Olayın içeriğini hiç bilmeseydim bile sırf Nagehan rahatsız olduğu için o yapılan şeyin doğru olduğunu düşünürdüm. Bu yöntemin de her daim işe yarayacağına inanıyorum.
Bu arada MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ!
Cumhuriyetin kurucu kadroları Türk milliyetçisiydi ve bu ülke Türkçülük üzerine inşa edildi. Dolayısıyla bugün milliyetçiliğin hakim olması yıkım değil aksine kurucu değerlere dönüş demektir.
Türklük dehşeti saçan bir nesil olarak anılmak bizim için gururdur.
Nevşin yükselen aşırı milliyetçilikten bahsetmişti birkaç sene önce. Bu gerçeği onların da görmesi güzel. Gerçekten de sert, tavizsiz, hümanizm zehrine bulaşmamış bir milliyetçilik yükseliyor. Bugün çok net hissediliyor bu, zamanla daha da çok hissedilecek. Olması gereken de bu.
Türkiye'de kök salmaya çalışan kürtçü ideoloji bugün ağır bir yenilgi aldı. Yükselen ve daha da yükselecek olan Türk milliyetçiliğidir. Türkiye'nin geleceğinde başka hiçbir düşünce ve ideoloji Türkçülük kadar etkili olmayacak. Bunun önünde de kimse duramayacak.
Doğulu Türklerin sık yaşadığı bir durum. Memleketini söylediğinde kürtçe konuşur ya da biliyor musun diye sorar. Bilmiyorum dersin şaşırır. Türk'üm neden bileyim dersin. Bu sefer de Doğulu Türk nasıl oluyor diye diretebiliyorlar. Milyonlarca Doğulu Türk'ü yok saymak bu.
İzmir Barosunu kazandık✅
İstanbul Barosunu kazandık✅
Sırada dernekler, kadın hareketleri, STK'lar, üniversite öğrenci oluşumları, medya, sinema ve aklınıza gelebilecek her alan var. Devir Türk gençlerinin devri. Yükselen Türk milliyetçiliğini hiçbir güç engelleyemez.
Umay'ın hesap da erişim engeli yemiş. Türk milliyetçisi ve Türklük için çok mücadele veren biriydi. Ayrıca Türklerin uğradığı katliamları tanıtmak için videolar hazırlıyordu. Yeni hesabını takip edelim dostlar.
İzmir Barosundan sonra bir güzel haber de İstanbul Barosundan bekliyoruz. Umarım öyle güzel bir sonuç çıkar ki kazanılan zafer sonrası halay değil Türk bayrakları ve ne mutlu Türk'üm diyene sloganları görürüz. Türkiyeli değil Türk barolar istiyoruz.
29 Ekim yaklaşıyor. "Ben bu cumhuriyetin ne hayrını görmüşüm" diyen sırrı süreyya'yı anan sanat sepet tayfa, 29 Ekim geldiğinde hiçbir şey olmamış gibi Cumhuriyet Bayramımızı kutlayacak. Hiçbirini unutmadık ve unutturmayacağız.
Türk yemekleri çalıntı diyor. Yorumlarda da tüm kültürümüzün çalıntı olduğunu ve Türk milletinin tarihsel ve kültürel varlığının uydurma olduğunu söylüyor.
İşte Türk kültürünü yok sayma ve Türklüğü yapay bir kimlik gibi gösterme projesinin canlı bir örneği. Bunları iyi tanıyın.
Bunu "İmroz'da Bahar" takip edecek. Ondan sonra tespit ettiğimiz, değerlerimize ters gördüğümüz her türlü dizinin ve filmin sonu bu olacak. Türk milletini memnun etmeyen her yapım boykot ve tepkiyle karşılaşacak.
Kadim Türk şehirlerine kğrdistan diyorlar hiç güleceğim yoktu. Şu şehirler bin senedir Türk şehri ve tarihte hiçbir zaman kğrdistan'ın olmadı. Zaten öyle bir yer hiç olmadı ki oraya ait olsun. Şehirlerimizden uzak durun.
Buna rağmen rumların bütün derdi Türkler. Adaya çökmeye çalışan terörist israil'e ses çıkaramazlar ama kendi halinde yaşayan Türklere saldırıp Türk bayrağı yakarlar. Daha geçen gün 4 rum birleşip bir Türk gencine saldırmıştı. Gerçi rumlar da işgalci Kıbrıs'ta, ne beklersin ki?
İsrail, güney Kıbrıs'a 'mafya vari' çöküyor!
Rum Milletvekili: Kıbrıs satılıyor, satışlar korumalar eşliğinde yapılıyor!
📍İsrail’in Güney Kıbrıs’taki artan ekonomik varlığı, Rum kesiminde milli güvenlik endişelerine yol açıyor. Her gün medyada yer alan haberlerde bu endişe öne çıkarılıyor.
Rum sahil bölgelerinin büyük bir kesiminin İsrailli iş insanlarının eline geçtiği belirtilirken, ekonomik sıkıntı yaşayan Rumların mülklerinin piyasa değerinin iki katına satın alındığı ve bu süreçte baskı yöntemlerinin de kullanıldığı vurgulanıyor.
Rumların en büyük partilerinden AKEL de gelişmeleri yakından takip ediyor. Satışlarla ilgili AKEL milletvekili Aristos Damianou, İsrailli iş insanlarını 'işaret ederek' “Kıbrıs satılıyor. Gelecek nesillere bırakmak istediğimiz durum bu mu?” diye isyan etti.
