeted
🔴 Resul Emrah Şahan: Kent Uzlaşısı Türkiye’nin en somut yerel barış deneyimi 👉 Siyasetçi Şahan, “Yüzde 66,6 ile seçildik, Şişli’nin tarihindeki en yüksek oyu aldık. O rekorun ödülü de kayyum oldu” diyor ve ekliyor: “Şaşırmaya devam edin. Bir belediyeye kayyum atandığında, bir gazeteci tutuklandığında bunun normal olmadığını söylemekten vazgeçmeyin.” @kepenekevrimm'in söyleşisi buff.ly/CsoSTam
44
8
113
17,998
Dr. Meriç Demir retweeted
Sabah 8 sularında hücremize sayıma geliyorlar… Artık ne kadar geç yatarsam yatayım, öncesinde kendiliğimden kalkıyorum. Yarım rüyalarla kalktım bugün… 
Televizyonu açtım. İlk duyduğum şey “Dünya Kız Çocukları Günü” oldu. 
“Rüyamda kızımla oynuyordum tam” dedim içimden. 
Yeniden yatsam yarım kalan yerden devam edebilir miydim? Sonra Gazze’deki su bidonu taşıyan o güzel kız çocuğu geldi aklıma. İzlerken yarım kaldığım, tüm insanlıktan utandığım… Tüm çocukların daha mutlu, daha adil, daha vicdanlı, “yarım” bırakmayan bir dünyada yaşamaları için… Dünya Kız Çocukları Günü kutlu olsun.
15
342
6
2,962
28,470
Dr. Meriç Demir retweeted
Muhalefet obsesif şekilde belediyelerden iktidara yürüneceğine kendini inandırdığı için belediye operasyonları ve transferler moralleri yıkıyor. Tarih boyunca iktidara giden tek bir yol olmadı. Bir yol tıkanırsa öbüründen yürürsün. Liderlik dediğin en özünde bu zaten.
1
1
6
704
Dr. Meriç Demir retweeted
Sığamıyorum… On iki metrekare. Bir sağa yürüyorum, bir sola. Eskiden başım dönerdi, şimdi dönmüyor. Çünkü buradan baktığımda gördüğüm dört duvar değil, memleket. Bir emekli, "onuru için" canına kıymış. Şişli'de gencecik bir çocuk hayatına son vermiş. Biri onurunu, öbürü geleceğini kaybettiğine yanan iki insan. İki kuşak, iki çaresizlik. Tarihimizde görülmemiş ölçekte bir yolsuzlukla, fonlarla soyulmuş. Siyaset de bunun tam ortasında kalmış ama asıl soru sorulmamış. Bu sistem nasıl kurulmuş, nasıl ayakta kalmış? Üç beş isim gözden çıkarılmış, arınıyoruz denmiş. Sanki böyle hesap sorulurmuş gibi... Bir milyondan fazla sosyal medya hesabı kapatılmış. Gazeteciler, sanatçılar… Herkes bir torbaya atılmış ve susturulmuş. Bir de susturulmaya bile gerek kalmadan susanlar… Hepsi aynı cümleye sığınmış. “Ben yalnızca kentime hizmet peşindeyim…” Doğrusu, hizmet korkunun kılıfı olmuş. Oysa “Başıma bir şey gelmesin” diye susan insan her gün biraz daha eksildiğinin farkına bile varmamış. Önce seslerinden, sonra yüzlerinden, en sonunda da onları oraya taşıyan insanların güveninden olduklarının… Gençleri suskun, umutsuz, geleceksiz bıraktıklarının… Susmayanlarsa tutsak. Onlarla birlikte milletin iradesi de. Sandıktan çıkan umut, seçilmeyenlerin eline geçmiş. Onlar da o koltukları anasının ak sütü gibi helal saymış. Vekil olduklarını çoktan unutmuş, sırtlarını yasladıkları duvarların kendilerini o koltuklara sığdıracağına inanmış. Ve hiçbir duvarın ardına sığmayan o umut: Barış… Bu toprakların belki de en önemli eşiği. Yüz