
Süyüm Bike mahlasıyla yazan Müfide Ferit Hanım ve onun ismini yaşatmak için Ferit Hanım mahlasıyla yazan ben Meryem Çağıl… @cagilmeryem_
ilim, törem, hani?
Joined November 2011
- Tweets34.3K
- Following363
- Followers12.3K
- Likes79.5K
Pinned Tweet
Kitabım Ötüken Neşriyat’tan çıktı.
Vatana millete hayırlı olmasını dilerim.
otuken.com.tr/meryem-cagil-c…
Ferit Hanım retweeted
‘Muhafazakarlık’ bir legalleşme etiketi. Onu alnına yapıştıran, katliamlarını, yağmalarını meşrulaştırdı geçmişte. Bugünkü muhafazakarlık da temelde bir sınıfın legalleştiği kimlik.
Sekülerliğin hakikatine gelince o da sınıfsal ve o da aynı sınıfın ihtiyaç halinde kullanageldiği ve yeniden iktidarını tahkim ettiği araçtı. Kendini muhafazakar, karşıtını seküler addederek bu hakikati gölgeledi.
Şimdi kendini seküler, karşıtını muhafazakar addedenler, bu yalanı o üst sınıf lehine sahiplenenlerdir. İktisadi olanın teolojik örtüsünün transpanını giyinip kendilerini ilerici zannedenlerdir.
Hey ki hey dediklerimizdir.
Ferit Hanım retweeted
Neyse ki bu kız açık sözlü, safmış. Bazı ülkelerde yenilen kul hakkını gizlemek için üstünü ayetlerle örten kâfirler var. Örneğin, Amerika'daki sahte Hristiyanlar da böyle.
El presidente de Paraguay 🇵🇾 renuncia por haber desaparecido el dinero de 6 millones de personas
Su hija. Estudiando en la universidad de @Columbia decide que es buena idea tomarse una foto con una camiseta TTP
“Tax The Poor”
Las y los fachos no tiene límites
Ferit Hanım retweeted
Mızrakların ucunda artık Kur’an yok!
Bugün o mızrakların ucuna baş örtüsü taktılar!
Çalıyorlar, milletin malına çöküp zulmediyorlar, talan edip yağmalıyorlar…
Ve fakat hep aynı hile!
Mızrakların ucunda baş örtüsü var artık!
Şair’in de dediği gibi, “Linç edilmem için artık bütün deliller elde…”
Şunu net bir şekilde kararlaştıralım.
Fatma Betül Sayan Kaya; okumuş, kültürlü, entelektüel, bunlarla beraber de mütedeyyin bir insan olduğu için linç edildi…
Saldırı altında olan, kamusal alandaki Müslüman Kadın figürüdür.
Saldırı altında olan, bu ülkede yıllardır çekilen çileler sonrası kazanılan İslami kazanımlardır.
Post-Post 28 Şubat dönemi yaşamaktayız.
25 milyon dolar para için, 86 milyon içinde mağdur olan 500 bin gibi azınlık bir topluluğa adalet sağlamak için, berhava edilmiş Sermaye Piyasalarına tekrar güven getirmek için değer miydi..
Soruyorum… Değer miydi bir anneyi, “Nene Hatun” dediğimiz Hollanda Gazisi Bakanımızı, bizim biricik ablamız Fatma Hanım’ı üzmek… Tutuklamak!
Ferit Hanım retweeted
Sınıf siyaseti için iki söz söylemişliğim yok ama meclisteki “Çerkes vekil” sayısının artması için kamera karşısında DEM’e oy istemişliğim var solculuğu.
Nefse karşı dualar, temkinler, İslami terminolojideki ve literatürdeki nefsten sığınma talepleri, benlikle kişilik arasındaki mesafenin göstergesi. Kendiyle arası açılan insandan her şey beklenebilir oysa.
Daemonik bir benlik inşası kuruluyor bin yıldır ve sonra bu bilinçle yetişmiş insandan dürüstlük mü bekleniyor gerçekten?