Yabancı iş insanlarının yanlarına aldıkları korumalarla Rum mülk sahiplerinin kapısına gittiğini kaydeden Damianou, “Amaçları, sahiplerin satışa rıza göstermesini sağlamak. Satış sözleşmesi imzalandığında polise şikâyet gelmeyebilir, ancak vatandaşların rızasının nasıl alındığı konusunda ciddi sorunlar var” dedi.
Limasol ve Larnaka’daki satışları anımsatan konuşmalar yapan Damianou, sahil şehirlerinde her on satıştan altısının veya yedisinin yabancılara ve yabancı menşeli şirketlere gittiğini söyledi. (Larnaka ve Limasol, İsraillilerin en yoğun yaşadığı iki şehir)
Tapu Dairesi verilerine göre yaklaşık her iki satıştan birinin yabancılara ait olduğunu vurgulayan milletvekili, “Kıbrıs satılıyor. Bunu gelecek nesillere bırakmak istediğimiz durum bu mu?” diye sordu.
Damianou, büyük arazileri birleştirmek isteyen iş çevrelerinin mülk sahiplerine 'şantaj' vari ekonomik tekliflerle yaklaştığını belirtti:
Ciddi ekonomik sorun yaşayan ailelere, mülklerinin değerinin iki katından fazla miktarlar teklif ediliyor. Bunlar bir tür ahlaki şantajdır.
Daha endişe verici yöntemler de var. Mülk sahipleriyle yapılan görüşmelerde korumalar bulunuyor
Türklere dizi ve filmler üzerinden ne büyük operasyonlar çekilmiş. Neyse ki Türk gençleri bunların foyasını bir bir meydana çıkarıyor. Böyle gelmiş ama böyle gitmeyecek. Türk'ün değerlerine düşman hiçbir oyuncu ve yönetmen bu ülkede değer görmeyecek.
Yunanistan Lozan Antlaşmasını ihlal ediyor. Türk azınlığa ait okulları kapatması yetmezmiş gibi Türklerin seçtiği müftüyü tanımayarak kendisi müftü atıyor.
yunanistan'ın haydutluğu bunlarla sınırlı değil. Doğu Akdeniz'de de en uzun kıyı şeridine sahip ülke Türkiye. Buna rağmen yunanistan Türkiye'nin uluslararası hukuka uygun tezlerini reddediyor ve hakkımız olan deniz yetki alanlarımızı daraltmak istiyor.
Libya ile yaptığımız tamamen yasal anlaşmayı da tanımadığını ilan ederek kudurmaya devam ediyor ve misilleme olarak Adalar Denizinde hukuka aykırı şekilde karasularını 12 mile çıkarmayı konuşuyor.
12 mile çıkarılabilir olması tek başına hukuka aykırı değil ama hakkaniyet ilkesine aykırı. 12 mile çıkardıklarında bunu ihlal ettikleri için hukuka aykırı oluyor.
Bakın bu yunanistan'ın hukuka uygun tek bir davranışı yok. İmza attığı antlaşmayı ihlal eder, hakkaniyet ilkesini gözetmez uluslararası hukuku yok sayar, bölgede gerilimi arttırır. Buna rağmen her konuda Türkiye'yi suçlar ve avrupalı efendilerine ağlayarak bizi şikayet eder. Bunların laftan anlayacağı yok, bu tür haydut devletlerin anlayacağı tek dil kötektir. Umarım uslanırlar.
Yunanistan, Türk azınlığın itirazlarına rağmen Gümülcine ve İskeçe’ye müftü atadı
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Bilal Kara Halil Gümülcine Müftülüğüne, Şükrü Şerif Damatoğlu ise İskeçe Müftülüğüne beş yıllık süreyle atandı. Bu karar, Batı Trakya Türk Azınlığının kendi dini liderini seçme taleplerinin ve itirazlarının bir kez daha yok sayılması anlamına geliyor.
1985’ten bu yana süregelen sorun, 1991’deki yasal düzenlemelerle atama sisteminin kalıcı hale getirilmesiyle derinleşti. Azınlık, Gümülcine’de İbrahim Şerif’i, İskeçe’de Mustafa Trampa’yı kendi iradesiyle seçilmiş meşru müftüler olarak kabul etmeye devam ediyor. Yunan makamları ise bu isimleri tanımıyor ve azınlığın haklarını gasp ediyor.
Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri, 1923 Lozan Barış Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1920 tarihli 2345 sayılı yasayı seçim hakkının hukuki dayanağı olarak gösteriyor. Lakin Atina uluslararası hukuka, anlaşmalara ve AİHM kararlarına aykırı şekilde, azınlığın dini özerkliğini zedeleyen dayatmayı sürdürüyor.
Türkiye ile çin arasındaki en büyük farklardan biri de avrupa'nın Türkleri hiçbir zaman sömürgeleştiremeyip çin'i yüzlerce yıl sömürgeleştirmesidir.
Portekiz 442 sene boyunca Çin'in Makao bölgesine egemen oldu ve sömürdü.
ingiltere 155 sene boyunca Hong Kong'u sömürdü. Çinlileri afyon bağımlısı yaptılar hatta :d
Fransa yaklaşık 100 sene boyunca Şanghay'da kendine ait bir imtiyaz bölgesini yönetti.
Bunlardan başka İtalya, Belçika, Almanya, Avusturya-Macaristan ve Rusya da çin'in çeşitli bölgelerinde egemenlik kurdu ve çin'i doya doya sömürdü.
çin avrupalılar tarafından ele geçirilmiş, afyon bağımlısı yapılmış ve yüzlerce yıl boyunca sömürgeleştirilmiştir. Ayrıca Japonya tarafından da sömürgeleştirildiler.
çin tarihi utanç tarihidir.
