yıllık bir yaranın kapanabileceğine dair bir ihtimal. Bu eşiği iç cephe, ortak gelecek sözleriyle oyalamak… Sakızcı Memo'yu duymamak… Kürt'ü yok sayıp Kürt adına konuşmak… Hâlâ barışa inanan insanların umudunu bir yönetme aracına dönüştürmek… Bu memleket bu umutsuzluğa sığar mı? Görmüyor musunuz, onu taşıyanlar yorgun ama vazgeçmiş değil. Şimdi Meclis açıldı. Bu milletin en yüce temsil evi kapılarını yeniden açtı. Zamanımızın en önemli sürecinin raporu da orada duruyor. Yedinci madde. İmzalar. Vekillerin, bütün siyasi partilerin imzasıyla millete verilmiş bir söz… O söz hâlâ orada duruyor. Siyaset ise hâlâ eski ezberlerin, eski kavgaların içinde çıkış arıyor. Oysa camın öbür yanında kendine yer arayan koca bir kuşak bekliyor. Peki camın iki yanı nasıl buluşacak? Dar ve eskimiş siyasetin ötesine nasıl geçeceğiz? Belki önce bu memleketin hiçbirimizin tek başına taşıyamayacağı kadar büyük, hiçbirimizin dışında kalamayacağı kadar ortak olduğunu kabul ederek. Bu düzenin ne kadar çürüdüğünü söylemek artık yetmiyor çünkü. Çürüyeni anlatmak kolay. Mesele, yerine ne koyacağımızda. Herkesin sığabileceği bir siyaset lazım bize. Sandıktan çıkan iradenin kapıda bekletilmediği, gençlerin camı kırmadan içeri girebildiği, barışın bir vaat değil ortak bir gelecek olduğu, korkunun değil çokluğun konuştuğu bir siyaset. Bu artık hepimiz için demokratik bir düzeni birlikte kurma meselesi. Ama böyle bir düzen kolay kurulmaz. Herkesin kendi mahallesinden, kendi partisinden, kendi ezberinden dışarı çıkmasını ister. Bize anlatılan her hikâyeye razı olmayan, sessizliği sağduyu sanmayan bir cesaret ister… Kendi alanından çıkmaya korkanlar hâlâ aynı soruyu soruyor. Bu ülkenin çocuklarından, ortak geleceğinden önce ben ne olacağım, partim ne olacak… Bilsinler ki tarih, bu ülke nefesini tutmuş beklerken siz neredeydiniz diye soracak. Çünkü bu dönem hiçbir hesaba sığmayacak kadar ağır bir yük. Ali'nin onurunun, Batuhan'ın yarım kalan hayatının,evlatlarımızın hasretinin, Meclis'e gelemeyen Can Atalay'ın, haksız yere tutuklu yargılanan seçilmişlerin ve bürokratların, barışın umuduyla bekleyen Kürt'ün, ortak gelecek sözüyle kandırılıp kandırılmadığını soran milyonların, ailelerimizin, küçük çocuklarımızın ve gerçekten ORTAK GELECEĞİMİZİN yükü… Bu yük Meclis'in, bütün siyasetin, hepimizin omzunda. Ya bu yükü kaldıracağız ya da hep birlikte bu meydandadara çıkacağız.
74
1,327
42
8,068
219,295
Dr. Meriç Demir retweeted
Madem bir sıkıntı yok, madem yalnızca bilgi amaçlı; neden basına servis ediyorsunuz? Yeter artık, gerçekten yeter. Biraz ar, biraz edep, biraz insanlık…
This quoted post is unavailable.
4
16
130
2,881
Dr. Meriç Demir retweeted
Gecelikle kapıyı açmış bir insanın görüntüsü neden yayınlanır ? Kadın bundan rahatsız ve “kapatır mısınız”diyor polis ise “yok sıkıntı yok sadece bilgi amaçlı” diyor ama sonra bu görüntü her yere yayılıyor.
This quoted post is unavailable.
143
754
26
4,842
209,974