Ferit Hanım retweeted
Bırakın kendi kusmuğunda boğulsun. Geçmişte ki safralarını dolaşıma sürmüşler ancak ‘Gastrik özsu’ları akana kadar kusacaklar. Kusmaktan başka bir bok bildikleri yok çünkü
Atatürk'ün Entelektüel Kapasitesi
🟢 "Özel olarak entelektüel bir tarafı var mıydı Mustafa Kemal'in? Çok aşırı derecede abartılıyor. Yani çağının Türkçe olarak yayınlanmış iyi kitaplarının hepsini okuduğu anlaşılıyor; özellikle bilimler konusunda, dünyadaki trendler konusunda, tarih konusunda."
🟢 "Mu kıtasıyla ilgili Amerikalı bir şarlatanın yazdığı saçma sapan, spekülasyon dolu bir kitabı da ciddiye alacak kadar entelektüel derinlikten yoksun. Yani eleştirel kapasitesi yeterli değil."
🟢 "Normal olarak bir siyasi önderde, bir askerî önderde böyle bir eleştirel kapasite beklenmez."
Pazar Sohbeti 179 - 4 Haziran 2023
👆 Tüm kesitler profilimizdeki linkte
Ferit Hanım retweeted
Replying to @ferithanim
Hiç bir yere ait olamayan ama kendine bir yer edinmek için istismar alanı olarak inancı ve dini koyan bir zümre hiç bir yere ait olamayacağı gibi ait olmak için uğradığı her yeri ahlaki duyguların terkeylediği ruhsuzlar sınıfının mensubu olarak bulur, kimliksiz ve kişiliksiz.
İmtihan, tövbe havuzu, nefse yenik düşmek… gibi kavramlarla yeni bir şey olmayan kutsayıcı dil kullanılıyor. Hırsızlık mesh ediliyor esasen.
Ferit Hanım retweeted
Sonra laiklik halk için önemsiz dersiniz.
"Tövbe havuzu" nedir, devlet yönetiminde "tövbe" olur mu?
Halkın soyulmasının "tövbe"si olabilir mi?
Fon Vurgunu soruşturmasında eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül Çağlayan Adliyesi'ne geldi
Haksız kazancını tövbe havuzuna yatırdığını öne süren Kaya soruları yanıtsız bıraktı
🔗 evrensel.net/haber/6008096/f…
Okunsun⬇️ Çünkü hep aynı…
Batı'nın Son Dekadansında Güç Elitlerini Kavramak-Birinci Bölüm
#Gûngen #DünyanınNabzı'nda
Uğur B.Tezgel ve Kuzgun Nogay'ın kaleminden; Şebekeler Çağında Bir Örümcek Ağı: Epstein-Maxwell Dosyası ve Biz Artık Neyi Tartışmalıyız?
👇
gungen.substack.com/p/50d180…
Pasolini’nin, Salo ya da Sodom’un 120 Günü’nü izlerken bir son bekledim. Adil bir son. Gücü, çoğunluğu güçsüzleştirerek elde eden, ancak işkence ederek var olduğunu hisseden sapkınların hak ettikleri adalet mutlaka gelir diye bekledim. Gelmedi. Film bitmedi.
Salo ya da Sodom’un 120 Günü, 1975 tarihli. Ben filmi 2022’de izledim. Epstein işkence haberlerini ise 2024’ten beri okuyoruz. Film hâlâ bitmedi.
Böylesi vahşi sapkınların, insanlıktan çıkmışların neyle nasıl cezalandırılacakları muamma olduğu için de bitmedi film.
İşkenceden, işkencenin öznesi olduğunda da nesnesi olduğunda da keyif alan kudretlileri nasıl yok etmeli? Kurşuna dizsen, son nefesini de keyif alarak mı verir acaba?
Bunu soruyorum; çünkü merak ediyorum. Ancak cevabıyla şu gerçekle ilgilendiğim kadar ilgilenmiyorum:
İktidarların, sermaye sahiplerinden başkasına sorumluluk duymayan seçilmiş temsilcilerin, ezilenlerin ve ezenlerin hakkı olan adaleti yerine getirecek kudreti yok. Onların kudreti halkı zayıflattıkları kadar var ve halka ancak halk güç verebilir.
Bu gerçekten daha önemli değil hiçbir şey.
Bunun dışında iyi kötü diyalektiğinin de çöktüğü yerde duruyoruz bence. Elbet muktedirlerin, ruhbanın, idealizm filozoflarının bu fikri severek beslemeye devam edeceğini biliyorum; ancak halkın gönlünde şu kuşku da yeşerecek:
İyinin olması için olması gereken o zorunlu kötülük, neden halkın çocukları üzerinden var oluyor? Varsa bir zorunlu kötülük, neden hiç muktedirlere uğramıyor?
Varsa bir safi iyilik kötülük diyalektiği, muktedirler neresinde?
Dolayısıyla ben, işkenceden keyif alana ne olacağıyla ilgilenmiyorum. Çünkü film bitmiyor. Bu film böyle başlarsa ve sürerse de bitmeyecek. İyi kötü diyalektiğinin müminleri var oldukça devam edecek.
Adalet ihtiyacımızı karşılayacak olan, bu kurguyu yok etmek.
Ferit Hanım retweeted
Günün anlam ve önemine binaen bir daha paylaşayım…
Batı'nın Son Dekadansında Güç Elitlerini Kavramak-Birinci Bölüm
#Gûngen #DünyanınNabzı'nda
Uğur B.Tezgel ve Kuzgun Nogay'ın kaleminden; Şebekeler Çağında Bir Örümcek Ağı: Epstein-Maxwell Dosyası ve Biz Artık Neyi Tartışmalıyız?
👇
gungen.substack.com/p/50d180…
Öyle genel anlamda teknoloji ve bilim çağımız yok. Güç elitlerinin kontrol alanlarını genişletmeye yarayan, karşısında toplumların hak ve özgürlüklerini kısıtlayan teknolojinin tüketilmesi ile üretilmesi arasında sınıf farkı var.
Eşitleyici olmadığı için, bilakis farkları derinleştirdiği için tüm dünyada halkların işi daha da zor teknokratlar karşısında.
Makarnacının Türk adıyla bir derdi olmasa kimse celallenmezdi. Ulusal kimliğe nefretin göstergesi olarak görünen bir değişiklik söz konusu ve bunu yapmak için konjonktür beklemesiyle, yani en çok da fırsatçılığıyla boykotu hak etti. Yoksa makarnacının birinin Türk adını makarnasına tamlayan yapmasıyla ulusal kimlik güçlenmez, silmesiyle zedelenmez. Market rafında aramıyoruz Türk’ün adını. Tarlada, ormanda, merada, fabrikada, köyde kaybetmişken…
Bir makarna paketindeki ifadeyi dahi ulusal kimliğe yönelik bir tehdit olarak algılamak, aidiyeti sürekli teyit etme ve toplumsal sadakati denetleme ihtiyacını gösteriyor ki çok da sağlıklı bir hal değil. Oysa kimlik her fırsatta ispatlanmaya ve teyit edilmeye muhtaç, bu kadar kırılgan bir unsur olmamalı. Bütün bunlar durmadan hedef gösteren bir dilin giderek normalleşmesine, farklı kimliklerin tehdit olarak kodlanmasına ve dışlayıcı milliyetçiliğin toplumsal alanda daha fazla karşılık bulmasına zemin hazırlıyor. Ben bu sürecin kendiliğinden geriye çekileceğini düşünmüyorum. Aksine kimlik siyaseti gündelik hayatın her alanına yayıldıkça toplumsal uzlaşma zemininin daralacağından ve önümüzdeki dönemin çok daha sert geçeceğinden eminim.
Ferit Hanım retweeted
Markasından “Türk makarnası” ifadesini kaldıran Filiz’in sahibi Barilla’nın referans olduğu Sebuka isimli bir dernek var.
Bu dernek Yasemin Minguzzi’yi zımnen hedef alıp, laf salatası altında Ahmet’in katilleri ve türevlerinin cezalarının ağırlaştırılmaması için propaganda yürütmüş.

























